Ankara24.com
close
up
Menu

Selçuk Bayraktar, Şırnak ta TEKNOFEST Dron Şampiyonası na katıldı

İstanbul da hareketli anlar! Polise bıçakla saldırdı, böyle etkisiz hale getirildi Sözcü Gazetesi

BENZİNE ZAM MI GELİYOR? 10 Ağustos 2026 Akaryakıt zammı sonrası güncel LPG, motorin ve benzin ne kadar olacak?

Çocuk Koruma Kanunu nda köklü değişiklikler yasalaştı

Fatih Erbakan dan akla ziyan Mekke anlaşması çıkışı! YRP liler bile şaştı kaldı

Ünlü oyuncu Duygu Sarışın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Terörsüz Türkiye hedefinde tarihi adım

Kötü koku ihbarından vahşet çıktı: Cani komşunun planı ekiplere takıldı!

Hilal Yelekçi Manifest grubundan ayrıldı mı? İddiaların perde arkası netleşti

İsrail den Mekke Anlaşmasına Tepki

Otomobilde sır ölüm: Savcılık harekete geçti

Çerçeve yasa oylamasına 31 vekil katılmadı : İşte dikkat çeken isimler... Sözcü Gazetesi

Çerçeve yasaya bağımsız milletvekillerinden tek ret Koray Aydın dan

Amedspor da 5 yeni transfere imza töreni düzenlendi!

Muş Spor, Galatasaray altyapısından transfer yaptı!

Bodrum da kontrolden çıkan otomobil AVM nin otoparkına yuvarlandı Muğla Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Eyüpspor maçlarını Necmi Kadıoğlu Stadyumu nda oynayacak!

1. Lig de ilk hafta tamamlandı! 3 0 kazanarak lider oldular

15 kişi hastanelik oldu! Havuz bakımında gaz sızıntısı Son dakika haberleri

DEM Parti cephesinden çerçeve yasa için ilk değerlendirmeler: İşimiz uzun, yolumuz uzun

Uyumlan ya da suçlan: Yargılamalarda bir yöntem olarak “iftiracılık”

Uyumlan ya da suçlan: Yargılamalarda bir yöntem olarak “iftiracılık”

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Gül Çiftçi*

İçinden geçtiğiniz zamanı spesifik olarak ele aldığınızda yaşanılan her toplumsal olay çok tekil, bir başka tabirle “bu döneme özgü” gelebilir. Ancak ânâ, tarihsel bir bilinçle yaklaştığınızda göreceğiniz şey egemenle mücadele dinamikleridir. Bir anlamda despotla ona karşı duran bir iradenin mücadelesini görürsünüz. İşte bu noktada devreye kimi kavramlar veya eylemler girer. “İtirafçılık” bir başka ifadeyle “iftiracılık” da andan değil tarihsel perspektiften bakılması gereken bir kavram olarak bugün yine karşımızda.

Ceza yargılaması, modern hukuk devletinde maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen, sıkı usul güvencelerine bağlı bir faaliyettir. Bu faaliyetin meşruiyeti, suç isnadının somut, nesnel ve denetlenebilir delillere dayanmasına bağlıdır. İtiraf, ihbar ve tanıklık gibi beyana dayalı araçlar ise ancak bu güvenceler içinde, sınırlı ve tamamlayıcı bir rol üstlenebilir.

Ne var ki tarihsel ve güncel örnekler, hukuk devletinin olmadığı, zayıfladığı ya da bilinçli biçimde aşındırıldığı siyasal rejimlerde, ceza yargılamasının bu niteliğini yitirdiğini göstermektedir. Bu tür rejimlerde itirafçılık, ihbarcılık ve yalan tanıklık, istisnai delil araçları olmaktan çıkarak yargının merkezi işleyiş mantığına dönüşmektedir. Böylece yargı siyasal iktidarın önceden belirlediği suç anlatılarını üretme ve meşrulaştırma aracına evrilmektedir.

Ortaçağ Avrupası engizisyonunda “cadı yargılamaları”nın ayırt edici özelliği, suçun doğası gereği kanıtlanamaz olmasıydı. Cadılık, görünmezdi, geride iz bırakmazdı, maddi delili yoktu. Bu durum, yargının delil arama kapasitesini felç etti. İşte tam bu noktada ihbar, yargılamanın kurucu unsuru haline geldi.

İhbar eden kişi, çoğu zaman kendini güvenceye alıyordu. Çünkü cadı yargılamalarının mantığında susmak riskliydi. Birini suçlamayan kişi, yarın suçlanabilirdi. Böylece ihbar, ahlaki bir sapma olmaktan çıkıp hayatta kalma stratejisine dönüştü.

Mahkeme önüne çıkan sanık içinse seçenekler sınırlıydı. İnkar edenler, “şeytanın etkisi altında” oldukları gerekçesiyle daha ağır cezalandırılıyordu. İtiraf edenler ise çoğu zaman hayatlarını kurtarıyordu ama bunun bedeli başkalarını suçlamaktı. Bu nedenle itiraf, gerçeği anlatmaktan çok sistemin devamını sağlayan yeni suç zincirleri üretmek anlamına geliyordu.

Nazi Almanya’sında ihbarcılık, Orta Çağ’daki gibi olağanüstü bir korku anında ortaya çıkmadı. Aksine, gündelik hayatın sıradan bir parçası haline getirildi.

Gestapo’nun en dikkat çekici özelliği, her şeyi bilen bir gizli polis olması değildi. Aksine, sınırlı bir kadroya sahipti. Bu açığı kapatan toplumun bizzat kendisiydi. Komşular, iş arkadaşları, hatta aile üyeleri ihbar mekanizmasının aktif unsurları haline geldi.

Tutuklanan kişiye yöneltilen sorular, belirli bir gerçeği ortaya çıkarmayı amaçlamıyordu. Amaç, kişinin rejim karşıtı kimliğini kabul etmesini sağlamaktı. İtiraf, siyasal bir teslim alma biçimiydi.

Faşist İtalya’da da benzer şekilde yargı, suç işlenip işlenmediğini tespit eden bir kurum olmaktan çıkarıldı. Yargının asli görevi, rejime sadakati ölçmek haline geldi.

Özel Mahkemeler (Tribunale speciale) önüne çıkan sanıkların büyük bir kısmı, belirli bir fiil nedeniyle değil, “anti-faşist eğilim” taşıdığı iddiasıyla yargılanıyordu. Bu eğilim, çoğu zaman tanık beyanlarıyla “tespit ediliyordu”. Tanıklar ise genellikle parti üyeleri, muhbirler veya polisle ilişkili kişilerdi.

Franco İspanya’sında ihbarcılık toplumsal yeniden dağıtım mekanizması olarak işledi.

İç savaş sonrasında kurulan rejim, geçmişte Cumhuriyetçi safta yer almış olmayı başlı başına suç saydı. Bu suçun ispatı için çoğu zaman herhangi bir fiil aranmadı. Mahallede “bilinmek”, geçmişte bir toplantıya katılmış olmak, hatta belirli bir aileye mensup olmak yeterliydi.

Bu örneklerde ve çoğaltabileceğimiz her örnekte dikkat çekmemiz gereken nokta şudur:

“İtirafçılık” veya “iftiracılık” bireysel bir çıkıştan öte devlet aygıtının elinde tehditkar bir kavrama dönüştüğü her dönemde devletin totaliter, faşizm eğilimi yüksek, hatta örneklerde olduğu gibi faşizm ideolojisiyle yönetildiğini görüyoruz.

Bugünün Türkiye’sine baktığımızda da aslında benzer bir tablo var. Gazetelerde, TV’de görüp geçilen çoğu zaman yarı dikkatle dinlenen “şu kişi itirafçı oldu”, “itirafçı ifadesiyle şu kadar kişi gözaltına alındı” gibi haberlere bir de bu taraftan bakmak gerekir.

İBB ve Aziz İhsan Aktaş sürecinde de iddianamede de tanık beyanlarıyla, soyut ve maddi delilden yoksun anlatılarla yürütülen soruşturmalar, ceza yargılamasını hakikati arayan bir faaliyet olmaktan çıkarıp, iktidarın ihtiyaç duyduğu suç anlatılarını üreten bir mekanizmaya dönüştürmüştür. Bu tür dosyalarda yargı, artık “ne oldu” sorusunu sormamakta “kimin hedef alınması gerekiyor” sorusuna cevap üretmektedir.

İtirafçı beyanları bu noktada bir delil türü olmaktan çıkar. Kendi hukuki durumunu hafifletme, cezadan kurtulma ya da sistemle uyumlanma beklentisiyle verilen beyanlar yalnızca iktidarın görmek istediği hikayeyi çoğaltır. Bu nedenle bugün Türkiye’de “itirafçı oldu” başlığıyla sunulan her haber, yalnızca bir ceza soruşturmasının gelişmesi olarak okunmamalıdır. Bu haberler, yargının hangi delil rejimiyle çalıştığını, hangi yöntemi merkezileştirdiğini ve hangi siyasal iklime uyumlandığını da göstermektedir.

Tarihsel örnekler açık biçimde göstermektedir ki itirafçılığın ve ihbarcılığın merkezileştiği hiçbir siyasal düzen, özgürlükçü ve demokratik bir karakter taşımamıştır. Engizisyon mahkemelerinde, Nazi Almanya’sında, Faşist İtalya’da ve Franco İspanya’sında bu yöntemler rejimin sürekliliğini sağlayan temel unsurlar olmuştur.

Bu nedenle “itirafçılık” meselesine bugünün dar gündemiyle değil, tarihsel bir bilinçle bakmak zorunludur. Çünkü tarih bize şunu defalarca göstermiştir:

İtirafın merkezileştiği yerde hukuk geri çekilir, hukukun geri çekildiği yerde ise özgürlükler buharlaşır.

Bugün de benzer bir eşiğin içinden geçilmektedir. İtirafçı beyanlarıyla genişleyen dosyaların, zincirleme gözaltıların ve tutuklamaların verdiği mesaj ise çok açık:

Uyumlan ya da suçlan.

*CHP Genel Başkan Yardımcısı

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:132
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Şubat 2026 16:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Selçuk Bayraktar, Şırnak ta TEKNOFEST Dron Şampiyonası na katıldı

10 Ağustos 2026 00:42see164

İstanbul da hareketli anlar! Polise bıçakla saldırdı, böyle etkisiz hale getirildi Sözcü Gazetesi

09 Ağustos 2026 20:14see160

BENZİNE ZAM MI GELİYOR? 10 Ağustos 2026 Akaryakıt zammı sonrası güncel LPG, motorin ve benzin ne kadar olacak?

10 Ağustos 2026 06:25see160

Çocuk Koruma Kanunu nda köklü değişiklikler yasalaştı

09 Ağustos 2026 12:12see158

Fatih Erbakan dan akla ziyan Mekke anlaşması çıkışı! YRP liler bile şaştı kaldı

09 Ağustos 2026 18:26see157

Ünlü oyuncu Duygu Sarışın

11 Ağustos 2026 00:11see157

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Terörsüz Türkiye hedefinde tarihi adım

11 Ağustos 2026 00:17see156

Kötü koku ihbarından vahşet çıktı: Cani komşunun planı ekiplere takıldı!

11 Ağustos 2026 00:18see155

Hilal Yelekçi Manifest grubundan ayrıldı mı? İddiaların perde arkası netleşti

09 Ağustos 2026 13:24see154

İsrail den Mekke Anlaşmasına Tepki

10 Ağustos 2026 01:07see151

Otomobilde sır ölüm: Savcılık harekete geçti

11 Ağustos 2026 00:11see150

Çerçeve yasa oylamasına 31 vekil katılmadı : İşte dikkat çeken isimler... Sözcü Gazetesi

11 Ağustos 2026 01:10see150

Çerçeve yasaya bağımsız milletvekillerinden tek ret Koray Aydın dan

11 Ağustos 2026 01:13see150

Amedspor da 5 yeni transfere imza töreni düzenlendi!

11 Ağustos 2026 00:19see149

Muş Spor, Galatasaray altyapısından transfer yaptı!

11 Ağustos 2026 00:20see149

Bodrum da kontrolden çıkan otomobil AVM nin otoparkına yuvarlandı Muğla Haberleri Habertürk Yerel Haberler

10 Ağustos 2026 01:15see148

Eyüpspor maçlarını Necmi Kadıoğlu Stadyumu nda oynayacak!

11 Ağustos 2026 00:18see148

1. Lig de ilk hafta tamamlandı! 3 0 kazanarak lider oldular

11 Ağustos 2026 00:23see146

15 kişi hastanelik oldu! Havuz bakımında gaz sızıntısı Son dakika haberleri

10 Ağustos 2026 03:21see145

DEM Parti cephesinden çerçeve yasa için ilk değerlendirmeler: İşimiz uzun, yolumuz uzun

11 Ağustos 2026 00:28see143
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları