Türkiye Yüzyılı’nın ekonomi modeli: İkta v3.0 Düşünce Günlüğü Haberleri
Yenisafak sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Mehmet Serhat Bıçak/Gazeteci - Yazar
Her model kendi ekolünü oluşturur. Ekol yok ise, model kadük kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bugün dünyadaki finans doktrinlerinin her biri tartışmalıdır ve bu tartışmanın yegâne ortamı magazindir. Magazin, Türkiye’deki algıyla dedikodu ortamı değildir, elitlerin yaşamını incelemez. Magazin, entelektüel fikriyatın vitrin alanıdır. Batı dillerinin her birinde “magazine” olarak kullanılan bu ifadenin bizdeki karşılığı “dergi”dir.
Her model, ekolleşebilmek için diğer doktrinlere eleştiri getirmeli ve onları çürütme yönünde atılım sarf etmelidir. Yine herhangi bir modelin ekolleşebilmek için kendi akımını oluşturması elzemdir. Bu anlamda Türkiye’de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 ve 2053 Vizyonu dâhilinde söyleme oturttuğu Yeni Ekonomi Modeli hakkındaki tartışmaların yapıldığı matbu ve dijital bir ortama ihtiyaç vardır. Bu ortamın matbu olanı dergi, dijital olanı e-dergi, sosyal görüntüleme alanları, akıllı uygulamalar ve web sitesi formatında mümkündür.
Ancak yıllar geçse de Yeni Ekonomi Modeli hakkında herhangi bir finans dergisi veya finans kanalında tartışma yapılmıyor veya dosya hazırlanmıyor. Oysa modern dergicilik tarihinin en önemli sembollerinden olan Time’dan başlayarak The Economist, Der Spiegel, Financial Times ve Wall Street Journal gibi dergi ve gazeteler, dünyanın düzenine dair en ciddi analiz ve makalelere yer vererek tarih yazan ekol durakları olarak son yüzyıla damgalarını vurmuşlar, kapaklarında yer alan fotoğraflarıyla dahi daima konuşulur olmuşlardır. Bu ifadelerle “Türkiye’de ekonomi dergisi yok” gibi bir yargı cümlesi kullandığım düşünülebilir. Böyle bir niyetim yok. Ancak bir iş dünyası ve borsa bülteni hüviyetini aşarak, askerî ve siyasî varsayımsal analizlerin dışına çıkarak geçmişle geleceği buluşturan ve Türkiye’ye kapitalist sistem sarmalından kurtuluşu gösterebilecek, ardından dünyayı da etkileyecek bir ekolden bahsediyorum.
ERDOĞAN’IN EKONOMİ HAMLELERİ NEDEN UNUTULUYOR?
Türkiye’nin hâlâ en zayıf karnı olarak görünen odağın finansal yapısı olması ve buradan mutlak saldırı alması göz önünde bulundurulduğunda bu zayıf odağın güçlendirilmesi için pek çok nitelikli atağın yanında Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankalarının ve Türkiye Varlık Fonu’nun, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ülkeye kazandırdığı en önemli finansal hamle kurumları olması hâlâ taze bir reform olarak burada duruyorken ve ayrıca Halkbank, TMSF ve pek çok enerji kuruluşunun yanında BDDK da yine Erdoğan ile en etkin şekilde kullanılmışken, Sayın Erdoğan nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin icraat kaleminin inşaat, hastane, yol ve baraj yapmaktan ötede imgelerle anılmaması, basiretin körebe oynadığının göstergelerinden biridir. Bahsini ettiğimiz vizyona sahip çıkacak bir yönetimse, Yeni Ekonomi Modeli hususunda Sayın Erdoğan’a en nitelikli ürünü arz edecek olabilir.
İKTA NEDİR?
Derdimizin ismi, “ikta”... İkta, “kat’” kökünden ileri gelir. “Kesmek, ayırmak” anlamındadır. İngilizcedeki “cut” sözcüğü de bu kelimeden tarihî kök bulur. “İktisat” kelimesinin de köküdür ayrıca. Kadim Türk tarihinin en inkılapçı devleti olan Selçuklularda ikta, “devlet başkanı veya onun adına yetki kullanan merci tarafından özellikle arazi gibi taşınmaz mallarla tabiî kaynakların mülkiyet (temlik), işletme (irfak) yahut faydalanma (intifa, istiğlâl) hak veya imtiyazlarının ya da bir bölgenin vergi gelirlerinin uygun gördüğü kimselere tahsisini” ifade ederdi.
İkta yetkisi, yürütme erkine aittir. Dolayısıyla taşınmaz mal tahsisine teknik anlamda “ikta” denilebilmesi için, bu işin siyasî otorite tarafından yapılmış olması gerekir. Evet, “ikta” Selçuklu ile birlikte Türk-İslâm devletlerinin tanıdığı düşünülen bir sistem olmakla birlikte, finansal anlamda üretim-gelir-adalet dengesini sağlamasıyla bilinmiş ve kendisinden sonraki Osmanlı varlık sistemine etki ederek tımar modeline de ilham olmuş bir yönetim biçimidir ve özellikle de tamamıyla “İslâmîdir”. Hatta denilebilir ki, “İkta, İslâm’ın anlattığı adalet merkezli ekonomiyi uygulayan en özel yönetim aracıdır”. Bu noktada ikta olmadan Ahilik Teşkilatı’nı anlayamayız. Zira ihilik, ikta üzerine kuruludur.
KATILIMA, ÜRETİME, ADALETE TEŞVİK EDER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve halkı, özellikle son yıllarda Selçuklu’nun estetik, sanatsal ve mimarî detaylarının yanı sıra tarihî kahramanlarına yönünü çevirdiyse de sistematik anlamdaki vitrin karakterini kaçırmaktadır. “Diriliş: Ertuğrul” dizisi de “Alparslan” dizisi de “Melikşah” dizisi de hatta “Selahaddin Eyyubi” dizisi de bu kültürel altyapıya atıf yapsa da, tüm imam-hatip okullarımızın yanında Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz dahi Selçuklu mimarisine göndermede bulunsa da, Selçuklu’nun İslâmî iktisat geleneği maalesef konuşulmamaktadır. Ancak fark edilmesi gerekir ki ikta, bu vitrinin en önde gelen parçalarından biridir. Katılıma, üretime ve adalete teşvik eder.
İkta, varlık içinde yokluk çeken bir ekol hazinesidir ve yitik mal olarak tekrar kazanılmalıdır. Bu anlamda Allah’ın emanetini yeryüzünde eşit ve adil şekilde dağıtmanın yollarından biri olarak akademiden anaokuluna, ev hanımlarının ellerinden ticarethanelere ve fabrikalara girmesi, yuva yuva bütün bilinçlere yerleşmesi, iktayı Türkiye Yüzyılı’nın ekonomi alanındaki en ileri hamlesi yapabilir. İkta ekolü, yanına alacağı enstrümanlarla bunu başarabilir. Peki, bu enstrümanlar hangi mecralarda yer almalıdır?
İKTA’YI TÜRKİYE YÜZYILINA TAŞIMAK
Öncelikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilân ettiği Yeni Ekonomi Modeli’ni işleyerek yapılandıran bir ortama ihtiyaç vardır. Bu ortamın merkezinde “dergi”, omurga hükmünde olmalıdır. Tıpkı yukarıda muadillerini andığımız ekol dergiler gibi… Sonrasında dijital-sosyal görüntüleme alanları, akıllı uygulamalar ve web sitesi formatı sıralanmalıdır. Türkiye’de ekonomi dergileri ve finans kuruluşları (Yapı Kredi Yayınları, İş Bankası Yayınları veya VB Kültür Yayınları), klasik kitapçılık veya kurum içi bülten hüviyetinde yayınlar yapmaktadırlar. Yeni Ekonomi Modeli hakkında herhangi bir finans dergisi veya finans kanalında tartışma yapılmamış veya belgesel dosya hazırlanmamış, aksine ekonomi yönetimi hakkında yüksek hacimli medya yapımları ortaya çıkmıştır.
Ancak “ikta” ile ilk sayısında Recep Tayyip Erdoğan imzasını taşıyan, sonra değerli sektör duayenleri, iş insanları ve akademisyenlere ait makale ve söyleşilerle Yeni Ekonomi Modeli’ni ele alarak Türkiye Yüzyılı’nın ekonomi kolonlarını yükselten dosyalarla birlikte geçmişte iktisada dair modelleri inceleyen ve tüm dünyada “algı uyandıracak imajlar” çizen ve az evvel değindiğimiz gibi sanatsal anlamda son yirmi beş seneye yansıyan Selçuklu imajını ekonomik inkılaba da yansıtarak “İkta Sistemi”ni Osmanlı’nın ardından bir üçüncü versiyona taşımak mümkündür.
Bu işin algı plânındaki başlangıcı özel bir belgesel diziyle görsel zeminde sunmak mümkün. Böylece Sayın Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” isimlendirmesinden evvel ısrarla üzerinde durarak yapılandırmak istediği bir hayâli anlamlandırmak, ülke kamuoyunun yanında dünyaya Türkiye’nin ekonomi zemininde nasıl bir perspektife sahip olduğunu aktarmak fırsatı elde edilebilir. Ayrıca sözünü ettiğimiz dergi merkezli kitap, kültür ve akademi yayınlarına mutlak surette çocuk yayınlarını da eklemleyerek çocuklarımızı kapitalizmin tüketim çılgınlığından kurtarıp helâl yaşam odaklı sadaka, zekât, israftan ve faizden kaçınan ve katılıma yönelen bir nesil olarak yetiştirmeye özel bir alan açılabilir.
TEMİZ VE AHLAK YÜKLÜ BİR TABLO HAYAL EDİYORUM
İkta şuurunu elde eden her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, dünya yeni bir binyıla evrilirken bu ekonomi modelinin bütün dünyaya mutluluk getireceğini kabulle ailesinden başlayarak ticaretine, kul hakkından bilumum adaletine çekidüzen verecektir. Zira inkılap budur. İnkılap, bugünün küf kokan toplumsal çürümüşlüğünü ortadan kaldırıp temizi, tazeyi ve pörsümez olanı inşa etmektir.
Şahsen, iktayla yaşadığım Türkiye Yüzyılı’nda, bunu fark eden Avrupa ve Amerikalı medya organları, manşetlerinde ve bültenlerinde, ayrıca sosyal medya hesaplarının komplo teorisyenleri eliyle “Türkler fena geliyor! İktada verdikleri kapak resmine göre Çin’in de sonu geldi” diye konuştuklarını hayâl ediyorum. “Recep Tayyip Erdoğan” ismini faize ve faiz lobilerine karşı mücadele ederken yalnız bırakanlara inat, onun imzasını ve onun nezdinde Devlet himayesini taşıyan bu ekolün yepyeni ve asla bayatlamayacak bir çıpaya insanlığı ulaştırdığını tahayyül ediyorum. Bu ekol, Yeni Ekonomi Modeli’ni anlatan dosyaları, listeleri, kapakları ve analizleriyle tüm dünya halkları üzerinde temiz ve ahlâk yüklü bir tablo çizsin istiyorum. Ben 2053 ve 2071’i ancak bu tabloyla düşleyebiliyorum…
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:59
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Haziran 2026 04:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















