Ankara24.com
close
up
Türkiye Mısır Suudi Arabistan ekseninde yeni bölgesel jeopolitik müttefiklik ve kurumsal devlet dayanışması İhsan Aktaş

Türkiye Mısır Suudi Arabistan ekseninde yeni bölgesel jeopolitik müttefiklik ve kurumsal devlet dayanışması İhsan Aktaş

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

Uluslararası sistem, Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilmeye çalışılan liberal düzenin çözülmesiyle birlikte, giderek daha belirsiz, daha güvensiz ve daha öngörülemez bir yapıya evrilmektedir. Bugün dünya siyaseti, ortak değerler ve kurallardan ziyade güç dengeleri, caydırıcılık ve zorlayıcı kapasite üzerinden şekillenmektedir. Bu tablo, düzen kurucu aktörlerin zayıfladığı; buna karşılık kriz üreten, hukuku askıya alan ve güç kullanımını meşrulaştıran aktörlerin öne çıktığı çok katmanlı bir küresel

Uluslararası sistem, Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilmeye çalışılan liberal düzenin çözülmesiyle birlikte, giderek daha belirsiz, daha güvensiz ve daha öngörülemez bir yapıya evrilmektedir. Bugün dünya siyaseti, ortak değerler ve kurallardan ziyade güç dengeleri, caydırıcılık ve zorlayıcı kapasite üzerinden şekillenmektedir. Bu tablo, düzen kurucu aktörlerin zayıfladığı; buna karşılık kriz üreten, hukuku askıya alan ve güç kullanımını meşrulaştıran aktörlerin öne çıktığı çok katmanlı bir küresel kriz ortamı üretmektedir. Mevcut durum, birçok yönüyle Birinci Dünya Savaşı öncesi dönemin kırılgan jeopolitiğini hatırlatmaktadır.

Yaklaşık beş yıl önce bir Fransız siyasetçiyle bu konuyu konuşmuştum bugünkü durumu anlamak açısından dikkat çekiciydi. Kendisine, dünyanın Birinci Dünya Savaşı öncesi şartlara geri döndüğü ve devletlerin bu duruma nasıl refleks göstereceğini sordum. Kendisi şu değerlendirmeyi yapmıştır:

“Aslında bütün devletler, fellik fellik müttefiklik arayışı içerisindedir; herkes olası bir risk karşısında kendi müttefiklerini bulmaya çalışıyor. Ve bu konuda da en aciz durumda olan Avrupa Birliği devletleridir. Bir çocuğu denize atarsınız, yüzüp kendini kurtarmaya çalışır. Yirmi tanesini birbirine bağlayıp denize atarsanız her biri diğerini aşağı çeker ve birlikte boğulurlar. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği’ni bu duruma düşürdü. Avrupa Birliği üye ülkelerden küçük devletlere atıf yaparak bu devletlerin tecrübesi, birikimi ne ola ki dünyanın en büyük topluluğunu yönetip buradan bir dış politika geliştirsin.”

Avrupa Birliği’nin stratejik özerklikten yoksun, parçalı ve kriz anlarında karar alma kapasitesi sınırlı yapısını çarpıcı bir metaforla ortaya koymaktadır. Bugün Avrupa Birliği, ortak bir tehdit algısı ve birleşik bir dış politika üretememekte; küçük ve tecrübesiz aktörlerin karar alma süreçlerinde belirleyici olması, yapısal kırılganlığı daha da derinleştirmektedir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi bir devletlerin dönem başkanlığı yaptığı bir topluluğu küresel politika kapasitesin varın siz hesap edin.

Küresel sistemde yaşanan çözülme, yalnızca kurumsal zayıflıklarla sınırlı değildir. İsrail’in Gazze’de uygulamaya koyduğu açık hukuksuzluk ve soykırım pratiği, uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını göstermiştir. Bu hukuksuzluğun Filistin’le sınırlı kalıp kalmayacağı tartışılırken, Venezuela devlet başkanının yatak odasından alınarak ABD’ye götürülmesi, devlet egemenliğinin ve dokunulmazlığının artık fiilen korunmadığını ortaya koymuştur. Bu gelişme, özellikle küçük ve orta ölçekli devletler açısından ciddi bir güvensizlik ortamı yaratmıştır.

Bu süreç aynı zamanda Çin’in, ABD karşısında küresel ölçekte dengeleyici bir hegemonik güç olamayacağını da göstermiştir. Venezuela operasyonu, ABD’nin uluslararası meşruiyet arayışına ihtiyaç duymadan askeri ve siyasi güç kullanabilme kapasitesinin hâlâ rakipsiz olduğunu ortaya koymuştur.

Bu küresel kaos ortamında Türkiye’nin jeopolitik konumu ve stratejik kapasitesi özel bir önem kazanmaktadır. Doğu Akdeniz, Kafkasya, Balkanlar Orta Doğu ve Afrika gibi dünyanın en kırılgan bölgelerinin kesişim noktasında yer alan Türkiye, son on beş yılda savunma sanayi, altyapı, askeri kapasite ve diplomatik etki alanlarında gerçekleştirdiği yatırımlarla stratejik bir dayanıklılık inşa etmiştir. Bu süreç, Türkiye’yi yalnızca krizlerden etkilenen bir aktör olmaktan çıkararak, kriz yöneten ve denge kuran bir bölgesel güç haline getirmiştir.

Suriye iç savaşı sırasında Türkiye’nin ABD merkezli baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya kalması, diplomatik ilişkilerde ciddi kırılmalara yol açmıştır. Ancak Karabağ Savaşı’nda sergilenen dengeleyici rol, Libya’da meşru hükümete verilen destek, Doğu Akdeniz’de deniz gücüyle ortaya konan kararlılık ve Suriye sahasında yürütülen askeri operasyonlar, Türkiye’nin bu kuşatmayı aşarak yeniden merkezî bir aktör haline geldiğini göstermiştir. Bu durum, birçok devleti Türkiye ile ilişkilerini yeniden tesis etmeye yöneltmiştir.

Gazze’de başlayan soykırım süreci, Türkiye-Mısır ilişkilerinde gözle görülür bir normalleşmeyi hızlandırmış; Kaşıkçı krizi sonrası Türkiye–Suudi Arabistan ilişkilerinde ise kademeli bir iyileşme süreci yaşanmıştır. Kurumsal devletler açısından geçici krizler ilişkileri koparmaktan ziyade, ortak tehditler karşısında yeniden yakınlaşmayı zorunlu kılmaktadır.

İsrail’in yayılmacı politikalarının yanı sıra Somaliland’ın tanıma girişimi, Sudan’daki iç savaş, Libya’daki kırılgan denge ve Yemen’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin Suudi Arabistan’ın çıkarlarını zedeleyen agresif tutumu, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ı ortak bir stratejik zeminde buluşturmaktadır. Bu üç ülkenin yakınlaşması, bölgesel istikrar açısından yeni bir denge ekseni üretme potansiyeline sahiptir.

Uzun vadede bu eksenin Libya’da kalıcı bir devlet düzeninin tesis edilmesi, Sudan’da ülke bütünlüğünün korunması, Yemen’de çatışmaların sonlandırılması ve Doğu Akdeniz’de Türkiye–Mısır iş birliğinin derinleşmesi gibi somut sonuçlar üretmesi beklenmektedir.

Sonuç olarak, mevcut küresel konjonktür açık biçimde göstermektedir ki devletler, sahip oldukları güç ne olursa olsun, müttefikliklerle ayakta kalmaktadır. Türkiye-Mısır-Suudi Arabistan ekseni, yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, küresel sistemde denge ve istikrar arayışı bakımından da stratejik bir rol üstlenmeye adaydır.

Sun Tzu: “Savaşlar müttefiklerle kazanılır ya da kaybedilir’

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:84
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ocak 2026 04:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Salih Özcan Beşiktaş ta! Dört gözle bekledim

09 Temmuz 2026 01:47see154

ABD Başkanı Trump: İran la anlaşmak istemiyorum

08 Temmuz 2026 14:21see147

Aral Şimşir, Trabzonspor’da! Maliyeti açıklandı

08 Temmuz 2026 19:48see145

Pankreas kanserinde tarihi gelişme! Yaşam süresini ikiye katlayan ilaç

08 Temmuz 2026 11:42see142

Cevdet Yılmaz dan NATO Zirvesi ne ilişkin paylaşım

08 Temmuz 2026 20:27see139

Trump’tan borsada açığa satış yapanlara sert uyarı!

08 Temmuz 2026 17:28see138

Sahne kıyafetleri eleştiriliyordu! Tan Taşçı dan açıklama

08 Temmuz 2026 09:02see135

Amadou Cisse, Amedspor’a imza attı!

08 Temmuz 2026 18:56see134

Direksiyon başında fenalaşan sürücü, istinat duvarına çarptı

09 Temmuz 2026 00:30see133

Nazım Sangare, Gaziantep FK’da kaldı!

08 Temmuz 2026 21:09see133

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan S 400 ve F 35 sorusuna alkış alan yanıt

08 Temmuz 2026 20:57see133

Amedspor da hazırlıklar devam ediyor!

08 Temmuz 2026 21:29see132

Haluk Bayraktar dan NATO ya İHA çağrısı: Rekabet yerine güçlerimizi birleştirmeliyiz

08 Temmuz 2026 15:27see130

Kırklareli nde eski koca dehşeti! Anne öldü, çocuk yaralandı Son dakika haberleri

09 Temmuz 2026 01:14see130

Çok satılan ürün kaldırılıyor! Yıllar sonra veda ediyor

08 Temmuz 2026 15:28see129

Beyanname Gözetim Programı 2 başarıyla tamamlandı

08 Temmuz 2026 15:35see128

Arap Denizi açıklarında radardan kaybolan uçağın enkazı bulundu Sözcü Gazetesi

08 Temmuz 2026 21:56see126

İletişim Başkanlığı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Fransa’nın karşılıklı ticaret hedeflerini yükseltmesinin vakti geldiğini ifade etti

08 Temmuz 2026 17:35see126

Iğdır FK, Jakub Szumski’yi transfer etti!

08 Temmuz 2026 18:56see126

ABD, Hürmüz Boğazı nda bu yıl için petrol fiyatı tahminini düşürdü

08 Temmuz 2026 09:24see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları