Ankara24.com
close
up
Hayat bir gün o da bugün. Özgür Bayram Soylu

Hayat bir gün o da bugün. Özgür Bayram Soylu

Yenisafak sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Eskiden “yarın” diye bir kelime vardı. Planların, hayallerin, birikim defterlerinin ve sabrın sığındığı bir kelimeydi. Bugün ise yarın, takvimde belki var ama zihinlerimizde pek yok. Çünkü hayat pahalı, belirsizlik kalıcı ve beklemek giderek daha lüks bir davranış hâline geliyor. İnsanlar artık geleceği inşa etmeye değil, bugünü idare etmeye çalışıyor. Kredi kartı ise bu çağın sessiz anlatıcısı. Bir ödeme aracı olmaktan çok, “şimdi yaşa, sonra bakarız” felsefesinin plastikleşmiş hâli. Harcadıkça

Eskiden “yarın” diye bir kelime vardı. Planların, hayallerin, birikim defterlerinin ve sabrın sığındığı bir kelimeydi. Bugün ise yarın, takvimde belki var ama zihinlerimizde pek yok. Çünkü hayat pahalı, belirsizlik kalıcı ve beklemek giderek daha lüks bir davranış hâline geliyor. İnsanlar artık geleceği inşa etmeye değil, bugünü idare etmeye çalışıyor.

Kredi kartı ise bu çağın sessiz anlatıcısı. Bir ödeme aracı olmaktan çok, “şimdi yaşa, sonra bakarız” felsefesinin plastikleşmiş hâli. Harcadıkça hafifleyen, ama ay sonunda ağırlığını hatırlatan bir duygu. Bir yandan dışarıda içilen kahveler, kısa kaçamaklar, küçük mutluluklar… Öte yanda “biriktirsem ne olacak?” sorusunun cevapsızlığı.

İşte tam da bu yüzden hayat, büyük planlardan çok küçük keyiflere sığınıyor. Çünkü “o gün” belirsiz, sisli ve uzak; ama bugün, tüm ağırlığıyla kapının önünde duruyor. İnsan da doğal olarak elindekine sarılıyor. Hayat bir gün… o da bugün.

TÜRKİYE’DE TÜKETİMİN PSİKOLOJİSİ

Türkiye’de tüketim artık sadece “ihtiyaç” meselesi değil; psikolojik dayanıklılık, kısa vadeli mutluluk ve geleceğe dair belirsizlikle baş etme biçimi. Kartlı harcamalar bu dönüşümün hem aynası hem de hızlandırıcısı. Bugün kredi kartı, yalnızca bir ödeme aracı değil; zamanın öne çekilmesi, geleceğin bugüne taşınmasını simgeliyor. Son dönem verileri de açık bir şekilde kartlı harcamaların tüketim davranışını yönlendiren asli mekanizma hâline geldiğini net bir şekilde gösteriyor. Özellikle e-ticaretteki güçlü artış, kampanya dönemlerinde (Kasım indirimleri gibi) kartın “harcama hızlandırıcı” etkisini açık biçimde gösteriyor. Toplam hacim büyürken, işlem adedi ve sepet kompozisyonu tüketicinin seçici ama vazgeçmeyen bir profil çizdiğini resmediyor. Öne çıkan harcama grupları ise içine girdiğimiz ruh halini doğruluyor:

* Yeme-içme ve restoran harcamaları ciddi artışta. Bu, “yaşayayım bari” refleksinin en net göstergesi olarak dikkat çekiyor

* Seyahat, konaklama ve ulaşım kalemleri; geleceği planlamaktan ziyade “şimdi kaçayım” psikolojisiyle büyüyor.

* Market ve günlük ihtiyaçlar zaten zorunlu; fakat kart sayesinde bu harcamalar da zamana yayılıp psikolojik olarak “hafifletiliyor”.

Kısacası kart, tüketicinin elinde bir anestezi işlevi görerek acıyı anından hissetmemizin önüne geçiyor.

Asıl kırılma noktası, harcama rüyasının içinde sıkışıp kalmış olan ‘biriktirerek bir şey olmuyor’ duygusunda yatıyor. Yüksek faizin bağıra bağıra inşa ettiği yüksek enflasyon iklimi

“Ne kadar biriktirirsem biriktireyim, hayat benden daha hızlı pahalanıyor.”

yağmurlarını beraberinde getirmişe benziyor.

He bu düşünce rasyonel mi ki? sorusu akla gelebilir. Kabul edelim ki kısmen evet. Reel getiri algısı bozulduğunda, tasarruf soyut ve anlamsız bir fedakârlığa dönüşüyor. İnsanlar artık gelecek için biriktirmektense bugünü katlanılır kılmaya çalışıyor. İşte bu yüzden:

* Günlük harcama hazza evriliyor.

* “Kendimi ödüllendirdim” dili yaygınlaşıyor.

* Küçük lüksler (kahve, dışarıda yemek, kısa tatil) büyük hedeflerin (ev, araba, uzun vadeli birikim) yerini alıyor.

Günlük harcama hazzını savurganlık olarak mı nitelendirmeliyiz? Bugün için hayır; umudun küçüldüğü bir ortamda tüketici, elindeki oyuncağa daha da sımsıkı sarılıyor.

TASARRUF ÖLMEDİ

Tasarrufun tamamen ortadan kalktığını elbette söylemeyiz, ancak yüz değiştirdiğini de. Son bir yılda enflasyon karşısında külçe altının %43, mevduat faizinin %7 getiri sağladığı, doların %6, Borsa İstanbul’un %10 getiri kaybına yol açtığı ortamda gençler başta olmak üzere geniş bir kesim için hâlâ en güçlü güvenli limanın altın olması şaşırtıcı durmuyor.

Çünkü vatandaş için altın karmaşık değil, anlatmaya ihtiyaç duymuyor; dijital ekranlara, grafiklere ya da uzman yorumlarına bağımlı değil ve ‘dedemin bildiği şey’ olması bile tek başına güçlü bir güven unsuru inşa ediyor. Yaşanılan kötü deneyimler neticesinde kriptoya mesafe, hisse senedine çekingenlik; bankacılığa karşı ise hâlâ ‘soğuk ve mesafeli’ bir algı varlığını koruyor. İnsanlar yastık altı birikimle kurduğu duygusal bağı finansal sistemle kuramıyor; sadece sisteme katlanma zorunda hissediyor, onu sahiplenmiyor. Bu yüzden tasarruf, uykusunu kaçırmayan, gerektiğinde sarılabildiği, varlığını bilmenin bile içini rahatlattığı bir şeye dönüşüyor.

HARCANAN HARCANANA

Bugün Türkiye’de kartlı harcamaların anlattığı hikâye oldukça açık:

İnsanlar hâlâ yaşıyor, hâlâ tüketiyor, hâlâ gülüyor; ama geleceği satın almaya çalışmıyor. Birikim umudu zayıfladıkça günlük harcama hazzı yükseliyor. Tasarruf refleksi tamamen ortadan kalkmıyor; sadece altın gibi güvenli, sessiz köşelere çekiliyor. Kartlar ise bu geçiş döneminin ana taşıyıcısı olarak, bir yandan rahatlatırken diğer yandan yanıltıcı bir rol üstleniyor. Geleceğe olan inanç azaldıkça, taksitle, kartla ve “şimdilik idare edelim” diyerek yaşayanların sayısı artıyor. Bu bir savurganlık değil; belirsizliğe verilen gündelik bir tepki aslında.

İnsanlar büyük hayaller kurmuyor ama hayatı da ertelemek istemiyor. Bugün yaşanıyor, çünkü yarın onlar için net değil.

Kartlar dönüyor, taksitler uzuyor; cümle kısa, ruh yorgun: “Sonra bakarız.”

Hal böyle olunca geleceğe inanmak zayıfladığında, bugünü yaşamak kalıcı bir alışkanlığa dönüşüyor.

Bizde elinden gelen her zaman yeterli olmayabilir.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:93
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Aralık 2025 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Amerikan basını iddiası: ABD İran barış masası Ankara da kurulabilir Amerika Haberleri

02 Şubat 2026 00:23see178

Terör örgütü YPG den iki bölge için kritik hamle! Resmen duyurdular

02 Şubat 2026 00:21see175

Bayburt Üniversitesi nin uluslararasılaşma vizyonu Endonezya da güçlendi Bayburt Haberleri

02 Şubat 2026 00:31see174

Heyelandan kaçan kepçe operatörü uçuruma yuvarlandı

02 Şubat 2026 00:33see172

Palandöken de kural tanımayanlara ceza yağdı

02 Şubat 2026 21:23see159

KANDIRA İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

02 Şubat 2026 00:01see154

ŞOK Marketler’den biber ürünüyle ilgili iddialara yanıt

01 Şubat 2026 22:25see149

Yarın okullar tatil mi, var mı? 15 Tatil uzatıldı mı? 2 Şubat Pazartesi okullar tatil mi? Son dakika okul tatili haberleri

02 Şubat 2026 00:10see140

Valilikler duyurdu: İki ilde eğitime kar engeli

02 Şubat 2026 01:12see139

Depoyu Güneş dolduruyor! Geleceğim otomobili Ariya sahneye çıktı

01 Şubat 2026 20:16see138

Konya Velodromu’nda sabah seansı dünya rekorlarıyla başladı

02 Şubat 2026 21:14see126

SDG’li tugaylara da terörist mi diyeceğiz?

02 Şubat 2026 05:06see126

Nilperi Şahinkaya nın köpeğine verdiği isim şaşırttı Magazin haberleri

02 Şubat 2026 19:14see126

İkinci el otomobil yedi milyonu yakalar Otomotiv Haberleri

02 Şubat 2026 04:03see125

Terör örgütü haddini aştı! SDG’den Şam’a skandal liste! Türkiye ye açık meydan okuma!

02 Şubat 2026 06:33see125

Avrupa da Epstein depremi! Erdoğan ile görüşmesi sonrası sormuş

02 Şubat 2026 01:00see123

Ebeveynin izni olsa da sosyal medya yasak Yerel Gündem Haberleri

02 Şubat 2026 04:03see122

Ekrem İmamoğlu: Çorum tarih yazdı!

01 Şubat 2026 22:15see121

Barak ın Epstein ile Trump ı İkna Girişimi

02 Şubat 2026 01:51see121

Trump tan dikkat çeken sözler: Kanada 51 inci, Grönland 52 nci eyaletimiz olabilir

02 Şubat 2026 19:56see117
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları