Savaşta bir ilk: İran ın Kuzey Irak sınırında ilk kez çatışma çıktı, İran askeri öldü, gözler PJAK cephesine çevrildi Son Haberler
Sonhaberler sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattığı savaşta, ülkenin batısındaki sınır hattından kritik bir gelişme geldi. İran’ın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi sınırına yakın Merivan kentinde ordu birlikleriyle silahlı kişiler arasında çatışma çıktı. İran’ın resmi haber kaynakları, sınır bölgesindeki çatışmada İran ordusunda görevli bir askerin hayatını kaybettiğini, bir askerin de yaralandığını açıkladı. İranlı yetkililer olayın hemen ardından silahlı kişilerin kimliklerine ve çatışmanın ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı.
İran ordusunun Batı sınırında silahlı bir grupla doğrudan çatışmaya girmesi ve kayıp vermesi, savaşın başından bu yana tartışılan ancak geniş çaplı biçimde hayata geçirilemeyen “Kürt cephesi” planını yeniden gündeme taşıdı. Savaşın ilk aylarında İran’ın Kuzey Irak’taki Kürt muhalif kamplarını yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla hedef aldığı, haziran ayından itibaren ise İran içinde PJAK ve İran Kürdistan Demokrat Partisi gibi gruplarla güvenlik güçleri arasında çatışmaların arttığı biliniyor. Son Merivan olayı, İran düzenli ordusunun kayıp verdiğinin devlet medyası tarafından duyurulması nedeniyle önceki sınır hareketliliğinden ayrışan yeni ve kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor.
ÇATIŞMA SABAH SAATLERİNDE ÇIKTIBölgeden yayın yapan kaynakların aktardığına göre çatışma, 2 Ağustos Pazar günü saat 03.00 sıralarında Merivan’a bağlı sınır köyü Siyanav çevresinde yaşandı. İran devlet medyası, askerlerin “silahlı unsurlarla” karşı karşıya geldiğini bildirirken Devrim Muhafızları’na yakın Fars Haber Ajansı, saldırının PJAK tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Haberde saldırganların iki küçük intihar tipi insansız hava aracı ve roketatar kullandığı iddia edildi.
Norveç merkezli Hengaw İnsan Hakları Örgütü de çatışmaya PJAK mensuplarının katıldığı yönünde bilgi edindiğini açıkladı. Örgüt, çatışmada İran ordusundan bir kişinin öldüğünü, bir askerin ağır yaralandığını ve PJAK tarafında kayıp bildirilmediğini aktardı. PJAK ise olayın ardından çatışmayı üstlenen veya İran kaynaklarının iddialarını doğrulayan resmi bir açıklama yapmadı. Silahlı kişilerin kimliği bağımsız kaynaklar tarafından kesin olarak doğrulanamadığı için çatışmanın hangi yapı tarafından başlatıldığına ilişkin belirsizlik devam ediyor.
SAVAŞIN İLK GÜNLERİNDE KÜRT CEPHESİ PLANI GÜNDEME GELDİMerivan’daki çatışmanın önemi, yalnızca İran ordusunun bir asker kaybetmesinden kaynaklanmıyor. ABD ve İsrail, savaşın başladığı günlerden itibaren İran yönetimini içeriden baskı altına almak amacıyla ülkenin batısındaki silahlı Kürt grupların harekete geçirilmesi seçeneğini değerlendirdi. Reuters’ın ABD’li ve Kürt kaynaklara dayandırdığı haberlerde, Kuzey Irak’ta konuşlanan İranlı Kürt silahlı grupların Amerikan yetkilileriyle İran güvenlik güçlerine karşı nasıl ve ne zaman harekete geçebileceklerini görüştüğü belirtildi.
İsrail ve ABD’nin ilk hava saldırılarında İran’ın Kürt nüfusun yoğun olduğu kuzeybatı bölgelerindeki Devrim Muhafızları karargâhlarını, polis merkezlerini, sınır birliklerini ve diğer güvenlik tesislerini hedef alması da muhtemel bir kara hareketinin önünü açma girişimi olarak yorumlandı. Reuters’ın çatışma verileri üzerinden yaptığı incelemeye göre savaşın ilk günlerinde İran’ın Kürt bölgelerindeki en az 12 güvenlik tesisi 20’den fazla hava saldırısına uğradı. Savaşın tamamına yayılan saldırılarda ise İran’ın kuzeybatısındaki Kürt nüfuslu bölgeler yaklaşık 140 kez hedef alındı.
Kuzey Irak’ta bulunan İranlı Kürt muhalif grupların bazıları Tahran yönetiminin devrilmesini ve İran sınırları içerisinde özerk bir Kürt bölgesi kurulmasını savunuyor. PJAK, İran Kürdistan Demokrat Partisi, Kürdistan Özgürlük Partisi ve farklı Komala yapılanmalarının savaş öncesinde ortak hareket etme arayışına girmesi, Washington ve Tel Aviv’in söz konusu grupları İran’a karşı bir kara gücü olarak kullanabileceği değerlendirmelerine yol açtı. Ancak grupların savaşçı sayılarının sınırlı olması, kendi aralarındaki siyasi ve ideolojik farklılıklar ile İran’ın yoğun askerî baskısı geniş çaplı bir sınır geçişini engelledi.
TRUMP ÖNCE DESTEKLEDİ, İKİ GÜN SONRA GERİ ADIM ATTIABD Başkanı Donald Trump, savaşın altıncı gününde İranlı Kürt silahlı grupların Kuzey Irak’tan İran’a girmesi ihtimaline açık destek verdi. Reuters’a konuşan Trump, grupların İran’a girmek istemelerini “harika” bulduğunu belirterek böyle bir harekâtı destekleyeceğini söyledi. Trump, Kürt grupların hedefinin “kazanmak” olması gerektiğini de ifade etti.
Trump’ın açıklaması, ABD’nin İran’a yönelik hava saldırılarını sınır ötesinden başlatılacak silahlı bir kara hareketiyle desteklemek istediği değerlendirmelerini güçlendirdi. Amerikan Başkanı aynı dönemde Kuzey Irak’taki Kürt liderlerle telefon görüşmeleri yaptı. Trump’ın Irak Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ile yaptığı görüşmede Kürt güçlerini övdüğü ve savaşın sonraki aşamalarını ele aldığı bildirildi. Barzani’nin ise Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin İran’a karşı savaşa çekilmek istemediğini açık biçimde ilettiği aktarıldı.
Trump, ilk açıklamasından yalnızca iki gün sonra tutumunu değiştirdi. Air Force One’da gazetecilere konuşan ABD Başkanı, Kürtlerin İran’a girmesini istemediğini, söz konusu seçeneği devre dışı bıraktığını ve savaşın zaten yeterince karmaşık olduğunu söyledi. Trump ayrıca Kürt savaşçıların zarar görmesini veya öldürülmesini istemediğini savundu. Washington’dan gelen çelişkili mesajlar, İranlı Kürt grupların harekete geçmesi için gerekli siyasi ve askerî güvencenin oluşmasını engelledi.
ABD SİLAHLANDIRDIĞINI SÖYLEDİ, GRUPLAR REDDETTİTrump daha sonraki bir açıklamasında ABD’nin İran’daki hükümet karşıtı protestocular için silah gönderdiğini ve silahların Kürt gruplar üzerinden aktarıldığını ileri sürdü. Amerikan Başkanı, silahların Kürtlerin elinde kalmış olabileceğini de söyledi. Kuzey Irak’ta faaliyet gösteren en büyük iki İranlı Kürt silahlı grubun komutanları ise Reuters’a yaptıkları açıklamalarda ABD’den silah almadıklarını belirterek Trump’ın iddiasını reddetti.
Washington’ın bir taraftan silahlı grupların İran’a girmesini destekleyen mesajlar vermesi, diğer taraftan kara harekâtı seçeneğini devre dışı bırakması sahadaki gruplarda belirsizlik oluşturdu. İranlı Kürt komutanlar, ABD ve İsrail’den kendilerine açık bir harekât planı sunulmadığını, hava saldırılarının ardından hangi rolü üstleneceklerini bilmediklerini ve İran’ın misillemeleri karşısında yalnız bırakılmaktan endişe ettiklerini açıkladı.
Türkiye, İran’a yönelik muhtemel bir Kürt kara harekâtını savaşın ilk günlerinden itibaren yakından takip etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Mart’ta İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında Milli İstihbarat Teşkilatı ile Milli Savunma Bakanlığının sınır ötesindeki hareketliliği izlediğini ve konunun kurumlar arası koordinasyon içerisinde sürekli değerlendirildiğini açıkladı. Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde de meseleyi gündeme getirdiğini söyledi.
Hakan Fidan, İsrail’in bölgedeki Kürt grupları uzun süredir vekil güç olarak kullanmaya çalıştığını ve söz konusu stratejinin gizli olmadığını vurguladı. Ankara’nın, ABD’nin İsrail’in planına ne ölçüde destek vereceğini, uzak duracağını veya tarafsız kalacağını yakından izlediğini belirten Fidan, muhtemel bir sınır ötesi harekâtın yalnızca İran’da değil, Türkiye ve Suriye’de de yeni istikrarsızlıklar oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin hassasiyetinin merkezinde, İran’da faaliyet gösteren PJAK’ın PKK ile olan örgütsel bağlantısı bulunuyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, PJAK’ı PKK’nın İran’daki yapılanması olarak tanımlıyor. Ankara, İran sınırında PJAK’ın hareket alanı kazanmasının Türkiye’deki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyeceğini, Irak ve Suriye’deki diğer PKK bağlantılı yapılarla yeni bir silahlı hat oluşturabileceğini değerlendiriyor.
ARAGÇİ: TÜRKİYE YENİ CEPHEYİ ENGELLEDİİran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, temmuz ayında yaptığı açıklamada Türkiye’nin Kuzey Irak’taki İranlı Kürt silahlı grupların İran’a karşı yeni bir cephe açmasını engellediğini söyledi. Arakçi, planlanan hareketi ABD ve İsrail’in İran yönetimini devirmeye ve ülkeyi parçalamaya yönelik girişiminin parçası olarak nitelendirdi.
Arakçi’nin açıklaması, Ankara’nın yalnızca siyasi uyarılarda bulunmadığını, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ve bölgedeki diğer aktörler üzerinde yürüttüğü temaslarla silahlı grupların sınırı geçmesini engelleyen aktif bir rol üstlendiğini ortaya koydu. İranlı Bakan, Türkiye’nin girişimlerini “etkili” olarak tanımlarken söz konusu yapıların Irak Kürt Bölgesel Yönetimi topraklarından İran’a girmesinin önüne geçildiğini belirtti.
İRAN SINIR HATTINI FÜZE VE İHA YAĞMURUNA TUTTUABD ve İsrail’in Kürt grupları harekete geçirme planının sonuçsuz kalmasındaki bir diğer belirleyici unsur İran’ın uyguladığı yoğun askerî baskı oldu. İran Devrim Muhafızları, savaşın başlamasının ardından hem İran’ın Kürt nüfuslu şehirlerine takviye birlikler gönderdi hem de Kuzey Irak’ta bulunan İranlı Kürt muhalif grupların kamplarını, ofislerini ve eğitim alanlarını füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı.
Reuters’ın ACLED verileri üzerinden yaptığı incelemeye göre İran ve İran bağlantılı silahlı gruplar, savaşın başladığı 28 Şubat’tan mart ayının sonuna kadar Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne en az 388 füze ve insansız hava aracı gönderdi. Saldırıların yaklaşık yarısının İranlı Kürt siyasi oluşumlarını ve silahlı grupları hedef aldığı belirlendi. Yalnızca 19 Mart’ta Kürt grupların bulunduğu noktalara 20’den fazla füze ve insansız hava aracı fırlatıldı.
İran’ın saldırılarında Kuzey Irak’taki bazı Kürt muhalif grupların üyeleri hayatını kaybetti, üsler ve güvenli olduğu düşünülen gizli noktalar tahrip edildi. Devrim Muhafızları ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne sınır hattındaki birliklerini geri çekmemesi durumunda saldırı düzenleyeceği yönünde uyarı gönderdi. Erbil yönetimi sınırdan geri çekilmesine ve İran’a yönelik herhangi bir saldırıya izin vermeyeceğini açıklamasına rağmen İran ve İran destekli Iraklı grupların saldırıları devam etti.
HAZİRAN AYINDA ÇATIŞMALAR İRAN İÇİNE TAŞINDIKuzey Irak’tan İran’a yönelik geniş çaplı bir kara harekâtı gerçekleşmese de haziran ayından itibaren İran’ın batısındaki dağlık bölgelerde silahlı çatışmalar arttı. ACLED, haziranda İran güvenlik güçleri ile Kürt silahlı gruplar arasında başlayan olayları savaşın şubat ayında başlamasından sonra İran içinde görülen ilk sürekli Kürt silahlı hareketliliği olarak kayda geçirdi. İlk önemli çatışmalardan biri 7 Haziran’da Merivan sınırında yaşandı ve İran birlikleri PJAK mevzilerine topçu ve havan ateşi açtı.
Çatışmalar daha sonra Bane, Mahabad, Piranshahr ve Pave gibi şehirlere yayıldı. İran Devrim Muhafızları, 28 Haziran’da Mahabad ile Piranshahr arasındaki Gageş tepelerinde PJAK’ın askerî kanadı Doğu Kürdistan Birlikleri mensuplarıyla saatler süren çatışmaya girdi. Dört PJAK mensubunun öldüğü bildirildi.
Devrim Muhafızları 1 Temmuz’da Piranshahr yakınlarında İran Kürdistan Demokrat Partisi üyelerini taşıyan bir aracı pusuya düşürdü. Kürdistan İnsan Hakları Ağı, saldırıda altı örgüt mensubunun öldürüldüğünü duyurdu. İran güçleri aynı dönemde Kuzey Irak’taki muhalif kamplara yönelik aralıklı füze ve insansız hava aracı saldırılarını da sürdürdü.
MERİVAN ÇATIŞMASININ BAĞLANTISI BİLİNMİYORİran ordusunun Merivan sınırında kayıp verdiği son olay, ABD ve İsrail’in savaşın başında gündeme getirdiği Kürt cephesi planının yeniden işletilip işletilmediği sorusunu ortaya çıkardı. Çatışmanın Kuzey Irak’taki silahlı grupların sınırdan geçmesiyle mi, İran içerisinde bulunan PJAK hücreleriyle mi veya yerel ölçekte gelişen bağımsız bir olayla mı bağlantılı olduğu henüz açıklığa kavuşmadı.
PJAK’ın saldırıyı üstlenmemesi, İran makamlarının çatışmaya katılan kişilerin kimliğini ve nereden geldiklerini açıklamaması, olayın arkasında dış destek bulunup bulunmadığı konusunda kesin değerlendirme yapılmasını engelliyor. Amerikan yönetiminden, İsrail’den, Türkiye’den ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden de Merivan’daki çatışmaya ilişkin doğrudan bir açıklama gelmedi.
Sahadaki mevcut bilgiler, geniş çaplı bir Kürt kara harekâtının başladığını göstermek için yeterli değil. İran’ın batı sınırında haziran ayından bu yana süren çatışmalar, PJAK ve diğer silahlı grupların İran içinde sınırlı faaliyet yürütebildiğini ortaya koyuyor. İran ordusundan bir askerin öldüğü son olay ise Washington ve Tel Aviv’in hayata geçiremediği kara cephesinin tamamen kapanmadığını ve İran’ın Irak sınırındaki güvenlik riskinin savaşın yeni aşamasında yeniden büyüyebileceğini gösteriyor
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:51
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ağustos 2026 23:46 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















