Ankara24.com
close
up
Menu

Meğer Soylu, ne demokrat adammış! Sözcü Gazetesi

Hani nerede adalet ve eşitlik? Sözcü Gazetesi

Galatasaray tribünlerinde Real Madrid sürprizi

Medipol’ün üç projesi uluslararası ‘iyi uygulama’ olarak kabul edildi

Süper Lig de şampiyonluk ihtimalleri açıklandı! (2026 2027 sezonu 7. hafta)

SI Detector: How It Works and Why You Need One Son Haberler

Muğla haberleri Denizli de acı hadise! Genç doktor hayatını kaybetti 14 Ekim 2026

Fon düzenlemesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu nda kabul edildi

Başakşehir de tepki çeken kız yurdu karşısı reklamı: Kafe kapatıldı

Kapış kapış gidiyor: Kalbinizi yeniliyor! Tansiyon derdinden kurtarıyor

15 yıl 5 ay hapis cezası bulunan firari şüpheliyi yakalamak isteyen polise ateş açıldı

Arda Turan dan Stamford Bridge te tarihi başarı

Gölün 20 metre altında keşfedildi: Binlerce yıl suyun altında saklı kalmış Sözcü Gazetesi

Organ nakli sonrası geri dönmüştü! Ufuk Özkan doktorlar bile şaşırdı diyerek açıkladı

(ÖZET) Paris Saint Germain gol oldu yağdı! Manchester City i devirdi Manchester City Paris Saint Germain maç sonucu: 2 4

Skriniar ağır mağlubiyeti yorumladı: Utanç vericiydi Sözcü Gazetesi

Ortaokulda kız öğrenci sınıf arkadaşını bıçakladı! Okula 1 gün ara verildi

İstanbul’da yollar göle döndü: Bir vatandaş sel sularına kapılmaktan böyle kurtuldu!

İstanbul sağanağa teslim: Kağıthane Sadabad Camii sular altında kaldı!

İsmail Kartal: Maçın hakkı bu değildi

Murat Ülker Önce büyük taşlar yerine oturmalı diyerek anlattı: Siz hiç Ferrari kiralamış mıydınız? Hayat Haberleri

Murat Ülker Önce büyük taşlar yerine oturmalı diyerek anlattı: Siz hiç Ferrari kiralamış mıydınız? Hayat Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Goya’daki yeni yazısında yıllar önce kiraladığı Ferrari ile yaptığı İstanbul–Ayvalık yolculuğundan başlayarak otomobil tutkusunu ve İpekyolu turuna katılma kararını anlattı. İpekyolu turu daveti aldığında tereddütsüz kabul ettiğini aktaran Ülker, hayatında önceliklerini “sağlık, aile, iş ve hobiler” olarak sıraladı.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde, Goya’da İpekyolu turu deneyimini okurlarıyla paylaştı.

İpekyolu turu daveti aldığında tereddütsüz kabul ettiğini aktaran Ülker, hayatında önceliklerini “sağlık, aile, iş ve hobiler” olarak sıraladı. Ünlü iş insanı, herkesin yaşamında büyük taşların önce yerine oturması gerektiğini vurgulayarak, bu dengeyi korumaya önem verdiğini söyledi.

Murat Ülker'in yazısı şu şekilde;

SİZ HİÇ FERRARİ KİRALAMIŞ MIYDINIZ?

Yıllar önce mevsimlik olarak bir Ferrari kiralamıştım. Ferrari bendeyken işi otomobil kiralamak olan bir arkadaşım da bize katıldı ve ailecek İstanbul, Ayvalık turu yaptık. Koru Dağı’na çıkışımızı, Ayvalık’tan bol oksijen ile ilerleyişimizi hala hatırlarım.

Çocuklar küçük olduğu için çeşitli sebeplerden sık duruyorduk. Daha sonra fırsat kolladım, ama bir türlü denk getiremedim otomobille değişik ülkelerde turlara katılmak için. Buğra Bey arayıp

“Siz de katılır mısınız İpekyolu turuna?”

dediğinde “Mutlaka!” dedim. Ama tabii hepsine değil. İnsanın işi, ailesi ve hobileri olunca hayatında her birinin kırıntılarını bir bileşke olarak yaşayabiliyor.

Malum, hepimizin bildiği bir metafor vardır. Hayattaki büyük taşlar yani sağlık, aile, iş önce hazneye konur, sonra çok maddeli “yapılacak işler listesi” olur, ancak o zaman hepsini sığdırırsınız. Önce küçük çakıl taşlarını koyarsanız büyük taşlar dışarda kalır; benim büyük taşlarım: ailem, işim, hobilerim.

Klasik arabalarla yapılan İpekyolu turu Azerbaycan’dan başlayıp Gürcistan üzerinden Erzincan’a uğrayarak Mersin’de bitecekti. Ben en çok gezmek istediğim ama daha önce gidemediğim Karanlık Kanyon’a gitmeyi seçtim. Daha önce Yeşilyurt, Darende gibi yerlere gitmiştik. Darende’de GOYA yaparken, denemek amacıyla ters konuştuğum bir bakkal müşterimiz, beni neredeyse dövüyordu, o kadar Ülkerci idi.

Erzincan’a vardık. Toyota kullanıyordum, antika bir araç tedarik etmemiştim, görevli bir bürokrat gibi peşlerine takıldım. Benim sıkı takibimden sıkılanlar bana yol verdi.

Gezide hep aklımdaydı; şu sözün hakikatini aradık ama bulamadı

k: “Olamazsın şu beş beldenin birinden, Gürün’den, Darende’den, Eğin’den ille de Eğin’den.”

(https://www.malatyaflashaber.com/3-belde-mi-5-belde-mi-olmayasun-mu-olamazsin-mi-nermin-yilmaz-akbalaban-yazdi/ )

Benim kanaatim, Orta Anadolu’daki erken yerleşimlerin hatta sonra doğudan göç eden Türklerin de aynı tutumu sergilediği yönünde. Bu yerleşimler izole, dünyadan kopuk yaşanıyor, bu yerler kendilerine yetecek şekilde kurulmuş, dışarıyla bağlantısı sınırlı ve geçiş kontrolü geçitlerden sağlanıyor. Tabii tarihi düşünürseniz, buralardan pek çok ordu geçmiş; Doğu Roma, İran, Araplar, Türkler… Anadolu Türkleştikten sonra 100 yıl kadar süren Haçlı Seferleri sırasında insanlar güvenlikleri için Eğin, Darende gibi saklı beldelere yerleşmişlerdi. Bugün bu beldeler artık tamamen göç veren fakat aynı zamanda, bilhassa yerli turistler için, doğa ve kültür açısından zengin birer ziyaret noktasıdır; yiyecekleri, kültürleri, gelenekleri ve görenekleriyle oldukça özgünler.

Yıllar önce mevsimlik olarak bir Ferrari kiralamıştım. Ferrari bendeyken işi otomobil kiralamak olan bir arkadaşım da bize katıldı ve ailecek İstanbul, Ayvalık turu yaptık. Koru Dağı’na çıkışımızı, Ayvalık’tan bol oksijen ile ilerleyişimizi hala hatırlarım.

Çocuklar küçük olduğu için çeşitli sebeplerden sık duruyorduk. Daha sonra fırsat kolladım, ama bir türlü denk getiremedim otomobille değişik ülkelerde turlara katılmak için. Buğra Bey arayıp “Siz de katılır mısınız İpekyolu turuna?” dediğinde “Mutlaka!” dedim. Ama tabii hepsine değil. İnsanın işi, ailesi ve hobileri olunca hayatında her birinin kırıntılarını bir bileşke olarak yaşayabiliyor.

Malum, hepimizin bildiği bir metafor vardır. Hayattaki büyük taşlar yani sağlık, aile, iş önce hazneye konur, sonra çok maddeli “yapılacak işler listesi” olur, ancak o zaman hepsini sığdırırsınız. Önce küçük çakıl taşlarını koyarsanız büyük taşlar dışarda kalır; benim büyük taşlarım: ailem, işim, hobilerim.

Klasik arabalarla yapılan İpekyolu turu Azerbaycan’dan başlayıp Gürcistan üzerinden Erzincan’a uğrayarak Mersin’de bitecekti. Ben en çok gezmek istediğim ama daha önce gidemediğim Karanlık Kanyon’a gitmeyi seçtim. Daha önce Yeşilyurt, Darende gibi yerlere gitmiştik. Darende’de GOYA yaparken, denemek amacıyla ters konuştuğum bir bakkal müşterimiz, beni neredeyse dövüyordu, o kadar Ülkerci idi.

Erzincan’a vardık.

(Fotoğraflar sırasıyla: Can Erzincan, Yıldırım Akbulut Havalimanı, Şehir Girişinde Trafik Yoğun)

Toyota kullanıyordum, antika bir araç tedarik etmemiştim, görevli bir bürokrat gibi peşlerine takıldım. Benim sıkı takibimden sıkılanlar bana yol verdi.

Gezide hep aklımdaydı; şu sözün hakikatini aradık ama bulamadık: “Olamazsın şu beş beldenin birinden, Gürün’den, Darende’den, Eğin’den ille de Eğin’den.” (https://www.malatyaflashaber.com/3-belde-mi-5-belde-mi-olmayasun-mu-olamazsin-mi-nermin-yilmaz-akbalaban-yazdi/ )

Benim kanaatim, Orta Anadolu’daki erken yerleşimlerin hatta sonra doğudan göç eden Türklerin de aynı tutumu sergilediği yönünde. Bu yerleşimler izole, dünyadan kopuk yaşanıyor, bu yerler kendilerine yetecek şekilde kurulmuş, dışarıyla bağlantısı sınırlı ve geçiş kontrolü geçitlerden sağlanıyor. Tabii tarihi düşünürseniz, buralardan pek çok ordu geçmiş; Doğu Roma, İran, Araplar, Türkler… Anadolu Türkleştikten sonra 100 yıl kadar süren Haçlı Seferleri sırasında insanlar güvenlikleri için Eğin, Darende gibi saklı beldelere yerleşmişlerdi. Bugün bu beldeler artık tamamen göç veren fakat aynı zamanda, bilhassa yerli turistler için, doğa ve kültür açısından zengin birer ziyaret noktasıdır; yiyecekleri, kültürleri, gelenekleri ve görenekleriyle oldukça özgünler.

Yol bizi Kemaliye ve Darende’ye yaklaştırarak İliç’in içinde geçirip fevkalade güzel manzaralar ve tabiat örnekleri göstererek Karanlık Kanyon’a ulaştırdı. Bu arada İliç’te tabii ki önce ŞOK, sonra A101 ve BİM dükkanlarını GOYAladım.

“GEÇİLMEZ” denen köprüden de geçtik. Zemini kalasla örülmüş asma bir köprüydü. Aslında sağlamdı, ama görüntüsü nedeniyle bazılarının “ben hayatta geçmem” dediği türdendi.

Keza köprünün hemen ardından Güllübağ tren istasyonunun önünden ve kazma kürekle delinmiş olan iki tünelden geçtik; çok enteresandı.

Halbuki daha sonra, tamamen insan gücüyle açılmış Eğin’in Karanlık Tünelleri’nden geçecektik.

Çektiğim videolarda göreceğiniz gibi oldukça ürkütücü ama bir o kadar ilginç bir tecrübeydi. Bence bu yaşanmaya değerdi.

Fırat Nehri’nin doğuşu, giderek genişlemesi, hırçınlığının azalması, İliç’te göl haline gelip Monet tarzı manzaralar oluşturması gerçekten seyre değerdi.

Karanlık Kanyon’da taşların arasında sıkışan suyun sesi ise manzaraya ayrı bir anlam katıyordu.

Anadolu’da inşa edilen barajların havzalarının iklim ve bitki örtüsü üzerinde mutlak tesiri olmuş. Tünellerde Eğin tarafından gelen turistlerin üzerinde doluştuğu safari cipleriyle karşılaşmamız oldukça zordu, zira iki araba yan yana geçemiyordu.

Sonra yolun bir kısmının çökmüş olduğu yerde önümüzdeki pagodayı kullanan Avrupalı bir genç vardı ve “ben geçmem” dedi. Uğraştırdı ama herkes geçti sonunda; haklıydı, sol taraf tehlikeli, bir tekerlek dışarda geçiliyordu.

“Ne iyi ettiniz de geldiniz!”

diyerek karşılayan bir lokantada tescilli kavurma ve keşkek yedik. Lavaşla yerken sanki hünkar beğendi gibiydi. Sonra bizi karşılamaya gelen kaymakam ve çocuğu, belediye başkanı ve emniyet müdürü ile tanıştık, sohbet ettik, fotoğraf çektirdik.

Adet olduğu üzere bizi bırakmadılar, Eğin’e götürdüler.

Kendi imkanlarıyla geliştirdikleri turistik alanlara baktık, değirmene gittik, lök yedik ve yürüyüş yaptık. Artık asfalt yol başlamıştı; sonra Malatya üzerinden İstanbul’a döndük.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:144
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Kasım 2025 15:20 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Meğer Soylu, ne demokrat adammış! Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 05:02see160

Hani nerede adalet ve eşitlik? Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 05:02see156

Galatasaray tribünlerinde Real Madrid sürprizi

14 Ekim 2026 21:03see128

Medipol’ün üç projesi uluslararası ‘iyi uygulama’ olarak kabul edildi

14 Ekim 2026 18:54see128

Süper Lig de şampiyonluk ihtimalleri açıklandı! (2026 2027 sezonu 7. hafta)

15 Ekim 2026 00:23see127

SI Detector: How It Works and Why You Need One Son Haberler

14 Ekim 2026 20:27see127

Muğla haberleri Denizli de acı hadise! Genç doktor hayatını kaybetti 14 Ekim 2026

14 Ekim 2026 19:53see127

Fon düzenlemesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu nda kabul edildi

15 Ekim 2026 01:17see126

Başakşehir de tepki çeken kız yurdu karşısı reklamı: Kafe kapatıldı

14 Ekim 2026 21:14see126

Kapış kapış gidiyor: Kalbinizi yeniliyor! Tansiyon derdinden kurtarıyor

14 Ekim 2026 19:52see126

15 yıl 5 ay hapis cezası bulunan firari şüpheliyi yakalamak isteyen polise ateş açıldı

14 Ekim 2026 21:58see125

Arda Turan dan Stamford Bridge te tarihi başarı

15 Ekim 2026 00:39see125

Gölün 20 metre altında keşfedildi: Binlerce yıl suyun altında saklı kalmış Sözcü Gazetesi

15 Ekim 2026 00:32see124

Organ nakli sonrası geri dönmüştü! Ufuk Özkan doktorlar bile şaşırdı diyerek açıkladı

14 Ekim 2026 19:46see124

(ÖZET) Paris Saint Germain gol oldu yağdı! Manchester City i devirdi Manchester City Paris Saint Germain maç sonucu: 2 4

15 Ekim 2026 00:01see123

Skriniar ağır mağlubiyeti yorumladı: Utanç vericiydi Sözcü Gazetesi

15 Ekim 2026 00:32see123

Ortaokulda kız öğrenci sınıf arkadaşını bıçakladı! Okula 1 gün ara verildi

14 Ekim 2026 21:05see122

İstanbul’da yollar göle döndü: Bir vatandaş sel sularına kapılmaktan böyle kurtuldu!

14 Ekim 2026 22:13see122

İstanbul sağanağa teslim: Kağıthane Sadabad Camii sular altında kaldı!

14 Ekim 2026 21:09see122

İsmail Kartal: Maçın hakkı bu değildi

15 Ekim 2026 00:41see122
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları