Ankara24.com
close
up
Bir artı bir çöküş: ‘Hayat’a dönebilir miyiz? Ersin Çelik

Bir artı bir çöküş: ‘Hayat’a dönebilir miyiz? Ersin Çelik

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Büyükşehirde yaşıyoruz ama “birlikte” yaşamaktan mahrumuz. Kalabalığın ortasında yalnız, apartman boşluklarında sessiz, aynı şehirde kimsesiz ve birbirinden kopuk hayatlar… Bugün aileyi tartışırken kullandığımız dil de tam olarak buradan besleniyor. Ekonomiyi, konut fiyatlarını konuşuyoruz, doğurganlık oranlarını, bakım krizlerini, yaşlanan nüfusu masaya yatırıyoruz. Ancak bütün bu meseleler zincirinin ana halkası olan, “mekân” sorununu ele almıyoruz. Pazar günü bu köşede, Tophane-i Amire’de kurulan

Büyükşehirde yaşıyoruz ama “birlikte” yaşamaktan mahrumuz. Kalabalığın ortasında yalnız, apartman boşluklarında sessiz, aynı şehirde kimsesiz ve birbirinden kopuk hayatlar…

Bugün aileyi tartışırken kullandığımız dil de tam olarak buradan besleniyor. Ekonomiyi, konut fiyatlarını konuşuyoruz, doğurganlık oranlarını, bakım krizlerini, yaşlanan nüfusu masaya yatırıyoruz. Ancak bütün bu meseleler zincirinin ana halkası olan, “mekân” sorununu ele almıyoruz.

Pazar günü bu köşede, Tophane-i Amire’de kurulan

“Hane” sergisini anlatmış

, sanatın diliyle, estetikle ve imanla kurulan ideal yuvadan bahsetmiştim. Bugün ise masamda duran, “

Çok Kuşaklı Hane-Yeniden Hayat

” başlıklı rapor ile meselenin “sahadaki” çözümüne, aslında taşa ve betona hapsedilen hayatlara dikkat çekmek istiyorum.

***

SOSYAL İFLASIN EŞİĞİNDEYİZ

Yıllardır, maruz ve etkisi altında kalınan, “

Modernleşmek bireyselleşmektir

” masalının sonuna geldik aslında. Bizi ayakta tutan yapılar tek tek çöküyor. Böyle giderse ortada ne “hane” kalacak ne çekirdek aile. Eş dost, akraba bağlarımız da kopmanın eşiğinde.

Tam olarak şu oluyor: Dedelerin, ninelerin huzurevine, torunların kreşe, anne-babanın işe, akşamları ise herkesin kendi odasındaki ekrana hapsolduğu “çekirdek” bile denemeyecek aile yapısı, toplumları sosyal iflasın eşiğine getirdi.

İstanbul Aile Vakfı’nın hazırladığı “büyükşehirlerde yeniden hayat” kurmanın formüle edildiği raporda

tespit edilen sorunları özetleyen cümle çok net: “Kalabalık şehirlerde herkes birbirine çok yakın olmasına rağmen yalnızlık hissi, stres ve anksiyete artmakta.”

Daha önce de atıf yapmıştım, Toplum Bilimci Doç. Dr. Nergis Dama Hanımefendi bu durumu, “Yalnız değiliz ama kimsesizleşiyoruz” şeklinde tanımlıyor.

Kimsesizleşme demografimizi de vurdu. Ülkemizin 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, 2023’te kritik eşiğin de altına, 1,51’e geriledi. Yani aile her geçen gün küçülüyor.

***

ÇOK FONKSİYONLU “HAYAT”LI EVLER

Raporda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu tespiti hatırlatılıyor:

“Bizim milletimiz ataerkil veya anaerkil değil, aile erkil bir millettir.”

Toplumun fıtratında olan bu güçlü bağı, sosyolojik veriler de doğruluyor. Ülkemizde 65 yaş üstü vatandaşlarımızın yüzde 90’ı hâlâ aile fertleriyle birlikte ya da onların hemen yakınında yaşıyor. Batı’nın “yaşlısını yalnızlığa terk etme” hastalığı, şükürler olsun ki bu topraklara tam sirayet edemedi. Ancak sorun şu: Gönlümüz “Beraber yaşayalım” dese de sahibi veya kiracısı olduğumuz kutu gibi evler böyle bir yaşama izin vermiyor. Kodlarımız “Birleşin!” derken, mimari anlayış “Ayrışın!” diyor.

Elimdeki rapor da bu kördüğümü çözmek için hazırlanmış. Önerilen modelin adı: “Çok Fonksiyonlu Hane.”

Mantık basit ve köklerimize dayanıyor ama bugünün şartları için devrimci: “Ana Konut + Eklenti.”

Yani rapor, dairenin içinde, bağımsız girişi de olabilen, mahremiyeti koruyan ama ailenin büyükleri ile aynı çatı altında olmayı sağlayan ikinci bir yaşam alanı öneriyor. Raporda bu eklentiye geleneksel mimarimizden ilhamla “Hayat” deniliyor.

***

TÜRK EVİNİN ÇEKİRDİĞİ

Geleneksel Türk aile yapısında konut, tüm ailenin bir arada yaşadığı büyük konaklar veya avlulu evler biçimindeydi. Geniş aile; büyükanne, büyükbaba, çocuklar, damatlar, gelinler ve torunlardan oluşan bir bütündü. “Hayat” denilen ortak alanlar ise konutun merkeziydi.

Aile Vakfı’nın çalışmasında da Türk evinin çekirdeği olan “Hayat”, bugün apartman dairesinin içinde yeniden yorumlanıyor. Bunun için de adına “stüdyo” denilen konut tiplerinden vazgeçerek, apartmanlarda beş odalı, genişçe salonlu ve yemeklerin bir arada yenilebileceği aile evleri inşa etmek gerekiyor.

“Birlikte yaşamak aile bağlarını güçlendirir”

deneyimine dikkat çekilen raporda geniş aile evlerinin sosyal ve ekonomik etkileri şöyle başlıklandırılıyor:

Yaşlı bakımı

: Dede ve nine, torunlarıyla aynı evde ama kendi özerk alanında (eklentide) yaşıyor. Böylece ne onlar yalnız kalıyor ne de evin diğer fertlerinin mahremiyeti zedeleniyor.

Çocuk bakımı

: Çalışan anne-baba çocuğunu kreşe değil, yan odadaki büyükbaba ve büyükanneye emanet ediyor. Bu hem ekonomik bir tasarruf sağlıyor hem de kültürel aktarımı mümkün kılıyor.

Ekonomik dayanışma

: İki ayrı kira, iki ayrı mutfak masrafı yerine giderler (fatura, mutfak, bakım) paylaşılıyor.

***

RANTIN DEĞİL FITRATIN EVLERİ

Rapora da yansıyan araştırmalar, büyükleriyle büyüyen çocukların daha dayanıklı olduğunu ve davranış sorunlarını daha az yaşadığını gösteriyor. TOKİ’den belediyelere, özel sektörden kentsel dönüşüm projelerine kadar her konut üreticisi bu raporu masasına koymalı. Çünkü sadece

“başımızı sokacak bir ev” sahibi olmanın ötesin

de bir büyük ihtiyaç söz konusu. Dedenin toruna masal anlattığı, hastanın evinde şifa bulduğu, yalnızlığın kapıdan giremediği “haneleri” ve haliyle “hayatın” öğretileriyle yaşanan mekanlar için bir konut mimarisine eklenti gerekiyor.

Tam burada ekonomik koşullar, günümüz büyük şehirlerde zorlaşan konut temini denkleminde, mevcut konut mimarisinin iki katı hacmindeki dairlerin maliyeti en büyük engel. Özel sektör talebe göre mutlaka böyle daireler üretiyordur. Ancak TOKİ, Emlak Konut ile belediyeler, toplumun geleceğini dikkate alarak inisiyatif alabilir ve büyük aileler için, taahhüt karşılığında uygun fiyata konutlar inşa edebilir. Pilot uygulamalar devreye alınabilir.

Başlıktaki soruya, can alıcı yüzleşmemize dönersek: 1+1’lik o modern çöküşten kurtulup, “Hayat”a dönmeliyiz.

Eğer evleri sadece

rant için değil, fıtrat üzerine inşa etmeye başlarsak

, bu dönüşüm yaşanır. Aksi halde o konforlu yalnızlık ve kimsesizlik hücrelerinde, kalabalıklar içinde yok olmaya mahkum olacağız.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:152
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 28 Ocak 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

KKTC deki faciada yeni görüntüler: O sorunun yanıtı merak edildi

13 Eylül 2026 00:56see167

24 yıllık sessizlik sona erdi: İlk söyledikleri kelimeler duygulandırdı

12 Eylül 2026 19:03see165

Hull City, Premier Lig de tarih yazıyor! Chelsea ye de geçit yok Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 19:26see165

Aynı Mavinin Altında İstanbul Modern de

12 Eylül 2026 19:29see165

Varol Yaşaroğlu; Çocukların hayal kurmasına engel olmayın

12 Eylül 2026 17:33see163

Bitcoin’de borsa rezervleri iki yılın zirvesinde Son Haberler

13 Eylül 2026 03:24see162

Joao Pereira: Alanya’ya karşı bazı şeyler daha kolay yapılabiliyor!

13 Eylül 2026 00:22see162

Antalya da rüşvet operasyonu: 2 emniyet müdürü gözaltında

12 Eylül 2026 20:03see161

Muş ta gölete giren 13 yaşındaki çocuk kurtarılamadı Sözcü Gazetesi

12 Eylül 2026 20:44see161

Deli dumruldan kasaya 699 milyar Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 03:36see160

5 gollü zafer sonrası Uğur Uçar Beni çok üzüyor diyerek açıkladı!

12 Eylül 2026 21:19see159

Kendinize zihinsel ve fiziksel olarak nasıl bakabilirsiniz?

12 Eylül 2026 17:25see159

Temizlemek için girdiği su kuyusunda rahatsızlanan kişi ile onu kurtarmak isteyen arkadaşı metan gazından zehirlenerek öldü

13 Eylül 2026 00:32see158

Kamyonet ile tır çapıştı: 2 kişi yaşamını yitirdi

12 Eylül 2026 20:34see157

Sosyal medya fenomeni Semil Varol a polis memurlarına hakaret soruşturması

12 Eylül 2026 21:23see156

Gül Onat taburcu Oldu

12 Eylül 2026 18:18see155

Zayıflamak için aç gezdiği günler çoktan bitti... Yemek yemeyi seven kocayla evlendi... Şişmanladı ama mutluluğu da buldu

12 Eylül 2026 18:16see154

Yeni salgında kabus büyüyor! Binlerce kişi hayatını kaybetti

12 Eylül 2026 17:00see154

Kaşif Kozinoğlu nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

13 Eylül 2026 00:27see151

Şehide harabe Öcalan’a villa Sözcü Gazetesi

13 Eylül 2026 05:49see151
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları