Ankara24.com
close
up
“Game over” nesli: Anne babalar suça iterken… Ersin Çelik

“Game over” nesli: Anne babalar suça iterken… Ersin Çelik

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

İstanbul Güngören’de, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan , 15 yaşındaki bir başka çocuk tarafından öldürüldü. Sebep? “Yan bakma” değil elbette. İki çocuk. Biri hayatının baharında toprak altında, diğeri “katil” ve parmaklıklar ardında. Öncesi var. İki yıl önce 14 yaşındaki Ahmet Minguzzi de benzeri bir akran cinayetiyle hayattan koparıldı. Öyle görünüyor ki, “sonrası” da olacak. Çünkü, koca bir toplum olarak, “ Nereye gidiyoruz? ” sorusunun etrafında dönüp dolanmanın ötesine geçemiyoruz. Üstelik, çocuk

İstanbul Güngören’de, 17 yaşındaki

Atlas Çağlayan

, 15 yaşındaki bir başka çocuk tarafından öldürüldü. Sebep? “Yan bakma” değil elbette. İki çocuk. Biri hayatının baharında toprak altında, diğeri “katil” ve parmaklıklar ardında.

Öncesi var. İki yıl önce 14 yaşındaki Ahmet Minguzzi de benzeri bir akran cinayetiyle hayattan koparıldı. Öyle görünüyor ki, “sonrası” da olacak. Çünkü, koca bir toplum olarak, “

Nereye gidiyoruz?

” sorusunun etrafında dönüp dolanmanın ötesine geçemiyoruz. Üstelik, çocuk da olsalar, cinayet işleyenleri koruyan, savunan bir kitlenin oluşumunu da izliyoruz.

***

SORUMLU ARAMA TİYATROSU

Yetişkinler, medyayı suçluyor. Medya, aileyi işaret ediyor. Okul, “Bizim yetkimiz yok” diyor. Birileri, “münferit olay” diyor. Yetkililer, “Önlem alacağız” demekle kalıyor, o önlemler sadece konuşuluyor. Bir kesim de evlat acısının kor ateşiyle yanan anne babaların gözlerinin içine bakarak “

suça itilmiş çocuklar

” savunmasına geçiyorlar.

Şehirlerde çocukların ortamlarından türeyen ancak daha çok sosyal medya üzerinden fenomenleştirilen yeni nesil ergen çeteleri herkes görüyor, izliyor oysa. Okullardaki akran zorbalığı bir normale dönüştü misal. Öyle ki “zorbalamayan çocuklar” dışlanır hale geldi.

Memleketteki evlerde, okullarda, sokakta, adliyede, medyada “

aman ucu bize dokunmasın

” sorumsuzluğu kol geziyor aslında.

Günlerdir, Instagram sayfama mesaj yağıyor: “Bir şey yazmayacak mısınız?”

Öyle ki bir an kendimi “ruhsuz” olmakla itham eder hale geldim.

Yazayım, yazıyorum ama bu büyük arızın konuşularak tüketilmesinden, çocuk cinayetlerinin sıradanlaştırılmasından başka neye yarayacak bilmiyorum. Madem yazacağız, o zaman “suçlu arama oyununu” bir kenara bırakıp meselenin en derinine, yitirdiğimiz “gerçeklik” ve “disiplin” duygusuna inelim.

***

ÖLÜM BİLE PUANLANIYOR

Çağın çocukları korkuyu, cezayı ve şiddet eylemlerinin sonucunda başlarına gelecekleri düşünemiyorlar. Şuncacık hayatlarında “pas” geçirildikleri gerçeklerden bihaberler. Hayat, onlar için “yeniden” başlatılabilir, hataların her seferinde geri alınabilir olduğu, nihayetinde yeni bir “

game over

” yazısından ibaret simülasyon gibi.

Haliyle birine zarar vermenin, bir cana kıymanın bedelinin ne olacağına dair bir fikirleri oluşmuyor. Aksine, saatlerce başından kalkmadıkları oyunlar ve kontrolsüz dijital içerikler aracılığıyla, şiddetin sıradanlaştığı,

ölümün bile puanlandığı

, sanal bir evrende yaşıyorlar.

Sadece çocuklara değil yetişkinlere de sirayet eden bu hissizlik çağında, “korkunun insanı disipline etmesindeki rolünü” cesaretle konuşmamız gerek.

***

BİR TERBİYE BİÇİMİ: SOBADAKİ EL

Kendi çocukluğumdan bir “korkuyla öğrenme” ile anlatayım. Sağ avucumun içinde hâlâ duran bir yanık izi var. Küçükken, sobanın üzerindeki kızgın şişi basmışım avucuma. Annem, o an nasıl ciyakladığımı, nasıl ağladığımı ve o günden sonra sobanın yanından nasıl korkuyla geçtiğimi anlatır durur. Zamanla sobayla kurmam gereken mesafeyi, o sızısı avucumda kalan tecrübe öğretmişti bana. Ateşe düşman olmadım. Soba bende psikolojik bir travmaya neden olmadı. Sonrasında onu yakmayı da öğrendim, keyfini çıkarmayı da. Ama bir eşyaya karşı bile olsa

haddimi ve sınırı

bildim.

Yıllar sonra şahit olduğum bir başka sahne ise, benim yanarak edindiğim bu tecrübenin adeta “dersi” gibiydi. Eskiler de mutlaka yaşamış veya yaşatmıştır.

Yine soba yanan bir odadaydık. Henüz yürümeye yeni başlayan bir bebek, ortamı ısıtan sıcaklığın kaynağına yaklaşmak istedikçe büyükler feveran ediyor, çocuğu apar topar uzaklaştırıyordu. Çocuk fıtratı gereği inatçı, büyükler de haliyle telaşlıydı. Birkaç kezlik tekrardan sonra, çocuğun dedesi kalktı. Herkesi şoke eden, bugünün aşırı korumacı ebeveynleri için “dehşet” sayılabilecek bir harekette bulundu. Çocuğu elinden sakince tuttu, sobanın yanına götürdü ve parmağını hafifçe, sadece sıcaklığı hissedeceği kadar o sobaya dokundurdu.

Odada bir feryat figan koptu tabii. Anne-baba, hadlerinden söylenemeseler de dedeye kızarcasına bakış atabildi. Ancak torununu, evladından daha fazla sevip kollayan o dede, asırlık bir bilgelikle odadakilere dönerek şöyle dedi:

“Canı yandı evet, ama bir daha sobaya yaklaşmayacağını öğrendi. Daha büyük bir yanmadan kurtuldu. Sizler de artık peşinden koşup, ‘cısss olursun’ deme ihtiyacı duymayacaksınız.”

Birkaç dakika içinde öyle de oldu. Parmağının sızısı geçince çocuk yeniden ayaklandı, neşesi yerine geldi. Yeni bir gündemi vardı. Sobanın çevresinde bir daha hiç dolanmadan, uzaktan “

Anne cısss

” diyerek şirinlik yapıyordu. Aslında tecrübesini aktarıyordu. Bir parça çocuk da olsa sınırı öğrenmiş, tehlikeyi tanımış ve

sobanın dokunursa yakacağı gerçekliği ile

yüzleşmişti.

***

“KORKMADIKÇA ADAM OLMAYIZ”

Bugün ise çocukların elinden tutan, onlara hayatın “cısss” diyen taraflarını öğreten dedeler yok. Anne babalar ise kol kanat germekle başlarından savma arasında yetiştiriyor evlatlarını. Tecrübe olmayınca deneyim de aktarılmıyor. Bu kadim öğretinin yerini her şeyi risksiz, acısız, mesafesiz ve hayatı hızla kaydırabilir, kusurları gizleyen, bedeli en fazla başa dönmek olarak ödeten ekranlar aldı.

Merhum

Teoman Duralı Hoca

, bilgisayar başında günde 12 saat geçiren, hayatı sadece ekranlarda gördüklerinden ibaret sanan çocuklara dikkat çekerek şöyle demişti:

“Yaşamıyor ki hayatı öğretesiniz. Öğrenmenin ortaya çıkması için hayatın olması gerekir.”

Hoca, bir dersinde meseleyi daha da derinleştirerek ve kapalı ortamlarda hayatın en temel, en koruyucu duygusu olan “korkunun” yaşanmadığına dikkat çekmiş ve ardından da şu sarsıcı tespitte bulunmuştu:

“Korkmadıkça, korkutulmadıkça adam olmayız. Hikmet korkuyla başlar.”

Buradaki korku, modern psikolojinin indirgediği; “sindirilmişlik” ya da “pısırıklık” değil elbette. Buradaki korku:

Saygı, çekinme, haddini bilme, kamusal düzene ve bir yaratıcıya karşı sorumluluk hissinden ibaret.

Güngören’de bıçağı saplayan 15 yaşındaki çocuk da can yakmanın, canının yanmasının, bir hayatı söndürmenin ve parmaklıklar ardına düşmenin ne demek olduğunu “hissetmiyordu.” Çünkü onun dünyasında vurduğu kişi ölmüyor, oyun yeniden başlıyordu.

Çuvaldızı önce kendimize batıralım: Çağın anne babaları olarak çok fazla saldırı altındaki çocuklarımızı “travma yaşamasınlar” diye pamuklara sarıp sarmalarken, onları dijital dünyanın vahşi, denetimsiz ve merhametsiz kollarına terk ettik. Sobanın sıcaklığını öğretmediğimiz gibi ellerine verilen tabletlerden, hayatı cehenneme çevirecek ateşi keyifle izlemelerine göz yumduk.

O çocuklar büyüyor işte. Korkusuzca, hikmetsizce ve en vahimi de

hissizce

büyüyorlar. Maalesef, bedelini Atlas gibi masum yavrular canlarıyla, anne babalar evlat acısıyla, toplum ise yüreklerinde kalacak o derin yanık iziyle ödüyor.

***

CİNAYETİN ÖNÜNE GEÇEMEMENİN DE BEDELİ OLMALI

Yazının sonunda “

Peki çözüm?

” diyenler olacaktır. Altını çizeyim: “

Suça sürüklenen çocuk

” kavramının arkasına sığınmak, cinayeti yaştan dolayı hafifletmek asla çözüm değil, aksine daha büyük bir kaosun kapısını aralama gayretidir.

O çocuklar madem dijital dünyada hayatı bu kadar hızlı tüketiyor, madem yetişkinlerin oyunlarını oynayıp, yetişkinlerin silahlarıyla “rol” kesiyorlar, o halde işledikleri suçun bedelini de çocukluk zırhına bürünmeden ödemeliler.

Ancak tek başına yetmez!

Allah kimseyi evladıyla sınamasın. Fakat sobanın sıcaklığını öğretmeyen, eline tutuşturduğu ekranla çocuğu vahşi ortamlara terk eden ebeveynler de “

sanık sandalyesine

” oturmalı. Bir çocuk cinayet işliyorsa, bedel sadece o elin sahibine değil, o eli başıboş bırakanlara da ödetilmeli.

“Cinayetin önüne geçememenin”

de cezası olmalı ki, bir daha hiçbir ebeveyn evladını “hissiz” yetiştirme lüksünü kendinde bulamasın.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:107
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Aziz İhsan Aktaş’ın hesaplarındaki bloke kaldırıldı! Sözcü Gazetesi

20 Nisan 2026 01:14see171

Lyon dan PSG ye şampiyonluk yolunda çelme

20 Nisan 2026 00:03see170

Paris Saint Germain, Olimpik Lyon’a mağlup!

20 Nisan 2026 00:08see168

2026 YILI KEDİ KÖPEK HAZIR KURU MAMA VE KONSERVE MAMA ALINMASI İŞİ

20 Nisan 2026 00:18see167

Sel paniğinde silahla uyarı: Köy faciadan döndü Şırnak Haberleri

20 Nisan 2026 00:30see165

İstanbul Deklarasyonu nda ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesine vurgu

20 Nisan 2026 00:40see165

İzmir deki ev yangınında uyuşturucu madde ele geçirildi; 10 gözaltı İzmir Haberleri

20 Nisan 2026 00:09see164

Köyün Neşesi Dursun a Son Veda

21 Nisan 2026 00:29see157

Şanlıurfa da kayalıklarda mahsur kalan 2 küçük kardeş kurtarıldı Şanlıurfa Haberleri

21 Nisan 2026 00:38see156

Çalışma Bakanı Görevden Ayrıldı

21 Nisan 2026 01:31see154

AB Komisyonu Başkanı Leyen in Türkiye paniği: Bölgeyi etkilerine bırakamayız Avrupa Haberleri

21 Nisan 2026 00:34see153

Ana Haber Bülteni 19 Nisan 2026 (ABD Ve İran Savaşı Bitirecek Mi?)

20 Nisan 2026 01:46see151

Belediye çalışanına kanlı suikast

20 Nisan 2026 03:02see151

İsrail Askeri İsa Heykelini Parçaladı

20 Nisan 2026 01:02see151

Gergin seçim sonuçlandı! AKP ve MHP nin birleştiği liste kaybetti Sözcü Gazetesi

20 Nisan 2026 01:20see150

ANTALYA 18. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

20 Nisan 2026 00:02see149

Tamil Nadu da Havai Fişek Fabrikasında Patlama

20 Nisan 2026 01:48see147

Kırıkkale de garajda silahlı saldırı: 1 ölü Son dakika haberleri

20 Nisan 2026 02:50see147

Fenerbahçe Opet, 3. kez Avrupa nın zirvesinde

20 Nisan 2026 00:11see146

Ve Wolverhampton küme düştü! Premier Lig e ilk veda... Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

21 Nisan 2026 01:41see145
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları