Ankara24.com
close
up
Nerede hata yaptık? Nasıl toparlanabiliriz? Mahmut Ay

Nerede hata yaptık? Nasıl toparlanabiliriz? Mahmut Ay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16. yüzyılın sonuna kadar düşünce ve bilimden kültür ve sanata kadar yüksek bir medeniyet kurup Batılılar dahil dünyanın dört bir tarafındaki insanlara kendi ürettikleri ilim, düşünce, teknoloji ve sanatı götürüp paylaştılar. Bu, tüm insaflı tarihçilerin ittifakla tespit ettikleri bir husustur. Ancak 17. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar bir gerileme ve zayıflama dönemi yaşandı. “Çöküş” değil “zayıflama” tabirini bilerek kullandık. Zira İslam

Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16. yüzyılın sonuna kadar düşünce ve bilimden kültür ve sanata kadar yüksek bir medeniyet kurup Batılılar dahil dünyanın dört bir tarafındaki insanlara kendi ürettikleri ilim, düşünce, teknoloji ve sanatı götürüp paylaştılar. Bu, tüm insaflı tarihçilerin ittifakla tespit ettikleri bir husustur. Ancak 17. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar bir gerileme ve zayıflama dönemi yaşandı. “Çöküş” değil “zayıflama” tabirini bilerek kullandık. Zira İslam medeniyeti hiçbir zaman çökmedi ama geçmişe mukayeseyle çok zayıfladı. İşte “mensubu olduğumuz” İslam medeniyetinin gerilemesinin sebepleri üzerinde düşünerek “Onu yeniden nasıl güçlendirebiliriz?” sorusunun cevabını aramak, kendisini bu medeniyete “mensup ve ait” hisseden her sorumlu bireyin temel görevidir.

Geçen haftaki yazımız şöyle bitmişti: “Lewis, Müslümanların geri kalmalarının sebebinin dinleri değil kendileri olduğu kanaatindedir. Hatta bu sebeple ‘İslam, Müslümanlara ne yaptı da Müslümanlar bu hâle geldi?’ sorusu yerine ‘Müslümanlar İslam’a ne yaptı?’ sorusunun daha anlamlı olduğunu ima eder.”

Lewis’in “Hata Neredeydi?” kitabında doğrudan söylemese de yazdıklarından çıkan sonuca göre Müslümanların (o dönemde İslam medeniyetinin lokomotifi konumunda olan Osmanlıların) en önemli hatası düşünce, bilim ve teknolojiye olan meraklarının azalmasıydı. Peki Müslümanların/Osmanlıların bilim ve düşünceye, sanat ve teknolojiye ilgilerinin azalmasının sebebi İslam’ın kendisi miydi? Osmanlı’nın son asrında yaygınca sorulan şu soruyu hatırlayalım: “İslam terakkiye mani midir?” Renan gibi koyu bir Arap ve Türk düşmanı biri için cevap belliydi: “Evet Araplar ve Türklerin kafaları çalışmadığı gibi dinleri de işe yaramaz. Bu milletler, bu dinleriyle asla medeniyet kuramaz, terakki edemez.” Batı’da tahsil görüp memleketlerine birer Batı hayranı olarak dönen pek çok Osmanlı aydını da Renan gibi düşünüyordu: “İlerlemek, terakki etmek istiyorsak tıpkı Batılılar gibi biz de dinden uzaklaşmalıyız. Din, terakkiye manidir; İslam ile asla terakki edemeyiz.” Onlar için hatanın kaynağı belliydi: Din. Ancak Lewis gibi insaflı oryantalistlerin de belirttiği gibi Müslümanlar İslam dinine sıkıca bağlı oldukları dönemlerde yüksek bir medeniyet kurmuşlardı; yani İslam geçmişte Müslümanların terakkisine mani olmamıştı. O zaman hatayı başka bir yerde aramalı.

Müslümanların/Osmanlıların düşünce, bilim ve teknolojiye olan meraklarının 17. yüzyıldan itibaren azaldığı âşikâr. Peki ne oldu da bir zamanlar Yunan felsefesini “temellük” edip Batı’ya felsefî düşünceyi yeniden öğreten İbn Rüşd’ü, felsefî düşünceleriyle olduğu kadar tıp alanındaki birikimiyle de asırlarca Batı’yı etkileyen İbn Sina’yı yetiştiren İslam medeniyeti yeni İbn Sinalar ve İbn Rüşdler yetiştiremez oldu? Ne oldu da farklı bir coğrafyayı ve kültürü tanımak için o devirde yazılmış muazzam bir eser olan “Tahkîk mâ li’l-Hind”i yazan Birûnî gibi meraklı dehalar çıkmaz oldu? Ne oldu da İbn Batûta ve Evliya Çelebi (Evliya, Seyahatnâme’sini 17. yüzyılın ortalarında yazmıştır) gibi dünyayı büyük bir merakla keşfetmeye çalışan maceraperest seyyahlar çıkmaz oldu? Ne oldu da bir zamanlar Hikmet Peygamberi’nin (sav) “Hikmet, müminin yitik malıdır.” ve “İlim, Çin’de de olsa alınız.” gibi hadislerini şiar edinerek Yunan’ı, İran’ı, Hind’i didik didik inceleyip onlardan hangi hikmetleri alabiliriz diye gece gündüz çalışan düşünce ve ilim adamları çıkmaz oldu? Ne oldu da “farklı kültürlerdeki hikmeti temellük etmek” için ilim ve fikir adamlarını destekleyen, “beytu’l-hikme”leri kuran Mansur ve Harun Reşîd gibi Müslüman devlet adamları çıkmaz oldu?

Kanaatimizce bunun en önemli nedeni, Kanuni döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınlarının, devlet-i aliyyenin artık zirveye çıktığını ve ilelebet o zirvede kalacağını düşünmeleridir. Modern tabirle “tarihin sonunun geldiğini” düşünmeleridir. Onlara göre Mohaç’ta koca bir haçlı ittifakı ordusunu birkaç saat içinde dize getiren Osmanlı artık kıyamete kadar yenilmez bir güçtü. Osmanlı, Avrupalılardan daha akıllı olduğu için onları yenmişti dolayısıyla onlardan alacağı bir şey yoktu, olamazdı. İşte bu düşünce, Osmanlı’yı zirveden yavaş yavaş indiren hatanın ta kendisiydi. Zira bir insan, bir kurum, bir devlet ya da medeniyet “Ben artık yenilmez bir gücüm.” dediği andan itibaren, kendisini yenilgiye mahkûm edecek bir sürece girmeye başlamış demektir. 17. yüzyılda Kâtip Çelebi ve Naîmâ gibi münevverler, İbn Haldun’un “Devletler de insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölür.” şeklindeki teorisinin Osmanlı için de geçerli olacağını söyleyerek gerekli uyarıları yapmaya çalışmışlardır. Ancak görünen o ki bu uyarılar, girilen fiilî süreci tersine çevirmeye yetmemiştir.

Aynı hatayı bugün Batılılar da yapmaktadır. 19. yüzyıl başlarında Hegel, o devrin Prusyasının, insanlık tarihinin yükselebileceği zirveye ulaştığını söyleyip bir nevi tarihin sonuna gelindiğini ima etmişti. Oysa 20. yüzyıl, Almanya’nın her iki cihan harbinde feci bir mağlubiyet yaşamasına tanıklık edecekti. 20. yüzyılın sonlarında ise Japon asıllı Amerikalı sosyolog Fukuyama, Batı’nın geliştirdiği liberal demokrasinin “tarihin sonu” olduğunu, insanlığın bundan daha güzel bir siyasî ve toplumsal bir düzen kuramayacağını söylüyordu. Oysa medeniyetler için “Oldum.” demek “Öldüm.” demektir. Bir medeniyetin kendisini yenileyip geliştirmesinin önündeki en büyük engel bu “olmuşluk”, zirveye çıkmışlık hissidir. Zirveye çıktığınızı hissediyorsanız, yürüyüşünüzün sonraki aşamaları bellidir: Zirveden yavaş yavaş, aşama aşama iniş. Kendisini zirvede gördüğü andan itibaren Batı medeniyeti iniş sürecine girmiş demektir ve günümüzde “zayıflama” sürecinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu sürecin “nihâî bir çöküş” ile neticeleneceği muhakkak ise de bunun onlarca yıl mı yüzlerce yıl mı süreceğini tarih gösterecektir.

Peki, tarihin bugününe tanıklık eden İslam medeniyetinin mensupları olarak biz ne yapmalıyız? Bu sorunun cevabı çok basittir. İslam medeniyetini geçmişte güçlü kılan ve yükselten unsurlar neler ise onlara bugün bizler dört elle sarılmalıyız. Bu unsurları tek tek düşünüp hepsinin temeli olan bir unsura ulaşmak istesek sanırım o “bilim ve düşünce üretme merakı” olur. Müslümanlar, Yunan, Pers ve Hint kültürleriyle karşılaştıklarında hiç komplekse girmeden bu kültürleri “temellük” ettiler (uyarlayıp İslâmîleştirdiler) ve onlardan faydalı olanları aldılar. Zira Kindî’nin de dediği gibi “Hikmet, müstakil bir hakikattir; kimsenin malı değildir.” Bugünün Müslümanlarına düşen görev, Hikmet Peygamberi’nin (sav) izinden gittiğini, O’nun kurduğu bu “kutlu medeniyet”in bir ferdi olduğunu unutmadan, yüksek bir özgüvenle farklı kültürlerdeki bilim, düşünce, teknoloji ve sanatı temellük edip kendi değerleri doğrultusunda yeniden yorumlayarak insanlığın geleceği adına umut olmaktır. Zira Batı medeniyeti, maalesef insanlığa huzur getirmemiştir. Amin Maalouf’un ifadesiyle Batı medeniyeti sayesinde (!) insanlık, 21. yüzyıla girerken “Çivisi çıkmış bir dünyaya girmiştir.”

İşte Batı’nın sebebiyet verdiği bu “çivisi çıkmış dünya”dan insanlığın kurtuluşu için yegâne umut, “ilhamını vahiyden, ahlâkını Nebi’den alan, ‘hikmet’i yitik malı bilen, tüm yaratılanları Yaratan’dan ötürü seven” İslam medeniyetinin nasipli mensuplarıdır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:77
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

IShowSpeed, Portekiz elenince hüngür hüngür ağladı

07 Temmuz 2026 00:26see158

Milli basketbolcu Furkan Korkmaz: Bu takımın parçası olduğum için çok mutluyum

07 Temmuz 2026 00:08see156

Portekiz de Roberto Martinez görevinden istifa etti!

07 Temmuz 2026 01:14see154

Önce ağabeyini bıçakla kovaladı, sonra evi ateşe verdi Nevşehir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

07 Temmuz 2026 02:34see152

Küba da Elektrik Kesintisi Süreci Başladı

07 Temmuz 2026 01:27see151

AB ye ihracatta A.TR dolaşım belgesi sistemi kullanıma sunuldu

07 Temmuz 2026 03:26see150

Karayip ülkesi karanlığa gömüldü! Milyonlarca insan elektriksiz kaldı

07 Temmuz 2026 02:24see149

İsrail basınına göre, Tel Aviv yönetimi Ürdün ile yaptığı su anlaşmasını yenilemeyecek

07 Temmuz 2026 00:03see148

Belçika dan Balogun kararı! ABD Federasyonu na bildirdiler

07 Temmuz 2026 01:01see147

Avrupa devinde oynayan yıldız camide ezan okudu

07 Temmuz 2026 01:57see145

Geleceğin meslekleri Sözcü Gazetesi

07 Temmuz 2026 05:01see144

Veriler ortaya çıktı: Türkiye de en fazla şirketi Suriyeliler kuruyor

06 Temmuz 2026 15:09see141

İstanbul Tiyatro Festivali nde iki yeni oyun

07 Temmuz 2026 00:06see141

Trabzonspor da Aral Şimşir işlemi tamam! Milli yıldız Türkiye ye geliyor...

06 Temmuz 2026 15:42see140

Hidayet Türkoğlu: Milli Takımımız çok güzel bir ivme yakaladı

07 Temmuz 2026 00:58see140

NATO zirvesi kapalı yollar listesi: Ankara da NATO Zirvesi nedeniyle hangi yollar kapalı olacak? İşte alternatif yol güzergahları

07 Temmuz 2026 00:12see140

Ronaldo son maçında rekor kırdı! Gözyaşları içinde veda etti

07 Temmuz 2026 00:29see138

Nelson Semedo: Bu bir başarısızlık değil

07 Temmuz 2026 05:33see136

Nevşehir de tartıştığı ağabeyinin evini ateşe verdi Son dakika haberleri

07 Temmuz 2026 04:05see134

Fidan: Erdoğan ve Trump ın iyi ilişkileri NATO içindeki tansiyonu düşürebilir

06 Temmuz 2026 14:56see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları