Ankara24.com
close
up
ABD İsrail hattında İran çatlağı... Ters mi düştüler? Gerilimi bir anda tırmandıran kritik hamle neydi?

ABD İsrail hattında İran çatlağı... Ters mi düştüler? Gerilimi bir anda tırmandıran kritik hamle neydi?

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşta ilk günlerde dikkat çeken rejim değişikliği hedefindeki söylem birliği, çatışmanın üçüncü haftasına girilirken yerini belirgin bir strateji ayrışmasına bıraktı. Washington hızlı bir askeri sonuç ve sınırlı ekonomik maliyet hedefiyle hareket ederken, Tel Aviv yönetimi İran’daki mevcut rejimi kökten değiştirmeye dönük daha kapsamlı ve uzun vadeli bir vizyon izliyor.
Özellikle ABD Başkanı Donald Trump, savaşın ilk günlerinde İran halkına doğrudan seslenerek “uzun zaman sonra sahip oldukları tek fırsatı değerlendirmeleri” ve “hükümetlerini devirmeleri” çağrısında bulunmuştu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da benzer bir söylemle İran halkını "cani rejimden" kurtulmaya davet etmişti.
Ancak şu ana kadar sahadaki gelişmeler ve savaşın ekonomik etkileri, iki müttefikin önceliklerinin giderek farklılaştığı şeklinde yorumlanıyor. ABD, operasyonun hızla sonuçlanmasını ve küresel ekonomik dengelerin korunmasını önceleyen bir çizgiye yönelirken; İsrail tarafı, İran’daki siyasi yapının tamamen çökertilmesini hedefleyen daha agresif bir strateji izliyor.

‘TRUMP PRAGMATİK DÜŞÜNÜYOR AMA İSRAİL’İN ANLATISI ÇOK BAŞKA’
Savaşın ilk günlerinden itibaren en çok merak edilen sorulardan biri de buydu: Trump ve Netanyahu ters düşebilir mi?

Bu soruyu savaşın ilk haftasında İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Dış Politika Uzmanı Yeliz Albayrak’a danıştığımda çok önemli bir noktaya dikkat çekmişti. “Ters düşebilirler. Çünkü Trump pragmatik düşünüyor; ekonomik ve güç dengeleri açısından burada baş aktörün kendisi olması gerektiği düşüncesinde” cevabını veren Yeliz Albayrak, şöyle devam etmişti:
-- Trump, Çin ve Rusya’nın İran’dan uzaklaştırılması gerektiğini savunuyor. Enerji, altın rezervleri, petrol ve doğalgaz rezervlerinin kendi belirlediği şartlar üzerinden kurgulanması gerektiğine dair bir bakış açısına sahip.
-- Ancak İsrail’in anlatısı bu şekilde değil. İsrail daha çok, tüm Orta Doğu’nun istikrarsızlaştırıldığı; kendi kontrolünde, sürekli gündemde tutulan ve yayılmacı politikaların bölgedeki bütün ülkelere nüfuz edecek şekilde kurgulandığı bir düzen istiyor. Özetle, ortak bir operasyon yürütüyor olsalar bile iki tarafın da aynı çıktıları hedeflemediği düşünülebilir.


-- Eğer rejim değişikliği hedefleniyorsa, bunun içeriden ayarlanma ihtimali de var. Ancak rejim değişikliği en çok İsrail’in işine gelecektir. Zayıflatılmış bir sistemin ortaya çıkması onlar için önemli. İçerideki muhalefetle görüşülmüş olabilir; hatta muhalefet için bir lider bile belirlenmiş olabilir. Çünkü sıkça dile getirildiği gibi, İran’da muhalefetin belirgin bir lideri yok. Şu ana kadar gelen sinyaller bu yönde değil; ancak böyle bir hazırlığın yapılmış olma ihtimali de göz ardı edilemez.
PEKİ, GERİLİMİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARAN KIRILMA NOKTASI NE OLDU?
İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları, İsrail’in İran’ın Basra Körfezi’ndeki devasa Güney Pars doğalgaz sahasına düzenlediği saldırının ardından gün yüzüne çıktı. Söz konusu saha, İran ile Katar arasında paylaşılan ve dünyanın en büyük doğalgaz rezervlerinden biri olarak biliniyor.

Trump, saldırının ardından yaptığı açıklamada, ABD’nin operasyondan haberdar olmadığını ve Katar’ın da herhangi bir rolü bulunmadığını belirtti. Ancak ABD, İsrail ve Orta Doğu’dan çok sayıda yetkili, bu açıklamayı yalanlayarak İsrail’in Washington’ı saldırı öncesinde bilgilendirdiğini ifade etti.
Saldırının ardından enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşandı. Petrol fiyatları hızla yükselirken, İran’ın Katar’daki doğalgaz tesisleri ile Suudi Arabistan’ın başkentine yönelik misilleme saldırıları, bölgesel gerilimi daha da tırmandırdı. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin büyük ölçüde aksaması, küresel ticaret üzerinde ciddi baskı yarattı.

Savaşın bilançosu da giderek ağırlaşıyor. İsrail, şimdiye kadar yaklaşık 3500 İranlı güvenlik görevlisinin öldürüldüğünü tahmin ediyor. Ancak sivil kayıpların sayısı net olarak bilinmiyor. En dikkat çekici olaylardan biri, savaşın ilk günlerinde ABD’nin bir ilkokulu hedef aldığı iddiası oldu. Saldırıda çok sayıda çocuk hayatını kaybetti ve olay uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

TRUMP’IN İKİLEMİ: ASKERİ BAŞARI MI, EKONOMİK İSTİKRAR MI?
Washington Post’ta yer alan haberde ABD yönetimi içinden konuşan yetkililere göre Trump, bir yandan İran’a yönelik askeri operasyonların yarattığı yıkıcı etkiyi ‘başarı’ olarak değerlendirirken, diğer yandan küresel ekonomide ortaya çıkan ağır sonuçlar karşısında endişe duyuyor.
Savaşın şu ana kadar 13 Amerikalının (7'si İran misillemelerinde, 6’sı ise İran saldırıları bağlantılı uçak kazaları) hayatını kaybetmesine yol açtığı ve ABD kamuoyunda desteğinin sınırlı kaldığı belirtilirken, Trump’ın karar alma sürecinde dalgalı bir tutum sergilediği ifade ediliyor.


Bu durum, Washington’ın savaş hedeflerine ilişkin mesajlarında da belirsizlik yaratıyor. Beyaz Saray, operasyonun net hedeflere sahip olduğunu savunarak eleştirileri reddediyor. ABD’li yetkililere göre ‘Destansı Öfke Operasyonu’ adı verilen askeri plan dört ana hedef üzerine kurulu:
* İran’ın balistik füze programının yok edilmesi
* İran donanmasının etkisiz hale getirilmesi
* Bölgesel müttefik ağının dağıtılması
* İran’ın nükleer silah elde etmesinin kalıcı olarak engellenmesi
Ancak bu hedefler arasında rejim değişikliğinin açık şekilde yer almaması, İsrail ile ABD arasındaki temel görüş ayrılığını ortaya koyuyor.

WASHİNGTON’DA ‘İSRAİL ETKİSİ’ TARTIŞMASI
Yine Washington Post’ta yer alan bir analiz habere göre, savaşın arka planında İsrail’in rolü, ABD iç siyasetinde de tartışma konusu haline geldi. Netanyahu’nun aylar süren diplomatik çabalarla Trump yönetimini İran’a saldırmaya ikna ettiği yönündeki değerlendirmeler, özellikle ‘Önce Amerika’ çizgisini savunan kesimlerin tepkisini çekti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İsrail’in kararlılığının Washington’ı harekete geçirdiğini ima eden açıklamaları da bu tartışmaları alevlendirdi. Tartışmalar, ABD’nin terörle mücadele politikalarından sorumlu üst düzey yetkililerinden Joe Kent’in istifasıyla daha da derinleşti. Kent, istifa açıklamasında ABD’nin “İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle” Orta Doğu’da yeni bir savaşa sürüklendiğini öne sürdü.


İSRAİL’İN STRATEJİSİ: REJİM DEĞİŞİKLİĞİ ODAKLI ASKERİ BASKI

Sahadaki askeri veriler, İsrail’in operasyonlarını büyük ölçüde İran’ın iç güvenlik yapısını hedef alacak şekilde kurguladığını gösteriyor. Orta Doğu’daki güvenlik kaynaklarına göre yaklaşık 8 bin saldırının yüzde 40’ı, İran’daki güvenlik güçleri ve iç baskı mekanizmalarına yönelik gerçekleştirildi.
İsrail, savaşın ilk günlerinde İran’ın dini lideri olan Ali Hamaney hedef alarak öldürdüğünü açıklarken; üst düzey isimler arasında Ali Laricani ve Gulam Rıza Süleymani gibi önemli figürlerin de hayatını kaybettiği bildirildi.
Buna rağmen hem ABD hem de İsrail istihbarat birimleri, İran rejiminin henüz ‘çözülmediği’ ve iktidarını koruduğu konusunda hemfikir. İsrailli planlamacılar, hava saldırılarıyla doğrudan rejim değişikliği sağlamanın zor olduğunu kabul ediyor. Ancak yoğun bombardımanın, İran içindeki muhalefeti yeniden harekete geçirebileceği ve güvenlik güçlerinin baskı kapasitesini zayıflatabileceği değerlendiriliyor.

SAHADAKİ GERÇEKLİK: REJİM AYAKTA, MUHALEFET ZAYIF
İsrail’in beklentisinin aksine, İran’da geniş çaplı bir halk ayaklanması henüz gerçekleşmedi. Hatta bazı İsrailli yetkililer, muhalefetin sokaklara çıkması durumunda güvenlik güçleri tarafından sert şekilde bastırılacağını öngörüyor.
Batılı istihbarat kaynakları ise ısrarla İran güvenlik aygıtı içinde bazı çatlak işaretleri bulunduğunu; özellikle Devrim Muhafızları ile Besic güçleri arasında gerilim yaşandığını aktarıyor. Ancak bu durumun kısa vadede rejimin çökmesine yol açacak düzeyde olmadığı belirtiliyor.
İran’da ayrıca üst düzey yöneticilerin iletişim güvenliği nedeniyle elektronik haberleşmeden kaçındığı, bu durumun da komuta kontrol süreçlerini zorlaştırdığı ifade ediliyor.


KONGRE’DE AÇIK İTİRAF: HEDEFLER FARKLI
Washington Post’ta yer alan haberde ABD Kongresi’nde yapılan son oturumlar iki ülke arasındaki ayrışmayı doğrular nitelikte… Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, ABD ve İsrail’in savaş hedeflerinin farklı olduğunu açıkça ifade etti.
Demokrat Temsilci Joaquin Castro’nun sorusu üzerine Gabbard, “Başkan tarafından belirlenen hedefler, İsrail hükümetinin hedeflerinden farklıdır” dedi. Diğer taraftan Netanyahu ise kamuoyuna yaptığı açıklamalarda iki ülke arasındaki koordinasyonun güçlü olduğunu savunmaya devam ediyor. Ancak ABD’nin Güney Pars saldırısından habersiz olduğu yönündeki iddiayı doğrudan doğrulamaktan kaçındı.
İsrail Başbakanı, “Başkan Trump ile benim kadar koordineli çalışan iki lider olduğunu sanmıyorum” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte, İsrail’in bazı operasyonları tek başına yürüttüğünü de kabul etti.

Reuters/Ipsos tarafından 19 Mart’ta tamamlanan ankete göre Amerikalıların yüzde 65’i Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı büyük ölçekli bir kara harekâtı emri vereceğini düşünüyor. Böyle bir operasyonu destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 7. Üç gün süren ve bin 545 yetişkinle yapılan ankette Trump’ın genel kamuoyu desteği ise yüzde 40 seviyesinde ölçüldü.

EKONOMİK ETKİLER ÇOK BÜYÜK! ENERJİ PİYASALARINDA ŞOK
Savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkisi hızla derinleşiyor. Petrol fiyatları varil başına 110 doların üzerine çıkarken, bir iki gündür bu rakamın altını indi. Ancak şu bir gerçek ki Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanması küresel enerji arzını ciddi şekilde tehdit ediyor.

ABD yönetimi içinde, İsrail’in İran’ın enerji altyapısını hedef alan saldırılarının küresel ekonomik istikrarı tehlikeye attığı yönünde eleştiriler yükseliyor. Üst düzey bir ABD’li yetkili, “İsrail rejim değişikliği için yakıp yıkma stratejisi izliyor, bu bizim hedefimiz değil” sözleriyle ayrışmayı açık şekilde dile getirdi.
Washington Post’un “U.S.-Israeli rift widens over potential endgame in Iran” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:82
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Mart 2026 11:52 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Şampiyonlar Ligi nde finalin adı belli oldu

07 Mayıs 2026 00:05see151

Kenyalılar yeraltı sularını kirlettiği suçlamasıyla BP ye dava açtı

07 Mayıs 2026 00:46see150

Üst düzey 446 eski AB yetkilisinden İsrail çağrısı Sözcü Gazetesi

06 Mayıs 2026 00:39see149

CİLTLEME HİZMETİ ALINACAKTIR

06 Mayıs 2026 00:04see148

Polis memuru feci kazada yaşamını yitirdi

07 Mayıs 2026 00:57see147

Monaco: 82 Olympiakos: 105 MAÇ SONUCU

06 Mayıs 2026 00:44see144

Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı Antalya Haberleri

07 Mayıs 2026 00:18see143

Marco Rubio dan Küba ya dair açıklamalar Dış Haberler

06 Mayıs 2026 01:14see143

Ranzadan düşen iki yaşındaki çocuk yaralandı: Hayati tehlikesi bulunuyor Bursa Haberleri

07 Mayıs 2026 00:46see142

İSTANBUL GAYRİMENKUL SATIŞ İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

06 Mayıs 2026 00:04see142

Ermenistan dan kritik Türkiye açıklaması! Normalleşme mesajı

06 Mayıs 2026 03:45see141

Türkiye nerede CHP nerede! Yerel Gündem Haberleri

07 Mayıs 2026 04:04see139

Hastaneleri bırakın 28 milyarı alın Sözcü Gazetesi

07 Mayıs 2026 05:22see136

Galaxy Z Flip 8 detayları ortaya çıktı: En büyük sorunu çözülüyor Mobil Haberleri

06 Mayıs 2026 00:21see136

Yapay zekâ devleri sınıfları ele mi geçiriyor?

06 Mayıs 2026 11:08see135

Yeni ‘first lady’ de kurasız hacca gitti Sözcü Gazetesi

06 Mayıs 2026 04:28see135

AKP li Selman Öğüt Aile Bakanını hedef aldı! Bosch un silinen reklam filmini istediği gibi eleştirmemişti

07 Mayıs 2026 00:48see134

Gülistan Doku cinayeti dosyasında Google detayı: Zeinal Abarakov genç kızı adım adım böyle izlemiş!

06 Mayıs 2026 15:08see133

Silikon Vadisi, İletişim Başkanlığı nı dünyaya örnek gösterdi

06 Mayıs 2026 02:07see133

Orduevi yasağında, Anayasa Mahkemesi kararı da dinlenmedi Sözcü Gazetesi

06 Mayıs 2026 05:03see130
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları