Ankara24.com
close
up
Menu

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

CHP Türkiye genelindeki 803. kreşini açtı

İnşaat işçisi oldu, kapı kapı pazarlamacılık yaptı... Şimdi cebinde milyonları, kolunda genç karısı şen kahkahalarla yeni yaşına girdi

Sağlık Bakanlığı ndan Hantavirüs açıklaması: Gemide bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecek

Bilim insanları sirozda ‘ağız bağırsak’ bağlantısını ortaya çıkardı

TFF Galatasaray’ı kutladı! Açıklamada Dursun Özbek detayı dikkat çekti Sözcü Gazetesi

Galatasaray Şampiyon, Kutlamalarda Gerginlik

Şampiyonluk sonrası TFF den Galatasaray paylaşımı geldi

İran da dikkat çeken Çin açıklaması! İkili ilişkiler çok boyutlu hale gelecek

Yer: Muğla! Şüphe üzerine durdurulan araçtan uyuşturucu çıktı

Magyar resmen Macaristan Başbakanı oldu Sözcü Gazetesi

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın dan istifa açıklaması! Sabretmek lazım

İspanya hantavirüs vakalı gemideki yolcuları karantina altında tahliye edecek

Savunma sanayii devrimi neden bütün bölge ülkelerinde olağanüstü heyecanla karşılanıyor? İhsan Aktaş

İsrailli analist Shay Gal dan YILDIRIMHAN tepkisi: Ankara nın uzay programındaydı...

İslam dönemi felsefesi (1) Ömer Türker

İslam dönemi felsefesi (1) Ömer Türker

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Bu yazıdan itibaren bir müddet İslam’da felsefe geleneğine dair birtakım mülahazaları paylaşacağım. Bu dizi, felsefe geleneğinin kendisine özgü karakteri nedeniyle tasavvuf ve kelama ayrılan yazı dizilerinden biraz farklı olacak. Öncelikle başlıktaki “İslam dönemi” ifadesini biraz açmak istiyorum. Hz. Peygamber (sav) Miladî yedinci asrın başında 610 yılında ilk vahye mazhar oldu, 613 yılından itibaren de açık tebliğe memur oldu ve 622 yılına kadar Mekke’de tebliğ vazifesini ifa etti. 622 yılında

Bu yazıdan itibaren bir müddet İslam’da felsefe geleneğine dair birtakım mülahazaları paylaşacağım. Bu dizi, felsefe geleneğinin kendisine özgü karakteri nedeniyle tasavvuf ve kelama ayrılan yazı dizilerinden biraz farklı olacak. Öncelikle başlıktaki “İslam dönemi” ifadesini biraz açmak istiyorum.

Hz. Peygamber (sav) Miladî yedinci asrın başında 610 yılında ilk vahye mazhar oldu, 613 yılından itibaren de açık tebliğe memur oldu ve 622 yılına kadar Mekke’de tebliğ vazifesini ifa etti. 622 yılında Medine’ye hicret etti ve 632 yılının Haziran ayında (13 Rebîülevvel/8 Haziran Pazartesi) dâr-ı bekâya irtihal edinceye değin Medine’de nübüvvet vazifesini yerini getirdi. İslam dininin oldukça ilginç ve kendisine mahsus bir karakteri ve tarihi vardır. Bu durum hem Hz. Peygamber’in velayet ve nübüvvet yönlerinin tamamını temsil etmesiyle hem de bu temsille uyumlu şekilde İslam dininin tarihsel olarak yayılmasının keyfiyetiyle ilgilidir.

Bu bağlamda Hz. Muhammed (sav) bizim inançlarımıza göre peygamberler zincirinin sonunu ve aynı zamanda nübüvvet makamının kemalini temsil eder. Biz müslümanlar olarak böyle inanıyoruz fakat bu sadece müslüman olduğumuz için bizim tarafımızdan kabul edilebilir bir durum değildir. Bir kimse ister müslüman olsun ister olmasın şayet önyargılarına mahkum olmamışsa Hz. Muhammed’in (sav) tarihsel olarak nübüvvet geleneği içinde farklı bir konumda bulunduğunu idrak eder.

Meseleyi anlatabilmek için meşhur filozof Fârâbî’nin nübüvvet teorisinden yardım alabiliriz. Fârâbî’ye göre bir kimsenin nebi olması, insan ruhunun ulaşabileceği hakikat bilgisini sadece filozoflar gibi eğitimli insanların değil, sıradan insanların anlayabileceği seviyede ifade edebilecek, dolayısıyla sıradan insanların hakikat bilgisine uygun bir hayat sürebilmeleri için ihtiyaç duyduğu ahlâkî, hukûkî vs. yasaları (şeriat) vazedebilecek yetkinliğe sahip olması demektir. Böyle bir yetkinlik bir riyazet ve eğitimle elde edilemeyeceğinden nübüvvet melekesinin bir insanda ilahî inayetle zaten verili olması gerekir. Peygamberler arasında da farklılıklar vardır. Kimileri kendi bulunduğu belde için, kimileri bir bölge için, kimileri bir dönemdeki bütün insanlar için kimileri de bütün dönemleri kuşatacak şekilde bütün insan fertleri için yasalar vazetme kabiliyetine sahiptir. Yani peygamberler arasında bir çırpıda sayılması mümkün olmayan bir yelpazede sıralanan yetkinlik farkı vardır. Bu yelpazenin zirvesinde, hakikat bilgisini ancak bir filozofun ulaşabileceği seviyede aklî olarak kavramanın yanı sıra bütün dönemlerde tüm insanların kavrayıp uyabileceği yasalar vazedebilen nebiler bulunur. Fârâbî bu seviyedeki peygamberlere filozof-nebiler adını verir.

Filozof-nebi terkibindeki filozof kelimesi, peygamberin hakikat bilgisini, nebi kelimesi ise hakikat bilgisini yasalar formunda diğer insanlara ulaştırma melekesini ifade eder. Fârâbî’ye göre insan seviyesinde ulaşılabilecek en yüksek yetkinliği de bu mertebedeki nebiler temsil eder. Bu gruptaki nebilerin temel özelliği, hakikat bilgisiyle uyumlu siyasi ve içtimai düzen, Fârâbî’nin ifadeleriyle “din” veya “millet” kurmalarıdır. Filozof-nebî, insanların hem insanlık haysiyetine yaraşır şekilde yaşayabilmesi için hangi kurallara uyması gerektiğini hem bu kuralların esasında bulunan ve insan ruhunun ebedi mutluluğa ulaşmasını mümkün kılan inançların neler olduğunu tayin eder.

Fârâbî burada anlatılması mümkün olmayan ve epeyce ayrıntı barındıran bu teoriyi genel bir peygamberlik açıklaması olarak vazetse de gerçekte bu teorinin çıkış noktası Hz. Muhammed (sav) örneğidir. Filozof, Hz. Peygamber’i genel olarak peygamberlik olgusunu tahlil için ayna haline getirir ve bütün peygamberlik tecrübelerini Hz. Peygamber’in tecrübesine nispetle değerlendirir. Bunun anlamı şudur: Gerçekte peygamberlik hakkında inançlardan davranışlara kadar düşünülebilecek her türlü yetkinlik Hz. Peygamber’de temaşa edilebilmektedir. Bu sebeple Hz. Peygamber’in bilgi ve davranış yönlerinin tamamını içerecek şekilde tecrübesi, bir mihenk vazifesi görmektedir. Nitekim Hz. Peygamber’in dışında herhangi bir peygamber tarafından hakikat bilgisine uygun sıfırdan inşa edilmiş bir siyasi ve içtimai düzen örneğini bilmiyoruz. Evet, bildiğimiz kadarıyla yöneticilik yapan hatta sultanlık yapan peygamberler dahi var olmuştur fakat bir peygamberin şeriatının yani hakikat bilgisi ve bu bilginin gereği olan yasaların tamamıyla kendisi tarafından inşa edilmiş bir düzen örneği Hz. Peygamber öncesinde görülmemektedir. Sonrasında da zaten yoktur. Yok derken sadece biz inanmadığımız için değil, bilinen tarihte de bulunmamaktadır. Ne böyle bir teşebbüs ne de böyle bir iddia vardır.

İbnü’l-Arabî’nin Füsûsu’l-hikem’deki tavrıyla söyleyecek olursak bir peygamberin hikmeti yani marifet ve yaşantısı, ümmetine kendi karakterini verir. Karakter verme ifadesini olabildiğince geniş anlayalım. Ümmetin kulluk bilinci, velayet mertebeleri ve yaşam tarzları, inanç ve davranış boyutuyla şeriat içinde kaldığı sürece esas itibariyle o ümmetin peygamberinin sahip olduğu marifet ve hikmetin bir tefsiri olarak ortaya çıkar. Gerçekten de Hz. Peygamber’in tebliği, Fârâbî’nin dediği gibi insan hayatının bütün yönlerini ilgilendiren bir mille inşası iken İslam’ın yayılışı İbnü’l-Arabî’nin dediği gibi Hz. Peygamber’den karakterini alan İslam milletinin bilinen dünyanın büyük kısmında yeni bir siyasi ve içtimai düzen oluşturup kendine mahsus hususiyetlere sahip bir hayat tarzı başlatması şeklindedir. Şimdi medeni dünyayı dönüştüren bu hayat tarzının felsefe geleneğini anlamak için elzem olan ayrıntılarına genel bir bakış yapabiliriz.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:38
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Mayıs 2026 04:48 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Galatasaray dan taraftarlara duyuru! Kutlama yapılmayacak

10 Mayıs 2026 00:56see152

Eyüpsultan da taksiciye gasp ve darp anı kamerada

10 Mayıs 2026 01:35see151

Hantavirüs tespit edilmişti... Sağlık Bakanlığı: Gemideki 3 Türk vatandaşı getirilecek

10 Mayıs 2026 00:46see150

Haluk Levent, Gülistan Doku yu andı

10 Mayıs 2026 00:32see150

Putin den Zelenskiy ile olası görüşmeye dair açıklama Dış Haberler

10 Mayıs 2026 01:18see148

Trafik cezaları arttı magandalar frene bastı

09 Mayıs 2026 07:05see146

CHP Türkiye genelindeki 803. kreşini açtı

09 Mayıs 2026 16:22see143

İnşaat işçisi oldu, kapı kapı pazarlamacılık yaptı... Şimdi cebinde milyonları, kolunda genç karısı şen kahkahalarla yeni yaşına girdi

09 Mayıs 2026 13:38see137

Sağlık Bakanlığı ndan Hantavirüs açıklaması: Gemide bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecek

09 Mayıs 2026 23:34see135

Bilim insanları sirozda ‘ağız bağırsak’ bağlantısını ortaya çıkardı

09 Mayıs 2026 11:32see131

TFF Galatasaray’ı kutladı! Açıklamada Dursun Özbek detayı dikkat çekti Sözcü Gazetesi

10 Mayıs 2026 01:05see130

Galatasaray Şampiyon, Kutlamalarda Gerginlik

10 Mayıs 2026 00:11see129

Şampiyonluk sonrası TFF den Galatasaray paylaşımı geldi

10 Mayıs 2026 00:24see128

İran da dikkat çeken Çin açıklaması! İkili ilişkiler çok boyutlu hale gelecek

10 Mayıs 2026 04:20see128

Yer: Muğla! Şüphe üzerine durdurulan araçtan uyuşturucu çıktı

09 Mayıs 2026 18:31see128

Magyar resmen Macaristan Başbakanı oldu Sözcü Gazetesi

10 Mayıs 2026 01:01see128

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın dan istifa açıklaması! Sabretmek lazım

09 Mayıs 2026 23:38see127

İspanya hantavirüs vakalı gemideki yolcuları karantina altında tahliye edecek

09 Mayıs 2026 18:13see126

Savunma sanayii devrimi neden bütün bölge ülkelerinde olağanüstü heyecanla karşılanıyor? İhsan Aktaş

10 Mayıs 2026 04:06see125

İsrailli analist Shay Gal dan YILDIRIMHAN tepkisi: Ankara nın uzay programındaydı...

09 Mayıs 2026 21:17see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları