Ankara24.com
close
up
Menu

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

Çanakkale deki 86 bin yıllık mağarada bulundu: Neandertallerin bu davranışını gören arkeologlar şaşkın! Sözcü Gazetesi

Eylül ayı enflasyonu bugün açıklanacak

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmada tutuklu sayısı 85 e çıktı

Türkiye nin ittifak ortağı Yemen deki savaşa dahil oldu Sözcü Gazetesi

1 haftada 2. protesto! İrlanda Milli Takımı, İsrailli futbolcularla tokalaşmadı Sözcü Gazetesi

Bakan Bayraktar: Türkiye sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak

Müge Anlı daki Hamid dosyasında yeni gelişme! Anne ve dayı gözaltında

Fransa, 15 dakikada Belçika yı dağıttı Sözcü Gazetesi

Kırıkkale de sürücü yolcuyla yer değiştirdi, 240 bin lira ceza kesildi

SON DAKİKA HAVA DURUMU TAHMİNLERİ İL İL Yarın (5 Ekim) hava nasıl olacak? Yeni haftada yağmur var mı, İstanbul da yağmur yağacak mı? Meteoroloji den...

İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu: Evi camdan olan, kardeşinin evine taş atmasın!

Marcao nun sakatlık laneti! 286 gün sonra yeniden...

Maç Özeti İzle Kosova ile Avusturya puanları paylaştı!

BM, Batı Şeria da zeytin hasadı sezonunda saldırıların arttığı uyarısında bulundu

Dünyanın en uzun süre askerlik yapan ülkeleri açıklandı! O ülkede askerlik aylar değil yıllar sürüyor

Jorge Jesus’tan Cristiano Ronaldo açıklaması!

Hülya Avşar korta çıktı, kıyafeti maçı gölgede bıraktı

Nerede hata yaptık? Nasıl toparlanabiliriz? Mahmut Ay

Nerede hata yaptık? Nasıl toparlanabiliriz? Mahmut Ay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16. yüzyılın sonuna kadar düşünce ve bilimden kültür ve sanata kadar yüksek bir medeniyet kurup Batılılar dahil dünyanın dört bir tarafındaki insanlara kendi ürettikleri ilim, düşünce, teknoloji ve sanatı götürüp paylaştılar. Bu, tüm insaflı tarihçilerin ittifakla tespit ettikleri bir husustur. Ancak 17. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar bir gerileme ve zayıflama dönemi yaşandı. “Çöküş” değil “zayıflama” tabirini bilerek kullandık. Zira İslam

Müslümanlar, İslam’ın ikinci yüzyılı olan 8. yüzyıldan itibaren 16. yüzyılın sonuna kadar düşünce ve bilimden kültür ve sanata kadar yüksek bir medeniyet kurup Batılılar dahil dünyanın dört bir tarafındaki insanlara kendi ürettikleri ilim, düşünce, teknoloji ve sanatı götürüp paylaştılar. Bu, tüm insaflı tarihçilerin ittifakla tespit ettikleri bir husustur. Ancak 17. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar bir gerileme ve zayıflama dönemi yaşandı. “Çöküş” değil “zayıflama” tabirini bilerek kullandık. Zira İslam medeniyeti hiçbir zaman çökmedi ama geçmişe mukayeseyle çok zayıfladı. İşte “mensubu olduğumuz” İslam medeniyetinin gerilemesinin sebepleri üzerinde düşünerek “Onu yeniden nasıl güçlendirebiliriz?” sorusunun cevabını aramak, kendisini bu medeniyete “mensup ve ait” hisseden her sorumlu bireyin temel görevidir.

Geçen haftaki yazımız şöyle bitmişti: “Lewis, Müslümanların geri kalmalarının sebebinin dinleri değil kendileri olduğu kanaatindedir. Hatta bu sebeple ‘İslam, Müslümanlara ne yaptı da Müslümanlar bu hâle geldi?’ sorusu yerine ‘Müslümanlar İslam’a ne yaptı?’ sorusunun daha anlamlı olduğunu ima eder.”

Lewis’in “Hata Neredeydi?” kitabında doğrudan söylemese de yazdıklarından çıkan sonuca göre Müslümanların (o dönemde İslam medeniyetinin lokomotifi konumunda olan Osmanlıların) en önemli hatası düşünce, bilim ve teknolojiye olan meraklarının azalmasıydı. Peki Müslümanların/Osmanlıların bilim ve düşünceye, sanat ve teknolojiye ilgilerinin azalmasının sebebi İslam’ın kendisi miydi? Osmanlı’nın son asrında yaygınca sorulan şu soruyu hatırlayalım: “İslam terakkiye mani midir?” Renan gibi koyu bir Arap ve Türk düşmanı biri için cevap belliydi: “Evet Araplar ve Türklerin kafaları çalışmadığı gibi dinleri de işe yaramaz. Bu milletler, bu dinleriyle asla medeniyet kuramaz, terakki edemez.” Batı’da tahsil görüp memleketlerine birer Batı hayranı olarak dönen pek çok Osmanlı aydını da Renan gibi düşünüyordu: “İlerlemek, terakki etmek istiyorsak tıpkı Batılılar gibi biz de dinden uzaklaşmalıyız. Din, terakkiye manidir; İslam ile asla terakki edemeyiz.” Onlar için hatanın kaynağı belliydi: Din. Ancak Lewis gibi insaflı oryantalistlerin de belirttiği gibi Müslümanlar İslam dinine sıkıca bağlı oldukları dönemlerde yüksek bir medeniyet kurmuşlardı; yani İslam geçmişte Müslümanların terakkisine mani olmamıştı. O zaman hatayı başka bir yerde aramalı.

Müslümanların/Osmanlıların düşünce, bilim ve teknolojiye olan meraklarının 17. yüzyıldan itibaren azaldığı âşikâr. Peki ne oldu da bir zamanlar Yunan felsefesini “temellük” edip Batı’ya felsefî düşünceyi yeniden öğreten İbn Rüşd’ü, felsefî düşünceleriyle olduğu kadar tıp alanındaki birikimiyle de asırlarca Batı’yı etkileyen İbn Sina’yı yetiştiren İslam medeniyeti yeni İbn Sinalar ve İbn Rüşdler yetiştiremez oldu? Ne oldu da farklı bir coğrafyayı ve kültürü tanımak için o devirde yazılmış muazzam bir eser olan “Tahkîk mâ li’l-Hind”i yazan Birûnî gibi meraklı dehalar çıkmaz oldu? Ne oldu da İbn Batûta ve Evliya Çelebi (Evliya, Seyahatnâme’sini 17. yüzyılın ortalarında yazmıştır) gibi dünyayı büyük bir merakla keşfetmeye çalışan maceraperest seyyahlar çıkmaz oldu? Ne oldu da bir zamanlar Hikmet Peygamberi’nin (sav) “Hikmet, müminin yitik malıdır.” ve “İlim, Çin’de de olsa alınız.” gibi hadislerini şiar edinerek Yunan’ı, İran’ı, Hind’i didik didik inceleyip onlardan hangi hikmetleri alabiliriz diye gece gündüz çalışan düşünce ve ilim adamları çıkmaz oldu? Ne oldu da “farklı kültürlerdeki hikmeti temellük etmek” için ilim ve fikir adamlarını destekleyen, “beytu’l-hikme”leri kuran Mansur ve Harun Reşîd gibi Müslüman devlet adamları çıkmaz oldu?

Kanaatimizce bunun en önemli nedeni, Kanuni döneminde Osmanlı devlet adamları ve aydınlarının, devlet-i aliyyenin artık zirveye çıktığını ve ilelebet o zirvede kalacağını düşünmeleridir. Modern tabirle “tarihin sonunun geldiğini” düşünmeleridir. Onlara göre Mohaç’ta koca bir haçlı ittifakı ordusunu birkaç saat içinde dize getiren Osmanlı artık kıyamete kadar yenilmez bir güçtü. Osmanlı, Avrupalılardan daha akıllı olduğu için onları yenmişti dolayısıyla onlardan alacağı bir şey yoktu, olamazdı. İşte bu düşünce, Osmanlı’yı zirveden yavaş yavaş indiren hatanın ta kendisiydi. Zira bir insan, bir kurum, bir devlet ya da medeniyet “Ben artık yenilmez bir gücüm.” dediği andan itibaren, kendisini yenilgiye mahkûm edecek bir sürece girmeye başlamış demektir. 17. yüzyılda Kâtip Çelebi ve Naîmâ gibi münevverler, İbn Haldun’un “Devletler de insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölür.” şeklindeki teorisinin Osmanlı için de geçerli olacağını söyleyerek gerekli uyarıları yapmaya çalışmışlardır. Ancak görünen o ki bu uyarılar, girilen fiilî süreci tersine çevirmeye yetmemiştir.

Aynı hatayı bugün Batılılar da yapmaktadır. 19. yüzyıl başlarında Hegel, o devrin Prusyasının, insanlık tarihinin yükselebileceği zirveye ulaştığını söyleyip bir nevi tarihin sonuna gelindiğini ima etmişti. Oysa 20. yüzyıl, Almanya’nın her iki cihan harbinde feci bir mağlubiyet yaşamasına tanıklık edecekti. 20. yüzyılın sonlarında ise Japon asıllı Amerikalı sosyolog Fukuyama, Batı’nın geliştirdiği liberal demokrasinin “tarihin sonu” olduğunu, insanlığın bundan daha güzel bir siyasî ve toplumsal bir düzen kuramayacağını söylüyordu. Oysa medeniyetler için “Oldum.” demek “Öldüm.” demektir. Bir medeniyetin kendisini yenileyip geliştirmesinin önündeki en büyük engel bu “olmuşluk”, zirveye çıkmışlık hissidir. Zirveye çıktığınızı hissediyorsanız, yürüyüşünüzün sonraki aşamaları bellidir: Zirveden yavaş yavaş, aşama aşama iniş. Kendisini zirvede gördüğü andan itibaren Batı medeniyeti iniş sürecine girmiş demektir ve günümüzde “zayıflama” sürecinde olduğu gözlemlenmektedir. Bu sürecin “nihâî bir çöküş” ile neticeleneceği muhakkak ise de bunun onlarca yıl mı yüzlerce yıl mı süreceğini tarih gösterecektir.

Peki, tarihin bugününe tanıklık eden İslam medeniyetinin mensupları olarak biz ne yapmalıyız? Bu sorunun cevabı çok basittir. İslam medeniyetini geçmişte güçlü kılan ve yükselten unsurlar neler ise onlara bugün bizler dört elle sarılmalıyız. Bu unsurları tek tek düşünüp hepsinin temeli olan bir unsura ulaşmak istesek sanırım o “bilim ve düşünce üretme merakı” olur. Müslümanlar, Yunan, Pers ve Hint kültürleriyle karşılaştıklarında hiç komplekse girmeden bu kültürleri “temellük” ettiler (uyarlayıp İslâmîleştirdiler) ve onlardan faydalı olanları aldılar. Zira Kindî’nin de dediği gibi “Hikmet, müstakil bir hakikattir; kimsenin malı değildir.” Bugünün Müslümanlarına düşen görev, Hikmet Peygamberi’nin (sav) izinden gittiğini, O’nun kurduğu bu “kutlu medeniyet”in bir ferdi olduğunu unutmadan, yüksek bir özgüvenle farklı kültürlerdeki bilim, düşünce, teknoloji ve sanatı temellük edip kendi değerleri doğrultusunda yeniden yorumlayarak insanlığın geleceği adına umut olmaktır. Zira Batı medeniyeti, maalesef insanlığa huzur getirmemiştir. Amin Maalouf’un ifadesiyle Batı medeniyeti sayesinde (!) insanlık, 21. yüzyıla girerken “Çivisi çıkmış bir dünyaya girmiştir.”

İşte Batı’nın sebebiyet verdiği bu “çivisi çıkmış dünya”dan insanlığın kurtuluşu için yegâne umut, “ilhamını vahiyden, ahlâkını Nebi’den alan, ‘hikmet’i yitik malı bilen, tüm yaratılanları Yaratan’dan ötürü seven” İslam medeniyetinin nasipli mensuplarıdır.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:101
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

05 Ekim 2026 00:24see171

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

05 Ekim 2026 00:01see169

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

05 Ekim 2026 00:12see165

Çanakkale deki 86 bin yıllık mağarada bulundu: Neandertallerin bu davranışını gören arkeologlar şaşkın! Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 10:43see161

Eylül ayı enflasyonu bugün açıklanacak

05 Ekim 2026 00:05see159

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmada tutuklu sayısı 85 e çıktı

04 Ekim 2026 19:58see153

Türkiye nin ittifak ortağı Yemen deki savaşa dahil oldu Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 08:26see151

1 haftada 2. protesto! İrlanda Milli Takımı, İsrailli futbolcularla tokalaşmadı Sözcü Gazetesi

05 Ekim 2026 00:39see150

Bakan Bayraktar: Türkiye sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak

04 Ekim 2026 18:40see149

Müge Anlı daki Hamid dosyasında yeni gelişme! Anne ve dayı gözaltında

04 Ekim 2026 20:20see148

Fransa, 15 dakikada Belçika yı dağıttı Sözcü Gazetesi

06 Ekim 2026 00:51see147

Kırıkkale de sürücü yolcuyla yer değiştirdi, 240 bin lira ceza kesildi

04 Ekim 2026 17:49see147

SON DAKİKA HAVA DURUMU TAHMİNLERİ İL İL Yarın (5 Ekim) hava nasıl olacak? Yeni haftada yağmur var mı, İstanbul da yağmur yağacak mı? Meteoroloji den...

04 Ekim 2026 19:44see147

İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu: Evi camdan olan, kardeşinin evine taş atmasın!

04 Ekim 2026 10:34see145

Marcao nun sakatlık laneti! 286 gün sonra yeniden...

04 Ekim 2026 14:25see144

Maç Özeti İzle Kosova ile Avusturya puanları paylaştı!

04 Ekim 2026 20:55see144

BM, Batı Şeria da zeytin hasadı sezonunda saldırıların arttığı uyarısında bulundu

06 Ekim 2026 00:03see143

Dünyanın en uzun süre askerlik yapan ülkeleri açıklandı! O ülkede askerlik aylar değil yıllar sürüyor

04 Ekim 2026 10:51see143

Jorge Jesus’tan Cristiano Ronaldo açıklaması!

05 Ekim 2026 02:28see142

Hülya Avşar korta çıktı, kıyafeti maçı gölgede bıraktı

04 Ekim 2026 17:48see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları