Ankara24.com
close
up
Türk kime denir? Ayşe Böhürler

Türk kime denir? Ayşe Böhürler

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Yazıya başlığı atıp tam yazmaya başlarken kıymetli tarihçimiz İlber Ortaylı’nın vefat haberini üzüntüyle öğrendim. Sıradan bir tarihçi değildi. Avusturya doğumluydu; İtalya, İstanbul, Kudüs, Kiev, Ankara ömrünün durakları olmuştu. Türkçe, Almanca ve Rusçayı aynı anda duyarak büyümüş, daha sonra bu dillere başka dilleri de ilave etmişti. Çok dilli bir tarihçiydi. İtalyan Türkolog Giampiero Bellingen diğer özelliklerini şöyle sıralıyordu: “Yunan felsefesini, Roma tarihini ve kültürün temelini iyi

Yazıya başlığı atıp tam yazmaya başlarken kıymetli tarihçimiz İlber Ortaylı’nın vefat haberini üzüntüyle öğrendim. Sıradan bir tarihçi değildi. Avusturya doğumluydu; İtalya, İstanbul, Kudüs, Kiev, Ankara ömrünün durakları olmuştu. Türkçe, Almanca ve Rusçayı aynı anda duyarak büyümüş, daha sonra bu dillere başka dilleri de ilave etmişti. Çok dilli bir tarihçiydi. İtalyan Türkolog Giampiero Bellingen diğer özelliklerini şöyle sıralıyordu: “Yunan felsefesini, Roma tarihini ve kültürün temelini iyi bilir... Hiperkritiktir. O kadar bilgilidir ki... Her muhitte kendisini biraz ‘yersiz’ hissedebilir... Evliya Çelebi’ye benziyor. Hem seyyah oluşuyla hem de ironisiyle.”

Çok dilli olduğu kadar çok eğitimliydi. Ankara Siyasal’dan mezun olduğu sırada tarih okumaya başlamış, sonra İngilizce öğrenmek uğruna ODTÜ’ye girmiş; Viyana Üniversitesi, Chicago Üniversitesi, birçok üniversiteye yolu düşmüş ve bütün bu okumaların çoğunu yan yana, iç içe yürütmüş. Doktorasını yapıp bitirmişken bursla gittiği Amerika’da bir daha master yapmıştı. Irk, coğrafya ve kronolojiyi çocukluktan beri bilmeye düşkündü. Onu tanıyan herkes müthiş hafızasından söz ederdi. Daha lise çağındayken katıldığı mihmandarlık kursları sırasında, üniversite seviyesinde hocaları tanımış, Türkiye’yi enine boyuna gezmişti. Tatillerde sadece gezmez, yeni diller de öğrenirdi. Siyasaldan bir arkadaşı onu şöyle anlatıyordu: “Şubat tatiliydi. Bir gün öğrenci yurdunda bir baktım İlber, Sırpça öğrenmeye çalışıyor. Sinirim bozuldu. Tatilde herkes dalga geçerken o Sırpçayla ilgileniyordu.”

Hafızası ve tarih bilgisinin yanı sıra “mümkün olsa aynı anda, her yerde ve bütün zamanlarda birden yaşamaya istek duyacak kadar had safhada bir merak adamı” olarak ardında pek çok hatıra bırakıp gitti. Her şeyden önemlisi de Türk toplumuna kendi tarihini sevmeyi ve kime Türk deneceğini öğretti.

Son dört ayı neredeyse hastanede geçiyordu. Torunları Deniz Ali’ye ve Defne’ye olan muhabbeti, “Dedelik çok güzel şeymiş” demesi… Zaman zaman arayıp verdiği tavsiyeler… Daha bir iki ay önce hastane odasından beni arayıp “Televizyonda çok hızlı konuşuyorsun, yavaş konuş” diye uyarması… Üç yıl önce kaybettiğimiz bir başka kutup yıldızı Alev Alatlı’nın cenazesinde “ölüm” üzerine yaptığımız endişeli sohbet… Alev Alatlı’nın evinde oturduğumuz sofralar…

Rusya çalışmaya bizzat kendisinin yönlendirdiği gözde öğrencisi ve Taşansu Türker hoca için yine geçtiğimiz ay “Çok mühim şeyler söylüyor, mutlaka dinlemeli ve dikkate almalısınız” demesi… Ve daha pek çok hatıra zihnime hücum etti… Türk tarihini yeni nesillere sevdiren, tarihimizin her dönemini onur ve gururla taşımamıza vesile olan İlber Ortaylı’ya Allah’tan rahmet diliyorum.

“Ben kendime Türk demek için ne hükümetten ne de başka birinden izin alırım. Benim kimliğimi hükümetler tayin etmez” diyen Hoca’nın onlarca kaydı ve sözlerinin sonraki nesillerin kalbinde ve aklında yer edeceğine eminim… Mezarı ise çok sevdiği bir yerde Fatih Camisi’nin haziresinde kendisi gibi Kırım Türkü olan Halil İnalcık, Kemal Karpat hocaların yanında olacak. Ailesine ve dostlarına başsağlığı dilerim.

TARİH TEZLERİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU?

21. yüzyıldan bakarak tarihi yorumlarken, özellikle de Türk kimliğinin inşa sürecine ilişkin yorumlar “zamanın ruhu” göz önüne alınmadığında yeterince anlaşılmıyor. Hele de dünü bugünün normlarıyla yargılamak meseleleri kördüğüm haline getiriyor. 2023 yılında kaybettiğimiz bir başka duayen tarihçimiz Prof. Dr. Zafer Toprak bu hatayı işin kolayına kaçmak olarak yorumluyor: “Günümüz değer normlarıyla geçmiş algılanmaya çalışılıyor. Temel hak ve özgürlükler, demokrasi, katılım ve benzeri kaygılar sanki ezelden ebede var olmuşçasına geçmişe yansıtılıyor. Dünü, güncel normlarla yargılamak işin kolayına kaçmak oluyor.”

“TÜRK KİMDİR” SORUSU 1930’DA NASIL CEVAPLANDI?

Atatürk’ün de bizzat yakından ilgilendiği Türk Tarih Tezi, “Türk kimdir” sorusuna çeşitli cevaplar üretirken tarih yazımını da yakından etkiliyor. Cumhuriyet’in ulus kimlik inşa sürecinde, imparatorluk ruhundan ulus devlete geçişte yapılan en önemli çalışmalardan birisi olan “Türk Tarih Tezi”, Zafer Toprak’a göre çağdaş tarihçiliği başlatıyor; eskinin vakanüvis tarihçiliğinin ve Meşrutiyet yıllarında tarihin aktarmacı yapısını ortadan kaldırarak sentezci bir tarih anlayışını getiriyor.

Bu tez aynı zamanda dönemin ruhuna uyumlu politik-ideolojik bir karakter ortaya koyuyor. Bu karakter sonraki yıllarda “Türk milliyetçiliğini ırkçı bir çerçeveye soktuğu” iddiaları ile eleştiri konusu oluyor. Özellikle 1980 sonrasında yazılan eleştiriler içinde Büşra Ersanlı’nın Türk Tarih Tezi’nin, ülkede bilimsel düşünüşün gelişimine ve tarih disiplininin bağımsızlaşmasına zarar verdiğine yönelik eleştirisi dikkat çekiyor. Zafer Toprak ise bu eleştirilere itiraz ederek ırkçılık, milliyetçilik gibi kavramların 1930’larda karşılıkları bambaşka olduğunu ve bu kavramların 21. yüzyıldaki karşılıklarıyla anlamlandırmaya çalışılmasının pek çok hataya da sebep olduğunu söylüyor.

Eleştirenler ya da savunanlar, hangi pencereden bakarsak bakalım 1930’larda siyasal iktidarın yönlendirici etkisiyle şekillenen Türk tarih tezi, Cumhuriyet’in siyaset-tarih ilişkisini belirleyen temel etkenlerden birisi oluyor. Resmî tarihe dönüşüyor, geçmişin politik-ideolojik saiklerle keyfî bir

şekilde kurgulanmasına sebep oluyor.

DEVAM EDECEK…

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:104
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mart 2026 04:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Küresel Sumud Filosu aktivistleri yaşadıklarını anlattı: Bize hayvanmışız gibi davrandılar

02 Mayıs 2026 01:26see142

Bakan Göktaş tan Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi ne ilişkin paylaşım

02 Mayıs 2026 02:08see142

Zincirleme kazada otomobil takla attı Bolu Haberleri

02 Mayıs 2026 00:49see141

Hatay Büyükşehir Belediyesi, Dörtyol a çok amaçlı salon inşa ediyor Hatay Haberleri

02 Mayıs 2026 01:07see137

Toz almanın püf noktaları

02 Mayıs 2026 01:10see136

Türk Büyükelçi Cezayir Cumhurbaşkanının köyünde ezan okudu

02 Mayıs 2026 00:36see135

Anzer Yaylası nda aç ayılar evleri harabeye çevirdi

02 Mayıs 2026 00:05see134

Trafodan yapılan hırsızlık koca ilçeyi karanlıkta bıraktı Sözcü Gazetesi

01 Mayıs 2026 11:07see134

Gübre üreticisi açıkladı: Savaş muftağa sıçradı

01 Mayıs 2026 17:04see134

Hafta sonu sıcaklıklar çakılacak: Yurt genelinde soğuk ve yağışlı hava uyarısı!

01 Mayıs 2026 16:33see133

Rizespor, Konyaspor karşısında 3 golle geri döndü!

01 Mayıs 2026 19:17see128

Sergen Yalçın: Oyuncuları konsantre etmekte zorlanıyoruz!

01 Mayıs 2026 22:42see127

Defne ilçe jandarma komutanlığı hizmet binasında inşaat çalışmaları sürüyor Hatay Haberleri

02 Mayıs 2026 01:10see124

Boluspor, sezonu geri dönüşle tamamladı!

01 Mayıs 2026 19:11see123

15 gündür haber alınamıyordu: Evinde cesedi bulundu

02 Mayıs 2026 01:44see121

Trump’tan ABD Kongresi’ne İran mektubu: Savaşı sona ermiş sayıyoruz

02 Mayıs 2026 00:25see120

Boynu bükükler Özgür Bayram Soylu

02 Mayıs 2026 04:07see120

Almanya Başbakan Yardımcısı Klingbeil: Trump ın tavsiyelerine ihtiyacımız yok

02 Mayıs 2026 00:38see119

Asgari ücretlinin bir saatlik emeği bir domatese denk

03 Mayıs 2026 00:23see118

Salih Uçan: Finale çıkmak istiyoruz!

01 Mayıs 2026 23:15see117
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları