Ankara24.com
close
up
Mutâbakattan sonra neler olabilir? Süleyman Seyfi Öğün

Mutâbakattan sonra neler olabilir? Süleyman Seyfi Öğün

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

İran ile ABD-İsrâil arasındaki ateşkes nihâyet kısmen de olsa öngörülebilir bir hâle geldi. Trump’ın verdiği, günden güne 180 derece değişen beyânatlardan sonra, İran tarafı da gelişmeleri, daha ihtiyatlı bir seviyede de olsa tasdik eden bir cevap ortaya koydu. Hâsılı, ilk defâ ciddîye alınabilecek bir eşikte olduğumuz anlaşılıyor. Çeşitli yazılarımda, 40 Gün Savaşı’nı fiilen ABD’nin her şekilde kaybetmiş olduğunu, İran tarafının ise kazandığını ifâde etmiştim. Evet, buna gâlibiyet-mağlûbiyet ekseninde

İran ile ABD-İsrâil arasındaki ateşkes nihâyet kısmen de olsa öngörülebilir bir hâle geldi. Trump’ın verdiği, günden güne 180 derece değişen beyânatlardan sonra, İran tarafı da gelişmeleri, daha ihtiyatlı bir seviyede de olsa tasdik eden bir cevap ortaya koydu. Hâsılı, ilk defâ ciddîye alınabilecek bir eşikte olduğumuz anlaşılıyor.

Çeşitli yazılarımda, 40 Gün Savaşı’nı fiilen ABD’nin her şekilde kaybetmiş olduğunu, İran tarafının ise kazandığını ifâde etmiştim. Evet, buna gâlibiyet-mağlûbiyet ekseninde bakılamayacağını; vaziyetin daha çok bir kilitlenme hâli olduğunu iddia edenler de var. Bir nokta-i nazardan çok da haksız sayılmazlar. Ama savaşın sâikleri, hedefleri ve kuvvet oranları dikkate alındığında kilitlenmenin arkasında ABD-nin ağır mağlûbiyeti de berrak bir şekilde görülebilir. Savaşın başında ortaya koyduğu sâik ve hedeflerden hiçbirisini tutturamadıkları âşikâr. İran’daki rejimi devirip İran halkını “özgürleştirmek” masalı ortada kaldı. Aksine, İran halkı, muhaliflerin kâhir ekseriyeti dâhil, rejimi etrâfında kenetlendiler. Sâniyen, İran’ın nükleer programını yok edeceklerdi; bunu da beceremediler. Sâlisen, İran’ın balistik füze kapasitesini yok edeceklerdi; olmadı. Bunlara mukâbil, ABD’nin Körfez’deki askerî mevcûdatı ağır bir kayıp verdi. Dahası, o coğrafyada kurmuş olduğu kültürel hegemonik yapı çöktü. Nihâyet, Hürmüz’ün kapanması ve gûya ABD’nin tatbik ettiği abluka dünyâ ekonomisini sıkıntıya soktu. O kadar ki, artan akaryakıt fiyatları ABD halkının cebine sirâyet etti. Kasım seçimlerinde kendisini zor bir imtihânın beklediği Trump hakkındaki müspet kanaatlere sâhip olan kesimlerden de homurdanmalar yükselmeye başladı.

İsrâil’in yaşadığı tahribâtı tam olarak bilemiyoruz. Ama hâlâ devâm ettirilen haber karatması vaziyetin çok ağır olduğunu düşündürüyor. Daha mühim bir netice ise, İsrâil’in ABD olmadan İran ile savaşamayacağı, eğer bunda ısrar ederse çok ağır neticelerle karşılaşacağının anlaşılmış olmasıdır. Nitekim Netanyahu, Trump’ı savaş çizgisinde tutmak için çok gayret sarf etti. (Bu arada kiltilemeyi bir fırsata çevirerek Lübnan’daki saldırılarını arttırmayı da bildi). Ama, bıçak kemiğe dayanmış olmalı ki, Trump nihâyet ipleri kopardı ve Netanyahu’yu yüzüstü bırakarak çözüm düğmesine bastı.

İran ile ABD arasındaki mutabakatı nihâî bir çözüm olarak görmek büyük bir hatâ olur. Evvel emirde bunu ortaya koymak lâzım gelir. Nihâî bir çözümün olabilmesi için Lübnan kilit bir rol oynayacak görünüyor. İran’ın, İsrâil’in Lübnan’da Hizbullah’a karşı yürüttüğü; ama ağır sivil kayıplara sebebiyet veren vahşî, kanlı harekâtları hazmetmesi mümkün görülmüyor. Eğer ABD İsrâil’i durduramazsa nihâî bir anlaşmanın temin edilmesinin hayli çetin olduğunu kestirebiliyorum. Zâten Netanyahu’nun, önümüzdeki günlerde çözüm sürecini baltalamak için elinden geleni ardına koymayacağını tahmin etmek zor değildir. Hâsılı,savaşın ABD ile İran arasında iki taraflı değil, İsrâil gibi çıban başı gibi duran üçüncü bir tarafı da ihtivâ ettiğini hatırdan çıkarmamak icâp ediyor. Daha bugünden meselenin hâl edildiğini ilân etmek aceleci bir tavır olsa gerekir.

Farzedelim ki bir nihâî çözüm sağlandı. Ondan sonra yaşanacaklar neler olabilir? İran’ın çoğrafyadaki ağırlığını her şekilde arttıran bir manzara ile karşılaşacağımız muhakkak görünüyor. Hele hele dondurulmuş varlıklarına kavuşan, Körfez ticâretinden lojistik/mâli pay almaya başlayan, moral üstünlük kazanmış olan bir İran o saatten sonra tutulabilir mi? Hiç zannetmiyorum. Bunun sâdece Ortadoğu’da değil, Kafkasya’da da, Türkiye’yi doğrudan tesiri altına alacak ağır neticeleri olacaktır.

İstarseniz Kafkasya’dan başlayalım. Ermenistan’daki seçimlerin Rusya’nın ne kadar canını sıktığını biliyoruz. Çin’den henüz açık bir tepki gelmedi. (Gelmesini de beklememek gerekir)… Ama Çinlilerin de manzaradan memnun olmadığını kestirmek zor değildir. Batı güdümünde, Türkistan-Hazar hattının kontrol altına alınmasına karşı İran-Rusya-Çin merkezli bir mukavemetin doğmakta olduğunu, İran ve Rusya’nın, Ukrayna ve Körfez savaşlarında pekişen yardımlaşmalarının daha da derinleşeceği bir sürecin Kafkasya’da da kendisini göstereceğini kuvvetle muhtemel görüyorum.

İran muhtemel anlaşmadan sonra ilk iş olarak, ağırlığını Irak’da arttırmanın yollarını arayacaktır. ABD ve İsrâil’in bunun farkında olduklarını ve şimdiden bunun mukâbil tedbirlerini almaya başladıklarını düşünüyorum... Epstein’in aiz dostlarından olan Barrack’ın ikide bir Osmanlı milletler sisteminin faydalarından bahsedip Türkiye’yi Kürtlerin ve Sünnî Arapların hâmisi olmak tuzağıyla Irak’a çekmek istemesinin esas sebebi olarak bunu görüyorum. Yavuz Sultan Selim-Şah İsmâil, Osmanlı-Safevî dikotomik hatırlatmaları boşuna yapılmıyor. Irak’da muhtemel İran yayılmacılığına karşı bir Türk-Kürt mâniası inşâ etmek istiyorlar.

40 Gün Savaşı’ndan sonra Körfez devletlerinin büyük bir boşluğa düşmüş olduğunu ve eşanlı olarak İran ve İsrâil karşısında çok daha kırılgan bir çizgiye geldiklerini düşünüyorum. Kuvvetli askerî yapılarıyla Pâkistan ve Türkiye’nin başını çektiği yeni bir koruyucu şemsiyeyi, en başta Suudların ve Katar’ın arzu ve teşvik ettiğini görüyoruz. Pâkistan fiilen Suudları koruması altına almış vaziyette. Buna Türkiye ve Mısır’ı da dâhil etmek istediklerini ilâve edebiliriz. Burada BAE en sıkıntılı aktör olarak devreye giriyor. İran’dan yediği onca darbeye rağmen BAE İsrâil ile olan yakınlaşmasını daha da ileri seviyelere taşıyan adımları atmaktan geri durmuyor. Bu yeni şemsiyenin altına girmesinin tek bir şartı olduğunu; bunun da şemsiyeyi İran karşıtı bir bir açıya yerleştirmek olduğunu düşünüyorum. İsrâil’in de İran ile arasındaki kan dâvasını yeni bir cepheleşmeye taşımak isteyeceğini düşünüyorum. Eğer inşâ edilirse bu mâniânın da bir Türk-Arap-Pâkî temelli Sünnî bir yapı olarak İran’a karşı seferber edilmek için kurgulanmakta olduğu kanaatindeyim.

Türkiye’nin de dâhil edilmek istendiğini düşündüğüm, merkezinde Sûriye-Lübnan’ın da olduğu başka bir hat daha var. Bâzı emâreler de mevcut. Ama bunların henüz olgunlaşmadığını da görüyorum. Eğer bâzı şeyler daha eller tutulur hâle gelirse onları da yazarız inşaallah.

Hülâsa edecek olursam, hem Kafkasya hem de Ortadoğu’da önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel olan senaryolar Türkiye ile İran ve Rusya’nın arasının daha da açılmasına yol açacak mâhiyette görünüyor. Şu mâhut NATO Toplantısı bir yapılsın; sonrasına bakacağız…

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:93
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Haziran 2026 04:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see168

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see168

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see166

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see166

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see164

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see164

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see163

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see162

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see162

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see162

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see160

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see160

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see159

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see158

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see157

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see156

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see155

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see155

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see153

Şehide harabe Öcalan’a villa Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 05:49see152
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları