Ankara24.com
close
up
Menu

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

‘Hakan trajik bir kral’

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

“Merkez” dağılırken Batı’yı yeniden düşünmek Düşünce Günlüğü Haberleri

“Merkez” dağılırken Batı’yı yeniden düşünmek Düşünce Günlüğü Haberleri

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Batı’dan “himmet” beklemek, Türkiye’nin kendi toplumsal ve siyasal dinamiklerini ikincilleştirmek anlamına geliyor. Oysa Batı bugün ne Türkiye’ye rehberlik edecek ahlaki bir üstünlüğe ne de kendi içinde tutarlı bir demokrasi modeline sahip.

Dr. Yunus Şahbaz / Kırıkkale Üniversitesi

İlk etapta bir kara parçası, coğrafi bir yapı gibi düşünülse de uzun yıllar boyunca “Batı” yalnızca bir coğrafyayı değil; bir değerler bütününü, bir siyasi ufku ve hatta bir kurtuluş tahayyülünü temsil etti. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve refah toplumu gibi kavramlar Batı ile özdeşleştirildi. Batı, modern dünyanın ve bu dünyanın temsil ettiği kuralların hem banisi hem de norm koyucu merkezi olarak kabul edildi. Türkiye özelinde ise, modernleşme sürecinden itibaren, özellikle muhalif çevreler için Batı, yalnızca bir dış referans değil, aynı zamanda bir meşruiyet kaynağıydı. Batı’ya yakınlık, ilericilikle; Batı’dan uzaklaşmak ise toplumsal tahayyülde gericilikle, siyasal düzlemde ise otoriterlikle eş tutuldu. Ne var ki bugün de hâlâ geçerli olan esas soru şudur: Batı, nedir ve neresidir?

Bu noktada hatırlatmak gerekir ki Batı’nın ne olduğu ve nereye gittiği tartışması yeni değildir. 20. yüzyılın başında Oswald Spengler, Batı’nın Çöküşü adlı klasikleşen ve bir dönem Türkiye’de de çok popüler olan çalışmasında Batı medeniyetini yükselişini tamamlamış, yaratıcılığını tüketmiş ve kaçınılmaz bir çözülme sürecine girmiş tarihsel bir form olarak ele alıyordu. Spengler’e göre Batı, evrensel bir ilerleme modeli değil; tıpkı diğer medeniyetler gibi doğan, gelişen ve çöken sınırlı bir uygarlıktı. Benzer biçimde Arnold Toynbee’den Paul Valéry’ye kadar pek çok Batılı düşünür, Batı’nın krizini geçici bir sapma değil, yapısal bir yorgunluk olarak yorumladı. Dolayısıyla bugün “Batı krizde mi?” sorusu sorulurken, aslında yüzyılı aşan bir entelektüel tartışmanın devamı içinde olduğumuz unutulmamalıdır.

Benzer şekilde, son yıllarda Batı düşüncesi ve siyaseti üzerine yapılan tartışmalar, bu kavramın artık yekpare bir anlam taşımadığını açık biçimde ortaya koyuyor. “Batı” denildiğinde neyin kastedildiği giderek belirsizleşiyor. Avrupa Birliği mi? Amerika Birleşik Devletleri mi? Liberal demokrasi mi, yoksa yalnızca güç ilişkileriyle şekillenen bir jeopolitik blok mu? Bu belirsizlik, aslında modern Batı algısının ciddi bir kriz içinde olduğunu gösteriyor. Bir zamanlar evrensel olduğu iddia edilen normlar, bugün yalnızca belirli çıkar alanlarında hatırlanıyor.

AVRUPA’NIN KRİZİ

Bugün Avrupa’ya baktığımızda, Batı’nın ahlaki ve siyasi merkez olma iddiasının bir hayli sorgulandığını görüyoruz. Ukrayna savaşı, Gazze krizi, göçmenler ve yükselen aşırı sağ Avrupa’nın evrensel değerler söylemi ile reel siyaseti arasındaki derin çelişkileri açığa çıkardı. İnsan hakları, ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü gibi kavramlar artık evrensel ilkeler olarak değil, çoğu zaman seçici ve araçsal normlar olarak işletiliyor. Bu ilkelerin ne kadar tutarsızca savunulduğunun son örneğini İsrail’in Gazze’deki soykırımında tüm dünya müşahede etti. Hatta Ukrayna krizine yaklaşım ve göç meselesindeki farklılıkların da izhar ettiği gibi, Avrupa’nın değerler söylemi, artık çoğu zaman kendi sınırlarında bile tutarlılığını koruyamıyor.

Aynı Avrupa, bir yandan liberal değerlerin hamiliğine soyunurken, diğer yandan Müslümanlara ve göçmenlere karşı sertleşen politikalarla kendi içindeki çoğulculuğu daraltıyor. Aşırı sağ hareketlerin yükselişi, yalnızca siyasi bir dalgalanma değil Avrupa’nın uzun süredir bastırdığı kimlik krizinin dışavurumudur. Bu tablo, Batı’nın yalnızca bir “değerler topluluğu” değil, esasen tarihsel koşullarda üretilmiş ve güç dengeleriyle ayakta duran bir siyasal tahayyül olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Unutmamak gerekir ki, modern Batı fikri, Aydınlanma, sanayileşme ve sömürgecilik süreçleriyle birlikte inşa edildi. Bugün ise bu tarihsel zemin ciddi biçimde aşınmış durumda. Ekonomik durgunluk, demografik kriz ve siyasal parçalanma, Avrupa’yı norm koyucu bir merkez olmaktan uzaklaştırıyor. Avrupa artık dünyaya yol gösteren değil, kendi geleceğini tartışan bir kıta görünümünde.

BATI’DAN HİMMET BEKLEMEK

Bu dönüşümün Türkiye’de yeterince fark edilmediğini gösteren güncel örnekler de mevcut. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Brüksel’de Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile görüşememesi üzerine dile getirdiği tepki, bu açıdan dikkat çekicidir. “Beş dakika bile görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil” ifadesi, yalnızca diplomatik bir sitem değil; Batı’dan hâlâ bir tür siyasi ilgi, temas ve onay beklendiğini de ele vermektedir.

Oysa burada asıl sorulması gereken soru şudur: Avrupa bugün Türkiye’deki muhalefeti neden öncelemek zorunda olsun? Kendi iç krizleriyle boğuşan, jeopolitik önceliklerini sert güvenlik ekseninde yeniden belirleyen bir Avrupa’dan, Türkiye iç siyasetine dönük özel bir hassasiyet beklemek ne kadar gerçekçidir? Bu tür hayal kırıklıkları, Batı’nın değişen konumundan ziyade, Türkiye’de Batı algısının güncellenememiş olmasının sonucudur.

Ne var ki Türkiye’deki muhalif çevrelerin önemli bir kısmı bu dönüşümü hâlâ yeterince idrak edebilmiş değil. Batı’ya bakış, çoğu zaman güncel gerçeklikten ziyade 1990’ların ya da erken 2000’lerin hayali Batı tasavvuruna dayanıyor. Avrupa Birliği hâlâ “demokratikleşmenin motoru”, ABD hâlâ “özgür dünyanın lideri” olarak görülüyor. Türkiye’nin iç siyasi meselelerinde çözümün Batı’dan geleceğine dair örtük bir beklenti canlılığını koruyor.

Bu beklenti, yalnızca siyasi değil, zihinsel bir bağımlılığı da ele veriyor. Batı’dan “himmet” beklemek, Türkiye’nin kendi toplumsal ve siyasal dinamiklerini ikincilleştirmek anlamına geliyor. Oysa Batı bugün ne Türkiye’ye rehberlik edecek ahlaki bir üstünlüğe ne de kendi içinde tutarlı bir demokrasi modeline sahip.

MERKEZSİZ DÜNYA

Asıl sorun, Batı’nın değişmesi değil; Türkiye’de bazı çevrelerin Batı’nın değiştiğini kabul etmekte zorlanmasıdır. Bu gecikmiş fark ediş, muhalefetin siyasal diline de yansıyor. Türkiye’deki demokratik talepler, hâlâ Batı’nın onayına endeksli bir meşruiyet arayışıyla dile getiriliyor.

Batı idealinin çözülmesi ya da Avrupa’nın yaşadığı krizler, Türkiye için bir felaket değil. Tam tersine belki de Türkiye’nin zihnen ve siyaseten kendi rotasını belirlemesine ve Avrupa ile daha “medenî” ilişkiler geliştirmesine imkân verebilir. Bu durum, Türkiye’nin kendi modernleşme tecrübesini yeniden düşünmesi, kendi demokrasi dilini kurması ve siyaseti dış beklentilerden arındırması için de yeni bir döneme işaret etmektedir. Sonuç olarak, Batı ve özellikle Batı’nın temsil ettiği siyasî normlar miadını doldurmadı belki; ama eski anlamını çoktan yitirdi. Asıl mesele, Türkiye’de bu gerçeği görmeye ne kadar hazır olduğumuzdur. Batı’dan medet uman bir siyasal tahayyül yerine, kendi tarihine, toplumuna ve siyasal kapasitesine güvenen bir perspektif geliştirilmedikçe, birtakım çevreler için Türkiye, yalnızca Batı’nın değil, kendi geçmişinin de gölgesinde kalmaya devam edecektir.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:115
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

30 Mayıs 2026 00:37see150

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

30 Mayıs 2026 00:20see146

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

30 Mayıs 2026 00:52see146

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

29 Mayıs 2026 16:11see144

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

29 Mayıs 2026 14:32see141

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

29 Mayıs 2026 17:44see138

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

29 Mayıs 2026 17:18see136

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

29 Mayıs 2026 14:36see135

Meğer çözümü manavdaymış: Bu meyveleri yiyen uyku problemi yaşamıyor Sözcü Gazetesi

29 Mayıs 2026 11:41see135

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

29 Mayıs 2026 21:58see134

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

30 Mayıs 2026 16:30see133

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 05:02see133

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see133

‘Değerlere saldırmak alışkanlıkları’

29 Mayıs 2026 10:44see132

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see132

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

29 Mayıs 2026 13:04see132

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

30 Mayıs 2026 04:05see132

‘Hakan trajik bir kral’

29 Mayıs 2026 11:38see131

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

30 Mayıs 2026 17:52see130

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 00:07see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları