Ankara24.com
close
up
İslam dönemi felsefesi (8) Ömer Türker

İslam dönemi felsefesi (8) Ömer Türker

Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Önceki yazılarda İslam dönemi felsefesinin üç temel özelliği bulunduğunu belirtmiş ve bunlardan ilk ikisini kısaca özetlemiştim. Bu felsefenin üçüncü temel özelliği aslında birinci ve ikinci özelliğin bir uzantısıdır ve esas itibariyle bu ilkelerin nasıl tatbik edileceği sorusunun cevabında tebellür eder. Bu soruya verilecek cevabın hem ana nedenleri tespit etmesi hem de bunlar arasında ilişkiyi açıklaması gerekir. Nedenlerin tespiti, daha önce anlatılan ikinci temel özelliğin uzantısı iken tespit

Önceki yazılarda İslam dönemi felsefesinin üç temel özelliği bulunduğunu belirtmiş ve bunlardan ilk ikisini kısaca özetlemiştim. Bu felsefenin üçüncü temel özelliği aslında birinci ve ikinci özelliğin bir uzantısıdır ve esas itibariyle bu ilkelerin nasıl tatbik edileceği sorusunun cevabında tebellür eder. Bu soruya verilecek cevabın hem ana nedenleri tespit etmesi hem de bunlar arasında ilişkiyi açıklaması gerekir. Nedenlerin tespiti, daha önce anlatılan ikinci temel özelliğin uzantısı iken tespit edilen nedenler arasındaki ilişkinin açıklanması birinci temel özelliğin uzantısıdır. Bu yazıda üçüncü özelliği kısaca özetleyeceğim.

İslam öncesi dönemlerden itibaren filozoflar bilimi bir “nedenler araştırması” olarak değerlendirmiştir. Kuşkusuz böyle bir araştırmanın yapılabilmesi için nedenlerin kategorik olarak belirlenmesi gerekir. Bu sebeple filozoflar bütün nedenleri dört temel kategoride toplamıştır: akıl, suret, nefs ve tabiat. Tabiat kelimesi bugünkü kullandığımız anlamdan epeyce farklı olarak cismani bir nesnenin derununda bulunan ve onun mekanik hareket ve sükunlarının ilkesi olan formu ifade eder. Fakat temel anlamını korumakla birlikte kullanıldığı bilimin konusuna anlam değiştiren bir kavram olduğundan fizik nesnelerin suretleri de tabiat olarak adlandırılır. Bu sebeple hareket ve sükunla ilgili tüm araştırmalarda tespit edilmeye çalışılan şey, tabiat ismi altında toplanabilir. Daha özel ifade edildiğinde beslenme, büyüme ve üreme hareketleri ile iradî ve ihtiyarî hareketlerin ilkesi nefstir. Matematik bilimlerde sayı, şekil, mesafe ve aralık gibi şeyler incelendiğinden sadece suret tespiti yapılır. Suret, tabiat ve nefsin gerisinde varlık veren ilke ise akıldır. Burada akıl, artık insan zihni veya ruhunun kendisi veya sahip olduğu bir özelliği değil, görünen dünyanın kaynağında bulunan manevî mevcutları ifade eder. Yani akıl; fizik ve matematik nesnelerin ötesini işaret eden metafizik bir ilkedir. Dolayısıyla fizik bilimler söz konusu olduğunda hareketin nedeni tabiat ve nefstir. Matematik bilimler söz konusu olduğunda ise hareketin değil ama araştırılan nesnedeki hallerin nedeni surettir.

Tabiat, nefs ve aklın klasik bilimler geleneğindeki işlevini tam olarak anlamak için modern bilimlerdeki dönüşümle onların yerini alan güçleri bilmek fayda sağlayabilir. Modern fizik, evrendeki tüm hareket ve sükunları dört güce dayalı olarak araştırır: Çekim gücü, elektromanyetik güç, zayıf nükleer güç, güçlü nükleer güç. Bu dört güce dayalı araştırmaların fizik dünyaya dair bilgilerimizi kapsamlı şekilde dönüştürdüğü vâzıhtır ama fiilen bakış ve kavrayışımızı nasıl dönüştürdüğünü derinlemesine anlamak için nefsin bir yönüyle metafizik, aklın da bütünüyle metafizik olduğunu dikkate alarak düşünmek gerekir. Nitekim bu durum, nedenler arası ilişkinin izahında kendisini gösterir. Düşünün ki tek tek her bir disiplinde tabiat, nefs ve suret araştırması yaptınız ve hatırı sayılır sonuçlara ulaştınız. Farklı disiplin ve araştırmaların verilerini birbirine nasıl bağlayacaksınız ve bütün sonuçları birbiriyle uyumlu şekilde bir bütünün parçasına nasıl dönüştüreceksiniz? Bu sorunun cevabı, İslam dönemi felsefesinin üçüncü özelliğinin diğer yarısını oluşturur.

Felsefi bilimlerin sultanı olan metafizik, ulaşılması gereken nihai bilgi seviyesini temsil etmekle kalmaz, aynı zamanda aşağı disiplinlerin tüm verilerini anlamlı bir bütünün hiyerarşik parçalarına dönüştürür. Aslında bir araştırma alanı olarak değil ama bir bilim olarak metafiziğin felsefi bilimler içindeki temel işlevlerinden biri budur. Teknik olarak bu işleve “metafiziğin tikel veya özel (cüzî ve hâs) bilimlere ilke vermesi” denir. Burada sorun metafiziğin hangi teoriye bağlı olarak inşa edileceğidir. İslam filozofları genelde sudurcu olarak anılır. Doğrudur, İslam’da felsefi metafiziği temsil eden teori, bilhassa Fârâbî’nin katkılarıyla şekillenen sudur teorisidir. Fakat sudurculuk tek tavır değildir. Kindî, İbn Bâcce,Ebû’l-Berekât el-Bağdâdî ve İbn Rüşd gibi bazı büyük filozoflar sudurcu değildir hatta İbn Rüşd son döneminde sudurcu felsefeyi sahte felsefe olarak değerlendirmiş, Ebû’l-Berekât sistemli sudur eleştirileri yapmıştır. Bundan çıkan netice şudur: Klasik dönemde felsefi yahut akli bilimlerin nedenler araştırmasını itmam ederek anlamlı bir bütünün parçasına dönüştüren metafizik mutlaka bir teoriyi barındırır ama bu teorinin sudur, yoktan yaratma ve ezelden beri yaratma gibi farklı açıklamalardan biri olması mümkündür. Tarihsel olarak da vakıa böyledir. Tabii ki bunlardan birinin kabul edilerek diğerlerinin dışta bırakılması hem araştırmaların kendisini hem de araştırma sonuçlarının ilişkisini etkileyecektir. Lakin etkinin derecesinin geçmişte ne olduğu veya herhangi bir dönemde ne gibi sonuçlara kabil olduğu ayrıca tartışılması gerekir. Hem geçmişi anlama çabasında hem de tevarüs edilen birikimden hareket ederek içinde bulunduğumuz şartlarda düşünme çabasında bu durumun daima göz önünde bulundurulması gerekir.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:69
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Haziran 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sol el bileği kırıldı! Beşiktaş ın yıldız isminden kötü haber Son Dakika Spor Haberleri

26 Eylül 2026 20:10see163

Mersin de iki traktörün çarpıştığı kazada 1 kişi öldü

27 Eylül 2026 00:08see156

Çivril’de arazi yangını ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü

27 Eylül 2026 00:14see154

Yer: Gaziantep! Polisle çatıştı, intihar etti

27 Eylül 2026 00:08see153

Penguenlerin dışkısı bulut oluşumuna yardım ediyor! Antarktika’daki şaşırtıcı bağlantı ortaya çıktı

26 Eylül 2026 11:03see149

Çanakkale Boğazı nda gemi arızası

27 Eylül 2026 01:18see149

Arı sokması sonrasında rahatsızlanan vatandaş hayatını kaybetti

27 Eylül 2026 00:07see146

Husumetlisini bacağından bıçakladı

27 Eylül 2026 01:18see146

Yıldırım devrim Sözcü Gazetesi

26 Eylül 2026 05:59see144

Serdal Adalı dan Beşiktaş ın kurtuluş reçetesi Tapulu arazi satın alacağız. Gayrimenkul yatırımı şart Fanatik Gazetesi Beşiktaş (BJK) Haberleri Spor

26 Eylül 2026 07:03see142

İtalya dan Lukaku için dikkat çeken haber: Fenerbahçe deki başlangıcı gündem oldu!

26 Eylül 2026 19:59see141

İtalya da bayrağımız zirvede! Milli sporcumuz dünya şampiyonu

27 Eylül 2026 00:35see140

Fonculara etkin pişmanlık kıyağı Sözcü Gazetesi

27 Eylül 2026 04:32see139

Yeşilçam ın tescilli güzeli Hale Soygazi nin son halini görenler inanamadı Sözcü Gazetesi

26 Eylül 2026 07:45see138

Batı Şeria da işgalci İsrailliler yeni bir yerleşim birimi kuruyor

26 Eylül 2026 17:30see138

Esenler Turgutreis Mahallesi’nde polise bıçakla yaklaşan şüpheliye ateş açıldı

26 Eylül 2026 22:43see137

Sitenin bahçesine konan leyleğe sahip çıkıp, balık ve etle besliyorlar

26 Eylül 2026 19:39see137

Gaziantep FK da Çorum FK hazırlıkları hız kesmedi!

26 Eylül 2026 20:30see137

Polonya, Avrupa Voleybol Şampiyonası’nı kazandı!

27 Eylül 2026 00:41see137

Trabzon Yomra da virajı alamayan otomobil dereye devrildi, sürücü yaşamını yitirdi

27 Eylül 2026 01:17see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları