Murat Ülker yazdı: Osmanlı devlet geleneğinde denetim ve bugünümüz Hayat Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayınladığı
"Osmanlı devlet geleneğinde denetim ve bugünümüz"
başlıklı yeni yazısını okurlarıyla paylaştı.

Murat Ülker şu ifadelere yer verdi;
Gücün sınırları, karar vericilerin sorumluluğu, kamu kaynaklarının kullanımı devletin değerleridir; adalet, hukuk anlayışıdır. Prof. Dr. Hasan Doğan kitabında tarih, hukuk alanındaki birikim ile Osmanlı’da denetimi filozof ve düşünürlerin katkılarıyla hukuk, sosyal güven açısından açıklamış. Aristoteles’ten Montesquieu’ya, Locke’tan Kant’a devlet gücünün sınırlandırılması, İbn Haldun’da idarenin sorumluluğu, beytülmalin korunması halkı savunmak, kötülüğü yasaklamak, süreci tespit, piyasa ve paranın ayarını denetlemek gibi eklemeler yapıyor. Merkezi yapıda Divan-ı Hümâyun’unun rolü, halkın doğrudan merkeze başvurabilmesi, taşranın düzenli denetimi ve yargılanmaları, görevden alınmaları denetimin idari boyutudur. Osmanlı’da saygın kadıların yargıç ve denetçidirler. Osmanlı Devleti’nde yargı bağımsızlığı sayesinde çağdaşlarının ötesinde bir adalet anlayışı vardı.
Esnaf ve zanaatkâr örgütlenmesi ahiliğin denetim, meslek ahlakı, üretim kalitesi, fiyatlandırma, ölçü/tartı doğruluğu, mesleğe kabul süreçleri ve disiplin gibi kuralları, bu yapının ahlaki bir düzen olduğunu gösteriyor.
Adalet ilkesinin korunması, kamu düzeninin gözetilmesi, bireylerin haklarının korunması; Osmanlı Devleti’ndeki denetim örneklerinin ortak noktalarıdır.
Türkiye'de bağımsız denetim
Meslek nasıl doğdu, gelişti, Burhan Karaçam, Şaban Erdikler ve Selçuk Altun yazmış. Bana Arthur Andersen’ın (AA) çöküş öyküsünü hatırlattı.
1960’larda Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Dünya Bankası ve benzeri uluslararası kuruluşlardan sanayi yatırımları için kredi alanların bağımsız denetim şartı ile başlıyor. O vakit bizde bu meslek yok; bu Arthur Andersen tarafından gerçekleştiriliyor.
Ama sonra dünya çapında büyük bir yolsuzluk oluyor: Enron, zararlarını ve borçlarını bilanço dışına gizleyerek kârda gibiydi ama büyük zarardaydı, iflas etti. Arthur Andersen, Enron’da muhasebe hilelerini önlememişti, Gelecekteki kâr gelir yazılmıştı. Soruşturmada Enron denetim belgeleri imha edilmişti.
AA adaleti engellemekten suçlu bulundu, müşterilerini kaybetti, fiilen kapandı. Ardından, Sarbanes–Oxley Act (2002) kanunu çıkarıldı, denetim kuralları sıkılaştı, yöneticilerin sorumluluğu arttırıldı, denetçilerin bağımsızlığı güçlendirildi.
Türkiye ofisi olaya karışmıyor, fakat markanın globalde gördüğü zarar Türkiye’de de hissediliyor. Bu sürecin ardından Arthur Andersen Türkiye ekibi Ernst & Young bünyesine katılıyor. Çalışanlar, müşteriler aktarılıyor.
Bugün biz de dünyanın akışına tabiyiz. Aslına bakarsanız Osmanlı’dan bugüne denetim, gücü sınırlayan ve kamu yararını koruyan global bir sorumluluk alanı olarak biçim değiştirse de özünü koruyarak varlığını sürdürüyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:83
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Ocak 2026 13:52 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















