Ankara24.com
close
up
Münih Güvenlik Raporu’nda küresel liberal düzenin geleceği Kadir Üstün

Münih Güvenlik Raporu’nda küresel liberal düzenin geleceği Kadir Üstün

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Münih Güvenlik Forumu’nun yayınladığı 2026 Raporu, liberal uluslararası sistemin ABD’nin takip ettiği düzen yıkıcı politikanın hedefi haline geldiğini belirterek Amerika dışındaki paydaşların önündeki opsiyonları değerlendiriyor. Raporda, Davos Zirvesi’nde liberal düzenin sonunun geldiğini ilan eden Kanada Başbakanı Carney’nin yankı getiren konuşmasına benzer şekilde, Amerika’nın liderliğine karşı azalan güvenin altı çiziliyor. Trump yönetiminin politikalarının yarattığı belirsizlik ortamı, bir

Münih Güvenlik Forumu’nun yayınladığı 2026 Raporu, liberal uluslararası sistemin ABD’nin takip ettiği düzen yıkıcı politikanın hedefi haline geldiğini belirterek Amerika dışındaki paydaşların önündeki opsiyonları değerlendiriyor. Raporda, Davos Zirvesi’nde liberal düzenin sonunun geldiğini ilan eden Kanada Başbakanı Carney’nin yankı getiren konuşmasına benzer şekilde, Amerika’nın liderliğine karşı azalan güvenin altı çiziliyor. Trump yönetiminin politikalarının yarattığı belirsizlik ortamı, bir yandan Washington’ın sadece pazarlık yaptığı bir yandan da gerçekten sistemin liderliğinden çekildiği izlenimi veriyor. Bu ikilem, Avrupa’yı Rus saldırganlığıyla Amerikan ikircikliği arasında bırakarak askeri, stratejik ve endüstriyel adaptasyona zorluyor. Küresel ticaretin artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkıp büyük güç mücadelesinin bir aracı haline geldiğini vurgulayan rapor, sistemin ani çöküşünden ziyade kademeli olarak aşınacağı ve bölgesel parçalanmaların artacağı gibi öngörülerde bulunuyor.

AMERİKAN ‘YIKICILIĞI’

Amerika’nın 1945 sonrası inşa ettiği liberal düzen çok uluslu karar alma, serbest pazar ekonomisi, liberal ticaret, demokrasi ve uluslararası hukukun üstünlüğü gibi temellere dayanıyordu. Küresel liberal düzenin uluslararası çatışma ve savaşlardaki etkisizliği, gelir eşitsizliğini artırması, kapital ve emeği küreselleştirerek yerel endüstriyi zayıflatması, ani göç şoklarının yönetilememesi ve güçlü devletlerin hukuksuzlukları gibi sebeplerle aşındığı ortada. Bu negatif algının sadece Amerikan halkı tarafından değil Batı kamuoyunun genelinde karşılık bulduğunu biliyoruz. Bu düzene karşı oluşan hoşnutsuzluğun Batı genelinde hem sağ hem de sol uç partileri ve söylemleri güçlendirmesi tepkinin büyüklüğüne işaret ediyor.

Trump’ın ikinci kez seçilmesi de aslında sisteme inançsızlığın ve aynı zamanda aşırı sağ muhafazakarlığın yükselişinin bir ifadesi olarak okunabilir. Trump yönetiminin ikinci döneminde uluslararası liberal düzene adeta savaş açarak ulusalcı ve ekonomik korumacı bir politikayı benimsediğini söyleyebiliriz. Sistemi kuran Amerikan siyasetinin sisteme en karşıt siyasi oluşum tarafından yönetilmeye başlanması, küresel düzene karşı da reformist değil yıkıcı bir yaklaşımın öne çıkmasını sağladı. Trump’ın lider merkezli siyaset anlayışıyla birlikte klasik düzenin liberal ilkelerini yerle bir etmek isteyen politikaları, Avrupa’nın Amerikan güvenlik şemsiyesi altında kurulan kurumlarını tehdit eder hale geldi. Amerika’nın mevcut düzeni yıkarken yerine tam olarak ne ikame etmek istediği ise belirsizliğini koruyor.

AVRUPA’NIN OPSİYONLARI

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişiminin Avrupa’nın önündeki en ciddi meydan okuma olmasına rağmen asıl büyük kırılma Amerikan güvenlik şemsiyesinin net bir koruma sağlamadığının görülmesi oldu. ABD’nin Avrupa’yı korumaktan vazgeçtiğini söylemek mümkün olmasa da gerek Ukrayna politikası gerekse NATO’yla yük paylaşımı konusundaki baskıları, bu korumanın en azından bazı şartlara bağlı olacağını gösteriyor. Özellikle Trump yönetimi döneminde Avrupa’nın Rusya veya başka bir tehdide karşı korunması gerekirse, Washington’ın Avrupa’ya bazı şartlar öne süreceğini tahmin etmek zor değil. Ancak bu şartların belirli olmaması ve Trump’la pazarlığa bağlı olacak olması öngörülebilirliği imkânsız kılan bir etki yaratıyor.

Bu durumda Washington’ın nasıl bir düzen istediği ve Avrupa’yı koruyup korumayacağı Trump’ın tercihlerine kalmış görünüyor. Avrupa bu denklemde ya stratejik otonomi sağlamak için güvenlik mimarisini yeniden şekillendirecek büyük yatırımlara girişmek zorunda ya da Amerika’nın liderliğinin zayıfladığı bir senaryoda büyük güçler mücadelesi ve pazarlıklarının alıcısı konumuna gerileyecek. Transatlantik ittifak içerisinde ABD’nin şeklen de olsa ortağı gibi görünen bir karar alma mekanizmasının içindeyken, ABD’yle Rusya ve Çin arasındaki büyük pazarlıkların dışında kalmak Avrupa için ciddi bir stratejik gerileme anlamına gelir. Bu senaryonun çok net bir örneği Trump yönetiminin Ukrayna konusunda Avrupalıları müzakere dışında bırakan politikasında görülmüştü.

Amerika’nın düzen yıkmayla meşgul olduğu ancak yeni düzenin ne olacağının belirsizliğini koruduğu bu ortamda büyük güç mücadelesinin asli hale geldiği, bölgesel aktörlerin kapasite artırma çabasının silahlanma yarışını artırdığı, nükleer ve toplu imha silahlarına sahip olmanın öneminin arttığı, dış yardımların azalmasıyla insani krizlerin derinleştiği, orta güçlerin dengeleme politikalarına yöneldiği bir gelecek bizi bekliyor. Eski düzene karşı hayli saldırgan bir politika izleyen Washington’ın uzun zamandır kapsayıcı bir stratejik perspektif üretemediğini ve bu noktaya sadece Trump’la gelinmediğini de unutmamak gerekiyor. Amerika’nın büyük strateji üretme konusundaki başarısızlığı, Avrupa’nın güvenlik işlerini Washington’a havale etme konforunun yarattığı kurumsal zafiyet ve Rusya ile Çin’in de uluslararası sistemi kendi lehlerine revize etme çabaları küresel sistem krizini ortaya döken bir ‘mükemmel fırtına’ yarattı.

Münih Güvenlik Raporu’nda küresel liberal düzenin mevcut krizine ilişkin çok doğru tespitler var ancak düzenin geleceğine ilişkin kapsamlı bir perspektif sunulabildiğini söylemek mümkün değil. Amerikan yıkıcılığının, Avrupa’nın kapasite ve kararsızlık sorunlarının, Rusya’nın saldırganlığının ve Çin’in yükselişinin doğuracağı riskler ortaya koyulsa da ‘kurallara dayalı’ küresel düzenin yerine nasıl bir düzen konmalı sorusunun cevabı yok. Hala bu düzenin tamir edilmesinin mümkün olduğuna yapılan atıflar ise dönüştürücü radikal adımlar yerine kademeli reformun tercih edildiği izlenimini doğuruyor. Böyle bir yaklaşımın küresel liberal düzene karşı oluşan tepkiyi ve inançsızlığı hafife aldığını ve daha normatif bir stratejik bir vizyon ortaya koymayı adeta unuttuğunu söyleyebiliriz.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:105
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Şubat 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Belçika da Nathan Ngoy: Skor 3 0 ve en önemlisi bu!

03 Ekim 2026 00:30see211

Özdağ dan Fatma Betül Sayan Kaya ya “163 milyon sorusu: Bu parayı nerden buldunuz?

03 Ekim 2026 00:58see208

TBB Başkanı Çakar dan fon soruşturması açıklaması

03 Ekim 2026 00:40see199

Trump: İran meselesi çözülürse petrol fiyatları düşecek

03 Ekim 2026 00:00see198

Yıllardır beklemişlerdi! ABD den Tayvan a kritik F 16 teslimatı

03 Ekim 2026 04:19see196

212 Photography Istanbul kapsamında Pera Müzesi’nde üç ücretsiz etkinlik

03 Ekim 2026 00:06see195

Satıcının Ölümü 3 temsille sahnede

03 Ekim 2026 00:12see195

Cezalı duruma düştü! Arda Güler den kötü haber Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Ekim 2026 00:02see192

Netanyahu nun seçim planı ifşa oldu! İsrail in eski lideri açıkladı! Adım adım savaşa

03 Ekim 2026 03:30see191

İDSO sezonu 9 ekimde açıyor

03 Ekim 2026 00:06see190

2026 nın en büyük darbesi: 3 milyon 800 bin TL’lik kaçak içki yakalandı

03 Ekim 2026 00:49see189

Bilinmezlikten girişimciliğe uzanan hayat öyküsü Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:31see184

Fransa ya İtalya freni! Puanları paylaştılar

03 Ekim 2026 00:14see182

Mark van Bommel: Türkiye elinden gelenin fazlasını yaptı!

03 Ekim 2026 01:13see181

Yasa dışı bahiste 33 tutuklama

03 Ekim 2026 01:04see176

619 gün geçti ama acımız geçmedi! Adalet nöbeti Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 05:40see174

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Çakar dan fon açıklaması Sözcü Gazetesi

03 Ekim 2026 00:22see167

Belçika da Romelu Lukaku dan Fenerbahçe sözleri!

03 Ekim 2026 00:44see166

Aziz Yıldırım 3 4 haftaya açılacak demişti! Lukaku ilk golünü Türkiye ye attı

03 Ekim 2026 00:06see165

Beyoğlu’nda hareketli saatler: Gece kulüplerine operasyon!

03 Ekim 2026 00:49see160
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları