Ankara24.com
close
up
Haldun Dormen in ardından

Haldun Dormen in ardından

Halktv sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin fuayesi, bazı sabahlar bir şehirden daha büyük olur. Geçtiğimiz pazar da öyleydi. Haldun Dormen’i uğurlamak için toplanmış kalabalık, kapıdan içeri adımını atar atmaz sesini kısıyor; sanki sahnede oyun varmış gibi salonda yerlerini alıyordu. Perde açık, sahnede ekrana yansıtılmış fotoğrafıyla bizi selamlayan Dormen sanki bayrağa sarılmış tabutunda yatmıyor da bir performans daha yapıyor gibiydi.

Haldun Dormen’in vasiyeti doğrultusunda cenaze töreninin Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yapıldı. Bu tercih Dormen’in hayatı boyunca savunduğu fikrin karşılığı gibiydi. Tiyatro yerle değil hafızayla yaşar ama hafıza, bir yerin içinde yankılandığında toplum olur.

97 yaşında İstanbul’da hayatını kaybeden Dormen’in veda ritüeli de bu nedenle bir törenden çok toplu bir hatırlayışa benziyordu. Sahnenin, bir tabut etrafında yeniden kamusal mekâna dönüşmesi tesadüf değildi. Dormen’in uzun ömrü, Türkiye’de tiyatronun yalnızca bir sanat alanı değil, aynı zamanda bir eğitim, bir dil, bir görgü ve bir örgütlenme biçimi olabileceğini gösteren örneklerle doluydu.

Bu yazı, Haldun Dormen’in yetmiş yılı aşan sanat üretiminin Türkiye tiyatrosunda neden bir ekol sayıldığını; yetiştirdiği oyuncularla, yazdığı oyunlarla, kurduğu kurumlarla ve öncülük ettiği ödül yapılarıyla nasıl bir süreklilik bıraktığına bir saygı duruşu.

Ahmet ön adını çoğu kişinin yalnızca biyografilerden bildiği Haldun Dormen, 5 Nisan 1928’de Mersin’de doğar; ailesi o çok küçükken İstanbul’a taşınır. Biyografilerde bu bilgi genellikle başlangıç noktasıdır. Bizim bildiğimiz Dormen’in hikayesinin asıl başlangıcı Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisiyken sahneye çıkması olabilir.

Ardından Robert Kolej yılları gelir. Bu geçiş yalnızca bir okul değişimi değil, aynı zamanda dilin ve dünya algısının genişlemesidir. Dormen’i bulvar komedisi ve vodvil ustası olarak anmak kolaydır; ancak bu ustalık basit bir eğlence tercihi değil, modernleşen şehir hayatının ritmini kavrama biçimidir. Vodvil hız ister; zamanlama ister; jestin ekonomisini, repliğin matematiğini talep eder. Bunlar tesadüfen oluşmaz. Çok iyi bir eğitim, çok sıkı prova ve açık bir sahne ahlakı gerektirir.

Bu ahlakın biçimsel temeli, ABD’de aldığı tiyatro eğitimiyle kurulur. Yale Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü yüksek lisans derecesiyle bitiren Dormen’in Amerika’da sahneye çıkması ve çalışması, yalnızca bir yurt dışı deneyimi değildir; Türkiye’ye döndüğünde kuracağı disiplinin laboratuvarıdır.

İstanbul’a döndüğünde Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de çalışması, Türk tiyatro tarihinin iki önemli damarını aynı anda görünür kılar: Kurumsal tiyatro geleneği ile özel tiyatro girişimciliği. Dormen’in sonraki yıllarda sürekli kurmak, yeniden kurmak, ayağa kaldırmak zorunda kalması biraz da buradan gelir. Türkiye’de tiyatro, çoğu zaman bir kurumdan çok bir mücadele biçimidir.

Nitekim kısa süre sonra Cep Tiyatrosu girişimi ve ardından 1955’te kurduğu Dormen Tiyatrosu, Türkiye’de özel tiyatro hareketinin hem estetik hem organizasyonel açıdan eşiklerinden biri olur. Dormen Tiyatrosu yalnızca oyunların sahnelendiği bir mekân değil, bir işleyiş modelidir. Prova düzeni, oyunculuk dili, dekor ve kostüm anlayışı, seyirciyle kurulan ilişki, metin seçkisi… Sonraki kuşakların normal kabul edeceği pek çok standart burada inşa edilir.

Bu standardın en görünür sonuçlarından biri, sahnelediği müzikallerin geniş kitlelere ulaşmasıdır. Lüküs Hayat ve Hisseli Harikalar Kumpanyası gibi yapımlar Dormen’in adını tiyatro çevrelerinin dışına taşır; fakat asıl önemleri, müzikal türünün Türkiye’de ciddiye alınabilecek bir sahne sanatı olarak yerleşmesinde oynadıkları roldedir. Müzikal, hem oyunculuk hem müzik hem koreografi ister; yani ekip disiplininin en sert sınavıdır. Dormen’in kurduğu prova rejimi, bu sınavı mümkün kılan altyapıyı sağlar.

Bir tiyatro insanını büyük yapan şey, yalnızca başarılı işler çıkarması değil sanırım; başkalarının başarı ihtimalini artıran bir öğretme biçimi geliştirebilmesidir. Dormen’in kalıcılığı tam da burada başlar. O, yalnızca sahneleyen değil, sahneye insan kazandıran; kariyerlerin ilk cümlesini yazan bir figürdü.

Dormen, oyuncuya yalnız rol vermeyen; ona bir sahne dili kazandıran bir tiyatro insanıydı. Bu dil; net artikülasyon, ritim duygusu, partneri dinleme, seyirciyle teması abartmadan yönetme ve komedinin ciddiyetini taşıma gibi teknik bileşenlerden oluşur. Oyunculuğun ilham kadar zanaat olduğunda ısrar eder. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde ders vermesi, Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru unvanıyla ödüllendirilmesi, 1998’de Devlet Sanatçısı unvanını alması bu yaklaşımın doğal sonuçlarıdır.

Dormen’i yalnızca yönetmen olarak ele almak eksik olur. O, metinle de uğraşan bir tiyatro insanıdır. Kendi yazdığı oyunlar ve müzikaller, sahne dilini içerden bilen birinin kaleminden çıktıkları için ayrıca dikkat çekicidir. Bozuk Para, Bir Kadeh Şampanya, Cengiz Han’ın Bisikleti, Güzel Bir Gün, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şen Sazın Bülbülleri bu üretimin başlıkları arasındadır.

Anı kitapları Sürç-ü Lisan Ettikse, Antrakt ve İkinci Perde ise kulis tarihine, prova ahlakına ve dönemin insan ilişkilerine dair birinci elden hafıza metinleridir. Türkiye’de tiyatro yazını çoğu zaman eleştiri, arşiv ve anı arasında parçalı ilerler; Dormen’in yazdıkları bu parçaları bütünlüklü bir meslek hikâyesine dönüştürür.

Dormen’in kurumsallaştırıcı yönünün bir diğer alanı Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’dir. 1997’den bu yana öncülük ettiği bu ödüller, tiyatronun kendi ölçütlerini kurma çabasının önemli bir parçasıdır. Afife Ödülleri’nin yarattığı düzenli takvim, jüri süreçleri, adaylık tartışmaları ve medyada görünürlük tiyatro için hayati bir işlev görür. Dormen burada da sahnenin önünde değil, arkasında duran bir kurucu akıl gibidir.

Hayatını geniş kitlelere yeniden anlatan belgesel Yaparsın Şekerim!, Dormen’in pedagojisini tek bir cümlede yakalar: cesaret vermek. Selçuk Metin’in yönettiği, senaryosunu Zeynep Miraç’ın yazdığı bu belgesel, Dormen’in çok yönlü üretimini ve etkisini bugün dijital platformlarda izlenebilir kılar.

“Yaparsın şekerim” bir motivasyon sloganı değil, tiyatro eğitiminde güven ilişkisinin anahtarıdır. Usta-çırak ilişkisinin sık sık hiyerarşiye dönüştüğü bu alanda korkuyla disiplin kurma alışkanlığını Dormen bu cümleyle bozar. Disiplinin güvenle birlikte yürüyebileceğini gösterir. Tiyatro, korkuyla değil, denemeye izin veren bir çalışma iklimiyle büyür.

Bugün sahnede hâlâ iyi zamanlama, net replik, partneri duyma ve seyirciyle kurulan zarif temas, Dormen gibi ustaların iş disiplinine dayanan mirasıdır. Onun vodvil ve müzikal üzerinden kurduğu sahne dili, Türkiye’de şehirli modernlik anlatısının da önemli bir parçasıdır. Bu, üzerinde ayrıca ve ısrarla çalışılmayı hak eden bir mirastır.

Onu alkışlarla uğurladığımız sonsuz yolculuğundan bize kalan mirasına sahip çıkmak olacaktır. Yaşasın tiyatro.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:133
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Ocak 2026 05:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İsrail den beklenmedik Türkiye açıklaması! Netanyahu kafayı yiyecek: Türkler bölgeyi...

31 Temmuz 2026 19:09see156

TCMB den Döviz Dönüşüm Desteğine Yeni Düzenleme

01 Ağustos 2026 01:48see152

Kalp moda yı değil bilim i seviyor Haberler

31 Temmuz 2026 17:42see148

Markette kan donduran anlar: Gözü dönmüş cani çocuğu defalarca yere fırlattı

31 Temmuz 2026 19:45see146

Üç CHP li Başkan AKP ye katılıyor: Rozeti Erdoğan takacak Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 00:09see145

Türkiye deki STK lerden Lübnan a 1,2 milyar lira değerinde insani yardım

31 Temmuz 2026 21:25see143

850 milyonluk foreks vurgunu

01 Ağustos 2026 07:05see141

Yıldızların altında tiyatro zamanı

01 Ağustos 2026 00:32see141

Ağaçları kökünden söktü, çatıları uçurdu, tekneleri kıyıya attı Sözcü Gazetesi

01 Ağustos 2026 02:34see141

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman dan BM ziyareti değerlendirmesi: Atraksiyon çok, ciddiyet eksik

01 Ağustos 2026 17:56see141

Madrid’in dış politikasına “göçmen freni” mi… İspanya’daki göç krizi Avrupa’yı ayağa kaldırdı

01 Ağustos 2026 07:08see140

AB: Schengen Bölgesi nin İspanya ya kapatılmasına ilişkin süreç mevcut durumda başlatılamaz

31 Temmuz 2026 21:41see140

Sanipak’ın Arch Peninsula bünyesine katılma süreci tamamlandı

31 Temmuz 2026 21:24see138

Ava Yaman’dan Spiderman li paylaşım: Eklediği etiketler sosyal medyayı karıştırdı

31 Temmuz 2026 18:17see138

Erdoğan: Gençlik bu milletin atardamarıdır

01 Ağustos 2026 07:18see138

Uşak Belediyesi soruşturmasında 9 tutuklama Son dakika haberleri

01 Ağustos 2026 00:41see138

Valilik açıkladı: Üsküdar Belediyesi nde seçim tarihi belli oldu

01 Ağustos 2026 19:39see137

ABD de F 35B hayalet savaş uçağı düştü

01 Ağustos 2026 01:05see134

CHP kulisleri hareketli! 4 vekil daha YENİ Parti ye katılacak

01 Ağustos 2026 07:38see134

Apar topar bitirildi! Sevilen program yayından kaldırıldı

31 Temmuz 2026 17:29see133
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları