Ankara24.com
close
up
Menu

Kayısının kilo fiyatı da tane fiyatı da ağızları açık bıraktı

Eski kocasının sözleri Müge Anlı yı küplere bindirdi: Yakamızdan düşün artık

Filistin’in demografisini değiştirme planı: Putin den bir milyon Yahudi istemiş Gündem Haberleri

ABD den Netflix e çok ağır eleştiri: Çocuklarımızı korumalıyız

SGK prim borçlarının ödenmesine ilişkin yeni düzenlemenin detayları nelerdir?

CHP li Emre den Bakan Kurum a sert yanıt: Attığınız iftira emekçimizin alın terine hakarettir!

Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi kadrosu belli oldu! Yeni transferler dahil edilmedi

CHP li Zeybek ten 6 Şubat ve Zeydan Karalar açıklaması

Önce sağlam zemin etüdü sonra konut inşası Ekonomi Haberleri

ABD’de istifa yok ama Epstein dosyaları Avrupa’yı vurdu

Alemin Kralı nın Oben i acı haberi verdi

HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ

Epstein in intihar ettiği iddia edilen gecenin kamera kayıtlarında yeni bir kişi tespit edildi Sözcü Gazetesi

TBMM Başkanı Kurtulmuş tan 6 Şubat mesajı: Acınız acımız, yasınız yasımızdır

Büyükşehir ile geleceğe sağlıklı bakış Bursa Haberleri

Kök maaşa beş aşamalı çözüm Ekonomi Haberleri

Bakan Yerlikaya depremde hayatını kaybedenler için düzenlenen sessiz yürüyüş e katıldı

Kudüs Rum Ortodoks Kilisesi: İsraillilerin son zamanlardaki saldırıları Hristiyan beldelerine de uzadı

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan 6 Şubat paylaşımı: Birlikte başardık yine başaracağız VİDEO İZLE

Darbettikleri öğrencinin omuriliğini ve çenesini kıran 4 şüpheli tutuklandı

Uyumlan ya da suçlan: Yargılamalarda bir yöntem olarak “iftiracılık”

Uyumlan ya da suçlan: Yargılamalarda bir yöntem olarak “iftiracılık”

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Gül Çiftçi*

İçinden geçtiğiniz zamanı spesifik olarak ele aldığınızda yaşanılan her toplumsal olay çok tekil, bir başka tabirle “bu döneme özgü” gelebilir. Ancak ânâ, tarihsel bir bilinçle yaklaştığınızda göreceğiniz şey egemenle mücadele dinamikleridir. Bir anlamda despotla ona karşı duran bir iradenin mücadelesini görürsünüz. İşte bu noktada devreye kimi kavramlar veya eylemler girer. “İtirafçılık” bir başka ifadeyle “iftiracılık” da andan değil tarihsel perspektiften bakılması gereken bir kavram olarak bugün yine karşımızda.

Ceza yargılaması, modern hukuk devletinde maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen, sıkı usul güvencelerine bağlı bir faaliyettir. Bu faaliyetin meşruiyeti, suç isnadının somut, nesnel ve denetlenebilir delillere dayanmasına bağlıdır. İtiraf, ihbar ve tanıklık gibi beyana dayalı araçlar ise ancak bu güvenceler içinde, sınırlı ve tamamlayıcı bir rol üstlenebilir.

Ne var ki tarihsel ve güncel örnekler, hukuk devletinin olmadığı, zayıfladığı ya da bilinçli biçimde aşındırıldığı siyasal rejimlerde, ceza yargılamasının bu niteliğini yitirdiğini göstermektedir. Bu tür rejimlerde itirafçılık, ihbarcılık ve yalan tanıklık, istisnai delil araçları olmaktan çıkarak yargının merkezi işleyiş mantığına dönüşmektedir. Böylece yargı siyasal iktidarın önceden belirlediği suç anlatılarını üretme ve meşrulaştırma aracına evrilmektedir.

Ortaçağ Avrupası engizisyonunda “cadı yargılamaları”nın ayırt edici özelliği, suçun doğası gereği kanıtlanamaz olmasıydı. Cadılık, görünmezdi, geride iz bırakmazdı, maddi delili yoktu. Bu durum, yargının delil arama kapasitesini felç etti. İşte tam bu noktada ihbar, yargılamanın kurucu unsuru haline geldi.

İhbar eden kişi, çoğu zaman kendini güvenceye alıyordu. Çünkü cadı yargılamalarının mantığında susmak riskliydi. Birini suçlamayan kişi, yarın suçlanabilirdi. Böylece ihbar, ahlaki bir sapma olmaktan çıkıp hayatta kalma stratejisine dönüştü.

Mahkeme önüne çıkan sanık içinse seçenekler sınırlıydı. İnkar edenler, “şeytanın etkisi altında” oldukları gerekçesiyle daha ağır cezalandırılıyordu. İtiraf edenler ise çoğu zaman hayatlarını kurtarıyordu ama bunun bedeli başkalarını suçlamaktı. Bu nedenle itiraf, gerçeği anlatmaktan çok sistemin devamını sağlayan yeni suç zincirleri üretmek anlamına geliyordu.

Nazi Almanya’sında ihbarcılık, Orta Çağ’daki gibi olağanüstü bir korku anında ortaya çıkmadı. Aksine, gündelik hayatın sıradan bir parçası haline getirildi.

Gestapo’nun en dikkat çekici özelliği, her şeyi bilen bir gizli polis olması değildi. Aksine, sınırlı bir kadroya sahipti. Bu açığı kapatan toplumun bizzat kendisiydi. Komşular, iş arkadaşları, hatta aile üyeleri ihbar mekanizmasının aktif unsurları haline geldi.

Tutuklanan kişiye yöneltilen sorular, belirli bir gerçeği ortaya çıkarmayı amaçlamıyordu. Amaç, kişinin rejim karşıtı kimliğini kabul etmesini sağlamaktı. İtiraf, siyasal bir teslim alma biçimiydi.

Faşist İtalya’da da benzer şekilde yargı, suç işlenip işlenmediğini tespit eden bir kurum olmaktan çıkarıldı. Yargının asli görevi, rejime sadakati ölçmek haline geldi.

Özel Mahkemeler (Tribunale speciale) önüne çıkan sanıkların büyük bir kısmı, belirli bir fiil nedeniyle değil, “anti-faşist eğilim” taşıdığı iddiasıyla yargılanıyordu. Bu eğilim, çoğu zaman tanık beyanlarıyla “tespit ediliyordu”. Tanıklar ise genellikle parti üyeleri, muhbirler veya polisle ilişkili kişilerdi.

Franco İspanya’sında ihbarcılık toplumsal yeniden dağıtım mekanizması olarak işledi.

İç savaş sonrasında kurulan rejim, geçmişte Cumhuriyetçi safta yer almış olmayı başlı başına suç saydı. Bu suçun ispatı için çoğu zaman herhangi bir fiil aranmadı. Mahallede “bilinmek”, geçmişte bir toplantıya katılmış olmak, hatta belirli bir aileye mensup olmak yeterliydi.

Bu örneklerde ve çoğaltabileceğimiz her örnekte dikkat çekmemiz gereken nokta şudur:

“İtirafçılık” veya “iftiracılık” bireysel bir çıkıştan öte devlet aygıtının elinde tehditkar bir kavrama dönüştüğü her dönemde devletin totaliter, faşizm eğilimi yüksek, hatta örneklerde olduğu gibi faşizm ideolojisiyle yönetildiğini görüyoruz.

Bugünün Türkiye’sine baktığımızda da aslında benzer bir tablo var. Gazetelerde, TV’de görüp geçilen çoğu zaman yarı dikkatle dinlenen “şu kişi itirafçı oldu”, “itirafçı ifadesiyle şu kadar kişi gözaltına alındı” gibi haberlere bir de bu taraftan bakmak gerekir.

İBB ve Aziz İhsan Aktaş sürecinde de iddianamede de tanık beyanlarıyla, soyut ve maddi delilden yoksun anlatılarla yürütülen soruşturmalar, ceza yargılamasını hakikati arayan bir faaliyet olmaktan çıkarıp, iktidarın ihtiyaç duyduğu suç anlatılarını üreten bir mekanizmaya dönüştürmüştür. Bu tür dosyalarda yargı, artık “ne oldu” sorusunu sormamakta “kimin hedef alınması gerekiyor” sorusuna cevap üretmektedir.

İtirafçı beyanları bu noktada bir delil türü olmaktan çıkar. Kendi hukuki durumunu hafifletme, cezadan kurtulma ya da sistemle uyumlanma beklentisiyle verilen beyanlar yalnızca iktidarın görmek istediği hikayeyi çoğaltır. Bu nedenle bugün Türkiye’de “itirafçı oldu” başlığıyla sunulan her haber, yalnızca bir ceza soruşturmasının gelişmesi olarak okunmamalıdır. Bu haberler, yargının hangi delil rejimiyle çalıştığını, hangi yöntemi merkezileştirdiğini ve hangi siyasal iklime uyumlandığını da göstermektedir.

Tarihsel örnekler açık biçimde göstermektedir ki itirafçılığın ve ihbarcılığın merkezileştiği hiçbir siyasal düzen, özgürlükçü ve demokratik bir karakter taşımamıştır. Engizisyon mahkemelerinde, Nazi Almanya’sında, Faşist İtalya’da ve Franco İspanya’sında bu yöntemler rejimin sürekliliğini sağlayan temel unsurlar olmuştur.

Bu nedenle “itirafçılık” meselesine bugünün dar gündemiyle değil, tarihsel bir bilinçle bakmak zorunludur. Çünkü tarih bize şunu defalarca göstermiştir:

İtirafın merkezileştiği yerde hukuk geri çekilir, hukukun geri çekildiği yerde ise özgürlükler buharlaşır.

Bugün de benzer bir eşiğin içinden geçilmektedir. İtirafçı beyanlarıyla genişleyen dosyaların, zincirleme gözaltıların ve tutuklamaların verdiği mesaj ise çok açık:

Uyumlan ya da suçlan.

*CHP Genel Başkan Yardımcısı

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:104
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Şubat 2026 16:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kayısının kilo fiyatı da tane fiyatı da ağızları açık bıraktı

05 Şubat 2026 19:37see171

Eski kocasının sözleri Müge Anlı yı küplere bindirdi: Yakamızdan düşün artık

06 Şubat 2026 16:11see162

Filistin’in demografisini değiştirme planı: Putin den bir milyon Yahudi istemiş Gündem Haberleri

06 Şubat 2026 04:22see161

ABD den Netflix e çok ağır eleştiri: Çocuklarımızı korumalıyız

06 Şubat 2026 01:37see160

SGK prim borçlarının ödenmesine ilişkin yeni düzenlemenin detayları nelerdir?

06 Şubat 2026 05:04see155

CHP li Emre den Bakan Kurum a sert yanıt: Attığınız iftira emekçimizin alın terine hakarettir!

07 Şubat 2026 01:42see154

Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi kadrosu belli oldu! Yeni transferler dahil edilmedi

06 Şubat 2026 01:50see151

CHP li Zeybek ten 6 Şubat ve Zeydan Karalar açıklaması

06 Şubat 2026 00:30see148

Önce sağlam zemin etüdü sonra konut inşası Ekonomi Haberleri

06 Şubat 2026 04:04see146

ABD’de istifa yok ama Epstein dosyaları Avrupa’yı vurdu

07 Şubat 2026 07:09see146

Alemin Kralı nın Oben i acı haberi verdi

06 Şubat 2026 14:17see137

HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ

07 Şubat 2026 00:11see135

Epstein in intihar ettiği iddia edilen gecenin kamera kayıtlarında yeni bir kişi tespit edildi Sözcü Gazetesi

06 Şubat 2026 04:38see135

TBMM Başkanı Kurtulmuş tan 6 Şubat mesajı: Acınız acımız, yasınız yasımızdır

06 Şubat 2026 05:21see133

Büyükşehir ile geleceğe sağlıklı bakış Bursa Haberleri

05 Şubat 2026 18:16see133

Kök maaşa beş aşamalı çözüm Ekonomi Haberleri

06 Şubat 2026 04:04see133

Bakan Yerlikaya depremde hayatını kaybedenler için düzenlenen sessiz yürüyüş e katıldı

06 Şubat 2026 05:39see133

Kudüs Rum Ortodoks Kilisesi: İsraillilerin son zamanlardaki saldırıları Hristiyan beldelerine de uzadı

07 Şubat 2026 00:25see132

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan 6 Şubat paylaşımı: Birlikte başardık yine başaracağız VİDEO İZLE

06 Şubat 2026 20:39see131

Darbettikleri öğrencinin omuriliğini ve çenesini kıran 4 şüpheli tutuklandı

06 Şubat 2026 03:02see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları