Erdoğan O İmzayı Neden Attı?
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
İmzayı 17 Mart günü Resmi Gazete’de gördük.
Aslında bomba etkisi yaratması beklenen bir metne atılmıştı. Gerçek haberciler, kimi siyasetçiler de gündemine alıp sert biçimde eleştirdi. O kadar!
Ne kıyamet koptu.. Ne ardı arkası soruldu..
Irak işgali öncesinde Erdoğan’ın ABD’ye söz verdiği şu meşhur 1 Mart tezkeresini hatırlayıp hatırlatan da olmadı.

Hatırlayın: 1 Mart 2003 Tezkeresi, ABD'nin Irak'ı işgali sırasında Türk topraklarının kullanılmasına ve yabancı askerlerin konuşlanmasına izin veren, AKP hükümeti tarafından Meclis’e sunulmuş. ancak reddedilmişti.
Zira kabul için gereken nitelikli çoğunluk sağlanamamış, 4 vekilin daha "evet" dememesi sonucu tezkere geçmemişti.
Yıllar sonra anılarını kaleme alan Cumhurbaşkanı Gül’ün basın danışmanı Ahmet Sever, o günleri şöyle yazacaktı:
"Özellikle, Beşir Atalay, Mehmet Aydın, Ertuğrul Yalçınbayır, Bülent Arınç, Zeki Ergezen, Azmi Ateş ve Kemalettin Göktaş gibi önemli isimler tezkereye karşıydı ve parti içinde açıkça bunun kulisini yapıyordu. Recep Tayyip Erdoğan ise, tezkerenin mutlaka meclisten geçmesi gerektiğini vurguluyordu.", "Cüneyt Zapsu, Ömer Çelik ve Egemen Bağış tezkerenin kabulü için çırpınıyorlardı. Özellikle Zapsu ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ile telefonda sürekli temas halindeydi."
Erdoğan’ın başbakanlığına daha iki hafta vardı. O yüzden o kritik gündemi dışarıdan idare etmeye çalışmış ama başaramamıştı. 1 Mart tezkeresine karşı olanlar için düşüncelerini ise, hemen hepsinin yıllar içinde partiden uzaklaştırılmasıyla yeterince ifade etmişti. Ömer Çelik ve Egemen Bağış’ın (başka katkılarının yanı sıra) neden o kadar baş tacı edildiğini de Ahmet Sever’in anılarından öğrenmiştik.
*. *. *
Aradan çeyrek yüzyıl geçti. Irak’tan sonra sıra İran’a geldi.
Ve tam da Trump’ın kara harekatı işareti verip yaklaşık 5 bin asker gönderileceği konuşulurken 17 Mart “tezkeresi” çıkıp geldi.
Bu kez adı tezkere değil elbette. Ne de olsa Meclis artık devre dışı.. Her şeye tek bir kişi karar verip imza atıyor.
Adına KARAR deyip devam edelim:
“Karara göre; harp araç ve gereçleri, silah ve mühimmat, bunlara ait yedek parçalar, askeri patlayıcı maddeler ve ilgili teknolojiler Türkiye gümrük bölgesinden transit geçiş yapabilecek ve yeniden ihraç edilebilecek..”
“Yeniden ihraç” ne demek? İnsanın aklına takılıyor, değil mi? Yorum şu:
Diyelim ki ABD bize silah, mühimmat vs sattı. Bunlar gümrükten rahatça geçebilecek.. Ve daha sonra diyelim ki Birleşik Arap Emirlikleri’ne ya da adını vermek istemeyen herhangi bir adrese ihraç edilecek.
Saray’dan, daha doğrusu Dezenformasyonla Mücadele Merkezi haber ve yorumları anında yalanladı tabii:
“Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’nin, İsrail’e lojistik sağlayacağı veya yabancı ülkelere ait silahların Türkiye üzerinden geçirilmesine izin verildiği yönündeki iddialar açık bir dezenformasyondur.”
Öyle ya ihracattan falan ne diye söz edilsin!
Belli ki maksat tamamen “ticaret”..
Hala “içim rahat değil” diyorsanız.. Zaten üzerimize üzerimize gelen füzelerden hala rahatsız iseniz, gelin Meclis’e bir önerge için her partiden milletvekillerini mesaj yağmuruna tutalım. Bir Meclis soruşturma komisyonu oluşturulsun ve bu kararın uygulaması izlensin.
Şaka yapmıyorum. Ama aramızda kalsın, bu kritik karar yerine beni soruşturmaya kalkarlarsa “şaka yaptım” diyeceğim. Bozmayın!!
“•Trump hem Epstein dosyası ve yeni mağdur tanıklar nedeniyle “içerde” fevkalade sıkıntılı.. Hem de İran savaşında köşeye sıkıştığı, NATO üyeleri tarafından da yalnız bırakıldığı için öfkeli.”
“•Erdoğan da savaş nedeniyle Brent petrolün varil fiyatının 100 doları geçmesi.. Zaten Doların da 44.32 liraya fırlaması.. Kısacası ekonomik krizin tavan yapması yüzünden “içerde” fevkalade sıkıntılı. İran savaşında da topluma karşı kendisini mecbur hissedince İsrail’e kükremesi.. Ancak ABD tarafından sıkıştırılıyorsa çıkış yolunu bulamadığı için öfkeli..”
Eğer birisi “seni öldüreceğim” diye tehdit edilip ertesi gün ölü bulunuyorsa ne gelir aklınıza? “Kötü tesadüf” der geçer misiniz?
Yanıbaşımızdaki savaş, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kilitleyip, ilk kez bir Amerikan savaş uçağını vurması ile yepyeni bir seviyeye çıkmışken, bu kararname de tesadüf mü sizce?
Neyse, günün birinde hesabı sorulacaklar dosyasına atıp bekleyelim bakalım!!
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:72
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mart 2026 10:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















