Yaz kızım, iki yüz torba çimento! Serdar Tuncer
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
CHP’nin içinden geçtiği sürece dair mutlaka konuşulması gereken ama hiç lafı edilmeyen bir konu var. Ne medyada buna dair bir eleştiri gördük ne CHP içinde ne de diğer siyasi partilerde. Belki de en çok dile getirilmesi gereken mesele enteresan bir kabulleniş, fark etmeyiş ve umursamayışla es geçiliyor. İnsan gerçekten hayret ediyor!
Önce hatırlayalım.
CHP’lilerin şikâyeti üzerine başlayan sürecin neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi mutlak butlan kararı verdi. Butlan, bâtılla aynı kökten geliyor. Geçersiz olma, yok hükmünde olma anlamında. Mahkeme kararına göre CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı mutlak butlanla sakat kabul edildi. Niçin peki? Parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı şekilde gerçekleştiğinden dolayı. Bu ifadeler muğlak ve soyut biraz, açalım.
Genel Başkan Kurultay’da delegelerin oyu ile seçiliyor. Bazı delegelere oylarının rengini değiştirmeleri karşılığında para, alışveriş kartı, telefon verilmiş, bazılarına iş, adaylık ve benzeri vaatlerde bulunulmuş. Böylece kimin seçileceğini oylarıyla belirleyecek olan delegenin iradesi satın alınmış, fesada uğratılmış. Gizli kalması gereken oy tercihleri denetlenmiş, al gülüm ver gülümün hakkına riayet edilip edilmediği anlaşılmaya çalışılmış. Yargı bu durumu tespit etmiş, şimdilik 9 kişi bu konuyla alakalı tutuklanmış. Cumhuriyeti kuran Partinin bu demokratik (!) Kurultayında Özgür Özel CHP’ye Genel Başkan seçilmiş. Oh ne âlâ!
Mahkeme diyor ki: Seçim seçim gibi yapılmadığı için, aslında seçilemeyecek kişinin seçilmesi parayla garanti altına alındığı için, seçilmesi muhtemel kişinin önüne geçildiği için, bir siyasi parti menfaat karşılığında dizayn edilmeye çalışıldığı için bu Kurultay geçersizdir.
Peki bu delegenin iradesi fesada uğratılarak yapılan Kurultayda Genel Başkan seçilen Özgür Özel ne diyor?
“Karara saygılıyız, teslim etmeyeceğiz, 40 gün içinde Kurultay toplanması şartıyla tamam deriz, kararı tanımıyoruz, vuruşarak çekileceğiz, baba ocağına daha güçlü döneceğiz, CHP’yi dizayn etmek istiyorlar.” Böyle diyor Sayın Grup Başkanı. Cümlelerdeki çelişkilerin farkındayım ama sorumlusu ben değilim. Bu cümlelerin içinde bir özür, mahcubiyet, utanma, suçüstü yakalanmanın yüze yansıyan kızarıklığı var mı? Hayır! Neden olsun ki, delegenin satın alınmasıyla belki de Özgür Özel’in bir alakası yoktur, diyebilirsiniz. Olabilir. Hatta size katılırım bu konuda. Bu işi finanse edecek mali gücünün olduğunu ben de zannetmiyorum. Ama bir dakika! O zaman şöyle bir netice çıkmaz mı ortaya: Dışarıdan birisi -içeriden mi demeliydim yoksa- Özgür Özel’in Genel Başkan seçilmesi işini finanse etti. Haydaa! Birisi senin seçilmen için delegenin iradesini satın alıyorsa ve sen seçiliyorsan aslında satın alınan sadece delege değildir. Böylesi bir durumda bir değil iki özür icap etmez mi, bir değil bin utanma gerekmez mi? Gerekir elbet ama ara ki bulasın.
Bu ülkenin insanları özellikle de CHP seçmeni Sayın Özel’den yeni Grup Başkanı sıfatıyla pişkin ifadeler duymayı değil eski Genel Başkan kimliğiyle samimi bir özür ve mahcubiyet belirten şahsiyetli bir istifa beklemeyi hak ediyor. Finansörü dört duvar arasında dört döndürecek netlikte izahat da olursa ayakta alkışlarız. Fesada uğratmadan seçilmeyi beceremiyor olabilirsiniz fakat fesadı bitirerek bırakmayı başarabilirsiniz. Ya da: Yaz kızım iki yüz torba çimento!
Özgür Özel akıllı adamdır bir şey yokmuş gibi davranabilir, Kılıçdaroğlu bunu bu netlikte anlatmak için doğru zamanı bekliyor olabilir, CHP’liler Atatürk’ün Partisine hürmeten bunu dillendirmiyor olabilir. Onaylamam ama anlayabilirim bu durumu. Peki medya, peki diğer siyasiler, peki ülkemin münevverleri; onlar neden susuyor? Böylesi katakullilere, ayak oyunlarına, fitne fesada bu kadar mı alıştık? Ahlaksızlığa yok muamelesi yapmak ahlaksızlığın kendisinden daha büyük bir ahlaksızlıktır. Görürsek kınarız, fark edersek ayıplarız, yakalarsak mahcup ederiz. Böylece ahlaksızlık hem kişinin fiili olarak kalır hem de bir başkası benzer işe tevessül etmez. Yeter ki şu netlikte olalım: Tükür oğlum babanın suratına!
Görüntülenme:69
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Mayıs 2026 04:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar


















