YKS de sistem değişecek mi? Bakan Tekin son noktayı koydu
Hurriyet sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TRT Haber'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Tekin açıklamasında öne çıkanlar şöyle:
Bu yılın bizim açımızdan en yoğun son günlerinde böyle bir yayın imkanı tanıdığınız için teşekkür ediyorum. 18 milyon öğrenci, 1 milyon 200 binin üstünde öğretmen arkadaşımız, 75 binin üzerinde okul, 180 iş günü devam eden bir süreç. Bu sürecin içerisinde de acı tatlı anımızın olduğu bir eğitim öğretim yılı oldu. Yarınki karne heyecanı öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimiz için hayırlı uğurlu olsun. Genel anlamda baktığımızda nisan ayında yaşadığımız Maraş ve Siverek'teki olaylar dışında dolu dolu geçti. Ama tabiiki o olaylarla üzüldük. Onlardan da çıkaracağımız dersler var kuşkusuz. Ben tekrardan kaybettiğimiz öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
"CUMHURBAŞKANIMIZ İNANILMAZ BİR KAYNAK AYIRDI"
2002'den itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısındaki eksiklikleri giderecek hummalı bir çalışmanın içerisine girdik. 2002 yılında Türkiye'de 350 bin derslikte eğitim öğretime devam ediyoruz, kabaca yarısının deprem gibi ömrünü tamamlaması sebebiyle yıkılıp yeniden yapıldığını düşünürsek 200 bin derslik 2002 öncesinden elimizde kalan. Bizim şuanda toplam 750 bin derslikte eğitim verdik. Kaça katladığımızı siz hesap edin. Aynı şey öğretmen, okul sayısı ve ders kitapları içinde geçerli. Sayın Cumhurbaşkanımız inanılmaz bir kaynak ayırdı. Bu yıl biraz daha fiziki altyapısında eksiklerimiz azalmıştı, bunun için müfredat değişikliği yaptık. Bu anlamda uluslararası göstergeler açısından da çok değerli yerler edindik. Bu yıl eğitimin içeriği ile ilgili konulara odaklandık. Müfredat değişikliği yaptık bu yıl ikinci yılı oldu.
"OECD DİREKTÖRÜ TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ'NDEKİ BECERİ ÖRGÜSÜNDEN ÖVGÜYLE BAHSETTİ"
Öğretmen arkadaşlarımız artık Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin neyi murat ettiğini daha iyi gördüler. Sahada kabul çok daha yüksek. Bu çalışmalarımızı uluslararası ortamda da paylaşıyoruz. Başta OECD olmak üzere uluslararası örgütlerde bu anlamda program değişikliklerimize inanılmaz bir destek var. OECD Direktörü Türkiye'de bulunduğu zaman Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ndeki beceri örgüsünden övgüyle bahsetti. Bunun farklı ülkeler için kullanılabilecek şeklinde çevrilmesinden bahsetti. Mayıs ayının ortalarında da Londra'da Eğitim Bakanları Forumu vardı. Orda da 8 Eylül'de açıklanacak PİSA skorları için PİSA Direktörü Türkiye'nin olağanüstü sıçrayışı ifadesini kullandı. Sonuçlar bize henüz resmi olarak gelmedi. 8 Eylül'de açıklanacak skorlara özel davet aldık. Bu da bizi heyecanlandırıyor.
"BİZ MAARİF MODELLE DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKAN BİREYLER YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ"
Baktığımızda eğitim öğretim yılı hem beceri temelli programların yerleşmesi açısından hem de bu programlar esnasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın asli işi ülke sevgisi, vatan sevgisi, millet sevgisi gibi değerler etrafında birleşmelerini, birlik beraberlik, dayanışma duygularının oluşması bizim açımızdan çok daha önemli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin alameti farikası ikinci özelliği de burası. Milli ve manevi değerlere bizim bu coğrafyanın, bu toprakların, bu devlet geleneğinin ürettiği çocuklarımıza kazandırılmaya çalışıldı. Bizim toplumsal yapımızda çimento teşkil edecek referans değerlerimiz var, dini, milli bayramlarımız, milli günlerimiz var. Bunların hepsinin bizim tarihimizde doldurduğu önemli boşluklar var. Bu yıl okullardaki ramazan etkinlikleri gibi. Saddece ikinci yarıyıl için okullar bayrak temasıyla başladı bütün çocuklarımız okullara Türk bayrağıyla gitti. Her taraf kırmızı beyaz oldu. Bayrak ne anlama gelir, bayrak sevgisi ne demektir. Okullarımızda bununla ilgili dersler işlendi. Sonra ramazan ayı geldiğinde ramazan ayının Türk toplumu için yeri, ramazanda nasıl davranılması gerekir, oruç, iftar bunlarla ilgili geçirdik. Nisan ayında maarifin kalbinde çocuk temasıyla tüm nisan ayını etkinliklerle geçirdik. Etkinliklerin ana teması da milli egemenlik, demokrasi. Çünkü çocuklarımız milli egemenliğe, Atatürk'e, demokrasimize sahip çıksınlar istiyoruz. Mayıs ayı 19 Mayıs'tan dolayı bütün ay boyunca gençlerimizin bir meslek sahibi olmaları, kariyer planlamaları, gelecekle ilgili düşünceleri ile ilgili etkinliklerle geçti. Dolayısıyla biz bu anlamda çocuklarımızın bu değerlere sahip çıkmasını, akademik becerileri kadar önemsiyoruz. Bilimsel anlamda muadilleriyle rekabet edebilsinler ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlere sahip çıksınlar istiyoruz.
Sadece Türkiye'de değil uluslararası ortamlarda da ifade ediyorum. Dünyada insan hakları ihlalleri varsa, insanların etnik ya da dini sebeplerle temel hak ve hürriyetleri ellerinden alınıyorsa, zulüm altındayda, savaş varsa o zaman burda eğitim sistemlerimizin odağında bir problemimiz var diyorum. Biz Maarif Modelle değerlerine sahip çıkan bireyler yetiştirmek istiyoruz. Savaş oluyorsa biz de şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz "eğitim sistemlerimizde bir şeyi eksik yapıyoruz" diye.
"ÇOCUKLARIMIZA BU YIL İLK KEZ SINAV ARASINDA BESLENME PAKETİ SUNDUK"
Bizim bu yıl 8. sınıflarda 1 milyon 274 bin 629 bin öğrencimiz var. Bu öğrencilerimizin yüzde 80'i sınava başvuru yaptı. 81 ilde 920 ilçede sınav merkezi organize ettik, 8 ülkede 11 sınav merkezinde sınav yaptık. Çok büyük bir organizasyondu. Velilerimiz de biraz daha heyecanlılar. Hep beraber bu heyecanı yaşadılar. 4 bin 255 okulumuzda çocuklarımız sınava girdiler. Geçtiğimiz yıl izlediğimiz bazı olumsuz manzaralar vardı. Arada teknik olarak 45 dakika ara vermek durumundayız bilhassa özel bireylerimiz için. Biz bu yıl kendi içimizde tartıştık. Çocuklarımıza bu arada beslenme paketi verebilir miyiz diye. Bunlar cevabı kolay sorular değildi. Burada çocukların neye alerjisi olduğu, nasıl beslendiği değerlendirilmesi lazımdı. Sınav başvurusu esnasında çocuklarımıza ailesiyle cevaplandırılmak üzere "bir beslenme paketi dağıtacağız, almasını ister misiniz istemez misiniz?" diye. 924 bin öğrencimiz pozitif yanıt verdi. Bu paket İl Milli Eğitim Müdürlüklerimiz koordinesinde dağıtıldı. Beslenme paketi istemeyen çocuklarımızı ayrı binalarda sınava aldık. Çok da mennuniyet verici bir uygulama oldu. Bu ilk defa yaptığımız bir şeydi. ÖSYM'nin yaptığı sınavlarda kamera hizmeti satın alıyor. Biz bu sınava özgü tüm sınav yaptığımız salonlarda kameralar oluşturduk, farklı olarak yapay zeka destekli anında okulları gözlemleyebileceğimiz bilgi işlem merkezi kurduk, bizim için bu da önemli bir yenilikti, çok şükür bir olumsuzluk da yaşamadık.
"ÖĞRETMENİMİN ÜSTÜNDE KİMSENİN VESAYET KURMAYA HAKKI YOK"
Türkiye Cumhuriyeti devleti sosyal bir devlet. Hükümetin sosyal devletin gereği olarak bir politikası var. Çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu ders kitaplarını ücretsiz olarak eylül ayında masalara koyacağız. Demokratik siyasette bu politikayı işlevsiz hale getirmeye yönelik adımların hepsi siyasi vesayet olarak tanımlanır. Uzun yıllar Türkiye'de bilhassa FETÖ'nün çok güçlü olduğu dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığının dağıttığı ders kitaplarıyla ilgili çok olumsuz bir algı oluşturuldu. Bu algının sebebi çocukları hem farklı yerlere yönlendirmek hem de yönlendirdikleri yayınlardan ekonomik çıkar elde etmek. 2013-2014 eğitim yılında FETÖ yayınlarının satın aldığı bandrol üzerinden yaptığımız hesapta bizim bütün öğrencilere dağıttığımız ders kitabı bütçesinin 2,5 katı büyüklüğündeydi. O tarihten sonra ÖSYM ve YÖK ile çok güzel diyaloglar kurmuştuk. Bunların tamamı bizim müfredatımızdan çıkacak diye oluşturduk.
Geldiğimiz noktada bizim dağıttığımız ders kitapları, belli uygulamalarımız, talep eden okullara gönderdiğimiz soru ve yayınlar. Bunların dışında çocuklarımızın ihtiyaç duymayacağı bir eğitim öğretim iklimi oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklarımız yine bir şeye ihtiyaç duyarlarsa onu da okul müdürlüklerine başvurarak ücretsiz kurslarla istedikleri öğretmenlerden istedikleri takviye dersleri alabilecekleri bir mekanizma kurduk. Bütün bunları yaparken öğretmenlerin itibarını korumaya çalışıyoruz. Öğretmenimin üstünde kimsenin vesayet kurmaya hakkı yok. Çocuklara, gençlere "öğretmenlerimizi ve bizim yayınlarımızı takip edin" diyorum. Öğretmenlerimize ve idarecilerimize yayınevleriyle ilişki kuruyorlar diye ithamda bulunuluyor, kimsenin buna da hakkı yok. Özel yayın yapan okullarda ek kaynak adıyla satılan kaynaklara da engel olmamız lazım. Şimdi geldiğimiz noktada öğretmen arkadaşlarımız, veliler bizim yayınlarımızdan duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar. Bizim genel müdürlüğümüz ilgili eğitim öğretim daireleriyle bütün bu materyallari hazırlıyorlar.
"HEPSİNİ UZMANLARIMIZ ORGANİZE EDİYOR"
"MEBİ ile sorular arasında uyumsuzluk vardı" deniyor, bunlara kanmasınlar. Bu başka yerlere yönlendirmek için söylenmiş şeyler. Öğretmenlerimizi dinlesinler, her şeyin doğrusunu söyleyecektir. Sınav sorularını yeni yayınlamışız, uyumsuzluk var diyor. Bunların hepsini uzmanlarımız organize ediyor, sorular nasıl uyumsuz olabilir.
"SINAV SİSTEMİYLE İLGİLİ HİÇBİR DEĞİŞİKLİK YOK"
Sınav sistemi değişecek hiçbir yerde demedik. Bazı konular müfredatın dışına çıkarılmış olabilir. Yeni sorular müfredatın içeriğine göre değişiklik gösterecek. Sınav sistemiyle ilgili hiçbir değişiklik yok. YKS sınavları yasa gereği ÖSYM tarafından yürütülüyor. Yeni müfredata yönelik yeni soru havuzu hazırlıyorlar.
Uluslararası raporlarda bize önerilen çözümleri dikkate almaya çalışıyoruz. Bizim yeni göreve başlattığımız öğretmenlerimizle ilgili yeni başlayan uzunluğu. Uygulamayla ilgili bir sorun var. Üniversiteler bilimsel eğitim veriyorlar, üniversiteler bilim dalıyla ilgili eğitim verecekler, bizde mesleğe başlayan arkadaşlarımızı mesleğe başlamadan bütün okulları görerek uygulamaları görerek mesleğe başlatmak istiyoruz.
AGS sınavını yapacağız. Sonra rakamları açıklarız. Eylül ekim ayı gibi sayıyı netleştirmiş oluruz.
Önümüzdeki yıllar inşallah böyle tatsız olaylar yaşamayız. Kendi ülkemizde de yaşadık. Bu okullardaki gerekli süreçler yürütülüyor, bununla ilgili en ağır ceza alınacak. İçişleri Bakanı ile birlikte oturduk konuştuk. Güvenlik tedbirleri ile ilgili komisyon toplantıları yapılıyor, güvenlik açısından risk taşıyan okullarda polis bulunması, polis araçlarının devriye atması gibi tedbirleri alıyorduk. Bu tedbirleri önümüzdeki yıllar daha sıkılaşacak adımlar attık. Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak. 12 yıllık zorunlu eğitim çağındaki bir çocuğumuz 18 yaşında mezun oluyor. 160 bin saatlik bir ömür yaşıyor, yaklaşık 10 bin saatini okullarda geçiriyor. Ailelere daha büyük bir yük düşüyor. Öğretmenlerimize güvensinler, öğretmenlere öğretmenlik öğretmeye çalışmasınlar. Öğretmenlerimizin çalışma koşulları açısından velilerimiz öğretmenlerimizle iyi bir diyalog kurarlarsa daha iyi bir eğitim dönemi geçirirler.
ÖZEL OKULLARDAKİ FAHİŞ FİYATLAR
Okul çağına gelen her çocuk için biz bakanlık olarak okul tanımlaması yapıyoruz. Evine yürüme mesafesindeki en yakın okul. Velilerimiz ekonomik olarak bu yükü kaldırmaya razıyım, hangi gerekçeyle olursa kendisi bir özel okula yazdırıyor. Okulun öğretmenlere verdiği ücretten tutun, inşaatla ilgili maliyetlere kadar, okulun sunduğu her imkana kadar bir maaliyeti var. Özel okul bize bunu bildiriyor. Bu 2 kişinin arasındaki özel hukuk ilişkisi. Veli ben bakanlığın belirlediği değil kendi istediğim okula göndereceğim diyor. 12 bin 500 tane özel okul var. 12 tane okulun fiyat listesini yayınlayıp paylaşmak ne kadar doğru. Evet çok pahalı okullar var. Yazın çocukları yurt dışına götüren okullar var...vs. Biz bakanlık olarak sözleşmeyi veli ile yaptıktan sonra veli çocuğunu devam ettirecekse enflasyon oranında bir artış belirledik, yaparsa biz takip ediyoruz. Biz o zaman soruşturma açıyoruz. Veli ile okul idaresi arasında yapılan ödemeleri elektronik ortamda yapılmasını istiyoruz. Ben elden de şu kadar para verdim diye şikayet ediyorlar. Enflasyon üzerinde artış yapan okul olursa veli şikayet edebilir. Özel okulları da zan altında bırakmayalım. Ders kitabı zorunluluğu da getirdik. Şuana kadar özel okullar bizim tanımlarımıza uyuyorlar.
TÜRKİYE'NİN YABANCI DİL PLATFORMU: DİLİM
Hepsinden daha iyiyim. Biz daha iyiyiz. Herkese tavsiye ediyorum. Cep telefonlarına indirilebilecek yapay zeka destekli bir uygulama olarak başladı. Şuanda 2 dil var. Türkçe ve İngilizce var. İngilizce konusunda bir haftalık süreçte 150 bin kişi uygulamayı indirmiş, kullanmaya başlamış. Çocuklarımız elektronik aletleri oyun dışında daha öğretici şeyler içinde kullanabilecekler.
Türk Devletleri Teşkilatı daha kurumsal bir yapıya kavuştu. 2013-2014 yıllarında ortak bir sözlük yayınlasak mı diye konuştuğumuzda daha etkin çalışsak diye ortak alfabe kabul edildi. Eğitim camiasında ortak bir dile dönüşecek bir ağ oluşturulması zorunlu. Aldığımız kararların daha efektif olacağını düşünüyorum.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:22
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Haziran 2026 21:19 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















