Ankara24.com
close
up
Bi’şey yapmalı Özgür Bayram Soylu

Bi’şey yapmalı Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Türkiye siyasetinin uzun süredir içine düştüğü tabloyu alternatifsizlik olarak nitelendirmek yüzyılın icadı olmayacaktır, ancak öyle bir yerdeyiz ki yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe. Karşımızdaki mesele basit bir “muhalefet zayıflığı” ya da “iktidar yorgunluğu” değil; daha derin, daha yapısal bir siyasal kilitlenme hâli. Metropoll Araştırma’nın Türkiye’nin Nabzı- Ocak 2026 verileri, bu kilitlenmeyi istatistiklerin soğuk diliyle ama son derece net biçimde ortaya koyuyor. Toplumun

Türkiye siyasetinin uzun süredir içine düştüğü tabloyu alternatifsizlik olarak nitelendirmek yüzyılın icadı olmayacaktır, ancak öyle bir yerdeyiz ki yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe. Karşımızdaki mesele basit bir “muhalefet zayıflığı” ya da “iktidar yorgunluğu” değil; daha derin, daha yapısal bir siyasal kilitlenme hâli. Metropoll Araştırma’nın Türkiye’nin Nabzı- Ocak 2026 verileri, bu kilitlenmeyi istatistiklerin soğuk diliyle ama son derece net biçimde ortaya koyuyor. Toplumun bir yanda mevcut düzenin sürdürülemez olduğu konusunda neredeyse mutabakata vardığı, diğer yanda ise bu düzenin yerine geçecek bir aktöre güvenmekten bilinçli biçimde imtina ettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu, basit bir kararsızlık değil; kararlı bir güvensizlik hâli aslında.

Ocak 2026 itibarıyla toplumun %67,1’i refah artışının ancak bir iktidar değişikliğiyle mümkün olacağına inanıyor. Bu oran, bir yıl öncesine göre artmış durumda ve değişim talebinin artık soyut bir siyasal arzu değil, gündelik hayatın baskısıyla oluşmuş bir zorunluluk hissine dönüştüğünü gösteriyor. Daha da dikkat çekici olan ise bu talebin sadece muhalefet seçmeniyle sınırlı kalmaması. AK Parti ve MHP seçmeninin yaklaşık %40’ının “değişim şart” demesi, iktidar blokunun kendi tabanında dahi ciddi bir çözülmeye işaret ediyor. Özellikle AK Parti seçmeninde bir yılda yaşanan 6,5 puanlık sıçrama, sabrın yerini yorgunluğa bıraktığını gösteren güçlü bir sinyal. Bu güvensizlik ikliminin asıl mayalandığı yer ise siyasetin soyut tartışmaları değil, ekonomi yönetiminin somut performansı. Seçmen mevcut ekonomi yönetimine güvenmiyor, ancak bu güvensizliği telafi edecek yeni bir ekonomi kadrosu ve programı da net biçimde göremiyor. Mevcut tablo, “yanlış bir direksiyon başında gidiyoruz” hissi yaratırken; muhalefet, “doğru direksiyonu kimin tutacağı” sorusuna ikna edici bir cevap üretemiyor. Sonuçta toplum, frene basmak istiyor ama aracı kimin süreceğinden emin olamadığı için kemerini sıkıp beklemeyi tercih ediyor.

GÜVEN DUVARI

Aynı seçmen kitlesine “Muhalefet Türkiye’yi yönetmeye hazır mı?” sorusu yöneltildiğinde tablo tersine dönüyor. Toplumun %60,8’i bu soruya net biçimde “hayır” cevabını veriyor. “Evet” diyenler %37,4’te kalıyor; kararsızlık ise neredeyse yok. Yani seçmen şunu söylüyor:

“Bu iktidarla olmuyor ama yerine koyacak bir şey de göremiyorum.”

İşte Türkiye siyasetinin bugünkü kilidi tam olarak burada duruyor. Değişim isteği ile güven duygusu arasındaki mesafe artık bir uçurum değil, neredeyse bir kanyon. Seçmen değişim istiyor ama bu değişimin kontrolsüz, belirsiz ve riskli olmasından korkuyor. Bu noktada seçmen davranışı irrasyonel değil; aksine son derece rasyonel. Çünkü önünde iki seçenek var:

* Bilinen acı: Enflasyon, geçim sıkıntısı, gelir erimesi,

* Bilinmeyen risk: Yönetme kapasitesine güvenilmeyen bir alternatif.

Veriler, seçmenin acıdan şikâyet ettiğini ama riski daha tehlikeli bulduğunu gösteriyor. Bu nedenle sandığın, bir tercih alanı olmaktan çıkıp bir bekleme odasına dönüşme potansiyelini giderek artırıyor.

SİYASAL ARAF VE HAYALET STRATEJİSİ

Bu tabloyu en iyi anlatan kavramlardan biri “siyasal araf”. Seçmen ne mevcut iktidarın refah getireceğine inanıyor ne de muhalefetin bu ekonomik enkazı kaldırabileceğine. Haliyle iki ucu keskin bir çaresizlik hâli söz konusu. Bu ortamda iktidarın en güçlü kampanya argümanı artık kendi başarıları değil; muhalefetin yönetemeyeceği fikri üzerine kurulu devasa bir hayalet. Dolayısıyla iktidarın siyasi ömrü performansıyla değil, alternatifsizlik hissiyle uzuyor.

PARTİ BAZLI İRONİLER VE İÇ ÇATLAKLAR

AK Parti seçmeninin %39,7’si değişim isterken, %79,1’inin muhalefeti “hazır değil” olarak kodlaması, seçmenin kendi evinde mutsuz ama dışarıya çıkmaya da korktuğu bir psikolojiye işaret ediyor. Asıl çarpıcı tablo ise ana muhalefetin mutfağında ortaya çıkıyor. CHP seçmeninin yaklaşık dörtte biri, kendi partisinin veya ittifakının ülkeyi yönetmeye hazır olmadığı kanaatinde. Bu, klasik bir öz eleştiri değil; tabandan gelen bir güvensizlik oyudur. Kendi tabanını dahi ikna edemeyen bir yapının, ülke genelinde güven üretmesini beklemek siyaseten değil, matematiksel olarak da zor görünüyor.

KÖTÜNÜN İYİSİ

Türkiye’nin Nabzı-Ocak 2026 verileri, Türkiye siyasetinin artık “en iyiler” arasında değil, eksikler arasında bir tercih sancısı yaşadığını gösteriyor. Toplumun üçte ikisi mevcut iktidarın ekonomik reçetesine inanmıyor; ancak muhalefetin mutfağında da tencerenin kaynayacağına dair bir işaret göremiyor. Bu nedenle değişim arzusu yüksek ama donuk; yaygın ama hareketsiz. Muhalefet, “yönetemezler” algısını kırmadığı sürece bu talep, sadece anket formlarını süsleyen bir istatistik olarak kalmaya aday. İktidar için ise güven inşası artık bir siyasi tercih değil, matematiksel bir zorunluluktur. Aksi hâlde Türkiye, reddettiği bir bugün ile güvenemediği bir yarın arasına sıkışmış şekilde, alternatifsizliğin siyasi maliyetini her geçen gün biraz daha yoksullaşarak ödemeye devam edecek.

Bizde konuşacak çok şey var ama konuşacak kimse kalmadı.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:276
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Mark McKenzie: Türkiye farklı ve zorlu bir rakip!

25 Haziran 2026 02:43see169

ABD, Türkiye maçına hazır!

25 Haziran 2026 02:44see167

Onlar dışarıdan, bizimkiler içeriden… Ali Saydam

25 Haziran 2026 04:09see156

Yeni Yargı Paketi Meclis ten Geçti

25 Haziran 2026 07:15see154

Fransa da tarihi sıcaklık ve klima kullanımı siyasi tartışma başlattı

25 Haziran 2026 07:18see152

Fildişi Sahili, Curaçao’yu 2 golle geçti! Tur atladı

26 Haziran 2026 01:11see147

NATO Zirvesi’ni bekleyen yüzleşmeler ve aciliyetler Nur Özkan Erbay

25 Haziran 2026 04:09see143

Tuğberk Tanrıvermiş, Hibernians ile anlaşma sağladı!

25 Haziran 2026 20:22see139

Ölüm ve ölüm nedeni 2025 yılı istatistikleri açıklandı

25 Haziran 2026 12:36see137

Mersin’de dehşete düşüren anlar! Eğitim merkezinde otizmli minik çocuk darp edildi: ‘Olayı örtbas etmeye çalıştılar’

25 Haziran 2026 12:42see134

Asya Kaplan Sivrisineği vakaları endişeye yol açtı: Alerjik bünyeye sahipseniz dikkat!

25 Haziran 2026 13:51see133

ABD den Türkiye ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi nde sağlığına kavuştu

25 Haziran 2026 11:12see130

Cevdet Yılmaz: Bugün Kerbela Gazze dir, bugünün Yezidileri Netanyahu ve destekçileridir

25 Haziran 2026 16:21see130

Zendaya Örümcek Adam: Yepyeni Bir Gün kırmızı halısında 35 dolarlık ikinci el tişört giydi

25 Haziran 2026 18:24see130

Cimrilik boşanma sebebi

25 Haziran 2026 07:06see130

Muhtemel Aşk ın yeni bölümü bu akşam

25 Haziran 2026 10:33see130

Ekvador, Almanya’yı mağlup etti! Dünya Kupası’nda büyük sürpriz

26 Haziran 2026 01:11see130

Netanyahu dan radikal açıklama! Tüm dünyadaki o kişileri hedef aldı: Yok olup giderler!

25 Haziran 2026 21:36see130

Erdoğan dan Yenikapı ruhuna davet! 25 Haziran 2026 Gazete manşetleri

25 Haziran 2026 06:59see127

İsrail ile ilişkileri güçlendirme sözü verdi Dış Haberler

25 Haziran 2026 03:06see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları