YÜKSEL AYTUĞ Arama kurtarmada destan yazıyoruz
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Son bir hafta içinde 3 yaşında iki çocuk, arama kurtarma ekipleri tarafından kayboldukları ormanlarda sağ salim bulunarak ailelerine teslim edildi. Yozgat'ta 3 yaşındaki Aybike evinden 2 kilometre ötede, bütün bir geceyi ormanda yalnız geçirdikten sonra uyurken bulundu. Bir gün sonra bu kez Samsun'da aynı yaştaki Göktürk, 12 saatlik bir aramanın ardından ekiplerce sağ salim bulunup ailesine teslim edildi.
Bu durum bize ülkemizin son yıllarda başına gelen onlarca afetten doğru dersler çıkarttığımızı gösteriyor. Bana göre dünyanın en başarılı ve en tecrübeli arama kurtarma ekipleri bizim ülkemizde hizmet veriyor. 13 ilimizi yerle bir eden depremde de, güney illerimizin ormanlarını kömüre çeviren yangınlarda da, Antalya'daki teleferik faciası ve Karadeniz'de yaşanan sellerde de AFAD'dan, UMKE ve Jandarma Arama Kurtarma'ya, Emniyet Teşkilatı'mızdan, Orman Müdürlüğü çalışanlarına, askeri timlerden, İtfaiye Teşkilatı'mıza kadar her birim, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdi.
Artık kendimi çok daha güvende hissediyorum. Emeği geçen herkese ve kahraman kurtarıcılarımıza gönül dolusu sevgiler.
3 yaşında bebeleri oynasınlar diye tek başlarına sokağa salmak ise başka bir yazının konusu olsun.
Elf kulağı çılgınlığı
Bu estetik operasyon akımının zıvanadan çıkacağı belliydi. Gençler şimdi de "Elf kulağı" için estetik cerrahlarının kapısını çalıyor.
Elf kulağı ne mi? Yüzüklerin Efendisi filmindeki Elf ırkına özgü, sivri kulaklar. (Bizim kuşak buna Uzay Yolu dizisine atıfla "Mr. Spack kulağı" derdi)
Uzmanlar ise bu çılgınlığa heves edenleri uyararak "Kıkırdak dokuda kan dolaşımı çok hassastır. Operasyon sırasında gelişecek bir enfeksiyon, kulak kaybına yol açabilir" diyorlar.
Eskiden "kusur" sayılan fiziksel özelliklerin "estetik marifetiyle" kazanılması (!) bizi nereye götürür, düşünmek bile istemiyorum.
Görünmez heykel sanatı (!)
Çağdaş sanat denilen şey, soyutluğun ötesine geçip artık resmen çılgınlığa doğru hızla yol alıyor.
Adamın birinin duvara bantla yapıştırdığı muz eserine (!) 6,2 milyon dolar ödenmesini henüz hazmedememişken şimdi de "görünmez heykel" saçmalığı ile allak bullak oldum. Fiziksel varlığı bulunmayan, tamamen boşluktan oluşan bir kaç metrekarelik bir alan, "görünmez heykel" diye 150 bin liraya satıldı.
Korkum, heykel meraklısı CHP'li belediyelerin bu akıma kendilerini kaptırmaları...
Ne demiş?
Yıldız Tilbe'nin "Pound da basalım, Euro da basalım. Dünyanın bütün paralarını basalım. Nedir yani? Paraysa para" paylaşımının altına "Torbacı" adlı hesaptan şu yorum geldi: "Abla hani bırakmıştın?"
Gaf'let kürsüsü
İlk bakışta pantolonu düşmüş sandım. Meğer çizmeymiş!
Zap'tiye
İkisi de sırılsıklam aşık. (!)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Haziran 2026 07:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















