Ankara24.com
close
up
Menu

Almanya Kupası nın sahibi Bayern Münih oldu

Beyaz Saray yakınında silah sesleri: Keskin nişancılar çatıda

Belçika Yargıtayından tarihi karar: Avrupa da ilk kez bir ülke mahkum edildi Avrupa Haberleri

KPSS TAKVİMİ 2026: KPSS başvuruları ne zaman başlayacak? Lisans, ön lisans ve ortaöğretim sınav tarihleri Son Dakika Haberleri

A Milli Futbol Takımı nda Dünya Kupası hazırlıkları hız kesmedi!

Kurban bayramında en sağlıklı et pişirme yöntemlerini açıkladı

Trump tan son dakika Türkiye açıklaması! Erdoğan a teşekkür! 5 ülke lideriyle kritik hamle

Trafik Kazasında Kadın Sürücüyü Darp Eden Şüpheliye Ceza

3 bacaklı oğlak görenleri şaşkına çevirdi

Oteller doldu mu? Tatilciler en çok nereyi tercih etti?

Etnospor Kültür Festivali’nin 3 üncü günü büyük ilgi gördü

Formula 1’de Kanada GP’sinde zafer Antonelli’nin Sözcü Gazetesi

Göç İdaresi Başkanlığına Muhammet Selami Yazıcı atandı

Alacak kavgasında ağabey bıçaklandı, kardeşi darbedildi Aksaray Haberleri

A Milli Takım da sakatlık şoku! Araçla sahadan çıkarıldı

Kılıçdaroğlu azınlıkta: Meclis Grubu nda gücü tartışmalı Yerel Gündem Haberleri

Sanki kendi ikizini doğurmuş! Anne kız birlikte modellik yaptı, ünlü aile tam kadro desteğe geldi

Kurban Bayramı öncesi 4 milyonu aşkın hayvan denetlendi

Giresun daki kazada hayatlarını kaybeden Yıldız ailesi yarın son yolculuğuna uğurlanacak Trabzon Haberleri

Ukrayna’nın hedefi enerji... Rusya’nın Karadeniz’de can damarı vuruldu

Farklı ekolleri anlama çabasının ortak ilkeleri Ömer Türker

Farklı ekolleri anlama çabasının ortak ilkeleri Ömer Türker

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

İslam düşüncesinin kaynak metinlerini okuduğumuzda insanın büyük sorularına verilen farklı cevaplarla karşılaşıyoruz. Geçen haftaki yazımızda kelam ve felsefe geleneklerinin verdiği cevabın temel kabullerine dikkat çeken ve bunların ana iddialarının (i) usule uygunluğunu, (ii) bugün bizim için ne anlam ifade ettiğini değerlendirmeye çalışan bir yazı dizisine başlayacağımı söylemiştim. İslam’ın ilk nazarî biliminin kelam ve ilk sistemli nazariyatçılarının da kelamcılar olması hasebiyle önce kelamı

İslam düşüncesinin kaynak metinlerini okuduğumuzda insanın büyük sorularına verilen farklı cevaplarla karşılaşıyoruz. Geçen haftaki yazımızda kelam ve felsefe geleneklerinin verdiği cevabın temel kabullerine dikkat çeken ve bunların ana iddialarının (i) usule uygunluğunu, (ii) bugün bizim için ne anlam ifade ettiğini değerlendirmeye çalışan bir yazı dizisine başlayacağımı söylemiştim. İslam’ın ilk nazarî biliminin kelam ve ilk sistemli nazariyatçılarının da kelamcılar olması hasebiyle önce kelamı değerlendireceğimi vaat etmiştim. Değerlendirmeye başlamadan önce farklı ekolleri anlama çabasında dikkat etmemiz gereken üç noktaya işaret edeceğim.

Birincisi: Kelam, tasavvuf ve felsefe kapsamında mütalaa edilecek cevapların ve çözüm arayışlarının, İslam dönemi mütekellimleri, sûfîleri ve filozofları tarafından verilmiş olması, ne kadar farklı olurlarsa olsunlar onları birbiriyle ilişkilendiren ve belirli bir dönemin tefekkürü kılan bir bağ olduğunu gösterir. İslam, Miladî yedinci yüzyıldan on sekizinci yüzyılın başlarına kadar bin yıllık sürece damgasını vurduğu ve sonrasında da varlık iddiasını bir şekilde sürdürdüğünden söz konusu bin küsur yıla yayılan zaman diliminde muhtelif geleneklere mensup düşünürler, zaman, mekan, adet ve alışkanlıklar açısından birbirinden çok farklı şartlarda yetişmişlerdir. Bunları birleştiren bağ, aslında basit bir şekilde İslam’ın iman esasları ve uygulamalarıdır. İnanç esasları ve onların görünür hale gelmesini mümkün kılan uygulamalar, sadece bir müminler cemaatini oluşturmakla kalmamış, aynı zamanda o müminler cemaatinin merak sınırlarını ve asli sorularını derinden etkilemiştir. Öyle ki İslam’ın hâkim olduğu bölgelerde bu durum sadece Müslümanlar için değil, gayr-ı müslimler için de geçerlidir. Diğer büyük medeniyetlerde olduğu gibi İslam’ın da dönüştürme ve farklı derecelerde kendisine benzetme özelliği vardır. Bu bakımdan İslam tarihinde insanın büyük sorularına verilen cevaplar, İslam dininin temel inanç ve ibadetlerinden ve bu ikisinin oluşturduğu hayat nizamından bağımsız olarak anlaşılmaya elverişli değildir. Meşşâîlik gibi felsefe geleneklerinin antik dönem metinleri etrafında kurulmuş olması bizi yanıltmamalıdır. Nitekim ilerleyen yazılarda Meşşâîlik değerlendirilirken bu gelenekte konuştuğumuz bağlamda ortaya çıkan bütün yenilikçi ve yaratıcı fikirlerin asıl itibariyle İslam dininin inanç esaslarının oluşturduğu bakış açısıyla meseleleri ele almaktan kaynaklandığını göreceğiz.

İkincisi: Ekoller arasındaki farklılıklar sanıldığı gibi ekol içindeki farklılardan her zaman daha büyük olmak zorunda değildir. Dikkatsiz bir okur bu durumu gözden kaçırabilir. Hatta belirli alanda uzmanlaşan insanlar gelenekler arasında karşılaştırma yaptıklarında zaman zaman dışardan bakan ve meseleyi etraflıca görme imkânına sahip olmayan insanların hissiyatıyla yaklaşıp yanlış değerlendirme yapabilmektedir. Mesela müteahhirûn dönemde kelam ve felsefe geleneklerinin meâd (ölüm sonrası hayat) hakkındaki ihtilafı, İbn Sînâ ile İbn Bâcce’nin meâd hakkındaki ihtilafından daha hafiftir. Yine kelam geleneği mensuplarından Îcî, Teftâzânî ve Cürcânî ile felsefe geleneğinin temsilci filozofu olarak İbn Sînâ arasında imkân teorisindeki farklılık İbn Sînâ ile İbn Rüşd arasındaki farklılıktan daha küçüktür. Dolayısıyla aynı ekol içinde olmak, her zaman görüşlerin birbirine yakın olduğu anlamına gelmez. Ekoller daha ziyade ortak yöntem, ortak ilkeler, ortak meseleler ve ortak otoriteler etrafında kurulur. Fakat bu durum, ekol mensuplarının ayrıntıda birbirinden çok uzaklaşıp diğer ekollere yaklaşmasına mani değildir.

Üçüncüsü: Ekoller arasında karşılaştırma yapılırken bazen bir ekol hakkındaki yanlış hissiyat, değerlendirmelerimizi bozabilir. Çarpıcı bir örnek vereyim. Tasavvuf geleneğinin kendi içinde oldukça geniş bir yelpazeyi barındırdığı düşünülür. Sapkın veya bidatçi kabul edilen fırkalardan Ehl-i sünnet çizgisinde bulunan ana gövdeye varıncaya dek çok farklı zümreler görülür tasavvuf geleneğinde. Fakat şeriat-hakikat ilişkisine dair tartışmalar, dikkatsiz bir okurun hatta ilahiyatçının zihninde bu durumun tasavvufa özgü olduğu, kelamın daha korunaklı bir alan olduğu hissini oluşturur. Halbuki, aynı durum kelam fırkaları için de geçerlidir. Tasavvuf geleneğinde ne kadar aykırılık varsa bir o kadarını hatta kimi bakımlardan daha fazlasını kelam geleneğinde de görmek mümkündür. Bunun için başka İmâm Ebu’l-Hasan el-Eşarî’nin Makâlâtü’l-İslâmiyyîn kitabı olmak üzere sadece fırka ve mezheplerin anlatıldığı kitaplara bakmak yeterlidir. Anlatılan fırkaların kuruluş dönemindeki sapkın eğilimlerden ibaret olmadığını, bir kısmı İslam tarihi boyunca varlığını devam ettiren küçük veya büyük gruplar olduğunu herhalde söylemeye gerek yok. Bu bakımdan aykırı tavır ve fikirlerden dolayı tasavvuf alanı ve geleneği hakkında olumsuz kanaat oluşturmak, dakik bir araştırmadan ziyade yüzeysel bir bakışın sonucudur ve isabetli değildir. Her büyük ekolün bulunduğu grupta farklı tavır ve yorumları temsil eden fırkalar yer alır. Bütün bunların o ekol altında yer almasını mümkün kılan şeyin ne olduğunu kavrayıp şayet yapabiliyorsak bir mezhep yahut görüşün hakikat değerini ve temsil gücünü dikkate alarak değerlendirmesini yapmamamız gerekir.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:147
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 23 Şubat 2026 04:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Almanya Kupası nın sahibi Bayern Münih oldu

24 Mayıs 2026 00:08see161

Beyaz Saray yakınında silah sesleri: Keskin nişancılar çatıda

24 Mayıs 2026 01:47see154

Belçika Yargıtayından tarihi karar: Avrupa da ilk kez bir ülke mahkum edildi Avrupa Haberleri

23 Mayıs 2026 21:03see147

KPSS TAKVİMİ 2026: KPSS başvuruları ne zaman başlayacak? Lisans, ön lisans ve ortaöğretim sınav tarihleri Son Dakika Haberleri

23 Mayıs 2026 21:13see142

A Milli Futbol Takımı nda Dünya Kupası hazırlıkları hız kesmedi!

25 Mayıs 2026 00:36see141

Kurban bayramında en sağlıklı et pişirme yöntemlerini açıkladı

23 Mayıs 2026 16:44see138

Trump tan son dakika Türkiye açıklaması! Erdoğan a teşekkür! 5 ülke lideriyle kritik hamle

23 Mayıs 2026 20:50see138

Trafik Kazasında Kadın Sürücüyü Darp Eden Şüpheliye Ceza

25 Mayıs 2026 01:01see138

3 bacaklı oğlak görenleri şaşkına çevirdi

24 Mayıs 2026 09:42see138

Oteller doldu mu? Tatilciler en çok nereyi tercih etti?

25 Mayıs 2026 00:54see135

Etnospor Kültür Festivali’nin 3 üncü günü büyük ilgi gördü

23 Mayıs 2026 16:02see135

Formula 1’de Kanada GP’sinde zafer Antonelli’nin Sözcü Gazetesi

25 Mayıs 2026 01:09see134

Göç İdaresi Başkanlığına Muhammet Selami Yazıcı atandı

25 Mayıs 2026 00:38see134

Alacak kavgasında ağabey bıçaklandı, kardeşi darbedildi Aksaray Haberleri

25 Mayıs 2026 00:39see134

A Milli Takım da sakatlık şoku! Araçla sahadan çıkarıldı

23 Mayıs 2026 18:17see133

Kılıçdaroğlu azınlıkta: Meclis Grubu nda gücü tartışmalı Yerel Gündem Haberleri

24 Mayıs 2026 04:05see133

Sanki kendi ikizini doğurmuş! Anne kız birlikte modellik yaptı, ünlü aile tam kadro desteğe geldi

24 Mayıs 2026 14:09see131

Kurban Bayramı öncesi 4 milyonu aşkın hayvan denetlendi

23 Mayıs 2026 15:52see128

Giresun daki kazada hayatlarını kaybeden Yıldız ailesi yarın son yolculuğuna uğurlanacak Trabzon Haberleri

23 Mayıs 2026 22:15see128

Ukrayna’nın hedefi enerji... Rusya’nın Karadeniz’de can damarı vuruldu

24 Mayıs 2026 07:37see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları