Ankara24.com
close
up
Ne iş olsa yapmam Özgür Bayram Soylu

Ne iş olsa yapmam Özgür Bayram Soylu

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

TÜİK’in Aralık 2025 verileri, manşetlerde işsizlik oranının %7,7’ye gerilemesiyle bir kez daha iyimserlik üretmeyi başarmışa benziyor. Kağıt üzerinde bakıldığında bu tablo, ekonomik programın meyve verdiği ya da işgücü piyasasının dirençli kaldığı izlenimini ima ediyor. Ancak rakamların arkasındaki dağa bakıldığında ortaya çıkan manzara, bir başarı hikâyesinden çok, iyi kurgulanmış bir istatistiksel illüzyona işaret ediyor. Yani işsizlik, insanlar iş bulduğu için değil, iş aramaktan umudunu kesip

TÜİK’in Aralık 2025 verileri, manşetlerde işsizlik oranının %7,7’ye gerilemesiyle bir kez daha iyimserlik üretmeyi başarmışa benziyor. Kağıt üzerinde bakıldığında bu tablo, ekonomik programın meyve verdiği ya da işgücü piyasasının dirençli kaldığı izlenimini ima ediyor. Ancak rakamların arkasındaki dağa bakıldığında ortaya çıkan manzara, bir başarı hikâyesinden çok, iyi kurgulanmış bir istatistiksel illüzyona işaret ediyor. Yani işsizlik, insanlar iş bulduğu için değil, iş aramaktan umudunu kesip evine döndüğü için düşüyor. Ekonomi yönetiminin en büyük keşfi “Yok sayarsan yoktur” yaklaşımı da, bu durumu ekonomi programının hanesine yazılan bir başarı olarak pazarlıyor. Bir sonraki işsizlik rakamları açıklanan kadar hala iş arıyorsanız, lütfen istatistiklerin ‘pürüzsüzlüğünü’ bozmamak için sisteme dahil olmamaya dikkat edin.

İŞ BULMADAN İŞSİZLİĞİ AZALTMAK

Aralık ayında işsiz sayısı 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bine gerilerken, aynı dönemde istihdam edilenlerin sayısının 42 bin kişi azalması tablonun ilk çelişkisini ortaya koyuyor. Asıl dikkat çekici gelişme ise, işgücüne dahil olmayan nüfusun yalnızca bir ayda 369 bin kişi artarak 31,2 milyona ulaşması. Buna paralel olarak işgücüne katılma oranı da %53,7’den %53,2’ye geriliyor. Bu veriler, işsizliğin istihdam artışıyla değil, insanların piyasadan çekilmesiyle azaldığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de umudu kırılmış çalışan etkisi artık marjinal bir eğilim olmaktan çıkıp işgücü piyasasının merkezî bir dinamiği haline gelmiş durumda. İşgücü piyasasında yaşanan bu çekilme, “ne iş olsa yaparım” söyleminin yerini sessizce “ne iş olsa yapmam” gerçeğine bıraktığını gösteriyor.

İşsizliğin %7,7’ye inmesi; piyasanın canlanmasından ya da yüksek faizlere rağmen üretimin direnç göstermesinden değil, sanayideki kaybın inşaat ve hizmet sektörleri tarafından kısmen telafi edilmesi ve yüz binlerce kişinin işgücü piyasası dışına çıkmasıyla açıklanabilir. Ortaya çıkan tablo, sağlıklı bir işsizlik düşüşünden ziyade, işgücü arzının daraldığı bir dengeye işaret ediyor. Sektörel kırılımlar da bu yapısal sorunu teyit ediyor. Kasım 2025 ücretli çalışan verileri, sanayi sektöründe yıllık bazda %3,6’lık (yaklaşık 178 bin kişilik) bir istihdam kaybına işaret etmekte. İmalat sanayiindeki %3,9’luk daralma ise uzmanlaşma, verimlilik ve ihracat kapasitesi açısından ciddi bir alarm. Buna karşılık inşaat sektörü %6,4’lük artışla ve hizmetler sektörü %2,4’lük büyümeyle istihdamın “tamponu” haline gelmiştir. Özellikle konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki %5,5’lik artış, işgücünün nitelikli üretimden düşük bariyerli hizmet işlerine doğru kaydığını gösteriyor. Sanayide uzmanlaşmış işgücü, üretim kanalları daraldıkça ya hizmet sektörüne yönelmekte ya da tamamen piyasadan çekilmekte. Doğal olarak günün sonunda uzmanlaşma zayıflıyor, verimlilik düşüyor, orta vadede büyüme potansiyeli aşınıyor.

GÖRÜNMEYEN İŞSİZLER

Resmi işsizlik oranının %7,7 olduğu bir ortamda atıl işgücü oranının %28,6 seviyesinde olması ise bu illüzyonun en net göstergesi. Resmi işsizlik ile atıl işsizlik arasındaki yaklaşık 21 puanlık fark, piyasada devasa bir kullanılmayan emek rezervi olduğunu gösteriyor. Üstelik bu tabloya haftalık ortalama fiili çalışma süresinin 43,1 saate yükselmesi eşlik ediyor. Yani daha az kişi çalışıyor, ama çalışanlar daha uzun süre çalışıyor. Bu durum, işletmelerin yeni istihdam oluşturmak yerine mevcut çalışanlar üzerinden yükü artırdığını, işgücü piyasasının sıkı değil, verimsiz olduğunu ortaya koyuyor.

Kırılgan gruplar açısından tablo daha da ağır. Genç işsizlik oranı %14,1 olarak açıklanırken, genç kadınlarda bu oran %18,2 seviyesinde. Kasım ayında %24,4 olan genç kadın işsizliğinin bir ayda 6,2 puan düşmesi, sürdürülebilir bir iyileşmeden çok, mevsimsel geçişler ve istatistiksel oynaklıkla açıklanabilir. Kabul edelim ki sorunumuz artık sadece ekonomik değil, sosyal da bir mesele. İşgücüne dahil olmayan nüfusun hızla artması, sosyal güvenlik sisteminin aktif/pasif dengesini bozmakta; daha az çalışan, daha çok çalışmayan bir nüfus yapısı ortaya çıkmaktadır. İşsiz sayılmadıkları için işsizlik sigortasından yararlanamayan bu kitle, giderek sosyal yardımlara ve doğrudan gelir desteklerine bağımlı hale gelmektedir. Bu da ister istemez sosyal transfer bütçeleri üzerinde kalıcı bir baskı oluşturmaktadır.

Sonuç olarak, 2025 yılının sonunda Türkiye işgücü piyasasında yaşanan şey, sağlıklı bir iyileşme değil; istihdam alanı oluşturmayan, işgücünü daraltan ve uzmanlaşmayı aşındıran bir denge olarak dikkat çekiyor. İşsizlik oranındaki düşüş, ekonomik canlılığın değil, umut kaybının istatistiklere yansıması olarak okunmalı. Eğer bu tablo doğru okunmazsa, “ne iş olsa yapmam” dönemi geçici bir kriz refleksi olmaktan çıkıp, kalıcı bir düşük verimlilik rejimine dönüşebilir. 2026’yı “ne iş olsa yapmam” noktasına savrulmuş bir işgücü ile mi geçireceğiz, yoksa doğru işi doğru beceriyle bulabilen bir işgücü yapısını yeniden inşa ederek mi? asıl kritik soru burada düğümleniyor.

Bizde razı olmakla mecbur kalmak aynı şey değil.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:123
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bakan Göktaş tan Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi ne ilişkin paylaşım

02 Mayıs 2026 02:08see144

Küresel Sumud Filosu aktivistleri yaşadıklarını anlattı: Bize hayvanmışız gibi davrandılar

02 Mayıs 2026 01:26see143

Zincirleme kazada otomobil takla attı Bolu Haberleri

02 Mayıs 2026 00:49see142

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Dörtyol a çok amaçlı salon inşa ediyor Hatay Haberleri

02 Mayıs 2026 01:07see138

Toz almanın püf noktaları

02 Mayıs 2026 01:10see137

Gübre üreticisi açıkladı: Savaş muftağa sıçradı

01 Mayıs 2026 17:04see136

Hafta sonu sıcaklıklar çakılacak: Yurt genelinde soğuk ve yağışlı hava uyarısı!

01 Mayıs 2026 16:33see136

Türk Büyükelçi Cezayir Cumhurbaşkanının köyünde ezan okudu

02 Mayıs 2026 00:36see136

Anzer Yaylası nda aç ayılar evleri harabeye çevirdi

02 Mayıs 2026 00:05see135

Trafodan yapılan hırsızlık koca ilçeyi karanlıkta bıraktı Sözcü Gazetesi

01 Mayıs 2026 11:07see135

Sergen Yalçın: Oyuncuları konsantre etmekte zorlanıyoruz!

01 Mayıs 2026 22:42see129

Rizespor, Konyaspor karşısında 3 golle geri döndü!

01 Mayıs 2026 19:17see129

Defne ilçe jandarma komutanlığı hizmet binasında inşaat çalışmaları sürüyor Hatay Haberleri

02 Mayıs 2026 01:10see126

Boluspor, sezonu geri dönüşle tamamladı!

01 Mayıs 2026 19:11see124

Yalçın Kayan: Şampiyonluğu kutlamalarına izin vermeyecektik!

03 Mayıs 2026 01:38see124

Asgari ücretlinin bir saatlik emeği bir domatese denk

03 Mayıs 2026 00:23see123

15 gündür haber alınamıyordu: Evinde cesedi bulundu

02 Mayıs 2026 01:44see122

Almanya Başbakan Yardımcısı Klingbeil: Trump ın tavsiyelerine ihtiyacımız yok

02 Mayıs 2026 00:38see121

Boynu bükükler Özgür Bayram Soylu

02 Mayıs 2026 04:07see121

Trump’tan ABD Kongresi’ne İran mektubu: Savaşı sona ermiş sayıyoruz

02 Mayıs 2026 00:25see121
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları