Altın Kubbe bahane... 1951 tarihli anlaşma tüm yetkiyi veriyor Asıl sebep 400 yıllık bir yanlışlık mı?
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci görev süresinin başından bu yana Grönland'ı ülkesinin topraklarına katmak istediğini açıkça dile getiriyor. Trump bu arzusunun altında ABD'nin ulusal güvenliğini sağlamak olduğunu öne sürüyor.
Bilindiği üzere, Arktik'te bulunan Grönland adası, Danimarka Krallığı'na bağlı bir özerk bölge. Coğrafi olarak Kuzey Amerika'nın bir parçası olan ada, Kanada kıyılarına oldukça yakın bir konumda bulunuyor.
Trump, Grönland'la ilgili planlarını ilk gündeme getirdiğinde, adanın Rus ve Çin gemileri tarafından istila edildiğini bunun da ABD'nin bölgedeki çıkarlarına ters düştüğünü iddia etti.
Daha sonra söylem değiştiren Trump, bu geniş bölgenin henüz planlama aşamasında olan "Altın Kubbe" füze savunma kalkanı için hayati önem taşıdığını söyledi.
İlk bakışta Trump'ın her iki iddiasında da doğruluk payı var gibi görünüyor. Ancak The Telegraph'a konuşan güvenlik uzmanları, ulusal güvenlik endişelerini gidermek için ABD'nin Grönland'ı topraklarına katmasının gerekli olmadığını savundu.
Trump'ın Grönland'ı parayla almak istediği artık herkesin malumu. Ancak Grönland hiç kimseye, özellikle de ABD'ye satılmak istemiyor. Zaten Danimarka'nın da böyle bir satış yetkisi yok. Geçmişte, karar mercii Danimarka'ydı. Nitekim 1946'da, Truman yönetimi Grönland için 100 milyon dolarlık altın teklif etmiş ve 'hayır' yanıtını almıştı. Bugün ise durum farklı. Grönlandlılar artık bağımsızlık konusunda referandum yapma hakkına sahipler. Bu bağlamda Danimarkalı yetkililer de adanın 57.000 sakininin kendi geleceklerini belirleyeceğini vurguluyor. Geçen yıl yapılan bir ankette, sakinlerin yüzde 85'inin Amerika'nın adayı ele geçirme fikrine karşı olduğu ortaya çıktı.
WASHINGTON'LA MOSKOVA'NIN TAM ORTASINDA
Geniş yüzölçümüne karşın oldukça seyrek bir nüfusa sahip olan ada, ABD ve NATO'nun geniş çaplı hava savunma mimarisinde büyük bir rol oynuyor.
Grönland, Moskova ile Washington arasındaki en kısa uçuş rotasının tam ortasında, yani büyük daire mesafesi olarak bilinen noktada yer alıyor.
Ada Washington'dan da Moskova'dan da yaklaşık 3.200 kilometre uzaklıkta.
ABD, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana, Grönland'ın kuzey kıyısında bulunan Pituffik Uzay Üssü'nde (eski adıyla Thule Hava Üssü) askeri personel bulunduruyor.
Kuzey Kutbu'ndan yaklaşık 1.450 kilometre uzaklıkta bulunan Pituffik, ABD ordusunun en kuzeydeki üssü. Yaklaşık 150 askere ev sahipliği yapan üs, Washington'un füze erken uyarı sisteminin önemli bir parçası.
Rusya veya Çin'in ABD'ye balistik füze fırlattığı bir senaryoda, füzenin Grönland'ın üzerinden geçmesi çok olası. Bu nedenle, Pituffik'teki personelin birincil görevi, yaklaşan hava tehditlerini tespit etmek için gökyüzünü taramak.
Ancak Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana ABD'nin Grönland'daki askeri varlığı önemli ölçüde azaldı.
ABD ile Danimarka arasındaki savunma anlaşması, 2004 yılında Grönland'ın yarı özerk hükümetini de kapsayacak şekilde güncellendi. Bu sayede Grönland hükümeti, Amerikan askeri operasyonlarının yerel halkı nasıl etkileyebileceği konusunda söz sahibi oldu. Anlaşmanın kökleri, İkinci Dünya Savaşı sırasında kurulan bir ortaklığa dayanıyor. O dönemde Danimarka, Nazi işgali altındaydı. Danimarka'nın Kopenhag'la iletişimi kopuk olan Washington büyükelçisi, Grönland için Amerika Birleşik Devletleri ile bir savunma anlaşması imzaladı. Arka planda Nazilerin Grönland'ı Amerika'ya ulaşmak için bir basamak olarak kullanabilecekleri korkusu yatıyordu. Almanlar, adanın doğu kıyısında küçük meteoroloji üsleri kurmuş ve Avrupa'daki muharebeler için bilgi aktarmışlardı. Amerikan birlikleri sonunda onları adadan çıkardı ve binlerce asker, iniş pistleri ve diğer askeri tesislerle birlikte bir düzineden fazla üs kurdu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Amerika Birleşik Devletleri bazı üsleri ve bir dizi erken uyarı radar istasyonunu işletmeye devam etti. Soğuk Savaş sona ererken, ABD Pittufik Uzay Üssü hariç tüm tesisleri kapattı. Pittufik, Kuzey Kutbu'nu geçen füzelerin izlenmesine yardımcı olduğu için "uzay üssü" adını taşıyor.
1951 TARİHLİ ANLAŞMA GEREKLİ ZEMİNİ OLUŞTURUYOR
Washington, en yoğun döneminde adada 17 tesis ve 15.000 asker bulunduruyordu. Bu askerler, Sovyet denizaltılarını ve gemilerini avlamanın yanı sıra korkulan bir işgale karşı da hazırlık yapıyordu.
Bu durum, ABD ve Danimarka hükümetleri arasında 1951 yılında imzalanan bir anlaşma ile destekleniyordu. Kopenhag, bu anlaşmanın hala geçerli olduğunu defalarca savundu. Bir başka deyişle Trump, Grönland'ı topraklarına katmadan da adaya daha fazla asker gönderebilir. Bunun önünde hiçbir engel bulunmuyor.
Buna, ABD'nin 175 milyar dolarlık Altın Kubbe hava sistemi projesine katkıda bulunacak askeri varlıklar da dahil.
300 yıldan fazla bir süre önce Grönland'ı kolonileştiren ve hala bazı işlerini kontrol eden ABD ile Danimarka arasında 1951 yılında imzalanan bu az bilinen anlaşma uyarınca ABD, Grönland'da geniş askeri erişim hakkına sahip. Anlaşma, ABD'ye Grönland genelinde "askeri üsler inşa etme, kurma, bakımını yapma ve işletme", "personel barındırma" ve "gemilerin, uçakların ve su taşıtlarının iniş, kalkış, demirleme, bağlama, hareket ve operasyonlarını kontrol etme" hakkını veriyor. Kopenhag'daki Danimarka Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nde araştırmacı olan Mikkel Runge Olesen, geçtiğimiz günlerde The New York Times'a yaptığı açıklamada, "ABD, Grönland'da o kadar serbest hareket edebiliyor ki neredeyse istediği her şeyi yapabilir. ABD'nin istediği her şeyi elde edemediğini düşünmek bana çok zor geliyor. Tabii eğer nazikçe isterse…" yorumunu yapmıştı.
KULLANIŞLI BİR BAHANE
Öte yandan Trump, yakın zamana kadar Grönland'dan Altın Kubbe projesi için hayati öneme sahip bir yer olarak bahsetmemişti. Bu da Altın Kubbe'nin Beyaz Saray için kullanışlı bir bahane haline geldiğini düşündürüyor.
Altın Kubbe projesinin, füzeleri izleyen ve kendi mermilerini ateşleyerek füzeleri düşüren bir uydu sistemi de içereceği iddia ediliyor.
Analistler bu teknolojinin var olup olmadığını veya yakın zamanda var olup olmayacağını sorgularken, ABD'nin Grönland'ı topraklarına katması, uydu savunma sisteminin hayata geçirilmesi için bir ön koşul değil.
RUS GEMİLERİ GRÖNLAND YAKINLARINDAN GEÇMEK ZORUNDA
Asıl mesele şu: İklim değişikliğinin etkisiyle eriyen buzulların, Kuzey Amerika'ya yakın yeni ticaret rotaları açarak Kuzey Kutbu'nu yeniden şekillendirmesi ile Pituffik'in önemi artması bekleniyor.
Grönland, Kuzey Buz Denizi'nin Atlantik Okyanusu ile birleştiği noktada yer alıyor. Rus gemileri ve denizaltıları, Arktik bölgesindeki üslerinden ayrılıp güneye doğru ilerlerken Grönland yakınlarından geçmek zorunda.
Ana rotalardan biri, Grönland, İzlanda ve Birleşik Krallık arasındaki sulardan geçiyor. Bu bölge GIUK (Greenland-Iceland-United Kingdom'ın baş harfleri) Boğazı olarak biliniyor. Norveç ve İzlanda arasındaki Bear Boğazı da güneye inmek için bir diğer seçenek.
ANLAŞMALAR BU SORUNA DA ÇÖZÜM OLABİLİR
Vladimir Putin, Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal emrini verdiğinden beri NATO, bölgedeki hava ve deniz devriyelerini artırmış durumda.
Danimarka, bölgeyi korumak amacıyla Arktik Komutanlığı'nı yeni gemiler, insansız hava araçları ve gözetleme uçaklarıyla güçlendirmek için 2 milyar euro yatırım yapacağını açıkladı. Bu harcama geçen yıl ocak ayında Trump'ın Grönland'a olan ilgisini püskürtmek amacıyla duyuruldu.
Ne var ki tıpkı füze savunmasında olduğu gibi, Grönland çevresindeki sularda güvenliği artırmak için de ABD'nin adayı ele geçirmesi gerekmiyor
Danimarka, Washington'un mevcut anlaşmaları kullanarak bu ulusal güvenlik endişelerini giderebileceğinin altını ısrarla çiziyor.
CEVAP 400 YIL ÖNCEDE Mİ YATIYOR?
Trump'ın bu bölgeyi ele geçirme arzusuna dair en basit açıklama ise Grönland'ın coğrafyası.
Adanın başkenti Nuuk, aslında Washington'a Kopenhag'dan çok daha yakın. Ancak bu gerçek, 16'ncı yüzyılda Gerardus Mercator tarafından çizilen ve bugün hala yaygın olarak kullanılan haritalara yansımıyor.
Bunun sebebi, Mercator Haritası'nda, kutuplara yakın alanların boyutlarının büyük ölçüde abartılmış olması.
Grönland yüzölçümü itibarıyla Afrika'nın 14'te biri olmakla birlikte, haritada aşağı yukarı aynı boyutta görünüyor. Aynı şekilde Güney Amerika da haritada Grönland'dan küçük duruyor.
Trump geçmişte yaptığı açıklamalarda, haritaları sevdiğini belirtmiş ve bölgesel süpergüçler olan ABD ile Rusya'nın boyutlarını kıyaslayan sözler söylemişti.
Tam da bu nedenle Trump'ın Mercator Bozulması etkisiyle ABD ve Grönland'ın birleşik yüzölçümünü Rusya'dan daha büyük görüp Grönland'ı almaya niyetlenmiş olabileceği yorumları yapılıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:32
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Ocak 2026 09:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















