Ankara24.com
close
up
Liberal elitlerin gerçek yüzü

Liberal elitlerin gerçek yüzü

Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Liberal elitler her zaman ikiyüzlü politika sergilediler. İfade özgürlüğü söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayanlar, iş kendilerine dokununca fikir despotlarına dönüştüler

Liberalizm çok şey vaat eden bir anlayış. Ama gerçek hayatta bu vaatlerin çok azını gerçeğe dönüştürebiliyor. İktisat kitaplarının birçoğu, gelişmiş ülkelerin liberal politikalar sayesinde refaha kavuştuklarını iddia eder. Oysa tarihsel gerçekler bundan farklıdır. Devletin etkin müdahalelerinin ekonomik büyümeye en az özel sektörün cesareti ve yenilikçi ruhu kadar etkisi vardır. İngiltere ve ABD gibi liberalizmin kalesi olarak görülen ülkelerde bile devletin ekonomik dokunuşlarının izlerine rastlamak mümkündür.
1980'lerin hemen başında Ronald Reagan ve Margaret Thatcher, liberalizmin yeni bir biçim kazanmasına önayak oldu. Neoliberalizm de refah ve özgürlük artışı vadetti. Ancak sonuç yine büyük ölçüde hüsran oldu. 1980'de dünyanın en yoksul ülkesinde kişi başına düşen gelir, ABD'deki seviyenin yüzde 0.248'ine denk geliyordu. Bugün bu oran yüzde 0.251 seviyesinde. Ne ilerleme ama! 1980'de dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesiminin küresel gelirden aldığı pay yüzde 16.8'di. Eşitsizlik günümüzde daha da yüksek. Kaymak tabakanın payı yüzde 20.6 civarında.
Gelişmekte olan ülkeler, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların dayatmasıyla ani bir liberalleşme ve küreselleşme sürecine zorlandı. Bu şok terapisi, ekonomileri kırılganlaştırdı. Gelişmekte olan ülkeler, 1990'lı yıllarda finansal krizlerin girdabında savruldular.


NEOLİBERALİZM DUVARA TOSLADI
NEOLİBERAL politikalar, gelişmiş ülkelerde sıradan vatandaşların da işine yaramadı. Eğitim, sağlık ve sosyal harcamaların yanı sıra sanayi ve altyapı gibi kritik alanları ihmal eden neoliberalizm, sadece işsizlik ve eşitsizliği artırmakla kalmadı, finans dünyası ile reel ekonomi arasındaki bağı da kopardı.
ABD'de iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda şirket, ekonomiye ve siyasete egemen oldu. Ekonomik büyümenin nimetlerinden beyaz yakalı kesim yararlandı. Basın, sanat, edebiyat ve üniversite çevrelerinde seçkin bir zümre, neoliberalizmi allayıp pullamak için yoğun bir çaba harcarken kendi şöhretini ve servetini artırmayı da ihmal etmedi.
Neoliberalizm böyle bir patikada ilerlerken 2008'de duvara tosladı. Küresel finans krizi, neoliberalizmin tüm parıltısını söndürdü. Kriz sonrası artan sosyal tansiyon ve güvensizlik duygusu, siyasi kırılmaları da beraberinde getirdi. Batı'nın liberal demokrasisi su almaya başladı. Siyasi kutuplaşma arttı. Merkez partiler ve liderler kaybederken, siyasi yelpazenin aşırı uçlarındaki partiler oy oranlarını artırmaya başladı. Göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve aşırı sağ Batı'da mevzi kazandı.


THE ECONOMİST ŞAŞIRTMADI
ŞİMDİ tüm bunları bu hafta neden anlattığıma geleyim. Bu hafta Türkiye'de ve dünyada ekonomik veri takvimi oldukça boştu. Bu sakinliğinin de etkisiyle The Economist'te yer alan bir yazı sosyal medyada gündem oldu.
The Economist, Nobel iktisat ödülü sahibi Daron Acemoğlu'nun kariyeri hakkında karalamaya kaçan bir yazı yayınlandı. Bu yazı durduk yerde çıkmadı. Acemoğlu'nun "Hangi Liberal Demokrasi" başlıklı yeni kitabı geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Acemoğlu, bu kitabında yukarıda kısaca özetlediğim yapının aslında liberalizmi esir alıp onu sadece elit bir zümrenin çıkarlarına hizmet edecek bir kimliğe soktuğunu ve bu eğilimin iktisadi ve siyasi eşitsizliklere neden olarak liberal demokrasinin altını oyduğunu iddia ediyor. Acemoğlu, liberal demokrasinin kurtuluşunun işçi sınıfını önceleyen, yapay zekâ gibi teknolojik dönüşümleri daha istihdam dostu hâle getirmeyi amaçlayan ve ekonomik büyümeyi tabana yaymayı hedefleyen politikalarda olduğunu iddia ediyor.
Acemoğlu, akademik kariyerinin önemli bir bölümünde aslında liberal kanatta duran bir iktisatçıydı. "Ulusların Düşüşü" kitabı, kurumların kalitesinin ve kapsayıcılığının ekonomik büyüme açısından taşıdığı önemi ortaya koyması bakımından kıymetli bir eser olsa da liberal kurumları fazlaca yüceltiyordu. Hatta Batı'nın liberal demokrasisini yıkılmaz bir kale gibi görüyordu. Fakat Acemoğlu'nun görüşlerinin "Dar Koridor" başlıklı kitabından bu yana değişmeye başladığını söyleyebilirim. Liberal anlayıştan sosyal demokrasiye doğru bir kayış yaşıyor.
Amacım, Acemoğlu'nu savunmak değil. Kendisi, akademik çalışkanlığı ve iktisat literatürüne yaptığı katkılardan dolayı saygı duyduğum bir iktisatçı. Bazı görüş ve tutumlarına ise katılmam. Örneğin, Türkiye üzerine yaptığı analizleri sığ ve tek taraflı bulurum. Bunun yanı sıra, ekonomik büyüme yolunda kurumların önemine vurgu yaparken uluslararası güç mücadelesinin kurumlar üzerindeki etkisini görmezden gelmesini büyük bir eksiklik olarak görüyorum.
Bu yazıda asıl vurgulamak istediğim, The Economist özelinde liberal elitlerin iki yüzlülüğüdür. The Economist, kendi mahallesine yakın bulduğu birinin görüşlerinin değişmesine sinirlenmiş görünüyor. İfade özgürlüğü söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayanlar, iş kendilerine dokununca fikir despotlarına dönüşebiliyor. Lafım, liberalizme içtenlikle inananlara değil; kendi zihin dünyasını evrensel geçerliliği olan fikirlermiş gibi dayatmaya çalışan liberal elitlere. The Economist'in Türkiye ile ilgili yayınladığı her analizi mutlak doğruymuş gibi algılayanlar, umarım şimdi bu iki yüzlülüğün az da olsa farkına varmışlardır.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:66
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Ağustos 2026 07:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fransa, 15 dakikada Belçika yı dağıttı Sözcü Gazetesi

06 Ekim 2026 00:51see194

Ümit Milli Takım, Macaristan ile berabere kaldı!

07 Ekim 2026 00:41see179

Trump tan İran mesajı: Bu işi bitirmemiz gerekiyor

07 Ekim 2026 00:58see178

Birlikte alkol aldığı arkadaşını bıçakladı

07 Ekim 2026 01:21see178

Eyüpsultan Belediye Başkanı Özmen in de aralarında bulunduğu 13 şüpheli tutuklandı

06 Ekim 2026 04:19see174

İdam edildikten sonra hayatta kalan kadının bilinci açıldı Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:54see173

Dünyanın en soğuk kıtasında sadece ikisi çiçek açabiliyor Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 00:24see172

İngiltere 3 golle kazandı! Kane 36 yıllık rekoru kırdı

07 Ekim 2026 00:06see170

BM, Batı Şeria da zeytin hasadı sezonunda saldırıların arttığı uyarısında bulundu

06 Ekim 2026 00:03see169

Futbolun efsanesi Messi veda ediyor! Milli formayı son kez giydi

07 Ekim 2026 04:20see167

Bir gün önce nişanlanan çift kazada hayatını kaybetti

07 Ekim 2026 02:55see166

ORGANİZASYON HİZMETİ ALINACAKTIR

07 Ekim 2026 00:13see163

Derin Mermerci bunu beklemiyordu! Boğaz daki yalısına vapur çarptı

07 Ekim 2026 00:47see163

İngiltere den 7 yiyen Hırvatistan, İspanya ya son anlarda mat oldu

07 Ekim 2026 00:07see163

AK Parti li Zengin: Görüntüyü çeken ve paylaşanlar yaptırımla karşılaşacaktır

07 Ekim 2026 00:49see163

Üsküdar da yolcu vapuru yalıya çarptı

07 Ekim 2026 00:47see161

Rusya’daki salgın alarmı sonrası Trump’tan kritik hamle Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 01:14see158

Fon soruşturmasında dev virman tablosu! Toplam transfer miktarı 3 milyar TL’yi aştı

05 Ekim 2026 19:16see157

Cristiano Ronaldo milli takımı bırakmadığını duyurdu!

07 Ekim 2026 00:13see156

“Ülkede aslında Türk sorunu var!” Sözcü Gazetesi

07 Ekim 2026 05:02see150
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları