Wall St Journal yazdı: Gizli hazırlık başladı NATO planı ortaya çıktı ABD çekilirse Avrupa ne yapacak? Bülent Orakoğlu
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Kapalı kapılar ardında görüşmeler, sessiz planlar...WSJ’ye göre Avrupa başkentlerinde, ABD’siz bir NATO senaryosuna karşı sessiz ama kapsamlı bir ‘yedek Plan’ üzerinde çalışılıyor.
KAPALI KAPILAR ARDINDA GÖRÜŞMELER ‘’AVRUPA NATO’SUNA MI İŞARET EDİYOR’
Bu plan, NATO’nun mevcut yapısını koruyarak Avrupa’nın kendi savunma sorumluluğunu artırmasını ve olası bir ABD boşluğunun doldurulmasını hedefliyor.
Avrupalı yetkililerin bazıları bu yaklaşımı kendi aralarında “
Avrupa NATO’su
” olarak adlandırıyor. Amaç, mevcut ittifaka alternatif kurmak değil, ABD olmadan da NATO’nun işlevini sürdürebilmesini sağlamak. Planın merkezinde NATO’nun komuta yapısında Avrupalı ülkelerin daha fazla söz sahibi olması ve ABD’nin sağladığı askeri kapasitenin kademeli olarak Avrupa tarafından üstlenilmesi bulunuyor.
Özellikle lojistik destek, istihbarat, hava savunması ve askerî koordinasyon gibi alanlarda Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması hedefleniyor.
NATO içinde yürütülen bu çalışmalar resmi toplantılardan çok kapalı kapılar ardındaki görüşmeler ve
gayri resmi temaslarla
ilerliyor.
Yetkililer, planın NATO’yu zayıflatmak için değil, olası bir ABD çekilmesine karşı ittifakı ayakta tutmak için hazırlandığını vurguluyor.
‘TRUMP’IN SÖYLEMLERİ SÜRECİ HIZLANDIRDI ORTAK HAREKET PLANI’’
WSJ’nin aktardığına göre sürecin hızlanmasında en önemli etkenlerden biri ABD Başkanı Donald Trump’’ın NATO’ya yönelik sert söylemleri ve ABD’nin Avrupa güvenliğine bağlılığına dair artan soru işaretleri oldu.
Trump’ın NATO’dan çekilme ihtimalini zaman zaman dile getirmesi, Avrupa’da ciddi bir güven sorunu yarattı.
Şansölye Friedrich Merz yönetimindeki Almanya’nın tutum değişikliği ise süreci hızlandırdı. Almanya, uzun yıllardır ABD’yi Avrupa güvenliğinin ana garantörü olarak görürken artık Avrupa’nın daha bağımsız hareket etmesi gerektiği fikrine daha yakın duruyor.
Bu değişim sonrası
Birleşik Krallık, Fransa, Polonya, İskandinav ülkeleri ve Kanada’nın da dahil olduğu daha geniş bir koordinasyon oluştu. Bu ülkeler NATO içinde Avrupa’nın daha fazla yük üstlenmesini sağlayacak bir “ortak hareket planı” üzerinde çalışıyor.
‘’YENİ BİR YAPIYA DOĞRU EVRİLİYOR SAVUNMAYI GÜÇLENDİRME ADIMI’’
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, bu sürecin aslında ani bir kopuş değil, zaten devam eden bir yük paylaşımı olduğunu söylüyor. Stubb’a göre Avrupa, güvenlik sorumluluğunu giderek daha fazla üstlenmek zorunda. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise NATO’nun zaten daha Avrupalı bir yapıya doğru evrildiğini, bunun ittifakı zayıflatmadığını aksine yeniden dengelediğini ifade ediyor.
Haberde en kritik başlıklardan biri ise Avrupa’nın askeri kapasite açığı. Yıllardır düşük savunma harcamaları nedeniyle Avrupa’nın özellikle istihbarat, uydu sistemleri, hava nakliyesi ve uzun menzilli savunma gibi alanlarda ABD’ye bağımlı olduğu belirtiliyor.
En hassas konu ise nükleer caydırıcılık. ABD’nin sağladığı nükleer koruma olmadan Avrupa’nın aynı güvenlik seviyesini kısa vadede sağlamasının mümkün olmadığı vurgulanırken, Fransa ve Birleşik Krallık’ın bu boşluğu kısmen doldurabilecek tek güçler olduğu ifade ediliyor.
WSJ ayrıca Almanya ile Birleşik Krallık’ın son dönemde uzun menzilli hassas füze ve yeni nesil silah geliştirme projelerinde iş birliği yaptığını ve bunun Avrupa savunmasını güçlendirme adımlarının bir parçası olduğunu aktarıyor.
’EN BÜYÜK ENGEL SESSİZ AMA DERİN DÖNÜŞÜM’’
Haberde NATO’nun en üst askeri komutanlık görevlerinin geleneksel olarak Amerikalılar tarafından yürütüldüğü ve ABD’nin bu rolü bırakmaya niyetli olmadığı da belirtiliyor. Bu durum, Avrupa’nın liderlik kapasitesini artırma hedefinin önündeki en büyük yapısal engellerden biri olarak görülüyor.
Tüm bu tabloya rağmen Avrupa’nın hala ciddi kapasite eksikleri olduğu ve
ABD olmadan aynı savunma gücüne kısa vadede ulaşmanın zor olduğu vurgulanıyor.
WSJ’ye göre bu süreç NATO’nun dağılması anlamına gelmiyor ancak ittifakın sessiz ama derin bir “Avrupa merkezli dönüşüm” dönemine girdiği değerlendiriliyor.
ABD-İSRAİL VE İRAN’IN YER ALMADIĞI AVRUPA NATO’SU MU KURULUYOR?
İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazı’nda kontrolü ele almak isteyen Avrupa, üç aşamalı kritik bir planı devreye sokmaya hazırlanıyor. Mayın temizleme operasyonlarından ticari gemilere refakat etmeye kadar uzanan bu stratejiyle
ABD ve İsrail bilinçli şekilde denklemin dışına itilirken, kıta Washington’suz bir güvenlik düzeni kurmanın provasını yapıyor.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre Avrupa ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump›ın NATO›dan çekilme ihtimaline karşı ittifak içinde «Avrupalı bir NATO» olarak anılan alternatif bir savunma planını hızlandırdı. Plan, ABD›nin askeri rolünü azaltması ya da Avrupa›nın savunmasına destek vermemesi durumunda kıtanın kendi güvenliğini sağlayabilmesini hedefliyor.
The Wall Street Journal gazetesinde yer alan bir bir diğer habere göre, Avrupa’nın ABD’den bağımsız bir savunma mimarisi kurma arayışının yanı sıra Avrupa ülkeleri Hürmüz Boğazı için de ABD’siz bir plan hazırladı. Gazeteye göre İngiltere ve Fransa öncülüğünde hazırlanan plan, İran ile savaş sona erdikten sonra Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret trafiğini yeniden başlatmayı hedefliyor. Ancak planın en dikkat çekici yönü, operasyonda ABD’nin yer almamasının öngörülmesi. Macron, salı günü yaptığı açıklamada görev gücünün “çatışmanın tarafı olan ülkeleri” içermeyeceğini söyledi. Macron’un kastettiği ülkelerin ABD, İsrail ve İran olduğu belirtiliyor. Avrupa diplomasisine yakın kaynaklar da Avrupa gemilerinin Amerikan komutası altında görev yapmayacağını aktardı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:47
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Nisan 2026 04:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















