Ankara24.com
close
up
İslam birliği başkalarının değil, Müslümanların meselesidir Yasin Aktay

İslam birliği başkalarının değil, Müslümanların meselesidir Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Bugün 2 milyarlık Müslüman dünyanın 6 milyonluk uyduruk İsrail’e karşı sergilediği zafiyetten konuşurken akla ilk gelen şey bir İslam dünyasının var olup olmadığı. Filistin bir Arap meselesiyse koskoca Arap dünyasının bu aşağılayıcı saldırganlığı, bu tecavüzleri hiç üstüne alınmaması… Filistinli şair Nizar Kabbani’nin bu umursamazlığa, bu aymazlığa karşı meşhur şiirinin Lübnanlı sanatçı Julia Boutros tarafından “milyonlar nerede?” diye seslendirilişi güçlü bir isyandır. Ama bu isyan Arap halkların

Bugün 2 milyarlık Müslüman dünyanın 6 milyonluk uyduruk İsrail’e karşı sergilediği zafiyetten konuşurken akla ilk gelen şey bir İslam dünyasının var olup olmadığı.

Filistin bir Arap meselesiyse koskoca Arap dünyasının bu aşağılayıcı saldırganlığı, bu tecavüzleri hiç üstüne alınmaması…

Filistinli şair Nizar Kabbani’nin bu umursamazlığa, bu aymazlığa karşı meşhur şiirinin Lübnanlı sanatçı Julia Boutros tarafından “milyonlar nerede?” diye seslendirilişi güçlü bir isyandır. Ama bu isyan Arap halkların nezdinde kendi yönetimlerine yönelik bir rahatsızlığı sürekli ifade ediyorsa da yöneticilerde en ufak bir etki yapmaz. Neden olabilir acaba? Bilmeyen var mıdır?

Filistin bir İslam dünyası meselesiyse iş daha da vahim tabi. Sayıları 2 milyarı bulan insan her gün Gazze’de öldürülen her çocukla, aşılan her sınırla, çiğnenen her mukaddesatla kendi varlığının hiçe sayıldığını da hissediyor, utancını yaşıyor, acısını çekiyor.

İslam dünyasının 2 milyar neferi de aynı acıyı çekiyor aynı utancı duyuyor mudur? Tabi bu da tartışılır. Halklarla yönetimlerin ayırımını yapıyoruz kolayca ama bu halklar içinde son yüzyılda kurulan yönetimlerin yetiştirdikleri halklar var. Devletleri tarafından “ulus” olma eğitiminden geçmiş, kendi dar ulus sınırlarının ötesinde ne olup bittiğini zerre umursamayan halklar da oluştu. Suriye, Ürdün, Irak, Lübnan, Kuveyt halkları arasında ne etnik ne dini anlamda ciddi bir fark yoktur, ama bunların her biri yüz yıl önce Syces-Picot tarafından kendilerine çizilen sınırlar içerisinde, yöneticileri tarafından diğerlerinden apayrı birer ulus olmayı ezberledi. Bugün Müslümanların birliğinden bahsedildiğinde buna itiraz edecek kitle her birinin içinde mebzul miktarda mevcut. Hepsinin sömürgeci bir kafayı, Malik bin Nebi’nin deyimiyle sömürgeleşmeye kendini hazırlamış bir kafayı içselleştirmiş olmaları da işin tabiatına uygun.

Bugün Müslümanların başına gelenlere Müslüman olarak itiraz edecek küresel bir siyasi aktörün olmayışından yakındığımızda hemen bu yöneticilerin ve onların ürünü olan bu halkları gösterip kendi umarsızlığına bahane olarak sarılanlar da şaşırtmıyor elbet. Bunlar Hilafetin kaldırılmasıyla Türkiye’nin çok büyük bir kazanım elde etmiş olduğu ezberiyle eğitilmiş. Yaptıkları ezberin anlamını bile düşünmemiş oldukları muhakkak. Dönüp bir soran olmamıştır: bizi bütün İslam dünyasının öyle veya böyle lideri kılan bir unvandan vaz geçmiş olmanın neresinde nasıl bir kazanç vardır? Böyle bir vazgeçişin bizim lehimize ve düşmanlarımızın aleyhine olması ihtimali olabilir mi? Biraz bu konudan bahsedildiğinde bize hemen hilafetin aslında nasıl etkisiz ve işlemez hale gelmiş olduğundan dem vurmaya başlıyorlar.

Muharrem Coşkun’un Akit TV’deki Kırmızı Masa’sına yıllar önce (sanırım 2022 Mayıs’ı) konuk olarak yapmış olduğum konuşmanın kısa bir kesiti bugünlerde sosyal medyada dolaşıma girmiş. Orada konu Müslümanların yine muhtemelen Filistin’deki, Myanmar’daki, Keşmir’deki belki Hindistan ve dünyanın birçok yerinde maruz kaldıkları saldırılar. Söz tabi yine bunlara karşı hiçbir şey yapmayan 2 milyar Müslümandan oluşan dünyanın varlığına geliyor. Cevap her zaman belli aslında: Kendi aralarında bir birlik oluşturamayan, Müslümanların meselelerini Müslüman olarak karşılamayan, İslam’ı kendine bir varoluş nedeni olarak görüp bir organize varlık ortaya koyamayan insanların sayısı 2 milyar olsa ne olur, 10 milyar olsa ne olur. İslam dünyasının bir özne olarak varlığı ancak İslam’ı varlık sebebi ve referansı olarak alan bir organizasyonla somutlaşabilir.

Konuşma kesitinin altına düşen yorumlar, açıkçası sadece hilafete karşı yüzyıllık duygusal ezberi değil, bal gibi İslam nefretini de ortaya koyuyor.

Tabi işin içine biraz argüman, yanlış tarih hurafeleri karıştıranlar da oluyor. Mesela “1. Dünya Savaşı’nda Araplar, Osmanlı’ya başkaldırıp İngilizlere destek verirken hilafet makamı da, halife de vardı. Onlar bu halleriyle, halifeye başkaldırmış olmuyorlar mıydı? Miadını doldurduğu için, o zor günlerde bile Müslümanları bir arada tutamayan kurum, şimdi mi işe yarayacakmış?” diye bir laf, bugün hala önemli bir tarih algısının tipik bir ifadesi.

1. Dünya Savaşında bütün Ortadoğu’nun Osmanlı’ya başkaldırıp İngilizlere destek vermiş olduğunu zannediyor belli ki.

Oysa 1. Dünya Savaşının 4 yılı boyunca o Ortadoğu halklarının tamamına yakını “kendi devletlerine” yani Osmanlı’ya ölümüne bağlı kalmış ve her cephede Osmanlı ile birlikte savaşmışlardır. Savaşın kader anı o 4 yılın son bir ayında yaşanmıştır ve o anda isyan etmiş Arapların çöküşteki payı bazı Osmanlı subaylarının hata veya siyaset payının yüzde biri bile değildir.

Hilafetin miadını doldurmuş olması sözkonusu değil, bilakis İngilizleri en fazla zorlayan uluslararası etkiye sahip bir güçtür hala. Hint Müslümanlarının verdiği destek bugün bile efsanedir. O desteğin mali kısmı Milli Mücadeleyi finanse etmiş, artanıyla İş Bankası kurulmuştur. Hilafet miadını doldurduğu için değil, hala Türkiye’ye İslam dünyası adına emperyalistlere karşı liderlik yapmasını sağlayacak bir sorun olarak görüldüğü için kaldırıldı. Sonradan oluşturulan bütün argümanlar, ortaya konulan bütün söylemler, bugün bile hiç üzerinde bir saniye düşünülmeden tekrarlanan ezberler bu büyük vazgeçişi haklılaştırmak üzere üretilmiş ideolojik avuntular.

Hilafetin olduğu dönemde sanki Müslümanların hiçbir sorun yaşamadığını veya kalsaydı yine hiçbir sorunla karşılaşmayacağını söylemişiz gibi. Mevzu hilafeti yeniden tesis de değil. Mevzu İslam dünyasının toparlanamaması, bir ve beraber olamaması.

Bu sorun aslında gerçek anlamıyla zaten Müslümanların sorunu. Kendini Müslüman dünyanın bir parçası görmeyenlerin hissedebileceği bir sorun değil. İtiraz edenlerin çoğunun da kendini zaden Müslüman ümmetin bir parçası olarak görmeyenler olması ayrı bir tuhaflık.

Ayşe Hür, 5 yıl önce yazmış olduğu bir yazısına atıf yaparak katılmış tartışmaya. Almanlarla ittifak içinde olduğumuz dönemde Almanlar Hilafetin büyük bir güç oluşturduğunu görmüş ve Halifenin yayınlayacağı bir Cihad fetvasının çok işe yarayacağı değerlendirmesi yapmışlar.

Demek ki Halifelik büyük bir güç. Burada görülecek olan şey budur. Hilafetin veya cihadın Almanların ürünü olduğu değil, ki öyle de değil. Varolan bir potansiyeli, bir gücü Almanların çok iyi görmüş olması. Burada Almanlarla 1. Dünya Savaşı’na girmiş olmayı elbette hiç savunmuyoruz. Ne Almanlarla ne İngiliz-Fransızlarla. O savaşa Osmanlıyı sokan Osmanlı Subayları ve İttihatçıları-Masonları kendi aralarında İngiliz muhipleri ile Alman muhipleri diye ayrışmıştı zaten.

Savaş devam ettiğinde bile cephelerde Müslüman (Türk, Kürt, Arap, Hint, Afrikalı) halklar Hilafete bağlı olarak canları pahasına savaşırken Subaylar ve hükümet elitleri bu mensubiyetlerine (İngiliz veya Alman) karşı sorumluluklarını daha fazla önemsiyorlardı. Osmanlıyı da Hilafete inanan ve bu yolda kendisinden istenen her fedakarlığı yapan halklar değil bu hesaplar yıktı. Hala anlamayan var mı?

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:184
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Aralık 2025 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

TFF den ve Süper Lig ekiplerinden Aziz Yıldırım a tebrik

08 Haziran 2026 00:21see169

İsrail Megazi yi yakıp yıktı Ortadoğu Haberleri

08 Haziran 2026 04:08see151

CHP li Başkan Yardımcısı Filyos Çayı na düştü! Arama çalışması başlatıldı

08 Haziran 2026 01:26see150

Trump dünyayı krize soktu Politika Haberleri

08 Haziran 2026 04:07see149

İran ın başkenti Tahran’da patlama sesleri duyuldu

08 Haziran 2026 04:48see149

Hangi bitkisel süt en iyisi?

08 Haziran 2026 07:03see147

İlker Başbuğ, FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmasının fitilini hangi nedenle ateşledi? Bülent Orakoğlu

08 Haziran 2026 04:05see146

İletişim Başkanı Duran: Sandığa yansıyan her tercih, milli iradenin gücünü ortaya koydu

08 Haziran 2026 07:45see145

Beykoz’dan Dünyaya Mimar Bayram Çevik: 600’ü aşkın eserde “Mahalleye ait olma” imzası

09 Haziran 2026 00:49see144

51 ülkeden yüzlerce okçu Fetih Kupası’nda buluştu Yerel Gündem Haberleri

08 Haziran 2026 04:05see139

Kene ısırığında en büyük tehlike yanlış müdahale

08 Haziran 2026 09:27see138

Ayı korkusu 94 okulu kapattı Dünya Haberleri

09 Haziran 2026 04:14see136

Şam’da uçuşlar geçici olarak durduruldu

08 Haziran 2026 00:02see135

Gladyatörler Kenti Stratonikeia daki buluntuların üçte biri Türk dönemine ait

08 Haziran 2026 15:11see133

Gürsel Tekin den Özgür Özel e tarihi ders: CHP den ayrılırsa destek alamaz

08 Haziran 2026 10:33see132

Trump tan Netanyahu ya tehdit gibi uyarı! Tek başına kalırsın

09 Haziran 2026 01:07see130

Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuşacak mı? Dikkat çeken açıklama: Öyle bir şey olmaz!

08 Haziran 2026 12:05see127

Taylor Swift ABD nin en güçlü kadını seçildi

08 Haziran 2026 12:24see126

Aziz Yıldırım ın başkan seçilmesi Düzce de kutlandı!

08 Haziran 2026 01:54see126

ABD Umman Körfezi nde uyarılara uymayan petrol tankerini hedef aldı Ortadoğu Haberleri

08 Haziran 2026 21:22see125
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları