Ankara24.com
close
up
Zeynep Tuğçe Bayat: Çocuktan sonra daha romantik bir çift olduk

Zeynep Tuğçe Bayat: Çocuktan sonra daha romantik bir çift olduk

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Adresi Olmayan Ev” festival yolculuğunun ardından vizyona girdi...

- Sonunda! Çok güzel bir festival yolculuğu oldu. O nedenle vizyona girmesi biraz gecikti. Dünya prömiyerini Tallinn’de yaptık. Ödüller de aldık. Türkiye prömiyerini ise İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirdik. Sonra Antalya Film Festivali’nde özel gösterimimiz oldu. Sonunda vizyona girdiği için heyecanlıyız.

Bu filme ödüller getiren, projeyi farklı kılan neydi sence?

- Senaryodan belliydi ödüller alacağı. Daha çekilmeden, özellikle yurtdışından çok güzel destekler almıştı. Bu destekleri almak hiç kolay değil. Benim için özel olan tarafı ise ilk bağımsız filmim olması.

Kadroya nasıl dahil oldun?

- Yönetmenimiz ve yapımcımızla bir film festivalinde tanışmıştık. Sonra Frankfurt Türk Filmleri Festivali’nde bir araya geldik. Yönetmenimiz sohbet sırasında bana “Bir film yapıyorum. Bütün karakterler tamam, sadece biri eksik. Onun için bir türlü kimseyi hayal edemiyordum, seni görünce emin oldum; Defne sensin” dedi. Senaryoyu okuduğumda ben de filmin bir parçası olmak istedim.


Fotoğraflar: Levent KULU

SOSYAL MEDYA YANILSAMASI: HERKESİN HAYATI MÜTHİŞ!

Bağımsız filmler oyuncu için nasıl bir anlam taşıyor?

- Açıkçası benim televizyondan önceki hayalim sinema filmi ve bağımsız filmdi. Bunun sebebi ufak yaştan itibaren Avrupa sinemasına duyduğum ilgi. Televizyon yoğunluğu, tiyatro ve popüler filmler hayatıma girince bir türlü denk gelememişti. Hayat insanı başka yerlere götürüyor böyle. Ama günün sonunda oyunculukta bu tarz ayrımlar yapmıyorum.

“Renkli dünyada sıkışmış insanların hikâyesi” olarak nitelendiriliyor film. Kendi camianda böyle bir ruh haline girdiğin oldu mu hiç?�

- Sadece bizim camiamız değil, herkesin hayatı dışarıdan çok renkli görünüyor. Bu, sosyal medyanın getirdiği bir yanılsama. Herkesin hayatı müthiş duruyor. Çünkü herkes güzel yanlarını yansıtıyor. Tabii ki kimse hayatının kötü tarafını yansıtmak istemez. Bahsettiğim şey mutlulukla hazzı karıştırmak. Haz hissettiğin şeyin sonsuza kadar devam etmesi mümkün değil. Hazlar, acılar geçici. Ama mutluluk bir düşünce biçimi bence. Bir yaşam biçimi yani.

Bu düşünce biçimiyle yaşamayı başarabiliyor musun?

- Çok zor. Bazen bir şeyin peşinden koşuyorsun ama o şey senden kaçıyor. Mutluluk da biraz böyle. O yüzden onu birazcık unutup, akışa bırakıp, negatife doğru gittiğinde görüyorsun belki de...

BEN ÇOK BÜYÜK BİR ŞEY BAŞARMIŞIM

Peki geleceğe yönelik hayallerin arasında neler var?

- Ben en büyük hayalimi anne olduğumda gerçekleştirmişim aslında. Böyle bir hayalim olduğunu bilmiyordum. Yani bebek sahibi olmak en büyük hayalim değildi. Ama Atlas’tan sonra gerçekten çok mutlu olduğumu hissettim. “Ben çok büyük bir şeyi başarmışım, eşimle birlikte çok güzel bir varlık dünyaya getirmişiz” dedim. Artık hayallerimin daha da güzelleştiğini ve kolaylaştığını fark ediyorum. Kadınlar çocuk sahibi olduktan sonra iş hayatına devam edemezmiş gibi bir algı var ya, ben böyle çok daha umutluyum.

Zor değil mi peki?

- Kolay değil yani. “Çocuk da yaparım, kariyer de” demiyorum ama Atlas neredeyse setlerde dünyaya gelecekti. Bu film için festivalleri gezerken 6 aylık hamileydim. Aynı zamanda “Kimler Geldi Kimler Geçti” dizisini çekiyorduk, arkasından “Prens” geldi...

Doğum sonrası verdiğin ara da çok kısa oldu...

- Sağlığım ve psikolojim el verdi, doktorum da izin verdi. Doğrusu budur demiyorum asla. “Prens”in çekimlerinden 15 gün sonra doğdu Atlas. Şimdi düşününce bu işin altından nasıl kalkmışız diyorum. Ama o zaman kolaylıkla hallettik.

ATLAS’TAN SONRA KARAKTERİM DE DEĞİŞTİ

Filmde “her şeye hızlı alışabiliyor olma” vurgusu var. Sen de yaşıyor musun bu durumu?

- Çok hızlı alışabildiğimi söyleyemem. Kolay unutabilen bir insan değilim. Kinciymişim gibi anlaşılmasın ama iyisiyle, kötüsüyle birçok şeyi aklımda tutarım genellikle. Affedip affetmemek mevzusu da değil ama hatırlarım yani.

Affedici misindir peki?

- Aslında affediciyim ama Atlas’tan sonra karakterimde de büyük değişimler oldu. Bazen affetmenin de çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Seni üzen, kıran insanları hayatından affetmeden de çıkarabilirsin. Ama bununla yaşamaktan, her gün öfke ve kin hissetmekten bahsetmiyorum. Hiç olmamış gibi yapmaktan bahsediyorum.

Filme dönecek olursak, senaryoyu okurken benim de düşündüğüm bir şeyi vurguladığını gördüm. Bence insan çok acayip bir yaratık. Her şeye alışabiliyor, uyum sağlayabiliyor. Bu çok korkutucu geliyor bana.

Aslına bakarsan film gün geçtikçe daha anlamlı oluyor. Biz bunu çektiğimizde dünyanın gidişatı, bu tekerlek bu kadar da diplere inmemişti. Buraya doğru gittiğini görüyoruz. Bütün filmler gerçek oluyor gibi hissettiriyor, insan korkuyor gerçekten. Benim oynadığım karakter şunu söylüyor: “Biraz rol yapamaz mısın?” Çünkü başka türlü bu sistemin değişemeyeceğine inanmış. Mesela bu da beni yaralıyor.

Sen Tuğçe olarak rol yapabiliyor musun?

- Ben hukuk fakültesi mezunuyum. Okuduğum dönemde bununla alakalı çok fazla okuma yaptım. Felsefeyle de çok ilgiliydim. Olaylar karşısında çok gözü kara olduğumu hissediyordum o zamanlar. Şu an ise doğru aksiyon almayı daha faydalı buluyorum.

HAYIR DEMEYİ ÖĞRENİYORUM 

Hayatının nasıl bir dönemindesin?

- “Hayır” demeyi öğreniyorum. Ben genelde “Kimse üzülmesin, kimse kırılmasın” diyen biriydim. Kendim kırılgan olduğum için belki de. Ama oğlumun sınırlarını daha net belirleyebilen bir insan olmasını istiyorum. Şu an bana bunu öğretiyor Atlas. Mesela bu yoğunluğun içerisinde eskiden hayır demek istediğim ama diyemediğim bir sürü şeye hayır diyebilmeye başladım.

Yardımcınız var mı?

- Var. Sağ olsun daha çok bize bakıyor diyebiliriz. Çünkü çok zor bir süreç. Ben bu arada Atlas daha 6 aylıkken yeni bir film çektim, Cansel’le başka bir bağımsız filmde başrolü paylaştık.

Öyle mi?

- Evet. Cannes’da tesadüfen yönetmen Aydın Orak’la tanıştım. Bana bir senaryo gönderdi. Cansel’le oynadık, Mersin’de kamera karşısına geçtik. Yeni bebeği olmuş bir çifti canlandırdık.

Kendinizi oynadınız bir nevi...

- Bambaşka bir hayatımız var bizim. Aslında başta “Ya etkilenirsek?” diye korktuk ama profesyonelliğimize güvendik ve altından kalkabileceğimizi düşündük. Yönetmenimiz de böyle düşünüyordu. Ve gerçekten de öyle geçti. Filmin adı “Ölü Arının İğnesi”. Onun da festival yolculuğu başlayacak.

DUŞA GİRMEK LÜKSMÜŞ

Nasıl bir anne oldun?

- Elimden geldiğince iyi bir anne olmaya çalışıyorum. Önemli olanın onu sevgiyle kucaklayabilmek olduğunu düşünüyorum.

Cansel Bey’le evde nasıl bir iş birliği yapıyorsunuz?

- Atlas anne sütüne devam ettiği için geceleri daha çok benimle. Sabah Cansel alıyor, ben uyuyorum. Bazen baba-oğul geziyorlar, ben de o an ne işim varsa onu yapıyorum. Ama gerçekten duşa girmek falan lüksmüş, onu anladım. Şu sıralar Cansel’le yemek yemeye başladı. Babanın ilişkide görünürlüğü artıyor. Bu da anne için büyük konfor.

ÇOCUKTAN SONRA DAHA ROMANTİK BİR ÇİFT OLDUK

Anne-baba olduktan sonra eşinizle ilişkiniz ne yöne evrildi?

- O “40’ı çıkma” olayının bir mantığı varmış. İlk 40 gün gerçekten çok zor. Orada en büyük destek aileler ve karşılıklı anlayış. 40 günden sonra rahatlamaya başlıyorsunuz. Hayat farklı yöne evriliyor ama bu evrildiği şeyden de memnunuz.

Romantik bir çift misiniz?

- Çocuktan sonra daha romantik olduk galiba.

Sık tartışır mısınız?

- Tartışırız ama bir şekilde orta yolu buluruz. Çocuktan sonra ilk 2 ay çok didiştik, sonra oturttuk düzeni.

21 KİLO ALDIM

Hamilelik kilolarını nasıl verdin?

- 21 kilo aldım. Doğumdan sonra çoğu gitti. Anne sütü, hem bebek hem anne için en hızlı kendini toparlama yöntemi. Eğer mümkünse, olabiliyorsa bence en hızlı yol bu. Tabii genetik faktörler de vardır. Diyet ya da spor yapamadım. Sadece sağlıklı ve dengeli beslenmeye çalışıyorum.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:190
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 08:09 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Endonezya da yanardağ patladı! Kül bulutu 15 kilometreye yükseldi, 6 havalimanında uçuşlar durdu

06 Eylül 2026 15:42see134

Emniyet ve belediye GTA 6 için birbirine girdi Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see132

Damlar kırmızıya boyandı! 300 TL den alıcı buluyor

06 Eylül 2026 16:22see131

Savaşta sıcak saatler: Türkiye ve İran dan son dakika görüşmesi

06 Eylül 2026 16:21see131

Sıcak olaylarda sanal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat

06 Eylül 2026 15:47see129

DEM in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

06 Eylül 2026 16:18see128

Gizem Örge: Hep birlikte buradan kupayla ayrılmak istiyoruz

06 Eylül 2026 15:49see128

Bakan Gürlek: Ormanlarımızı yakanlar adaletten kaçamayacak

06 Eylül 2026 15:58see128

Haysiyet in ritmi daha şimdiden tuttu

06 Eylül 2026 15:46see127

Şimşek ile fotoğrafı gündem olmuştu: İhale kralı fuhuştan tutuklandı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see126

Karim Benzema ya sözleşme engeli! Lyon da bedava oynamaya hazırdı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

06 Eylül 2026 15:51see126

İktidar, Gökçeklerin elinden 5 milyar doları geri alacak Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:08see125

Luka Modric e 40 yaşında sürpriz davet Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:03see125

Fenerbahçe Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu! 1200 banka hesabına el konuldu

06 Eylül 2026 15:41see124

Sıcak yemekler hemen dolaba konur mu?

06 Eylül 2026 16:46see123

Kremlin’deki kırmızı dosyanın gizemi: Putin’in önüne bırakıldı, içeriği merak uyandırdı

06 Eylül 2026 15:41see123

Okullarda uyum haftası yarın başlıyor

06 Eylül 2026 15:59see121

Laboratuvarda unutulan deney kabından çıktı: İstenmeyen küf milyonların hayatını böyle kurtardı Sözcü Gazetesi

06 Eylül 2026 16:07see119

Canlı yayında eve polis baskını: Gitti Hürrem, aldılar onu

06 Eylül 2026 15:41see119

Şaşırtan araştırma: Baldırlarda bulunan kaslar, ikinci kalp işlevi görüyor

06 Eylül 2026 15:40see118
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları