Ankara24.com
close
up
Menu

İran Meclis Başkanı: Enerji fiyatlarını düşürmek için o kadar çok sahte haber yaydılar ki piyasa uyuştu

Rusya’dan ABD ye en sert İran uyarısı: Yüzyıllarca sürecek asıl savaş başlamadı’

İstanbul da başladı, sırada Ankara var: Sürücülere anlık bildirim gidecek Sözcü Gazetesi

Sakarya da deniz kıyısında insansız hava aracı parçaları bulundu

İletişim Başkanı Duran: STRATCOM Zirvesi nin başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz

İran dan İsrail e çok başlıklı füze saldırısı: Demir Kubbe yi delip geçti VİDEO İZLE

Milli Eğitim den ek atama açıklaması

Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye’nin yakın zamanda meyvelerini alacağız

Ana Haber Bülteni 28 Mart 2026 (6 Nisan a Kadar Ateşkes Olur Mu?)

Antalya’da infaz koruma memurlarını taşıyan araç şarampole devrildi: Çok sayıda yaralı var

Bir ülkede daha akaryakıta kısıtlama geldi Sözcü Gazetesi

Erzurum’da kaçak altın operasyonu: Kilolarcası ele geçirildi Erzurum Haberleri

Trafik magandası kaskla dehşet saçtı! O anlar kamerada

İngiltere ile Uruguay yenişemedi!

Merkez Bankası araştırdı: Konut fiyatı yüksek olan yerlerde altın var

Malatya nın kayısı devi iflas etti

Pakistan da savaş diplomasisi: Dışişleri Bakanı Fidan İslamabad da Politika Haberleri

İsrail askerleri CNN ekibini canlı yayında gözaltına aldı

Taciz iddiasının tarafı olan genç kız trafik kazasında ağır yaralandı Giresun Haberleri

Manisa’da sağanak; araçlar yolda mahsur kaldı

İslam birliği başkalarının değil, Müslümanların meselesidir Yasin Aktay

İslam birliği başkalarının değil, Müslümanların meselesidir Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Bugün 2 milyarlık Müslüman dünyanın 6 milyonluk uyduruk İsrail’e karşı sergilediği zafiyetten konuşurken akla ilk gelen şey bir İslam dünyasının var olup olmadığı. Filistin bir Arap meselesiyse koskoca Arap dünyasının bu aşağılayıcı saldırganlığı, bu tecavüzleri hiç üstüne alınmaması… Filistinli şair Nizar Kabbani’nin bu umursamazlığa, bu aymazlığa karşı meşhur şiirinin Lübnanlı sanatçı Julia Boutros tarafından “milyonlar nerede?” diye seslendirilişi güçlü bir isyandır. Ama bu isyan Arap halkların

Bugün 2 milyarlık Müslüman dünyanın 6 milyonluk uyduruk İsrail’e karşı sergilediği zafiyetten konuşurken akla ilk gelen şey bir İslam dünyasının var olup olmadığı.

Filistin bir Arap meselesiyse koskoca Arap dünyasının bu aşağılayıcı saldırganlığı, bu tecavüzleri hiç üstüne alınmaması…

Filistinli şair Nizar Kabbani’nin bu umursamazlığa, bu aymazlığa karşı meşhur şiirinin Lübnanlı sanatçı Julia Boutros tarafından “milyonlar nerede?” diye seslendirilişi güçlü bir isyandır. Ama bu isyan Arap halkların nezdinde kendi yönetimlerine yönelik bir rahatsızlığı sürekli ifade ediyorsa da yöneticilerde en ufak bir etki yapmaz. Neden olabilir acaba? Bilmeyen var mıdır?

Filistin bir İslam dünyası meselesiyse iş daha da vahim tabi. Sayıları 2 milyarı bulan insan her gün Gazze’de öldürülen her çocukla, aşılan her sınırla, çiğnenen her mukaddesatla kendi varlığının hiçe sayıldığını da hissediyor, utancını yaşıyor, acısını çekiyor.

İslam dünyasının 2 milyar neferi de aynı acıyı çekiyor aynı utancı duyuyor mudur? Tabi bu da tartışılır. Halklarla yönetimlerin ayırımını yapıyoruz kolayca ama bu halklar içinde son yüzyılda kurulan yönetimlerin yetiştirdikleri halklar var. Devletleri tarafından “ulus” olma eğitiminden geçmiş, kendi dar ulus sınırlarının ötesinde ne olup bittiğini zerre umursamayan halklar da oluştu. Suriye, Ürdün, Irak, Lübnan, Kuveyt halkları arasında ne etnik ne dini anlamda ciddi bir fark yoktur, ama bunların her biri yüz yıl önce Syces-Picot tarafından kendilerine çizilen sınırlar içerisinde, yöneticileri tarafından diğerlerinden apayrı birer ulus olmayı ezberledi. Bugün Müslümanların birliğinden bahsedildiğinde buna itiraz edecek kitle her birinin içinde mebzul miktarda mevcut. Hepsinin sömürgeci bir kafayı, Malik bin Nebi’nin deyimiyle sömürgeleşmeye kendini hazırlamış bir kafayı içselleştirmiş olmaları da işin tabiatına uygun.

Bugün Müslümanların başına gelenlere Müslüman olarak itiraz edecek küresel bir siyasi aktörün olmayışından yakındığımızda hemen bu yöneticilerin ve onların ürünü olan bu halkları gösterip kendi umarsızlığına bahane olarak sarılanlar da şaşırtmıyor elbet. Bunlar Hilafetin kaldırılmasıyla Türkiye’nin çok büyük bir kazanım elde etmiş olduğu ezberiyle eğitilmiş. Yaptıkları ezberin anlamını bile düşünmemiş oldukları muhakkak. Dönüp bir soran olmamıştır: bizi bütün İslam dünyasının öyle veya böyle lideri kılan bir unvandan vaz geçmiş olmanın neresinde nasıl bir kazanç vardır? Böyle bir vazgeçişin bizim lehimize ve düşmanlarımızın aleyhine olması ihtimali olabilir mi? Biraz bu konudan bahsedildiğinde bize hemen hilafetin aslında nasıl etkisiz ve işlemez hale gelmiş olduğundan dem vurmaya başlıyorlar.

Muharrem Coşkun’un Akit TV’deki Kırmızı Masa’sına yıllar önce (sanırım 2022 Mayıs’ı) konuk olarak yapmış olduğum konuşmanın kısa bir kesiti bugünlerde sosyal medyada dolaşıma girmiş. Orada konu Müslümanların yine muhtemelen Filistin’deki, Myanmar’daki, Keşmir’deki belki Hindistan ve dünyanın birçok yerinde maruz kaldıkları saldırılar. Söz tabi yine bunlara karşı hiçbir şey yapmayan 2 milyar Müslümandan oluşan dünyanın varlığına geliyor. Cevap her zaman belli aslında: Kendi aralarında bir birlik oluşturamayan, Müslümanların meselelerini Müslüman olarak karşılamayan, İslam’ı kendine bir varoluş nedeni olarak görüp bir organize varlık ortaya koyamayan insanların sayısı 2 milyar olsa ne olur, 10 milyar olsa ne olur. İslam dünyasının bir özne olarak varlığı ancak İslam’ı varlık sebebi ve referansı olarak alan bir organizasyonla somutlaşabilir.

Konuşma kesitinin altına düşen yorumlar, açıkçası sadece hilafete karşı yüzyıllık duygusal ezberi değil, bal gibi İslam nefretini de ortaya koyuyor.

Tabi işin içine biraz argüman, yanlış tarih hurafeleri karıştıranlar da oluyor. Mesela “1. Dünya Savaşı’nda Araplar, Osmanlı’ya başkaldırıp İngilizlere destek verirken hilafet makamı da, halife de vardı. Onlar bu halleriyle, halifeye başkaldırmış olmuyorlar mıydı? Miadını doldurduğu için, o zor günlerde bile Müslümanları bir arada tutamayan kurum, şimdi mi işe yarayacakmış?” diye bir laf, bugün hala önemli bir tarih algısının tipik bir ifadesi.

1. Dünya Savaşında bütün Ortadoğu’nun Osmanlı’ya başkaldırıp İngilizlere destek vermiş olduğunu zannediyor belli ki.

Oysa 1. Dünya Savaşının 4 yılı boyunca o Ortadoğu halklarının tamamına yakını “kendi devletlerine” yani Osmanlı’ya ölümüne bağlı kalmış ve her cephede Osmanlı ile birlikte savaşmışlardır. Savaşın kader anı o 4 yılın son bir ayında yaşanmıştır ve o anda isyan etmiş Arapların çöküşteki payı bazı Osmanlı subaylarının hata veya siyaset payının yüzde biri bile değildir.

Hilafetin miadını doldurmuş olması sözkonusu değil, bilakis İngilizleri en fazla zorlayan uluslararası etkiye sahip bir güçtür hala. Hint Müslümanlarının verdiği destek bugün bile efsanedir. O desteğin mali kısmı Milli Mücadeleyi finanse etmiş, artanıyla İş Bankası kurulmuştur. Hilafet miadını doldurduğu için değil, hala Türkiye’ye İslam dünyası adına emperyalistlere karşı liderlik yapmasını sağlayacak bir sorun olarak görüldüğü için kaldırıldı. Sonradan oluşturulan bütün argümanlar, ortaya konulan bütün söylemler, bugün bile hiç üzerinde bir saniye düşünülmeden tekrarlanan ezberler bu büyük vazgeçişi haklılaştırmak üzere üretilmiş ideolojik avuntular.

Hilafetin olduğu dönemde sanki Müslümanların hiçbir sorun yaşamadığını veya kalsaydı yine hiçbir sorunla karşılaşmayacağını söylemişiz gibi. Mevzu hilafeti yeniden tesis de değil. Mevzu İslam dünyasının toparlanamaması, bir ve beraber olamaması.

Bu sorun aslında gerçek anlamıyla zaten Müslümanların sorunu. Kendini Müslüman dünyanın bir parçası görmeyenlerin hissedebileceği bir sorun değil. İtiraz edenlerin çoğunun da kendini zaden Müslüman ümmetin bir parçası olarak görmeyenler olması ayrı bir tuhaflık.

Ayşe Hür, 5 yıl önce yazmış olduğu bir yazısına atıf yaparak katılmış tartışmaya. Almanlarla ittifak içinde olduğumuz dönemde Almanlar Hilafetin büyük bir güç oluşturduğunu görmüş ve Halifenin yayınlayacağı bir Cihad fetvasının çok işe yarayacağı değerlendirmesi yapmışlar.

Demek ki Halifelik büyük bir güç. Burada görülecek olan şey budur. Hilafetin veya cihadın Almanların ürünü olduğu değil, ki öyle de değil. Varolan bir potansiyeli, bir gücü Almanların çok iyi görmüş olması. Burada Almanlarla 1. Dünya Savaşı’na girmiş olmayı elbette hiç savunmuyoruz. Ne Almanlarla ne İngiliz-Fransızlarla. O savaşa Osmanlıyı sokan Osmanlı Subayları ve İttihatçıları-Masonları kendi aralarında İngiliz muhipleri ile Alman muhipleri diye ayrışmıştı zaten.

Savaş devam ettiğinde bile cephelerde Müslüman (Türk, Kürt, Arap, Hint, Afrikalı) halklar Hilafete bağlı olarak canları pahasına savaşırken Subaylar ve hükümet elitleri bu mensubiyetlerine (İngiliz veya Alman) karşı sorumluluklarını daha fazla önemsiyorlardı. Osmanlıyı da Hilafete inanan ve bu yolda kendisinden istenen her fedakarlığı yapan halklar değil bu hesaplar yıktı. Hala anlamayan var mı?

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:167
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Aralık 2025 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İran Meclis Başkanı: Enerji fiyatlarını düşürmek için o kadar çok sahte haber yaydılar ki piyasa uyuştu

28 Mart 2026 00:03see199

Rusya’dan ABD ye en sert İran uyarısı: Yüzyıllarca sürecek asıl savaş başlamadı’

28 Mart 2026 02:10see185

İstanbul da başladı, sırada Ankara var: Sürücülere anlık bildirim gidecek Sözcü Gazetesi

28 Mart 2026 10:31see173

Sakarya da deniz kıyısında insansız hava aracı parçaları bulundu

27 Mart 2026 12:04see172

İletişim Başkanı Duran: STRATCOM Zirvesi nin başarıyla tamamlanmasının gururunu yaşıyoruz

29 Mart 2026 01:39see172

İran dan İsrail e çok başlıklı füze saldırısı: Demir Kubbe yi delip geçti VİDEO İZLE

28 Mart 2026 00:27see170

Milli Eğitim den ek atama açıklaması

28 Mart 2026 03:09see168

Adalet Bakanı Gürlek: Terörsüz Türkiye’nin yakın zamanda meyvelerini alacağız

28 Mart 2026 00:14see166

Ana Haber Bülteni 28 Mart 2026 (6 Nisan a Kadar Ateşkes Olur Mu?)

29 Mart 2026 04:44see162

Antalya’da infaz koruma memurlarını taşıyan araç şarampole devrildi: Çok sayıda yaralı var

28 Mart 2026 00:13see160

Bir ülkede daha akaryakıta kısıtlama geldi Sözcü Gazetesi

28 Mart 2026 01:13see159

Erzurum’da kaçak altın operasyonu: Kilolarcası ele geçirildi Erzurum Haberleri

28 Mart 2026 00:36see155

Trafik magandası kaskla dehşet saçtı! O anlar kamerada

28 Mart 2026 00:16see150

İngiltere ile Uruguay yenişemedi!

28 Mart 2026 01:04see149

Merkez Bankası araştırdı: Konut fiyatı yüksek olan yerlerde altın var

27 Mart 2026 16:34see149

Malatya nın kayısı devi iflas etti

28 Mart 2026 14:27see149

Pakistan da savaş diplomasisi: Dışişleri Bakanı Fidan İslamabad da Politika Haberleri

29 Mart 2026 01:01see149

İsrail askerleri CNN ekibini canlı yayında gözaltına aldı

29 Mart 2026 00:29see147

Taciz iddiasının tarafı olan genç kız trafik kazasında ağır yaralandı Giresun Haberleri

29 Mart 2026 00:25see144

Manisa’da sağanak; araçlar yolda mahsur kaldı

29 Mart 2026 00:48see143
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları