Ankara24.com
close
up
Menu

İKSV Genç Sanatçı Fonu na 310 Sterlin destek

SpaceX in canlı yayınında gizemli cisim: Önce kameraya takıldı, sonra kayboldu

Ankara kapalı yollar listesi: 13 Ekim Ankara’da hangi yollar, saat kaça kadar kapalı?

Trump ın en büyük bağışçısı bir kez daha Elon Musk oldu: Para musluklarını açtı

Doğu Kudüs te ruhsat engeli iki Filistinli aileyi evlerini elleriyle yıkmaya zorladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi nden Nuri Sesigüzel e anlamlı vefa

Parti yeni olsa da zihniyet aynı dedirten hareket! CHP’nin bankadaki parasını götürdüler

Somalili Sagal Abdi Wali den tarihi başarı! İngiltere de Kur an ı Kerim ile yemin etti

Dubai’de idam cezasıyla karşı karşıya kalan fenomenin ailesi endişeli: Duruşma ertelendi, telefon görüşmeleri kısıtlandı

Hürmüz Boğazı’nda 4 ticari gemiye saldırı

Kahramanmaraş ta iki kardeşin silahlı saldırısında 2 yaralı

Meğer Soylu, ne demokrat adammış! Sözcü Gazetesi

Trump, Rusya Ukrayna enerji ateşkesi anlaşmasını her iki tarafın da ihlal ettiğini savundu

KPSS Ortaöğretim sınav giriş belgesi yayınlandı mı? 2026 KPSS giriş belgesi/yerleri nasıl sorgulanır?

Trump, Husilerin Suudi Arabistan saldırıları için yanlış işler yapıyorlar dedi

Paşinyan dan sert mesaj! İlişkilerimiz artık eskisi gibi olamaz

Sağlık sorunu nedeniyle Ankara ziyareti ertelendi Son dakika haberleri

Hani nerede adalet ve eşitlik? Sözcü Gazetesi

Muhittin Palazoğlu, Byzag ödemesini baskı ve irtikap olarak niteledi

Efe Mandıracı: Bu kupayı camiamıza, taraftarımıza armağan ediyoruz

“Merkez” dağılırken Batı’yı yeniden düşünmek Düşünce Günlüğü Haberleri

“Merkez” dağılırken Batı’yı yeniden düşünmek Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Batı’dan “himmet” beklemek, Türkiye’nin kendi toplumsal ve siyasal dinamiklerini ikincilleştirmek anlamına geliyor. Oysa Batı bugün ne Türkiye’ye rehberlik edecek ahlaki bir üstünlüğe ne de kendi içinde tutarlı bir demokrasi modeline sahip.

Dr. Yunus Şahbaz / Kırıkkale Üniversitesi

İlk etapta bir kara parçası, coğrafi bir yapı gibi düşünülse de uzun yıllar boyunca “Batı” yalnızca bir coğrafyayı değil; bir değerler bütününü, bir siyasi ufku ve hatta bir kurtuluş tahayyülünü temsil etti. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve refah toplumu gibi kavramlar Batı ile özdeşleştirildi. Batı, modern dünyanın ve bu dünyanın temsil ettiği kuralların hem banisi hem de norm koyucu merkezi olarak kabul edildi. Türkiye özelinde ise, modernleşme sürecinden itibaren, özellikle muhalif çevreler için Batı, yalnızca bir dış referans değil, aynı zamanda bir meşruiyet kaynağıydı. Batı’ya yakınlık, ilericilikle; Batı’dan uzaklaşmak ise toplumsal tahayyülde gericilikle, siyasal düzlemde ise otoriterlikle eş tutuldu. Ne var ki bugün de hâlâ geçerli olan esas soru şudur: Batı, nedir ve neresidir?

Bu noktada hatırlatmak gerekir ki Batı’nın ne olduğu ve nereye gittiği tartışması yeni değildir. 20. yüzyılın başında Oswald Spengler, Batı’nın Çöküşü adlı klasikleşen ve bir dönem Türkiye’de de çok popüler olan çalışmasında Batı medeniyetini yükselişini tamamlamış, yaratıcılığını tüketmiş ve kaçınılmaz bir çözülme sürecine girmiş tarihsel bir form olarak ele alıyordu. Spengler’e göre Batı, evrensel bir ilerleme modeli değil; tıpkı diğer medeniyetler gibi doğan, gelişen ve çöken sınırlı bir uygarlıktı. Benzer biçimde Arnold Toynbee’den Paul Valéry’ye kadar pek çok Batılı düşünür, Batı’nın krizini geçici bir sapma değil, yapısal bir yorgunluk olarak yorumladı. Dolayısıyla bugün “Batı krizde mi?” sorusu sorulurken, aslında yüzyılı aşan bir entelektüel tartışmanın devamı içinde olduğumuz unutulmamalıdır.

Benzer şekilde, son yıllarda Batı düşüncesi ve siyaseti üzerine yapılan tartışmalar, bu kavramın artık yekpare bir anlam taşımadığını açık biçimde ortaya koyuyor. “Batı” denildiğinde neyin kastedildiği giderek belirsizleşiyor. Avrupa Birliği mi? Amerika Birleşik Devletleri mi? Liberal demokrasi mi, yoksa yalnızca güç ilişkileriyle şekillenen bir jeopolitik blok mu? Bu belirsizlik, aslında modern Batı algısının ciddi bir kriz içinde olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar evrensel olduğu iddia edilen normlar, bugün yalnızca belirli çıkar alanlarında hatırlanıyor.

AVRUPA’NIN KRİZİ

Bugün Avrupa’ya baktığımızda, Batı’nın ahlaki ve siyasi merkez olma iddiasının bir hayli sorgulandığını görüyoruz. Ukrayna savaşı, Gazze krizi, göçmenler ve yükselen aşırı sağ Avrupa’nın evrensel değerler söylemi ile reel siyaseti arasındaki derin çelişkileri açığa çıkardı. İnsan hakları, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi kavramlar artık evrensel ilkeler olarak değil, çoğu zaman seçici ve araçsal normlar olarak işletiliyor. Bu ilkelerin ne kadar tutarsızca savunulduğunun son örneğini İsrail’in Gazze’deki soykırımında tüm dünya müşahede etti. Hatta Ukrayna krizine yaklaşım ve göç meselesindeki farklılıkların da izhar ettiği gibi, Avrupa’nın değerler söylemi, artık çoğu zaman kendi sınırlarında bile tutarlılığını koruyamıyor.

Aynı Avrupa, bir yandan liberal değerlerin hamiliğine soyunurken, diğer yandan Müslümanlara ve göçmenlere karşı sertleşen politikalarla kendi içindeki çoğulculuğu daraltıyor. Aşırı sağ hareketlerin yükselişi, yalnızca siyasi bir dalgalanma değil Avrupa’nın uzun süredir bastırdığı kimlik krizinin dışavurumudur. Bu tablo, Batı’nın yalnızca bir “değerler topluluğu” değil, esasen tarihsel koşullarda üretilmiş ve güç dengeleriyle ayakta duran bir siyasal tahayyül olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Unutmamak gerekir ki, modern Batı fikri, Aydınlanma, sanayileşme ve sömürgecilik süreçleriyle birlikte inşa edildi. Bugün ise bu tarihsel zemin ciddi biçimde aşınmış durumda. Ekonomik durgunluk, demografik kriz ve siyasal parçalanma, Avrupa’yı norm koyucu bir merkez olmaktan uzaklaştırıyor. Avrupa artık dünyaya yol gösteren değil, kendi geleceğini tartışan bir kıta görünümünde.

BATI’DAN HİMMET BEKLEMEK

Bu dönüşümün Türkiye’de yeterince fark edilmediğini gösteren güncel örnekler de mevcut. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Brüksel’de Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile görüşememesi üzerine dile getirdiği tepki, bu açıdan dikkat çekicidir. “Beş dakika bile görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil” ifadesi, yalnızca diplomatik bir sitem değil; Batı’dan hâlâ bir tür siyasi ilgi, temas ve onay beklendiğini de ele vermektedir.

Oysa burada asıl sorulması gereken soru şudur: Avrupa bugün Türkiye’deki muhalefeti neden öncelemek zorunda olsun? Kendi iç krizleriyle boğuşan, jeopolitik önceliklerini sert güvenlik ekseninde yeniden belirleyen bir Avrupa’dan, Türkiye iç siyasetine dönük özel bir hassasiyet beklemek ne kadar gerçekçidir? Bu tür hayal kırıklıkları, Batı’nın değişen konumundan ziyade, Türkiye’de Batı algısının güncellenememiş olmasının sonucudur.

Ne var ki Türkiye’deki muhalif çevrelerin önemli bir kısmı bu dönüşümü hâlâ yeterince idrak edebilmiş değil. Batı’ya bakış, çoğu zaman güncel gerçeklikten ziyade 1990’ların ya da erken 2000’lerin hayali Batı tasavvuruna dayanıyor. Avrupa Birliği hâlâ “demokratikleşmenin motoru”, ABD hâlâ “özgür dünyanın lideri” olarak görülüyor. Türkiye’nin iç siyasi meselelerinde çözümün Batı’dan geleceğine dair örtük bir beklenti canlılığını koruyor.

Bu beklenti, yalnızca siyasi değil, zihinsel bir bağımlılığı da ele veriyor. Batı’dan “himmet” beklemek, Türkiye’nin kendi toplumsal ve siyasal dinamiklerini ikincilleştirmek anlamına geliyor. Oysa Batı bugün ne Türkiye’ye rehberlik edecek ahlaki bir üstünlüğe ne de kendi içinde tutarlı bir demokrasi modeline sahip.

MERKEZSİZ DÜNYA

Asıl sorun, Batı’nın değişmesi değil; Türkiye’de bazı çevrelerin Batı’nın değiştiğini kabul etmekte zorlanmasıdır. Bu gecikmiş fark ediş, muhalefetin siyasal diline de yansıyor. Türkiye’deki demokratik talepler, hâlâ Batı’nın onayına endeksli bir meşruiyet arayışıyla dile getiriliyor.

Batı idealinin çözülmesi ya da Avrupa’nın yaşadığı krizler, Türkiye için bir felaket değil. Tam tersine belki de Türkiye’nin zihnen ve siyaseten kendi rotasını belirlemesine ve Avrupa ile daha “medenî” ilişkiler geliştirmesine imkân verebilir. Bu durum, Türkiye’nin kendi modernleşme tecrübesini yeniden düşünmesi, kendi demokrasi dilini kurması ve siyaseti dış beklentilerden arındırması için de yeni bir döneme işaret etmektedir. Sonuç olarak, Batı ve özellikle Batı’nın temsil ettiği siyasî normlar miadını doldurmadı belki; ama eski anlamını çoktan yitirdi. Asıl mesele, Türkiye’de bu gerçeği görmeye ne kadar hazır olduğumuzdur. Batı’dan medet uman bir siyasal tahayyül yerine, kendi tarihine, toplumuna ve siyasal kapasitesine güvenen bir perspektif geliştirilmedikçe, birtakım çevreler için Türkiye, yalnızca Batı’nın değil, kendi geçmişinin de gölgesinde kalmaya devam edecektir.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:146
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İKSV Genç Sanatçı Fonu na 310 Sterlin destek

13 Ekim 2026 01:08see213

SpaceX in canlı yayınında gizemli cisim: Önce kameraya takıldı, sonra kayboldu

13 Ekim 2026 01:34see210

Ankara kapalı yollar listesi: 13 Ekim Ankara’da hangi yollar, saat kaça kadar kapalı?

13 Ekim 2026 01:45see204

Trump ın en büyük bağışçısı bir kez daha Elon Musk oldu: Para musluklarını açtı

13 Ekim 2026 01:18see202

Doğu Kudüs te ruhsat engeli iki Filistinli aileyi evlerini elleriyle yıkmaya zorladı

13 Ekim 2026 00:56see202

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi nden Nuri Sesigüzel e anlamlı vefa

13 Ekim 2026 00:41see200

Parti yeni olsa da zihniyet aynı dedirten hareket! CHP’nin bankadaki parasını götürdüler

13 Ekim 2026 03:01see188

Somalili Sagal Abdi Wali den tarihi başarı! İngiltere de Kur an ı Kerim ile yemin etti

13 Ekim 2026 01:17see186

Dubai’de idam cezasıyla karşı karşıya kalan fenomenin ailesi endişeli: Duruşma ertelendi, telefon görüşmeleri kısıtlandı

13 Ekim 2026 01:07see184

Hürmüz Boğazı’nda 4 ticari gemiye saldırı

13 Ekim 2026 03:38see181

Kahramanmaraş ta iki kardeşin silahlı saldırısında 2 yaralı

13 Ekim 2026 01:13see175

Meğer Soylu, ne demokrat adammış! Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 05:02see160

Trump, Rusya Ukrayna enerji ateşkesi anlaşmasını her iki tarafın da ihlal ettiğini savundu

13 Ekim 2026 01:00see159

KPSS Ortaöğretim sınav giriş belgesi yayınlandı mı? 2026 KPSS giriş belgesi/yerleri nasıl sorgulanır?

13 Ekim 2026 00:49see158

Trump, Husilerin Suudi Arabistan saldırıları için yanlış işler yapıyorlar dedi

13 Ekim 2026 01:01see156

Paşinyan dan sert mesaj! İlişkilerimiz artık eskisi gibi olamaz

13 Ekim 2026 04:19see156

Sağlık sorunu nedeniyle Ankara ziyareti ertelendi Son dakika haberleri

13 Ekim 2026 01:13see155

Hani nerede adalet ve eşitlik? Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 05:02see155

Muhittin Palazoğlu, Byzag ödemesini baskı ve irtikap olarak niteledi

13 Ekim 2026 02:03see154

Efe Mandıracı: Bu kupayı camiamıza, taraftarımıza armağan ediyoruz

13 Ekim 2026 00:54see147
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları