Ankara24.com
close
up
D. Mehmet Doğan ve “Batılılaşma İhaneti” Yasin Aktay

D. Mehmet Doğan ve “Batılılaşma İhaneti” Yasin Aktay

Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Bir sene önce Dâr-ı Bekâya göçen D. Mehmet Doğan için Ankara’da üç gün sürecek bir “Milletlerarası Bilgi Şöleni” düzenleniyor. D. Mehmet Doğan Araştırma Merkezi, Memur-Sen, Eğitim Bir-Sen ve Ankara Valiliğinin organizasyonuyla gerçekleşen Bilgi Şöleni’ne bilhassa Türk Dünyasından çok sayıda katılımcı var. “Bilgi Şöleni” deyimi ise tam Doğan’ın Türkçe hassasiyetlerine uygun olarak Sempozyumu karşılığı olarak ifade ediliyor. Türkiye’de dil ve kültür üzerine düşünenlerin zihinlerinde güçlü manaları

Bir sene önce Dâr-ı Bekâya göçen D. Mehmet Doğan için Ankara’da üç gün sürecek bir “Milletlerarası Bilgi Şöleni” düzenleniyor. D. Mehmet Doğan Araştırma Merkezi, Memur-Sen, Eğitim Bir-Sen ve Ankara Valiliğinin organizasyonuyla gerçekleşen Bilgi Şöleni’ne bilhassa Türk Dünyasından çok sayıda katılımcı var. “Bilgi Şöleni” deyimi ise tam Doğan’ın Türkçe hassasiyetlerine uygun olarak Sempozyumu karşılığı olarak ifade ediliyor. Türkiye’de dil ve kültür üzerine düşünenlerin zihinlerinde güçlü manaları çağrıştıran çalışmalarıyla ömrü, Türkçenin değerini hatırlatmaya, milletin hafızasını diri tutmaya, kültürün sarsılan temellerini yeniden kuvvetlendirmeye adanmış uzun bir yaşam hikâyesidir Doğan’ın.

Tam bir yıl olmuş göçüp gideli. Bir yıl öncesine kadar Türkiye’de konuşulanlara katılıyor, tartışmalara katkıda bulunuyor ve kendisiyle ilgili herhangi bir soruya bizzat kendisi cevap verebiliyordu. Sadece bir yıl sonra artık tamamlanmış bir hikâyeye bakarak, tamamlanmış metnini okumaya çalışarak onu anlamaya çalışıyoruz.

Sadece bu boyutu bile D. Mehmet Doğan’ı anlama deneyimini yeterince heyecanlı kılıyor. Metni tamamlanmış ama kimin için, nasıl? İlk eserini yayınlayalı tam 50 yıl geçmiş. Batılılaşma İhaneti bir devrin muhasebesi ve aslında aydınlanmasının önünü açan çok önemli bir metin. Kendisi daha 28 yaşındayken yayınladığı bu metin son yüzyıllık tarihimizi bize unutturmaya, gözden kaçırmaya çalışanlara karşı önemli bir direniş, belki bir keşif metni. Beraberinde yeni bir neslin inkişafını getirecek bir keşif. Metin, yazıldığı esnada emsalsiz ve müteammiden bir karartma yapılmış bir döneme cesaretle ışık tutuyor. Cüretkarca bulunacak bu aydınlatma dolayısıyla hayatı boyunca Türkiye’de bir münevvere yaraşır bir konumun imtiyazını sağlayacaktır.

BATILI OLMAYANIN BATILILAŞMASI NASIL MÜMKÜN OLACAKTIR?

Batılılaşma son iki yüzyıllık tarihimizin önemli akımlarından, değişim istikametlerinden biri. Batılı olmayanın Batılılaşması nasıl mümkün olacaktır? Ontolojik olarak ilk akıl yürütmede mümkün görülmeyecek böyle bir siyasetin, böyle bir iradenin kendinden vazgeçmekten başka ne anlamı olabilir? Batılılaşma uğruna kendinden vazgeçtiğinde Batılı olunabiliyor muymuş? Hele bir de yıllarca Haçlı diyerek savaşmışsanız, Milli Mücadele yıllarında da düşman belleyip yine savaşmışsanız, sizi yenip ülkenizi işgal etmişlerse, aranızda bir kan ve istila davası da oluşmuşsa, düşmanlarınıza benzemeye çalışmaktan başka ne anlamı olabilir Batılılaşmanın? D. Mehmet Doğan, herkesin ilk akıl yürütmede varacağı ama uluorta telaffuz edemeyeceği bu sonucu hiç lafını eğip bükmeden “ihanet” diye niteleyecektir.

Tam 50 yıl önce (1975) Batılılaşma İhaneti başlığı altında yayınlamış olduğu bu kitabı hiç kuşkusuz büyük bir karartmaya maruz olan Cumhuriyetin ilk yıllarının tarihini cesaretle yeniden yazmaya girişmiş, bir dönemin post-kolonyal veya anti-sömürgeci bilincinin oluşmasında çok önemli bir rol oynamıştır.

Bilgi Şöleni’nin Münire Kevser Baş başkanlığındaki açılış paneline Kurtuluş Kayalı, Necmettin Türinay ve Turan Karataş’la birlikte katıldık. “Günümüzden M. Doğan’ın Batılılaşma Eleştirisine Yeniden Bakış” başlıklı sunumumda sözkonusu kitabını Türkiye Cumhuriyeti resmi tarih-yazımının resmi ve ideolojik kısıtları içinde nasıl bir alan açmış olduğu üzerinde durdum. Kuşkusuz, İslam dünyası tarih boyunca çok farklı medeniyetlerle, kültürlerle, toplumlarla karşılaşmış ve onlara çok şey verdiği gibi onlardan çok şey de almıştır. Başka kültür ve medeniyetlerden bir şeyler alma konusunda İslam medeniyetinin hiçbir kompleksi olmamıştır.

İSLAM MEDENİYETİ NE ZAMAN YENİ ŞEYLERE KAPALI OLDU?

Hadisin sahihliği ne durumda olursa olsun, hadis olarak bilinmiş ve etkisini öyle göstermiş bir söz olarak “ilim Çin’de ile olsa bile olsa gidip aramak” Müslümanların başka milletlerden, medeniyetlerden bir şeyler almanın marjını belirlemiştir. Tabii ki tek başına bu hadis değil, “eşyanın aslındaki ibahat”, “açıkça haram olmayan bir şey helaldir” gibi düsturlar Müslümanlara büyük manevra alanları tanımıştır. Ancak alınan şeyler bir milletin kimliğiyle, diniyle, inancıyla ilgili bir şeyse buna izin yoktur. Bir kavme benzemek isteyen o kavimdendir. İskilipli Atıf Hoca’ya “Frenk Mukallitliği ve Şapka”yı yazdıran da bu hassasiyet olmuştur.

İbn Teymiyye’nin “Sırat-ı Mustakim” isimli kitabı da başka kavimlerle ne kadar benzeşip nerelerde ayrışılması gerektiği hususunda detaylı bir muamelat haritası çıkarır.

Batı ile karşılaşıldığında, geri kalmışlığın bütün sorumluluğunu İslam’a yükleyerek kendi taklitçiliğinin pespayeliğini örtbas etmek isteyen batıcılara karşı İslamcılar, “bilimden, teknikten, medeniyetten, işlevsel olarak gerekli ve faydalı neyi almak istediniz de Müslümanlar buna engel oldu?” diye tepki verdiler. Gerçekten tarih boyunca her türlü karşılaşmada İslam’ın bu genişliği belirleyici olmuştur. Marshal Hodgson “İslam’ın Serüveni”nde Müslümanların bu benimseme/ihtiva habitusunun özellikle altını çizer ve bu sayede İslam medeniyetinin kendi içinde başka bir sürü medeniyeti ihtiva edebilme kapasitesi üzerinde durur.

Batılılaşma karşısında da aslında İslam alimlerinin veya münevverlerinin tutumu farklı olmadığı halde, batılılaşmacıların hem niyet ve istikameti fazlası olmuş hem de son kertede Batılılaşma ile ilgili son noktayı koyan Osmanlının kendi iç dinamiği değil, bilfiil işgal ve sömürge olmuştur.

GARDIROPDA BATILILAŞMAYI ARAMAK

Bu son nokta çok önemli, çünkü Batının teknolojisini aldığımızda kültürü ve yaşam tarzı da birlikte gelir diyen bazı İslamcıların olayı okuma zaafını da gösterir. Çünkü Batı kültürünün tekniğin açtığı yoldan değil, bizatihi siyasetin, yani yukarıdan aşağıya dayatmacılık yolundan geldiğini gözardı etmişlerdir.

Nitekim Cumhuriyet döneminde devlet politikaları halkın Batılı kültürü kullandığı teknik ve bilimsel araçlar eliyle ve yavaşça Batılı bir kültür benimsemesini beklememiş, olabilecek en baskıcı yöntemlerle doğrudan gardroba müdahale etmişlerdir. Gardırob batılı olunca insanların da batılılaşmış olacağı gibi traji-komik bir zehaba kapılmışlardır. Oysa batı lılaşma uğruna atılan bütün adımlar paradoksal olarak toplumun doğululuğunun altını daha fazla çizmiş olacaktı. Çünkü hem zaten doğulunun batılı olması ontolojik bir imkansızlıktır hem de varsa Batı’yı gerçekten ilerletmiş sebepler onlar gardıropta aranmış oluyordu.

D. Mehmet Doğan’ın Batılılaşma akımını doğrudan ihanet olarak nitelemesi çok sert gelebilir ama Osmanlı’nın tarihi, kültürü ve misyonu açısından bakıldığında bu misyon, kültür ve değerlere ihanetten başka bir anlama yormak gerçekten mümkün olmaz.

Bu vesileyle birkaç batılılaşma fragmanı ortaya koymakta fayda var, ama daha sonra.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:115
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Aralık 2025 04:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see163

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see162

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see161

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see160

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see160

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see159

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see158

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see158

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see158

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see156

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see155

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see155

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see155

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see152

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see152

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see152

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see150

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see150

Şehide harabe Öcalan’a villa Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 05:49see148

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see147
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları