Haldun Dormen! Sözcü Gazetesi
Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Tiyatro oyunu yazmayı hep düşündüm ama cesaret edemedim. Çok tiyatrocu arkadaşım oldu. Haldun Dormen ile yolum hiç kesişmedi. Bu geçici hayat içinden dram, komedi, müzikal yani her türden oyun bulup oynayarak hayatını 97 yaşında noktalayan Haldun Dormen’i anlatmaya ben cüret edemem. Üniversite yıllarından arkadaşım oyun yazarı, belgeselci, fotoğraf sanatçısı Jan Devletoğlu, bana Haldun Dormen’i anlatan bir kısa mektup gönderdi.
★★★
Sizinle paylaşmak isterim:
“Bir gün Haldun Dormen, Genco Erkal ile Pangaltı Mıkhitaryan Miutyun (Mezunlar Derneği) tiyatro sahnesine geldi. Yanlarında Arto Berberyan ve Ali Özgentürk de vardı. Haldun heyecanla sahneye fırladı, müthiş bir İngilizce ile Shakespeare’in ‘Hamlet’ini oynamaya başladı. Bir ara Genco ve Ali’ye baktı ve yine aynı Shakespeare İngilizcesiyle “Bu sahne ve kulis benim tiyatronun sahnesinden daha modern ve iyi. Bazı oyunları buraya taşıyabiliriz” dedi.
★★★
Haldun Dormen, Yale Üniversitesi Tiyatro Okulu’ndan mezun iki sanatçımızdan birisiydi. Diğeri Engin Cezzar. Haldun Dormen ile Engin Cezzar, Yahya Kemal’in ‘Sessiz Gemi’siyle dönüşü olmayan uzun bir seyahate çıktılar.
Geri dönerler mi?
Umut bu!
Yeni Haldunlar çıkar.
Yeni Enginler doğar.
Sahneleri doldurur.
Geri gelmiş olurlar.
★★★
50 yıl kadar önceydi. Haldun’la kendi yazdığı ve çektiği belgeselini konuşuyorduk. Londra’da filmin laboratuvar görsel efektlerini yapıyordum. Ben düşündüklerimi anlattıkça heyecandan yerinde duramayan çocuk gibi havalara zıplıyordu. Belgesel mitolojide Daphne’ye aşık olan fakat karşılık bulamayan Apollon üzerine kurulmuş modern bir aşk hikâyesiydi.
★★★
Hayatının son günlerine kadar her şeyini tiyatroya verdi. Pangaltı’daki eski tiyatro sahnesinin gönüllü yıkıma (istimlake) uğradığını Gültekin Çizgen ve Sarkis Baharoğlu ile açtığımız fotoğraf sergisi sırasında duydu. Gözleri hayretle açılmış, inanılmaz bir tavırla bana “Yani okulun tiyatrosu yok mu?“ diye sordu.
Yok” dedim.
Ne oyuncusu var.
Ne sahnesi.
Ne de seyircisi.
Birden Bertolt Brecht’in cümlesini yüksek sesle tekrar, tekrar bağırmaya başladı: “Tiyatrosu olmayan bir toplum, toplum olamaz”
Jan’ın mektubu bu kadar.
★★★
Haldun Dormen, Mersin doğumluydu. Babası işadamıydı, dadılarla büyüdü. Tiyatro sahnesiyle, senaryo metiniyle, oyunla, beyaz perdeyle çocukluğunun ilk yedi yılında tanıştı. Babasının; “Ne meslek istiyorsan onu ol ama en iyisini ol” öğüdüne uydu. Kendi hayatını anlattığı; “Yaparsın Şekerim” belgeselinde; henüz üniversite yıllarında aklında “Türkiye’de dört dörtlük bir sanat topluluğu yaratmak” olduğunu söyledi.
★★★
İlk Cep Tiyatrosu’nu kurdu. Türk tiyatrosuna çağdaş kimlik kazandıracak yenilikler getirdi, sufleyi kaldırdı, kostüm tasarımını, oyunun sonunda oyuncuların seyirciyi selamlamak için sahneye çıkış dizilişini (selam mizansenini) değiştirdi. Metin Serezli, Erol Günaydın, Duygu Sağıroğlu, Altan Erbulak Cep Tiyatrosu’ndan doğdu. Sonra kendi soyadıyla “Dormen Tiyatrosu”nu yarattı. Papaz Kaçtı, Kaçan Kaçana, Teyzesi, Karaağaçlar Altında, Cengiz Han’ın Bisikleti, Sokak Kızı İrma, Şahane Züğürtler, Yaygara, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Lüks Hayat, Dadı adlı oyunlar ve müzikaller (bazısı 30 yıl kesintisiz oynadı) Haldun Dormen tiyatro çizgisinin unutulmaz eserleri oldu, sahneye, perdeye, TV ekranına taşındı. Haldun Dormen tiyatro yoluyla; “Türkiye’yi öyle güzel, öyle eksiksiz, öyle kusursuz bir yere götürelim ki, iyilik yapmaya gerek kalmasın” noktasına taşımak istedi.
Silinmez iz bıraktı.
97 yıl yaşadı.
Baba öğüdüne.
Asla ihanet etmedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:19
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Ocak 2026 05:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















