İstanbul Barosu’ndan İBB Davası raporu: Hukuksuzluklar tek tek sıralandı
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
İstanbul Barosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik görülen ilişkin davanın ilk haftasının ardından yargılama sürecine dair bir dava izleme raporu hazırladı. Raporda, masumiyet karinesi başta olmak üzere çeşitli hukuki sorunlara dikkat çekildi.
Dört gün süren ve zaman zaman gerilimin yükseldiği ilk duruşma haftası tamamlanırken, davada 107 kişi tutuklu yargılanıyor ve toplam sanık sayısı 400’ü aşıyor. Yargılama, Silivri Cezaevi Kampüsü yanındaki duruşma salonunda yapılıyor. Duruşmalar sırasında yaşanan bazı uygulamalar ise tartışma konusu oldu. İstanbul Barosu, duruşmaları takip eden gözlemler doğrultusunda bir ön inceleme raporu hazırladığını duyurdu.
İBB Davası'nda basın krizi: Avukat Ersöz'den mahkemeye dilekçe
Baro tarafından yapılan açıklamada, ilk haftanın tamamlanmasının ardından duruşmalarda yapılan gözlemler temel alınarak adil yargılanma hakkı açısından sorunlu görülen uygulamalara ilişkin bir ön rapor oluşturulduğu belirtildi.
BARODAN DAVA İZLEME RAPORUBaronun açıklamasında, "Duruşmalara ilişkin gözlemlerde; mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, savunma hakkının etkin kullanımı, silahların eşitliği ilkesi, duruşmaların aleniyeti ve masumiyet karinesi bakımından değerlendirilmesi gereken çeşitli hususlar tespit edilmiştir" değerlendirmesi yapıldı.
Raporda masumiyet karinesiyle ilgili değerlendirmeler ise şöyle aktarıldı:
"Masumiyet karinesi, ceza yargılamasında bireylerin kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadıkça suçlu kabul edilemeyeceğini güvence altına alan temel bir ilkedir. Bu ilke hem uluslararası hem de ulusal hukukta güvence altına alınmış olup, yalnızca mahkeme kararlarında değil kamu otoritelerinin açıklamalarında ve yargılamanın yürütülüş biçiminde de gözetilmesi gerekir.
Duruşmalar sırasında yapılan gözlemlerde, yargılamanın cezaevi kampüsü içerisinde gerçekleştirilmesinin kamuoyu algısı bakımından tartışmalara yol açtığı değerlendirilmiştir.
Kamuoyunda geçmişte bazı davalarla özdeşleşmiş olan bu yerleşkede yürütülen yargılamanın, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan kişilerin suçluymuş gibi algılanmasına yol açabilecek bir atmosfer oluşturabileceği yönünde görüşler dile getirilmiştir.
Bu hususlar daha önce İstanbul Barosu tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurularda da gündeme getirilmiştir.
Savunma makamını temsil eden müdafilerin mesleki faaliyetleri ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik açıklamaları nedeniyle çeşitli suçlamalara konu edilmeleri de gözlemler sırasında dikkat çeken hususlar arasında yer almıştır. Bu tür uygulamaların yalnızca yargılanan kişilerin değil, müdafiliğini üstlenen avukatların da lekelenmeme hakkı ve mesleki faaliyetlerini serbestçe yerine getirme güvencesi bakımından tartışmalara yol açtığı değerlendirilmiştir.
Soruşturma sürecinde görev yapmış bazı kamu yetkililerinin dava hakkında kamuoyu önünde açıklamalarda bulunması ve bazı medya yayınlarında savunma görüşlerine yeterince yer verilmemesi de masumiyet karinesi bakımından eleştiri konusu olmuştur. Ayrıca duruşma salonundaki yoğun güvenlik önlemlerinin yargılamanın atmosferi üzerinde baskı yaratabileceği yönünde gözlemler kaydedilmiştir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın yürütülüş biçiminin masumiyet karinesinin korunması bakımından tartışmalı bazı unsurlar içerdiği görülmüştür."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:62
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Mart 2026 10:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















