YÜKSEL AYTUĞ Futbolda nereden nereye geldik?
Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Bir zamanlar futbolda "onurlu mağlubiyetlerimize" şükrederdik. Gazeteler, milli mağlubiyetlerden sonra "Yenildik ama ezilmedik" manşetleriyle çıkardı. Hele 8-0 yenildiğimiz bir İngiltere maçı vardı ki aman aman...
Dünya Kupası'nda yarı final oynamayı hedeflediğimiz şu günlerde, nereden nereye geldiğimizi görmek için o günlere bir dönüp bakalım istedim:
sonra Hürriyet gazetesinde maçtaki oyunculara yıldız verildiği bölümde İngiliz kaleci Shilton'a hiç yıldız verilmeyip isminin yanına (Top Gelmedi) yazılmıştır.
Rıdvan Dilmen maçtan sonraki bir röportajında şöyle der: "Topa sadece 9 defa dokunabildim; o da santra yapmak için..."
1984 yılındaki maçta kalede olan Yaşar, 1987'deki maçta kalede olan Fatih'e moral verir: "Ne korkuyorsun oğlum, 8 tane yiyecek halin yok ya..." (O maç da 8-0 yenilgimizle sonuçlandı)
5-0 biten başka bir maçta Abdülkerim bir korner pozisyonu sırasında Raşit Çetiner'e şöyle seslenir: "Raşit, Lineker'i tut, Lineker nerdeee?.." Raşit cevap verir: "Valla buralarda bir yerdeydi ama ..."
İngiltere maçın 90'ıncı dakikasında 8'inci golü atar ve spikerden şöyle bir ses yükselir: "Maç bitti, hâlâ gol yiyoruz sayın seyirciler..."
İki maçta da 8 gol yiyen Fatih ve Yaşar için gazeteler şöyle yazar: "Yedikleri, içtikleri ayrı gitmiyor."
Maçtaki 6'ncı golden sonra TRT spikeri şöyle der: "Evet sevgili seyirciler, İngilizlerin bir atağını daha gol yiyerek savuşturduk..."
Üst üste iki tane İngiltere maçında toplam 13 (8-0, 5-0 ) gol yiyen kaleci Yaşar'ın lakabı artık "Kova Yaşar" olmuştu. Bir anı da benden: Türk Haberler Ajansı'nda spor muhabiri olarak çalışırken, 8-0'dan sonra pazarda peynir satan bir yakınımın tezgahı için pankart hazırlamıştım: "Öğrenemedi top tutmayı milli kaleci Yaşar, gelmedi bu pazara böyle güzel bir kaşar..." O tezgahın fotoğrafı, Milliyet'te Melih Aşık'ın köşesinde yer almıştı.
8-0'dan
Bir Tanju Okan finali
Şarkıları beni hâlâ çocukluğuma götürür. Marmara Adası'nda ailemin işlettiği Şato Motel'in terasındaki mehtaplı gecelere... Onun içindir ki, Tanju Okan ile ilgili her şey beni heyecanlandırır. Ama bu kez sanal medyada rastladığım bir hikayesi, beni can evimden vurdu:
Tanju Okan, emekli olmuş, ilk maaşını alma günü gelmişti. Yürümekte zorluk çektiği için, oğlu Tansu Okan'a bankaya giderek maaşını çekmesini söyledi. Tansu Okan; "Senin maaşını bana vermezler" dese de Tanju Okan diretti. Oğlu, çaresizce babasının maaşını almak için bankaya gitti. Bankadakiler, büyük sanatçıya olan sevgilerinden dolayı bir çözüm ürettiler. Görevlilerden birisi, Tansu Okan ile eve gidecek ve Tanju Okan'ın atacağı imzayla maaş ödenecekti...
Tansu ile banka memuru birlikte eve geldiklerinde, yardımcı kadının kapıda verdiği kötü haberle karşılaştılar:
"Babanızı kaybettik..."
Gaf'let kürsüsü
Başakşehir'de köpeğini bacağından tutarak pencereden dışarı sarkıtan ve cama vuran S.D. isimli kadın, o anları cep telefonuyla kaydedip arkadaşına gönderdi. Gözaltına alınan S.D., adliyeye sevk edildi.
Zap'tiye
İsrail, Lut Gölü'nde LGBT festivali düzenleyecekmiş. Yer seçimi mükemmel. Zira orası dünyanın en "alçak" noktası.
Ne demiş?
"Muhabbetine doyamadığın kişiyle artık iki laf edememek de gurbettir." (Sosyal medyadan)
Görüntülenme:85
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Mayıs 2026 07:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















