Ankara24.com
close
up
Çarpık orta sınıflaşmalar ve suç Süleyman Seyfi Öğün

Çarpık orta sınıflaşmalar ve suç Süleyman Seyfi Öğün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Kabûl ediyorum; bu yazı gecikmiş sayılabilir. Anadolu vilâyetlerimizden ikisinde peş peşe yaşanan talebe katliamı birkaç gün devâm eden yoğun tartışmalara sebebiyet verdi. Gazeteciler, eğitimciler, sosyolog, psikolog ve hukukçu uzmanlar uzun uzun bu kanlı hâdiseler için eteklerindeki taşları döktüler; kendi tarzlarınca yorumladılar. Bu hâdise şu aralar artık küllenmeye yüz tuttu. Önümüzdeki ay bambaşka gündemleri konuşuyor olacağımızdan eminim. Sosyal unutkanlığın zirvelerindeyiz. Fikri tâkip diye

Kabûl ediyorum; bu yazı gecikmiş sayılabilir. Anadolu vilâyetlerimizden ikisinde peş peşe yaşanan talebe katliamı birkaç gün devâm eden yoğun tartışmalara sebebiyet verdi. Gazeteciler, eğitimciler, sosyolog, psikolog ve hukukçu uzmanlar uzun uzun bu kanlı hâdiseler için eteklerindeki taşları döktüler; kendi tarzlarınca yorumladılar. Bu hâdise şu aralar artık küllenmeye yüz tuttu. Önümüzdeki ay bambaşka gündemleri konuşuyor olacağımızdan eminim.

Sosyal unutkanlığın zirvelerindeyiz. Fikri tâkip diye bir şey kalmadı. Tepkiler anlık, sıcağı sıcağına yaşanıyor ve kısa bir zamân zarfında sönümlenip gidiyor.

Bu yazı için beklemem biraz da bu durumdan duyduğum rahatsızlığı kendimce protesto etmek içindi.

Esâsen bu hâdise çok katmanlı bir yüzleşmenin ve hesaplaşmanın içinde tartışılmalar zincirini ve aynı katmanlaşma üzerinden bir kapsamlı, tesirli karar alma süreçlerini başlatmayı hak ediyor. Ama öyle olmadı ve olacak görünmüyor. Bu trajik hâdiseyi karşılayış ve ele alış tarzımızdaki zayıflıklar bunun alâmetidir. Evvela bunlara bir bakalım.

Meseleyi âileye indirgemek

en ucuz tarzlardan birisi olarak dikkat çekiyor. Bu meselelerde kataloglar üzerinden düşünmek en hafifinden mes’uliyetsizliktir. Çünkü her şeyden evvel, kısa bir araştırmayla görülebilecektir ki

ebeveynler çocuklarının mizacını belirleyemez

. “Çocuğun suyunu verirsin; ama huyunu veremezsin” diyen hikmetli bir atasözümüz vardır ve bunu anlatır. İsterseniz seküler/bilimsel bir bakıştan hareketle, genetik, soyaçekim gibi kavramlara başvurup durumu açıklayabilirsiniz. Dinî kavramlara başvurarak; meselâ “Her kulun kaderi diğerinden farklıdır” diyerek de varacağınız yer bundan farklı olmayacaktır.

Beşer bu dünyâya boş bir plaka (tabula rasa) olarak doğmuyor.

Tam aksine bu dünyâya bir şeylerle yüklenmiş olarak geliyoruz. Âileden başlayarak yaşadığımız sosyalleşme süreçleri, hâriçten yazılımını yapabileceğimiz şeyler değil. Çok namuslu bir ebeveynin çok hayırsız evlâtları da olabiliyor. Bunun aksine suça batmış âilelerden son derecede nâmuslu düzgün çocuklar yetişebiliyor. Evvelâ bunu veri almak zorundayız. Doğrudan âilelerin, anne babaların suçlanması doğru bir yaklaşım değildir.

Âilelerin kültürel/siyâsî yapılarıyla suçu ilişkilendirmek

; suçlu çocukların âilelerinin hayât tarzlarına bakıp, mevcut siyâsî bölünmelerdeki konumları hakkında ileri geri çıkarsamalar yapıp belli bir cenâhı suçlamak çok ilkel bir yaklaşımdır. Eğer anne ve baba müteddeyin görünümlü ise suçu dine; eğer tersi, yâni seküler görünümlü ise sekülerliğe atmak en seviyesiz kategorik yaklaşımlardan birisidir.

Çocukların mâsumiyetlerinin abartılması da doğru değildir.

Suça sürüklenen çocuklar

kavramını çok sorunlu bulduğumu ifâde etmeliyim. Bu da beşere boş plâka gibi bakmanın bir türevidir.

Diğer mühim bir hatâ ise

meseleyi ucuz bir maarif meselesine

dayandırmaktır. Meşrepleri ne olursa olsun tekmil iktidârlar bu hayâtî meseleyi siyâsîleştirmekten bir an uzak durmamışlardır.

Türkiye’de maarif bir endoktrinasyon meselesi olarak görülür.

Maarifin çok başka nitelikli olan meseleleri mesâfeli ve kapsayıcı bir bakışla değerlendirilmez. Tekmil aksaklıklar sâbık veyâ muvazzaf Millî Eğitim Bakanlarının hatâlarına tahvil edilir. İdeal olarak târif edilen bir eğitim modelinin sosyal meselelerimizi çözeceğine inanmak,

bâzen saflık, bâzen ise şüpheli niyetlerle

ilişkilendirdiğim müşterek bir hatâdır. Hâlbuki maarif sistemlerine işlev kazandırılmak isteniyorsa, bu, ancak temelli sosyal meselelerin tesirli kamusal müdahalelerle hâllinden sonra mümkün olabilir.

İdeal eğitim aracılığıyla ideal bir toplum kuramazsınız. Eğitim ancak temel beşerî/sosyal meselelerin kamusal hâllinden sonra kurulan sistemin işleyişini ve devamlılığını sağlayabilir.

Bugüne kadar modern orta sınıf yapılarının iki çeşidini idrâk ettik.

Bunlardan ilki, pederşâhî çekirdek burjuva âilenin merkezde olduğu üretime odaklanmış bir âile yapısıydı.

Bu âile yapısı, sanayi kapitalizminin mahsulüdür. İdeolojik/kültürel şekillenmesini en erken olarak,

ticârî/zirâi kapitalizmin hüküm sürdüğü devirlerde Protestan/püriten ve Katolik karşı reformunda

görebiliriz. En olgun şeklini ise geç 19. asırdaki

Viktorya ahlâkı ve Fransız sosyolojizmine borçluyuz. Bu şekillenme doğrudan sanâyi kapitalizmi ile eşlenir.

Sanâyi disiplini ile âile disiplini burada birleşmiştir. İkisini derinleştiren ara bağdır kitlesel eğitim. Bu eğitimin merkezinde yine

pederşâhîliğin devâmı olarak erkek eğitmen veyâ erkekleşmiş kadın eğitimci

rol oynar. Ev ve okul arasındaki geçiş kesintisizdir. Askerlik vazifesi ise disiplin toplumunun en keskin boyutunu verir. Hâsılı,

ev-okul-kışla-işyeri dörtlüsü disiplin zincirindeki yerlerini alırlar. Disiplin zincirini bozan artıklar ise hapishâne ve tımarhânelerde sosyal hayâtlardan tecrit edilirler.

Fransız düşünür Foucault uzun uzun bunları anlatır.

Zamân içinde sanâyi kapitalizmini iç çelişkileri ve teknolojik dönüşümler eskitti ve ve çürüttü. (Bunlara başka yazılarımda bol bol değindiğim için burada girmiyorum). Disiplin mekanizmaları da bu çürümeden payını aldı. Post endüstriyel ve post modern süreçlerin bayraklaştırdığı özgürlük dâvâları çözülme süreçlerini yıkıcı bir esrikliğe taşıdı.

Bunlar, sanâyi toplumunu tekmil kurum ve kuruluşlarıyla çökerten ve tüketim kapitalizmi diye bildiğimiz bir altyapıya oturuyordu. Üretim değil, borçlanmalar üzerinden kolaylaşan tüketime odaklanmış, alabildiğine egositleşmiş, şımartılmış, saldırganlaşmış; sanal âlemlerde yaşayan bireysilerden oluşan yeni çılgın bir orta sınıflaşmadır bu.

Âilelerin parçalanması, boşanmaların artması, evliliklerin gözden düşmesi, pederşâhîliğin çözülmesi; ebeveynlerin çocuklarının, öğretmenlerin, eğitmenlerin, öğrencilerinin, hattâ bâzı yerlerde komutanların erlerinin maskarası olduğu, hasta yakınlarının doktorları, velilerin öğretmenleri dövdüğü, adliyenin ve siyâsetin mafyalaştığı, hınç yüklü, tahripkâr süreçlerdir bunlar.

Devletlerin nispeten kuvvetli kalabildiği yerlerde bunlarla mücâdele ediliyor. Onlar da hemen antidemokratik, faşizan devletler olarak lânetleniyor. Demokratik olanlarda ise devletler yaşananları seyretmekle, vazgeçilmez özgürlüklerin hatırına göz yummakla yetiniyor. Okul katliamları sâdece kriminalize edilmekle geçiştiriliyor. Sistemik kriz asla sistemik bir tartışmanın konusu hâline getirilmiyor.

Seçim kamusal kuvvetlerin... Ya sosyal mâliyetlerini esas alıp, kamusal öncelikleri şahsî olanların önüne geçirecek direnç koyacaklar veyâ yaşananlara teslim olup daha beter durumlara sürüklenecekler…

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:85
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Nisan 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Dörtyol da müstakil evden alevler yükseldi Hatay Haberleri

19 Nisan 2026 00:34see165

Özgür Çelik ten Ataşehir çağrısı

19 Nisan 2026 01:25see162

Gülistan Doku nun annesi adliye önünde valiye isyan etti: Hiç utanmadın mı? Sözcü Gazetesi

19 Nisan 2026 01:03see161

Farklı olanı kaç saniyede bulabilirsiniz? Bu görsellerdeki farkı bulmak çok büyük dikkat istiyor!

19 Nisan 2026 00:12see159

Okul saldırıları sonrası Berna Laçin dizi sektörüne ateş püskürdü Sözcü Gazetesi

19 Nisan 2026 00:23see158

Chelsea: 0 Manchester United: 1 MAÇ SONUCU

19 Nisan 2026 01:20see156

İntihar ihbarı cinayet çıktı

19 Nisan 2026 02:29see155

Zehir tacirlerine geçit yok: 500 milyon TL lik 106 kg uyuşturucu ele geçirildi

19 Nisan 2026 01:05see152

İspanya Başbakanı Sanchez den ABD ve İsrail e sert tepki: Gazze, Batı Şeria, Ukrayna, Lübnan ve Orta Doğu’da şiddeti destekleyenlere yazıklar olsun Avrupa Haberleri

19 Nisan 2026 00:28see150

Spor salonu şart değil: Evde yapabileceğiniz basit ve güçlü hareketler

19 Nisan 2026 00:12see149

Buzlukta hayat kurtaran gıdalar ve uzak durmanız gerekenler!

19 Nisan 2026 00:12see143

Ekrandan evlada: Nöbeti kim tutacak? Ersin Çelik

19 Nisan 2026 04:03see143

Bakan Şimşek: IMF Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında verimli temaslarda bulunduk

18 Nisan 2026 18:57see141

Lyon dan PSG ye şampiyonluk yolunda çelme

20 Nisan 2026 00:03see140

Defne de jandarmadan vatandaşlara bilgilendirme çalışması Hatay Haberleri

19 Nisan 2026 00:52see138

Meğer en sağlıklı besinlerden biriymiş, kimse fark etmemiş Sözcü Gazetesi

18 Nisan 2026 09:04see138

Burhanettin Duran: Ülkemiz küresel vicdanın sesi olmaya devam edecek

19 Nisan 2026 01:02see137

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım Kimdir? Siyasi kariyeri ve iş hayatı

18 Nisan 2026 18:17see136

Napoli, Lazio’ya yenildi! Inter şampi…

18 Nisan 2026 22:03see135

İYİ Parti de toplu istifa: İlçelerde peş peşe ayrılıklar

18 Nisan 2026 18:35see135
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları