Ankara24.com
close
up
Menu

1 (BİR) YILLIK İŞYERİ HEKİMLİĞİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI HİZMETİ ALIMI İŞİ

Rusya nın Ankara Büyükelçiliği nden Montrö açıklaması

İstanbul’da Gazze için araç konvoyu düzenlenecek

Güdül Kaymakamı Akar dan kütüphane ziyareti Ankara Haberleri

Bodrum’da göçmen faciası Yerel Gündem Haberleri

Piyasalar Ortadoğu’da barış umuduyla toparlandı

Elon Musk a dava şoku: 200 milyon dolarlık haksız kazanç!

Trump ın İran tehdidi Avrupa yı tedirgin etti: Türkiye hazırlık yaptı

Boğazına yemek kaçan öğretmenin yardımına meslektaşı koştu Kayseri Haberleri

Doç. Dr. Altan ın hasarlı dokuların tamiri için düşük doz lazer tedavisi araştırması uluslararası dergide Konya Haberleri

Türk Kızılay’dan Oktay Kaynarca ile kan bağışı çağrısı

İran ABD nin 16 adet MQ 9 Reaper İHA sını vurdu Sözcü Gazetesi

Berk Oktay dan Budapeşte de romantik kutlama Magazin haberleri

İBB davasında ara karar: 18 kişi tahliye edildi

Milli Takım ın Dünya Kupası maçlarında bilet fiyatları ne kadar?

Malatya da her yerde aranıyor: Üniversiteli Seda dan 2 gündür haber yok! Meğer günlerdir...

2 Yaşındaki Çocuğa Bıçaklı Saldırı

Enflasyon oranları ne zaman, saat kaçta açıklanacak? 2026 Mart ayı enflasyon oranı beklentisi ne yönde?

İran Devrim Muhafızları Ordusu ABD’ye ait bir savaş uçağının imha edildiğini duyurdu Ortadoğu Haberleri

Trafik çilesine radikal çözüm! Malta’dan İstanbul’a örnek olacak teşvik

Ehl i sünnetin büyük imtihanı Mahmut Ay

Ehl i sünnetin büyük imtihanı Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Trumpgiller familyasının zihin yapısını anlayabilmek için bu familyanın üyelerinden İngiliz şair Rudyard Kipling’i (1865-1936) iyi okumalı. Bir şiirinde şöyle diyor Kipling: “Bu yol Beyaz Adamların aştıkları yol/Bir diyarı arıtmaya giderken arşınladıkları yol… Adımladık bu yolu, bu ıslak, fırtınalı yolu/Ey dünya! Ne mutlu sana, Beyaz adamlar omuz omuza/Yollarını arşınladıklarında” (E. Said, Şarkiyatçılık, Metis Yay., s. 238). Kipling, bu şiirinde “seçkin Batı ırkı”nı temsil eden “beyaz adam”ların

Trumpgiller familyasının zihin yapısını anlayabilmek için bu familyanın üyelerinden İngiliz şair Rudyard Kipling’i (1865-1936) iyi okumalı. Bir şiirinde şöyle diyor Kipling: “Bu yol Beyaz Adamların aştıkları yol/Bir diyarı arıtmaya giderken arşınladıkları yol… Adımladık bu yolu, bu ıslak, fırtınalı yolu/Ey dünya! Ne mutlu sana, Beyaz adamlar omuz omuza/Yollarını arşınladıklarında” (E. Said, Şarkiyatçılık, Metis Yay., s. 238). Kipling, bu şiirinde “seçkin Batı ırkı”nı temsil eden “beyaz adam”ların ittifak edip düşmanlarını yendikleri takdirde dünyanın çok daha “arınmış” ve “mutlu” olacağını söyleyerek Batılı devletleri, “omuz omuza” verip birlik olarak “öteki” milletleri dize getirmeye teşvik ediyor. Batı için “öteki” demek, barbar ve medeniyetsiz demek. Durum böyle olunca Kipling’in meşhur “Beyaz Adamın Yükü” şiirinde görüldüğü üzere, Batılı beyaz adamın, dünyanın medenileşememiş diğer ülkelerine medeniyet götürmek (!) gibi bir yükü ve misyonu var.

İşte bu yükü omuzlarında hisseden “modern beyaz adamlar” son bir aydır İran’a “medeniyet götürme(!)” ve orayı “arındırma(!)” telaşındalar. Dünyamız, 28 Şubat’ta başlayan İran saldırılarıyla birlikte, modern beyaz adamların sebep olduğu emperyalist sömürgeciliğin acımasız tahribatlarına sahne olmaktadır. Beyaz adam, dünya tarihinin tanıdığı en manipülatif, en acımasız ve en sömürgeci insandır. Son yıllarda siyonizm ile kaynaşıp bütünleşmesi, Batı sömürgeciliğini iyice acımasızlaştırmıştır. Siyonizm ile ittifak hâlindeki Batı sömürgeciliği, maalesef İslâm ülkelerini teker teker tahrip ve işgal edip tüm kaynaklarını sömürmeye çalışmaktadır.

İnsan, şunu sormadan edemiyor: “Yahu nasıl oluyor da iki milyara yakın bir nüfusa, onlarca devlete, üç kıtada devasa bir toprağa ve muazzam yeraltı kaynaklarına sahip olan İslam dünyası, yedi milyonluk bir nüfusa, küçücük bir toprak parçasına sahip bir İsrail ile baş edemiyor?” İşin siyasî tahlilini konunun uzmanlarına bırakmam daha doğru olur. Bendeniz, daha önceden yazdığım bir hususu tekrar hatırlatmayı vazife addediyorum. “Bugün İslam dünyasının en büyük sorunu nedir?” şeklinde bir soruyu kendimize soralım. Sanırım çoğunluk şunu diyecektir: Müslümanların siyasî, mezhebî ve fikrî bölünmüşlüğü. Peki bu durum kimin işine yarıyor? Elbette siyonist ve haçlı ittifakının. Çok ilginçtir ki Batılı oryantalistlerin, İslam hakkında ilk çalıştıkları konulara ve kitaplara bakıldığında mezhepler arası ihtilafların başı çektiği görülür. Merhum Cemil Meriç’in “sömürgeciliğin keşif kolu” olarak tanımladığı oryantalizmin bu tercihi, tesadüf değildir. Onlar, öncelikle Müslümanların arasındaki ihtilafları öğrenmişler ve bunların siyasî ve sosyal açıdan nasıl kullanılabileceğine, Müslümanların nasıl manipüle edilebileceğine dair Batılı liderlere malzeme sunmuşlardır.

Unutmayalım ki haçlı seferlerinin başarılı olmasının en önemli sebebi, o dönemdeki Müslüman devletlerin birbiriyle çatışması, birbirleri aleyhine haçlılarla gizli ittifak kurma çabalarıdır. Amin Maalouf’un “Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri” isimli kitabı, bu konuda çok üzücü bilgiler içerir. Müslümanlar, asırlardır tartışılagelen ve çözümü mümkün olmayan meselelerde birbirlerine cephe almayı bırakıp mümkün mertebe “bir” olmaya yönelik çaba sarf etmedikleri sürece dün olduğu gibi bugün de yenilmeye mahkûmdur.

Yaklaşık yarım asırdır iktidarda olan şiî İran rejiminin, İslam dünyasında sebebiyet verdiği “mezhepçilik fitnesi” cümlenin malumudur. Irak’ta ve Suriye’de milyonlarca masum sünnîyi melun Yezid’den intikam alırcasına katletmeleri kolay unutulacak ve affedilecek bir cürüm değildir. İslam dünyasında mezhepçilik fitnesini alevlendiren şiî İran rejimi maalesef Çeçenlere karşı Rusya’nın, Afganistanlılara ve Iraklılara karşı ABD’nin yanında yer almıştır. En son Azerbeycan-Ermenistan savaşında da Azerîler şiî olmasına rağmen Ermenistan’ın yanında durmuştur. PKK’yı da zaman zaman örtülü bir şekilde desteklemiştir.

Peki, bunlara bakıp bugün Tahran ve İsfahan vurulurken sünnîler “Oh!” mu demeli? Hayır! Asla! Siyonist ve emperyalist güçlerin saldırısına uğrayan bir Müslümanın mezhebi ne olursa olsun, şuurlu hiçbir Müslümanın ona “Oh!” demesi yakışmaz; olsa olsa “Ah!” ve “Eyvah!” demelidir.

Sünnîlik, İslam’ın ana ve orta yoludur. Tarih boyunca Müslümanlar, kahir ekseriyetle ehl-i sünnet yolunu takip etmişlerdir. Madem ki ehl-i sünnet “ana” yoldur, bir ana şefkatiyle diğer mezheplere bakmalıdır; madem ki “orta” yoldur, tüm mezheplere bakışında itidalli bir “orta” yol tutmalıdır. Hata ettiklerinde onları uyarmalı, yeri geldiğinde “şefkat tokadı”nın en okkalısını atmalıdır. Lâkin ehl-i sünnete yakışan, herhangi bir Müslüman devlet ve halk, siyonist ve evanjelist ittifakının, Küresel Karunlar Çetesi’nin (KKÇ) zulmüne uğradığında onların yanında yer almak, acılarını paylaşmak ve en azından onlara cephe almamaktır.

Bugün sünnîler, tarihî bir sınavdan geçmektedir. Bakalım, dün kendilerine zulmeden şiîler, bugün siyonist ve evanjelist KKÇ’nin zulmüne maruz kaldığında bu zulme alkış mı tutacaklar, seyirci mi kalacaklar, yoksa ellerinden geldiğince bu zulmün son bulması için dua edip gerekli çabayı mı gösterecekler?

Şuurlu her mümine, hatta vicdanlı her insana düşen görev, zalim kim olursa olsun onun karşısında durmak ve mazlumun bırakın mezhebini, dini ne olursa olsun onun yanında yer almaktır. Bugün zalimin adı İsrail’dir, ABD’dir ve onlara destek veren ülkelerdir. Mazlumun adı ise İran halkıdır. O hâlde sünnî Müslümanlar, bu zulüm karşısında kendilerine yakışan tavrı sergilemeli ve tarih onları “Dün kendilerine zulmeden şiîler mazlum konumuna düştüklerinde, duygu ve düşünce boyutunda onların karşısında değil yanlarında yer aldılar.” diye yazmalıdır. Sünnîler, bugün böyle bir “tarih yazma” imkânına sahiptirler. Dolayısıyla bu savaş, sünnî dünya için ferasetini ve vicdanını yitirmediğini gösterebileceği büyük bir fırsat sunmaktadır.

Asırlardır çözülemeyen ihtilaflı meseleleri gündeme getirip sünnî-şiî çatışmasını körüklemenin bugün sünnîlere ne faydası olabilir? İhtilaflı meselelerimizi kendi aramızda soğukkanlılıkla tartışalım. Teoride şiîliğin, pratikte de şiîlerin hatalarını uygun bir dille ve ilmî bir üslupla net bir şekilde ortaya koyalım. Lakin dünyada ve Müslümanlar üzerinde oynanan büyük oyunları görerek aramızdaki ihtilafları, ortak düşmanlarımızın bize karşı kullanacağı malzeme hâline getirmekten kaçınmanın, her şuurlu müminin öncelikli görevi olduğunu unutmayalım.

Devletimizin bu meseledeki siyâsî duruşu, takdire şâyândır. Ancak İslam ülkelerinin liderlerinin, bu saldırganlığa karşı dur(a)madıkları âşikârdır. Burada Müslüman toplumların sivil liderlerine büyük görev düşmektedir. Sünnî Müslümanların cemaat liderleriyle, sivil toplum yöneticileriyle, kanaat önderleriyle, âlimleriyle, mütefekkirleriyle, akademisyenleriyle, yazarlarıyla ve sanatçılarıyla bu meselede sivil bilincin oluşmasına katkı sunması gerekir. Zira zalimin ve mazlumun ne dinine ne mezhebine bakılır. Zulüm, zulümdür.

Sünnî Müslümanlar böyle vicdanlı, ferasetli ve asaletli duruş sergiledikleri takdirde, umutların kararmaya başladığı İslam dünyasında çok büyük bir umut ışığı uyandıracaklardır. Her sünnîye düşen tarihî görev, bu konuda basiretli davranıp Müslümanlardaki “vahdet” şuurunun henüz ölmediğini gösterecek bir umut kandili olabilmektir.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:106
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

1 (BİR) YILLIK İŞYERİ HEKİMLİĞİ VE İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI HİZMETİ ALIMI İŞİ

02 Nisan 2026 00:14see204

Rusya nın Ankara Büyükelçiliği nden Montrö açıklaması

02 Nisan 2026 00:35see199

İstanbul’da Gazze için araç konvoyu düzenlenecek

01 Nisan 2026 20:31see195

Güdül Kaymakamı Akar dan kütüphane ziyareti Ankara Haberleri

01 Nisan 2026 17:24see184

Bodrum’da göçmen faciası Yerel Gündem Haberleri

02 Nisan 2026 04:04see180

Piyasalar Ortadoğu’da barış umuduyla toparlandı

02 Nisan 2026 00:58see178

Elon Musk a dava şoku: 200 milyon dolarlık haksız kazanç!

01 Nisan 2026 20:09see173

Trump ın İran tehdidi Avrupa yı tedirgin etti: Türkiye hazırlık yaptı

02 Nisan 2026 18:39see167

Boğazına yemek kaçan öğretmenin yardımına meslektaşı koştu Kayseri Haberleri

02 Nisan 2026 20:47see162

Doç. Dr. Altan ın hasarlı dokuların tamiri için düşük doz lazer tedavisi araştırması uluslararası dergide Konya Haberleri

02 Nisan 2026 12:28see157

Türk Kızılay’dan Oktay Kaynarca ile kan bağışı çağrısı

02 Nisan 2026 10:18see156

İran ABD nin 16 adet MQ 9 Reaper İHA sını vurdu Sözcü Gazetesi

01 Nisan 2026 22:03see149

Berk Oktay dan Budapeşte de romantik kutlama Magazin haberleri

02 Nisan 2026 01:42see146

İBB davasında ara karar: 18 kişi tahliye edildi

03 Nisan 2026 00:42see145

Milli Takım ın Dünya Kupası maçlarında bilet fiyatları ne kadar?

02 Nisan 2026 00:24see144

Malatya da her yerde aranıyor: Üniversiteli Seda dan 2 gündür haber yok! Meğer günlerdir...

02 Nisan 2026 16:12see143

2 Yaşındaki Çocuğa Bıçaklı Saldırı

03 Nisan 2026 01:09see141

Enflasyon oranları ne zaman, saat kaçta açıklanacak? 2026 Mart ayı enflasyon oranı beklentisi ne yönde?

02 Nisan 2026 00:06see141

İran Devrim Muhafızları Ordusu ABD’ye ait bir savaş uçağının imha edildiğini duyurdu Ortadoğu Haberleri

03 Nisan 2026 00:04see140

Trafik çilesine radikal çözüm! Malta’dan İstanbul’a örnek olacak teşvik

02 Nisan 2026 01:01see140
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları