Epstein dosyası: Derin karanlık ve gerçeklik algımız Ayşe Keşir
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Epstein dosyası uzun süredir dünya gündemindeydi. Ancak son haftalarda Amerikan kaynaklarından dosyanın erişime açılmasıyla birlikte, yoğun bir içerik bombardımanına maruz kaldık.
Yazılarımda kendi duygularımı anlatmayı çok tercih etmiyorum. Çünkü yazar, kişisel dünyasından ziyade, dünyaya, topluma dair meselelerle okuru yüzleştirmeli. Ne var ki Epstein dosyasına ait yüzlerce içerik bu denli yoğun biçimde önümüze düştüğünde, mevcut bilgi ve zihin dünyam ile olanları algılamakta o kadar çok zorlandım ki...
Sanki koca bir kıyamet kopmuş da insanlık onu uzaktan seyrediyor. Tıpkı Susan Sontag’ın ‘’Başkalarının Acısına Bakmak’’ kitabında, savaş ve işkence fotoğraflarına bakmak üzerinden insanlığımızı sorguladığı gibi…
Hukukun tanımladığı çocuk istismarı, pedofili, fuhuş gibi kavramlar bile bu dosyanın içeriğini anlatmaya yetmiyor. Ölüm iksirini ilk kez bu dosya ile duyduk. Çocukların çığlıkları, üzeri bantlansa da önümüze düşen o sahneler… Bu dosyayı, ilişkileri, ağları ve mal olduğu hayatları tarif etmeye ne kelimenin ne de kalemin gücü yetiyor.
Kıyamet nasıl tarif edilir ki?
SİMÜLASYON ÇAĞINDA HAKİKATİN ÇÖKÜŞÜ
Bazı içeriklerin “Bu kadar da olmaz” dedirtecek ölçüde ileri gitmesinin ardından görüntülerin bir kısmının yapay zekâ ile üretilmiş, sahte içerikler olduğu bilgisi servis edildi.
İnternet ve sanal medya mecralarıyla birlikte yalnızca bilgi değil, insanlığın gerçeklik algısı da dönüştü, değişti. Epstein dosyasına ilişkin bazı görseller için ‘yapay zekâ’ açıklaması sadece bilgi kirliliği olarak açıklanamaz. Sanal medyada dolaşan içeriklerin ne kadarının gerçek ne kadarının sahte olduğunun ayırt edilmesi, bile isteye zorlaştırılıyor. Yaratılan belirsizlik ile hakikatin toplum nezdinde çözülmesi ve çarpıtılmasının hedeflendiği açıkça ortada.
HEDEF: GÖRSEL KANITIN İFLASI
Görselliğin bu kadar merkezde olduğu bir çağda, görüntünün kanıt olma vasfı kasten tartışmalı hâle getiriliyor. Sürekli şiddet ve vahşet görüntülerine maruz kalmanın insanı nasıl duyarsızlaştırdığını ve insanın “seyirci kaldığına’’ dair pek çok çalışma var. Bugün bu duyarsızlaşma, yapay zekâ ile üretilmiş sahte görüntülerle daha da derinleştiriliyor. ‘’Bu kadarı da olmaz’’ diyerek izlenen kan dondurucu görüntüler artık ‘’acaba gerçek mi?’’ sorgulamasına maruz bırakılacak.
Sahte içeriklerin çoğalması ile gerçeklerin bu kalabalık içinde kaybolması hedefleniyor. Toplumda “Her şey sahte olabilir” duygusu güçlendirilmeye çalışılıyor. Epstein dosyasına ait sahte, yapay zekâya ait içerikleri piyasaya sürenlerin amacı tam da bu: Görsel kanıta duyulan inancı çökertmek…
Sahte görüntülerin varlığı, gerçeğin acısını dindirmemeli…
ALGI, İKTİDAR VE DENETİM
Açıklanan dosya içeriği ile mesele yalnızca bireysel suçlar, suç örgütleri ya da ahlaki çöküş değil, mesele aynı zamanda iktidar ve denetim meselesi… Foucault yeni dünyanın iktidar tahlilini güç, bilgi ve gözetlenme üzerinden tanımlar. Epstein dosyasında karşımıza çıkan şantaj, tehdit ve kayıt mekanizmaları; klasik suç örgütlerinden çok daha karmaşık bir iktidar ağına işaret ediyor.
Daha önceki yazılarda da atıf yaptığım Shoshana Zuboff’un “gözetim kapitalizmi” bu tür yapıların neden bu kadar rahat hareket edebildiğini açıklıyor aslında. Veri, görüntü, kayıt; ekonomi için bir değer olduğu gibi, kirli siyasetin, kirli paranın, kirli iktidarın da bir silahına dönüşmüş durumda.
DERİN, DİPSİZ KARANLIK
İnsanlığın bilinen karanlık tarafının ötesinde, sistematik bir kötülükle karşı karşıyayız. Dosyada yer alan çocuklara yapılan işkenceler, LGBT üzerinden kurulan kirli kurgu, insanlığı topyekûn tehdit eden büyük bir yapılanmaya işaret ediyor. Medya marifetiyle gözümüze sokulan LGBT dayatmalarının menşei de finans kaynağı da Epstein dosyasıyla ortaya saçılmış durumda.
Dosyada karşımıza çıkan ülkeleri ve piyasaları dizayn etme çabası da tesadüf değil. Tehdit, şantaj ve korku üzerinden kurulan güç ilişkileri, yalnızca bireyleri değil; devletleri de kuşatma iddiası taşıyor.
Bu nedenle Epstein dosyasını, yalnızca bireysel suçlar üzerinden değil; hakikatin, güvenin ve insanlığın da aşındığı küresel bir karanlık üzerinden okumamız gerekiyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:77
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Şubat 2026 04:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















