Kazanan Türkiye olacak
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Kabine Toplantısı’nın ardından özetle şunları söyledi: “Türkiye’ye hizmet mücadelemizi yoğun bir mesaiyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurumlarımızla, bütün imkânlarımızla koşturuyoruz. Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin işbirlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü haline getirmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir vartayı atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye’nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk hız kesmeden devam ediyor. Şunu tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini temenni ederim; Bizim için insan siyasetimizin de icraatımızın da özüdür. Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır.
İSRAİL BÖLGEMİZİ İSTİKRARSIZLIĞA SÜRÜKLÜYOR
Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafya son yılların en sancılı günlerini yaşıyor. İsrail’in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleriyle bölgemizi istikrasızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını içe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail’in işgalleri, İsrail’in hukuksuz yerleşimleri, İsrail’in Gazze’de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını bölgenin tamamı ödemektedir.
EKONOMİMİZ DİMDİK AYAKTA
Bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle yalnızca petrol değil, küresel piyasalarda doğalgazdan gübreye, dizelden petrokimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah’a hamdolsun çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Bu süreçte üreticimizi, ihracatçımızı ve reel sektörümüzü de desteklemeyi ihmal etmiyoruz. Ekonomi yönetimimiz bir yandan orta vadeli programımızı hazırlarken diğer yandan Meclis’e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Türkiye’yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri dikkate alındığında terörün Türkiye’ye faturası 2.3 trilyon doların üzerindedir. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak. İnşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. Türk kadar Kürt de Arap da Laz da Çerkez de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır. Biz buna yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi gazi Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci, milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız. Bunu da her fırsatta vurguladığım gibi devletimizin nitelikleriyle aziz milletimizin değerlerine halel getirmeden yapacağız.”
YANGINLARA KARŞI 7/24 NÖBETTEYİZ
İklim krizinin olumsuz etkileri başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissediliyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. 5 sene önce Antalya ve Muğla’da yaşanan yangınları halen hatırlıyoruz. Devlet olarak hızlıca harekete geçtik. Yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Yanan alanların tamamı yeniden tohum ve fidanla buluştu. Orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi daha da güçlendirdik. 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bine aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bugünlerde 7-24 nöbetteyiz. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale’deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim. Açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112’yi arayalım.
KIBRIS’TA HER ADIMI TAKİP EDİYORUZ
Kıbrıs’taki mesele, iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz’deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres’in 16 yıl aradan sonra Ada’ya giden ilk genel sekreter olması kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Guterres’in barış çabalarına her daim destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir. Tabi bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Ada’da sükûnet, ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan, Kıbrıs’ı yeni askeri yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum; Türkiye tarih boyunca olduğu gibi 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türk’ü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Ad
Soyadı
E-Posta Adresi
Bülten SeçimleriGün Başlıyor
Gün Sonu
ETK Kuralları ve Bilgilendirme Metnikapsamında onay veriyorum.
Abone Ol
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Temmuz 2026 07:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















