Ankara24.com
close
up
Menu

Atila Gerin: Ateş hattında kalıcı olmak istemiyoruz

CANLI Trabzonspor, Kayserispor deplasmanında! İşte Fatih Tekke nin ilk 11 tercihi...

İzmir de narkotik operasyonu: 10 tutuklama

Irak ta ABD Başkonsolosluğu yakınlarında patlama sesi

Pakistan Donanması, deniz ticaretine yönelik tehditlere karşı refakat operasyonu başlattığını duyurdu

Soruşturma başlatıldı! Aston Villa nın yıldızı Emiliano Martinez e büyük şok Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Şampiyonlar Ligi nde gecenin olayı! İlk 15 dakikada öyle hatalar yaptı ki 3 gol yer yermez oyundan alındı

İletişim Başkanı Duran: Sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş uzadıkça tablo daha da kötüleşecek

Volkan Demirel: Önemli 1 puan aldık Gençlerbirliği Haberleri

Akaryakıtta çifte zam geldi! Benzine ve motorine zam mı geldi, ne kadar zam geldi? 10 Mart benzin, motorin, LPG litre fiyatı ne kadar?

İran dan ABD ye HIMARS Tepkisi

Atletico Madrid, Tottenham Hotspur u dağıttı! (Maç özeti Atletico Madrid 5 2 Tottenham, UEFA Şampiyonlar Ligi) Fanatik Gazetesi Şampiyonlar Ligi Haberleri Spor

Cevdet Yılmaz: Savaşın uzaması sorunları derinleştirecektir

Bakan Göktaş: Türk Dünyası’nın rekabet gücü kadınların eşit erişimiyle büyüyecek

İran İsrail petrolünü vurdu Trump Hamaney i tehdit etti: ABD/İsrail İran savaşında 11 nci gün geride kaldı

GALATASARAY LIVERPOOL CANLI Şampiyonlar Ligi nde dev maç: Galatasaray, Liverpool u ağırlıyor! İşte 11 ler...

AKSUNGUR dan bir ilk daha: SÜPER ŞİMŞEK taktik İHA sistemi ile uçtu VİDEO İZLE

Selinus Antik Kenti Nijerya da tanıtıldı Antalya Haberleri

Böyle vurmuşlar! ABD, İran Donanması na düzenlenen saldırı anlarını paylaştı

Trump’ın Oval Ofis ayini: Armegeddon’un fitini mi ateşlediler? Gündem Haberleri

Trump’ın Oval Ofis ayini: Armegeddon’un fitini mi ateşlediler? Gündem Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Yeni Şafak İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik ve stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, Yeni Şafak’ın ses getiren serisi Hafıza Büyük Resim’de Beyaz Saray’daki ayini ve küresel sistemin arka planını analiz etti. Trump’ın "Armageddon’u başlatacak adam" olarak tanımlandığına dikkat çeken Kaynak, "Hepsi ellerini Scofield İncili'ne koyarak onu kutsuyorlar. Karşımızdaki adamların literatürü bize göre farklı; çünkü tanrılarının literatürü şeytandır. Tanrıyı şeytan yaptığınızda doğrularla yanlışlar yer değiştirir." dedi.

Hafıza’nın 114. bölümünde Ersin Çelik ve İbrahim Ufuk Kaynak, dünya siyasetinin teolojik köklerini ve küresel güç odakları arasındaki büyük kırılmaları değerlendirdi. Beyaz Saray’daki Evanjelik ayini ve Epstein skandalı gibi kritik konuları ele alan Kaynak, küresel sistemin sapkın yapılarının kökeninde Sigmund Freud’un olduğunu vurguladı. Kaynak, "Epstein denilen gruba yol açan ve bütün bu olayların sebebi Sigmund Freud'dur. Bu adamlar her türlü sapkınlığa o an hazırlar. Bir başka Yahudi Karl Marx da ekonomik olarak sistemi köleleştirdi. Bu fırtınadan korunmak için sığınılacak tek değer İslam’dır." ifadelerini kullandı.

Çelik ve Kaynak, son bölümde bu konuları ele aldılar:

Ersin Çelik:

YouTube'daki yayınımızda bir ayet-i kerimeyi başlık yaptık: "Bizi bu derin uykumuzdan kim uyandırdı?" Yasin Suresi’nin 52. Ayeti. Derler ki: "Vay başımıza gelenler! Bizi yattığımız yerden kim diriltip kaldırdı? Rahman'ın vadettiği işte bu. Peygamberler gerçekten doğruyu söylemişlerdir." Dünya bir uykudan uyanıyor. Bunu siz söylediniz, başlığı da böyle yaptık.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Hakikaten dünya derin bir uykudaydı. Uyandırmaya çalışanlara ise komplo teorisyenleri olarak bakıldı çok uzun zaman. Fakat artık çuvala sığmaz hale geldi. Mızrak çuvala sığmıyor. Birdenbire öyle şeyler ortaya döküldü ki ve bunlar da yine ben isteyerek yapıldığına inanıyorum; çünkü onlar bir başka aşamanın peşindeler. Hâlâ daha o Armageddon dedikleri son savaşın peşindeler.

Ersin Çelik:

Kıyamet savaşı.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, kıyamet savaşı ve bundan hiçbir zaman da vazgeçmediler.

Ersin Çelik:

Ama ilk defa çok açık ve netler.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Artık herkes bağıra bağıra hep aynı şeyleri söylemeye başladılar. Sebebi; zamanın geldiğine inanıyorlar. Ne zamanın? Son savaşın. Hangi savaşın? Armageddon. Yani son savaş.

Ersin Çelik:

Kıyamet savaşı yani.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Kıyamet savaşı ama Müslümanlarla Yahudiler arasında olacak ve bu savaşın sonucunda kim ne kazanacak? Amerika'daki Evanjelist tayfa kendilerinin istediği düzenin, yani onlar ışıklı yeni bir dünya kurulacak; aynı dünyadayız ama artık hiçbir şeyin olmadığı, herkesin mutluluk içerisinde yaşadığı. Yani size şöyle söyleyeyim; ben 83'te yurt dışına çıktığımda en yaygın olanlardan bir tanesi bunlardı, Evanjelist grupları. Çeşitli küçük gruplar halinde dağılmışlardı. Tezelden hani yakaladıkları her birisine işte küçük kitapçıklar verirlerdi. Hatta ben çocuktum, Ordu'da sabahleyin saat erkenden kalkıp balığa giderdim rıhtıma 5'te 6'da. Yerlerde uçaklardan atılmış Hristiyanlık bildirileri görürdüm. Bir çocukken toplardık her birisini Ordu'da. Yani bunu 70'lerde Ordu'da falan görürdüm. Bu bahsettiğim size hakikaten 1972, 73'ler, 74'ler o zamanlar.

Bütün dünyada aynı şekilde yapıldı. Bir başka din getirildi. Bu her zaman biz söylüyoruz, hani hep konuşurken diyoruz ki dört ayaklı bir aşamaydı; bunların birinci ayağı Hollywood'un kurulmasıydı 1911 diye söylüyoruz. Böylece kafadaki bugünkü olanlar hakkında hiç kimsenin kafasında bir soru işareti kalmayacak. Kim, ne, hangi grupta ve ne istiyor? Bunlar kimler? Bizim karşımızda bazen her gün farklı farklı şeyler söyleyen insanlar var. Bir Biden'ın söyledikleri vardı, bir şimdi de Trump'ın söyledikleri var. Aralarında hem muhteşem bir benzeşme hem muhteşem bir uçurum var.

“İYİ OLAN HER ŞEYİ YAHUDİLERE MAL ETTİLER”

Ersin Çelik:

Birleştirici olan Evanjelizm mi?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet veyahut da son raddede ayrıştırıcı olan da aslında bu. Biz zaten bugünkü konumuzda aslında bunu açıklığa kavuşturacağız. Dedim ya, çoğunluğun kafasında aslında bir soru işareti kalmayacak; çünkü dünya şöyle düşün: II. Dünya Harbi'nden sonra kurulan dünyanın düzeni içerisinde her şey değiştirildi. Bunları anlamak insanlara zor geliyor ilk başta. Kitaplar değiştirildi, kaynakçalar değiştirildi, insanlar değiştirildi. İyi şeyleri yapanların hepsine birer Yahudi buldular, hepsine. Ve bunu dünyaya öyle veya böyle bilimsel diye kabul ettirdiler. İnanılmaz büyük bir sahtekârlık vardı. Bu bizde değil sadece, dünyanın her yerindeydi. Ama bizdeki olanını çok kısa olarak özetlersem; hani öğretmenlerimiz bize birer ödev verirlerdi ortaokulda, lisede. Kaynağımız olarak neydi? Ya Ana Britannica ya Meydan Larousse. İki tane ansiklopedi vardı. Aslında iki ansiklopedinin yapıcısı da bunlardı.

Ersin Çelik:

Evet, hepimizin evindeydi, okulundaydı, derslerindeydi.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Böylece bildiğimiz bütün bilim dalları; hem sosyal bilimler hem fen bilimleri yani hem sözel hem sayısal diyelim yeni nesile, hem sözel hem sayısal her şey altüst edildi. Bir bilgi kaynağı olduğu gibi bunlara bağlanmaya başladı. Bu grubun aslında en büyük özelliğini şöyle bir tarihe alalım: 1304-1314 arasında Fransız Kralı Philip'in tapınak şövalyelerine olan borcunu ödeyememesi ve silinmesini istemesi, şövalyelerin bunu kabul etmemesi; bunun üzerine bütün şövalyeler Fransız Kralı Philip tarafından kırıldı. Papa da buna destek verdi. Buradan kaçan şövalyelerin büyük bir kısmı İngiltere'ye gittiler. Bunlar daha sonra bizim karşımıza Mason Locası olarak çıktı; oradaki Tapınakçılar Mason Locası olarak çıktı. Şimdi 1620'ye gelelim. Bunların yetiştirmiş olduğu bir nesil vardı; bir Protestan nesli. Protestanlık; Ortodoksluk ve Katoliklikten toptan ayrılır, hiçbir alakası yoktur. Kendilerine göre kendi İncillerini yaptılar ama esas değişimi yapanlardan bir tanesi 8. Edward oldu, İngiliz kralı 8. Edward. Bu adam Katolik dinindendi fakat evlenmesine tekrar müsaade edilmiyor, boşanmasına müsaade edilmiyordu. Bütün dili değiştirdi. Böylece Anglikan kilisesi kuruldu ve yönetimini kendisine aldı. Bugün de aynıdır; Anglikan kilisesinin başkanı kraldır veya kraliçedir, kimse yani İngiltere'de kimse. 1620 yılına gelindiğinde bu baskı olayları kendi aralarında, İngiltere içerisinde çok ciddi savaşlar oldu, krallar öldürüldü. Şimdi ondan da bahsedeceğim, bakın. Mason teşkilatı İskoçya'dan itibaren başladı ve bütün İngiltere'ye yayıldı.

Ersin Çelik:

Bütün kasabaları yağmaladılar, insanları katlettiler.

İbrahim Ufuk Kaynak:

İngiltere iç savaşı o zamanlar Tudor hanedanıydı; hanedanlığın değişimi de yaşandı. Her şey peş peşe geldi. Yani bir mason grubunun girmesi, İngiltere başka bir biçime dönüşmeye başladı ve Kral 8. Edward'ın aynı zamandaki danışmanı olan Cromwell, Cromwell denilen adam aynı zamanda masonların üstadıydı. Bu başdanışmanı kralın ve her şeyi ona göre ayarladı. İlginçtir, adamın torunu Oliver Cromwell diye birisi, onun zamanında ise —o da üstat mason— onun zamanında ise bir ayaklanma yapıldı, kral öldürüldü. Sistem bütünüyle değiştirildi. Yurt dışına sürülen Yahudiler tekrar İngiltere'ye geri getirildi. Yahudiler iki gruptu; bu iki grubun bir tanesi seküler Yahudiler, ikincisi dindar Yahudiler. Dindar Yahudilerin içerisine ise eski Mısır kaçmıştı. Yani Hz. Musa'nın bunları alıp Tur Dağı'na getirdiği zaman, geri geldiğinde Samiri adlı bir tane buzağıya taptılar ya; işte o döneme geri dönelim tekrar. O dönemde Mısır'daki tapılan tanrıya bu adamlar, kendileri köle oldukları için izin verilmeyen tanrıya tapınmak istediler. Sürgün olan Yahudiler aslında Kızıldeniz'den karşıya geçtiler falan filan, Sina'ya gittiler. Bu altın yapacak, altından buzağı yapacak. Altını nerede buldular? Demek ki Mısır'ın içerisinde bir yağmalanma oldu. Ayrıca ikincisi Mısır'ın bilgisini çaldılar; yani papirüsleri, papirüsler üzerine yazılmış olan bütün medeniyete ve bu daha sonra Yahudi şekillenmesindeki ana unsurlardan biri hâline geldi.

Ersin Çelik:

Yani medeniyet sömürüsü yaptılar.

İbrahim Ufuk Kaynak: Evet, böylece Yahudilik ortaya çıktığında milattan önce 1750'lere kadar gidelim ama esas parlak dönemleri milattan önce 1000; Hz. Süleyman Tapınağı'nın yapılışı ve Hz. Süleyman dönemi. Şimdi o kadar ilginç ki Hz. Süleyman tapınağı yaptığında yanında çalışan yine bir masonların bugünkü üstadı kabul edilen Hiram Abif. Hiram Abif, mimarı. Şu anda bölgede ne konuşuluyor? Dikkat edin; Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ileri gelenler en üst düzeyden şu anki Mescid-i Aksa'nın yıkılmasını ve tapınağın yapılmasının zorunluluğunu söylüyorlar. Bakın olaylar birbiriyle ne kadar bağlanmış.

Ersin Çelik:

Evet.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Yani birileri aradan 2000, 3000 yıl geçmesi hiçbir önemi yok; çok büyük bir formülün içerisinde devam ediyorlar. Tarih boyunca bunları engelleyen bir tanesi ilk başta Babilliler, Babillilerden sonra Romalılar; daha sonraki bütün dönemlerde ise Müslümanlar. Müslümanların en önemli unsuru ise Türklerdi. Şimdi bütün resim tekrar canlansın gözümüzün önünde. Tarih boyunca bir millet bir yerlerden kovuldu. Bu millet öyle bir fırsat yakaladı ki 1940'larda, II. Dünya Savaşı'nın sonunda bütün bilimleri değiştirdi ve kendi istediği biçime koydu. Akademisyen kadroyu kendisi yetiştirdi.

Ersin Çelik:

Frankfurt Okulu'nu olduğu gibi Amerika'ya taşıdılar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Üniversiteleri şu anda bizim bildiğimiz Amerikan üniversitelerinin en ünlülerini alın, hepsinin sahibi birkaç ailedir.

Ersin Çelik:

O yüzden Gazze eylemi yapamadılar Harvard'da, Pensilvanya'da. Rektörleri görevden aldılar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aynen öyle. Bütün akademik kadro ellerindedir. Ama o kadar ilginç ki bu sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde kalmadı; İngiltere'de, Avustralya'da, Kanada'da, Yeni Zelanda'da.

Ersin Çelik:

Almanya'da.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Tabii ki daha sonra bütün Avrupa'ya Almanya'nın II. Dünya Savaşı'nı kaybetmesiyle, Almanya'nın 24. madde yerleştirilmesiyle anayasasına Almanya da bu biçime girdi. Japonya'ya da aynı şekilde yayıldılar. Adam küçük bir grup vasıtasıyla ülkenin bütünüyle kontrol altına alıyor.

Ersin Çelik:

Aslında bir üniversiteyle yapıyor değil mi? Bir okulla, kolejle başlatıyor her şeyi. Bizde de yaptıkları gibi.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aynen öyle, bizde de öyledir. Sıradan bir tane bir yabancı okulla başlar ama bunların içerisinde bir Ortodokslarda ve Katoliklerdeki okullarda aynı şeyler olmadı.

Ersin Çelik:

Niye olmadı?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Çünkü onlar genelde hakikaten din amaçlıydı ama dinin her türlü sonucu yine "Önce kitabı verir toprağını alırdı." O birinci radde. Bu çok farklıydı. Protestan mezhebi bu işin çok farklı bir boyutu.

Ersin Çelik:

Bunlar aklı aldılar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aklı alıyorlar, düşünce yapısını değiştirmeye çalışıyorlar. Ayet-i kerimede belirtilen: Onlar insanları, onlar cisimlerin hani canlı cansız her şeyin yapısını değiştiriyor ama "Biz ıslah ediciyiz." derler diyor.

Ersin Çelik:

Ekinleri ve nesilleri yok edecek.

YAHUDİLER TARİHİ NASIL YENİDEN YAZDI?

İbrahim Ufuk Kaynak: Nesilleri yok ediyorlar ama "Biz ıslah ediciyiz." diyorlar. İşte bilim vasıtasıyla bunu söyletiyorlar. Bunu bilim adamlarına söyletiyorlar ama hiçbir zaman bilim adamları yalnız bırakılmadı. En önemlilerinden bir tanesi siyaset çevresiydi. Siyaset toplumları yönetecek olduğu için siyasete gelecek her adamı da bunlar kendileri belirleme savaşına girdiler. Bunun en kolay yolu paraydı; tamah eden her insan bu adamların eline düştü. Dünyanın hangi ülkesi olduğu fark etmiyor. Yani Türkiye'den bir Rıza Tevfik bin İngiliz sterlini karşılığında gitti.

Ersin Çelik:

Evet.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Yılda bin İngiliz sterlini karşılığında her şeyini sattı ve Siyonist oldu.

Ersin Çelik:

Tam bu noktada bir kitap önereceğim. Ilan Pappe var; antisiyonist bir Yahudi tarihçi ama gerçekten antisiyonist ve Filistin davasını ne kadar destekleyen içerikler varsa birçoğunda imzası vardır. İngiltere'de yaşıyor. Ketebe Yayınları'ndan çıkan bir kitap var, onun yazdığı bir kitap: "Siyonizmi Pazarlamak" diye. Alt başlığı da kitabın şu: "Atlantik'in İki Yakasında Siyonist Lobicilik" Sizin bu anlattıklarınızın hocam tarihsel kökleriyle birlikte bir tarihçi olarak inanılmaz şekilde ortaya koymuş. Yani sadece teori değil siyaset de üretilmesi gerektiğini; siyasetin nasıl baskılanması, durdurulması, yönlendirilmesi, muhaliflerin nasıl yok edilmesi, Amerika'da ve diğer Avrupa susturulduğunu, bugüne kadar İsrail'in nasıl çalıştığını, ülkelerin kılcal damarlarına nasıl girdiğini, 1800'lerden itibaren İngiltere'de alınan kararların nasıl uygulandığını anlatıyor. Bir yıl önce falan bastı Ketebe bunu. Muazzam bir kitap.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ben de alacağım inşallah.

Ersin Çelik:

Gençlere özellikle tavsiye ediyorum; yani birçok şeyi öğrenmiş olacaklar, meseleleri, fotoğraflar birleşmiş olacak. Bir de üstüne sizi izleyince tamam diyecekler.

İbrahim Ufuk Kaynak:

1620 dedik, Püritenler İngiltere'den Amerika'ya göç ettiler. Göç ettikleri geminin adı Mayflower; çok ünlüdür bu. Bu geminin içerisinde Amerika'ya giderken kim vardı biliyor musunuz? Rockefeller ailesi. Yani düşünebiliyor musun? 1620 Püritenler oradan Amerika'ya göç ediyorlar, bugünkü dünyadaki en etkin ailelerden birisi olan Rockefeller'lar da onun içerisinde. Birisi daha vardı; Bush ailesi. Amerika'ya iki tane başkan çıkartan Bush ailesi de aynı şekilde Mayflower gemisindeydi. Biraz karıştırırsak başkaları da çıkar. Amerika'nın başkanlık sistemine yani devlet yapılanmasına, siyasetine, ekonomisine, akademisine, askeriyesine hepsine bu adamlar zaman içerisinde nüfuz ettiler. Ama bunu yapabilmek için çok etkili bir yöntem kullanmaları gerekiyordu; işte bu fırsatı televizyon ve radyo verdi ilk başta.

Ersin Çelik:

Evet, enformasyon. Kitle iletişim araçlarını çok iyi kullandılar.

1970’LERİN ŞARKILARI NEYİ EMPOZE ETTİ?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Televizyon üzerinde Amerika Birleşik Devletleri'nin 1950-1975 arası —hâlâ devam eder ama o zamanlardan söyleyeyim size— düşünebiliyor musunuz bir stadyum dolusu insan ve çok hareketli, hararetli radyo programcıları o zaman en ünlüleri. Onlardan şu anda bile var, hâlâ daha devam ediyor. Düşünün, bir stadyum dolusu insanı ağlayacak seviyede motive ediyor ve hepsinden para toplanıyor. Ve bunlar o kadar yayıldı ki peş peşe Amerika'nın her eyaletinde, her şehrinde böyle programcılar çıkmaya başladı.

Ersin Çelik:

Yani aslında bir şekil ayin yapıyorlar değil mi?

İbrahim Ufuk Kaynak:

İyilik, güzellik, Tanrı'nın yolunu falan anlatıyorlar. Evanjelizm işte bu. Püriten orada bu Evanjelizme dönüşmeye başladı. İşte bakın yani o kadar etkili ki benim tam gençliğim dönemlerinden söz ediyorum. İngiltere'ye gidiyorum 1983; ABBA denilen bir grup var. ABBA grubunun söylemiş olduğu bir şarkı var: "Ah ah ah Babylon" diye başlar. Ben şimdi aslında onun birazcık anlamından okuyayım. İnsanların kafasına bir şarkılar vasıtasıyla... Bir ABBA grubu ya, düşünün, o zamanlar ortalığı kasıp kavuruyor bu ABBA grubu. Ben çevirisini okuyorum size: "Babil ırmaklarının kıyısında, orada oturduk ve ağladık Siyon'u hatırladığımızda." Bu ne biliyor musunuz? Babil'e sürüldüler ya; Babil kralı Nebukadnezar geldi, tapınağı yerle bir etti, Yahudileri aldı Babil'e götürdü. Babil neresiydi? Bugünkü Bağdat'ın güneyinde bir şehir.

Ersin Çelik:

Mezopotamya, Maveraünnehir değil mi?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, Fırat ve Dicle Nehirleri'nin o bölgede yerleştirdiler ve diyor ki şimdi oraya gitmiş olan Yahudiler ağlayarak, onu hatırlayarak bunu söylüyorlar. Ama kapıdaki çocuklar tabii "Abi ne güzel!" kafayı sallaya sallaya. Herkes aynı dönemlerden geldiğimiz için biliyorum. Yani o zaman o kadar çok duyuyorum ki veya bir diğeri: "Way YMCA!" diye başlardı. Şimdi WYMCA aslında Genç Hristiyanlar Birliği gibi bir şey diyelim ama olduğu gibi de LGBT'dir biliyor musun? Şarkının ta o dönemlerden artık cinsiyeti kalmadı insanlar birazcık ondan da anlamından da bakayım: "Genç adam, üzgün hissetmene gerek yok. Genç adam, yerden kalk. Genç adam, yeni bir şehirdesin; mutsuz olmana hiç gerek yok. Genç adam, gidebileceğin bir yer var. Genç adam, paran az olduğunda orada kalabilirsin ve eminim ki iyi vakit geçirmenin birçok yolunu bulacaksın. WYMCA'de kalmak eğlencelidir. Gençlerin keyif alacağı her şey var. Arkadaşlarınla vakit geçirebilirsin. WYMCA'de kalmak eğlencelidir. Yıkanabilirsin, güzel bir yemek yiyebilirsin ve canın ne isterse onu yapabilirsin."

Ersin Çelik:

Sınırsızsın yani.

YAHUDİLER EKİNLERİ VE NESİLLERİ NASIL BOZDU?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bu böyle devam ediyor; biraz daha eğlence, baştan ayağa eğlence, keyif alma. Hani hep söyleriz hedonizm diye. Bu olayın şarkı yönüydü. Ben size sadece iki tane gruptan örnek verdim yoksa bu grupları eğer çok çoğaltmaya kalkarsak bak, şu bugünkü devirde Kylie Jenner, Lady Gaga, Freddie Mercury, Lil Nas X, Frank Ocean; bunların hepsi, hepsi hem bu LGBT taraftarı, cinsiyetsizlik taraftarı. Bir müzik sektörü düşünün; şimdi ben size bunların yansımalarına hiç girmeyeyim vallahi Türkiye'ye girersek çıkamayız işin içinden; çünkü hepsinin birebir kopyaları var bizde.

Ersin Çelik:

Bizde de bizde de çakma Lady Gaga'lar var; çakma LGBT paçavrası açıyorlar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aynen öyle. Yani bunlar aslında kendi yollarından hiç mi hiç vazgeçmediler. İşte o şeyde, özellikle Lil Nas var bir tane. Artık işi aldılar, iyice ayyuka çıkardılar. Bakın bugüne nasıl gelindi? Epstein'a insanlar nasıl alıştırıldı? Nasıl olağanlaştı, sıradanlaştı?

Ersin Çelik:

Bunlar da var Epstein'da işte.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ve Batı nasıl uyuyordu? Biz Türkiye'de şöyle zannediyorduk gençlik. Ben tam o zamanların dolu dolu yaşayanlarından birisi olduğum için diyorum ve en önemli dönemlerinde dediğim gibi 1983, 84, 85 punkçıların en yoğun olduğu dönem. Rengarenk saçlarıyla değişik, rengarenk elbiseli.

Ersin Çelik:

Hippilerin olduğu da.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bir sonraki dönemi. Hippiler bir önceki dönemi. Punkçıların bir önceki dönemi. Şimdi bu işlerin aslında hepsi ama aynı anda bir başka grupla başka türlü çalışıyordu: Elvis Presley. Elvis Presley ise bugünkü Trump'ın Püritenlerden gelen o grubu var ya, işte o grubun şarkılarını söyleyen de Elvis Presley'ydi.

Ersin Çelik:

Trump'ın özendiği bir karakter aynı zamanda. Mesela saç stili vesaire şimdi benim kafada oturdu birden.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Kesinlikle. Bakın bu öyle bir benzeşme ki tipleri, insanları. Hani diyor ya ekinleri bozarlar, nesilleri yok edecekler. Bu adamlar hiç vazgeçmediler yöntemlerinden. Biz sadece anlamak konusunda "Ya yok bu kadar da değil, bu kadar da olamaz, bu kadar da komplocu olmayalım." dediler...

Ersin Çelik:

Dediler. Ne oldu şu anda?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bizim hedefimiz gençlik dedik; gençlik bunları şimdi söylediklerimizi iyice inceliyor. Acaba doğru mu söyleniyor diye bakıyor, sonra da gerçeği görüyorlar hocam. Ondan sonra bizim yaşadıklarımızı anlatıyorum ki onunla beraber birleştirsinler. Çünkü ben İngiltere'ye ilk gittiğimde ben otostop ile gittim; 33 İngiliz pounduyla Türkiye'den yola çıktım 1983. Onu Merkez Bankası'ndan aldım. 33 İngiliz poundu bugün ne? 2.000 küsur lira bir para veya 3.000 küsur lira bir para. Ben o kadar bir parayla Türkiye'den yola çıktım. İngiltere sınırına vardığımda cebimde sadece 5 poundum vardı, sadece 5 pound.

Ersin Çelik:

O dondurma hikayesini anlatmıştınız.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Yok, dondurmayı anlatmayacağım ama orada ilginç bir şey oldu. Ben orada bir gece kilisede yattım 1 pound'u kiliseye vererek ve o kaldığım kilisede sabaha kadar "Way YMCA" diye müzik çaldı. İşte o zamanda zaten her şey hazırlanıyordu. Ben bunu aslında diyorum ya, bak aradan bu kadar zaman geçtikten sonra her şeyi çok kolay birbiriyle birleştirebiliyorum. İngiltere'de ben Dover'den Londra'ya gidene kadar 7 pound istediler. Cebimde 5 pound'um olduğu için 3,5 pound'a düşürdüler öğrenci biletim diye; uluslararası öğrenci kartını gösterdim. Cebimde 1,5 pound'um kaldı Londra'ya indiğimde. Victoria Station'dan biraz yürüdüm, ileride bir kilise var: St. Peter's Church. Oranın bahçesinde kalmak için 1 pound verdim. O gece 3 pound'luk yerde kalanlar da vardı, yatak resmi var. Orada yatakta kalırsan 3 pound ödüyorsun. Yatağın yanında bir bardak süt, şilte verirlerse 5 pound alıyorlardı. Ben orada var ya Allah inandırsın karnım da açtı; sırt çantamdaki peksimet falan her şey bitmişti. Olduğu gibi Allah'a teslimiz yani. O müzik çalıyor, rahibeler bira veriyor; herkese birer ücretsiz bira dağıtıyor. İkinci biraya 2 pound ödüyorsun.

Ersin Çelik:

İlki bedava.

ABD MASON KADROSU NASIL KURULDU?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Her şey bir tuzak. Ben hep şunu gördüm dedim ya İngiltere'de: Eğer sana bir şey veriyorsa "Bunu al ucuz." diyorsa anla ki kazık ama bu "Free" diyorsa, ücretsiz. Abi kaç! Demek ki can tehlikesi var, her şeyini alacak. Bu o gençlik o zamandan yetiştirildi; sadece zevki düşünen, zevkin peşine giden. Çünkü şarkıda delice içiyorsun ve herkes "Way YMCA" yani Genç Hristiyanlar Birliği. Ben anılarımı bir başka yerde anlatırım, bir başka zaman anlatırım. Bunlar çünkü zaman geçtikçe olan olayları birbiriyle birleştirebilmeniz çok kolaylaşıyor, hepsi yerli yerine oturuyor. Şimdi bu adamların bir başka biçimine döndük; İngiltere'ye geldiler, mason üstatları yerleşti. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde George Washington, Benjamin Franklin, Andrew Jackson, James Monroe... Bunların hepsi ABD başkanları, aynı gruptan geldi. Amerika Birleşik Devletleri adım adım alındı. Diğer yandan Hollywood'da aynı şekilde filmler furyası gidiyor; o filmlerden bazıları çok önemlidir.

Ersin Çelik:

Neler?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Çünkü içerisinde bunların bir grubu olduğu gibi Hristiyanlık. İşte Küçük Ev, hatırlayın.

Ersin Çelik:

Evet, hepimizin çocukluğundan.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Küçük Ev, kendilerine göre o Püritenlerden kaynaklanan bir Hristiyan yeni aile biçiminin eviydi. Bir değer yargıları vardı ama aynı zamanda bütün değer yargılarından yoksun bir başka grup daha faaliyetteydi; onlar da ayrıca filmler çeviriyorlardı. Billy Graham Show. O dediğim Amerika'daki şovlar var ya, onların en etkililerinden bir tanesi 70'li yıllarda Billy Graham diye bir tane adam. Yüz binlerce kişiyi topluyor, anlatıyor ve paralar gelsin. Bu size bir şeyi hatırlatıyor mu?

Ersin Çelik:

Hatırlatıyor.

İbrahim Ufuk Kaynak: FETÖ'nun ağlatma merasimleri ve pamuk eller cebe. Her şey birbiriyle bağlantılı. Aynı olayları biz Pakistan'da da görürüz, aynı olayları biz Mısır'da da görürüz, aynı olayları biz Kanada'da da görürüz; değişik ülkelerde Budist olsun, hangi din olduğunun bir önemi yok. Hepsini kendilerine benzettiler. Evanjelist şu anki dünyadaki Evanjelist nüfusu yaklaşık 600-650 milyon civarında.

Ersin Çelik:

Bayağı çok.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bunun yüzde 10'u Amerika.

TRUMP’A YAPILAN AYİN NE ANLATIYOR?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Trump'ın başına gelenler o dediğim Evanjelist grup. Onlar bir şeye inanıyorlar: İsrail Krallığı, Mescid-i Aksa yıkılacak, tapınak yeniden yapılacak. Tapınak yapıldıktan sonra İsa'nın krallığı kurulduğu için Yahudilere veya diğer din mensuplarının hepsine Evanjelistler diyecekler ki —bunların içerisinde Müslümanlar da var, Ortodokslar da var, Katolikler de var— hepsine diyecekler ki: "Bizden olun, aksi hâlde ölün!" Seçenek çok açık. Hani duyurduk ya hep "500 milyon falan" diye dünya nüfusu. Olaylar yavaş yavaş yerlerine oturuyor. Bunların hiçbirisi hani biz anlatıyoruz millette "Böyle böyle gerçek gerçek." Sakın sakın hiç öyle bir şey düşünmeyin; biz varız, Türkiye var.

Ersin Çelik:

Şu yeminin ne anlama geldiğini yani açıktan ilk defa böyle bir eylemde bulunuyorlar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Hepsi beraber, hepsi ellerini üzerine koyarak onu İncil'in sahibi kabul ediyorlar. Hangi İncil'in? Scofield. Onun üzerine el koymakla hepsi onu kutsuyorlar. Trump zaten hazır, egosu çok yüksek olan.

Ersin Çelik:

Yani ona ya Nobel ver ya da böyle işte ilan et.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aynen öyle. Yani o egoya ancak bu yakışır. O gayet rahat bir şekilde "Herkes beni sevsin." Yani bu öyle bir şişirme ki hiç kimse hiçbir nefis dayanamaz biliyor musun böyle bir şeye? Sen bir seçim sonucu dünyanın en güçlü olan bir ülkesinin başkanlığını kazanmışsın ve yanına inandığın, güvendiğin din adamları geliyorlar ve hepsi birlikte "İşte sen osun" diyorlar. Kim? Beklenen adam. Neyi bekleyen adam? Armageddon'u başlatacak adam. İşte "Sen osun." diyor ama o gelirken "Ben barış getirmeye geliyorum." diyor. Ben hep ne dedim? Anglo-Sakson eğer dedim "barış" diyorsa savaş geliyordur,

Ersin Çelik:

"Demokrasi" diyorsa işgal geliyordur.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bu böyledir. Ne olur anlayalım; çünkü karşımızdaki adamların literatürü bize göre farklı çünkü tanrılarının literatürü şeytandır. Sen tanrıyı şeytan yaptığın zaman otomatik olarak bildiğimiz doğrularla yanlışlar yer değiştiriyor. Diğer grup bir başka tarz şeydi, onlar şu anda gücü kaybettiler. O Trump'ın el koyulan törenine katılamayan ama hususi ortaya çıkartılıp, ifşa edilip durdurulmaya çalışılan veyahut da yer değiştirilmeye veya bir başka biçime sokulmaya çalışan Epstein grubu. Ve Epstein grubu denilen gruba yol açan kimdi? Bütün bu olayların sebebi Sigmund Freud'dur.

Ersin Çelik:

Sapkınlığın temeline ineceğiz.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Tabii ki psikanaliz yöntemi hani yıllarca anlatıldı; şu anda da birçok bilim adamı psikanalizi kullanır. "Freud her şeyi libidoya bağlamış." ama bu dedikleri adam bütün hastalarına kokain veriyordu. Sigmund Freud, herkese reçete olarak kokain yazıyordu. Şimdi anladınız ya Epstein olaylarının nasıl döndüğünü. Sigmund Freud denilen adam bilim adamı falan değildi; dünyaya katliam yapıyorlardı. Bunun için kullanılan elemanlardan, figürlerden bir figür. Kaç kişi biliyordu Sigmund Freud'un tedavisinin içerisinde kokain kakaladığını hastalarına?

Ersin Çelik:

Bilmiyordu.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ve bu adamlar her türlü sapkınlığa o anda hazırlar; her türlü sapkınlığa. Kafayı bulmuş, uçuyor zaten; sen bu adama artık istediğini yaptırırsın. Haşhaşiler dönemini hatırlayın.

Ersin Çelik:

Sigmund Freud'un Yahudi olduğunun da altını çizelim.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, yani işin temeline iner. Diğer taraftan öbür grup vardı; Karl Marx.

Ersin Çelik:

Evet.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Karl Marx bir başka Yahudi. O da ekonomik olarak sistemin ağzını burnunu kırdı.

Ersin Çelik:

Sistemi ekonomik olarak köleleştirdi.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Kurmuş olduğu sistemi biz zannettik ki "Zaten kaçınılmaz." Yani yine bu doları kullanacaksın, yine bu borsadan kâğıtlarla oynayacaksın, yine şu kripto paraları değerlendireceksin. Bu adamlar belirleyecek; altının, gümüşün fiyatını artıracak, indirecek. Biz onlara yatırım yapacağız, yatırımların sonucunda bir günde bilmem ne çökecek, herkes kaybediyor olacak.

Ersin Çelik:

Emeksiz zenginlik. Emeksiz zenginlik, insanı sömürme biçimi. Sanayi devriminin pratiği ve hırsı olan her insan buna düşer.

TRUMP BU CÜRETİ NEREDEN BULUYOR?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Her insan buna düşer Her şeyini kaybeder. Ve çoğunluk ülkeler biliyor musunuz böyle soyuldu. Bütün borsa oyunlarıyla her şeyini oraya yatıran yüz binler, milyonlar gitti dünyanın her yerinde. Amerika'da ilk yapanlar 1929'daki o büyük buhran denilen dönemde herkes her şeyini kaybetti, her şeyi birkaç aile aldı. Daha nasıl anlatılır insanlara? Bu adamı şu anda kutsuyorlar. Kutsanan olayın sonucunda yine olayın birkaç boyutu var; biz burada gördüğümüz olayın dinsel boyutu ama bu adam koca bir ülkenin askeriyesini harekete geçiriyor, uçak gemilerini harekete geçiriyor, baştan ayağa ülkeyi vuruyor, her gün tehdit ediyor.

Ersin Çelik:

Liderini katlediyor, kız çocuklarını okulda öldürüyor.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ve "Biz onu da biz yapmadık, bak bunlar yaptı." diyor ama bir hafta sonra. Çok ilginç biliyor musun?

Ersin Çelik:

Dünyayı salak yerine koyuyor.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ama dünyanın çoğu "Ben zaten buna inanmak istiyorum." gibi davranıyor yani çok ilginç; çünkü hâlâ medyası, sosyal medyası bilmem ne ellerinde, hâlâ onlar bunlar kontrol ediyorlar. Yani bu fırtınadan kendini koruyabilmek için hangi değere saklanmak, sağlanmak, hangi değere sığınmak zorundasın? Allah inandırsın bir tek İslam, vallahi bak! Başka hiçbir şey çözüm yolu koymuyor buna.

“MEZHEP MESELESİNİ BİR KENARA BIRAKMALIYIZ”

Ersin Çelik:

Bu denklemde Türkiye'yi de konuşmamız gerekecek. Yani bütün dikkatler aslında bir taraftan Türkiye'nin üzerinde. Sınırımızdaki komşumuza saldırıyorlar, İran'a topyekûn saldırıyorlar. İran da kendi siyasetini gütmek zorunda kalıyor; bir taraftan şey yapıyor karşılık veriyor, Körfez ülkelerine taarruz açıyor. Bize de birkaç füze geçti, imha edildi. Cumhurbaşkanımız da bugün biraz böyle şey konuştu, biraz sert konuştu, ikaz etti; çünkü İran için daha tehlikeli bir süreci ateşlemeye çalışıyorlar, o fitili ateşlemeye çalışıyorlar. Ne bu? Türkiye'yi İran'ın karşısındaki cepheye sokmaya çalışıyorlar. Yani bu tuzağa önce İran'ın düşmemesi gerekiyor tabii ki; yoksa Cumhurbaşkanımızın, Türkiye'nin buradaki tavrı çok net. Yani hiçbir şekilde bulaşmıyoruz da diplomasi masasını kurmaya çalışıyoruz. Yani bu kadar emek var, gayret var. Bir taraftan Azerbaycan'ı bulaştırmaya çalışıyorlar, bir taraftan işte bölge savaşına sürüklemeye çalışıyor. İsrail'in istediği bir bölge savaşı ve aslında Körfez'i ele almak; Körfez'i korkak bir hâle getirip kendilerine bir sığınacak bir şeye sokmak istiyorlar. Bu tuzağa düşmemek lazım. Çok çetrefilli, zor bir dönemden geçiyoruz. İran üzerinden daha büyük bir oyun kurgulanıyor. İçeride de yani bizim bu mezhep meselesini bir kenara bırakmamız gerekiyor. Yani ben hep söylüyorum; İran'ın Suriye'de ve diğer Sünni şehirlerde kısa geçmişte yaptıkları ortada biliyoruz ama şu anki İran'a yönelik saldırı aynı zamanda İslam'a ve bize yönelik bir saldırıya dönüşecek; bunu doğru kodlamamız lazım. Türkiye meselesini de analiz etmeniz lazım.

İbrahim Ufuk Kaynak:

İran ilginç bir yer. Bizim iki katımız yüz ölçümüne sahip; karışması bizim çok fazla zararımıza olacak. Ama yapmak isteyenler bunu zaten karıştırmak istiyorlar; onların kim olduğu çok açık belli. 2026 yılındayız, Ramazan ayındayız. 13 tane ülke —birisi İsrail ayır— 12 tane ülkede şu anda bombalar patlıyor ve bunlar Müslüman. Ve bunların tek sebebi ne biliyor musunuz? Güçlerinin olmayışı. Biz bütün programlarımızda ilk başlangıçtan beri ne yapıp yapıp dedik "Orduyu, donanmayı özellikle güçlendirmek zorundayız. Gücü olmayan devletlerin zenginliği bir hiçtir.” dedik. Şu anda o Körfez'de kendilerine göre çölde cennet yarattıklarını zannedenler hiçbir etki tepkiye hiçbir şey yapamadan izliyorlar. Bunun yapılmasını isteyen zaten İsrail'di, İsrail de böyle istiyordu; hepsini birbirine düşman etti. Şimdi Şiiliğin içerisinde de ilginç olaylar dönüyor. Yani bizimki çok diyorum; Türkiye her zamanki gibi —ben zannediyorum bundan önce de kaç programımızda bahsettik— Nizamiye medreselerinde Melikşah dönemi ve o kurulmuş olan akılla beraber biz 1000 yıldır düzeni nasıl sağladığımızdan söz ettik. Dönüp dolaşıp yine aynı yerlere geri geldik; çünkü karşımızda yeniden 1000 yıl sonra "Haçlı Seferi" diyen bir Amerikalı bakanlar.

Ersin Çelik:

Ve artık bunu diyorlar "İlan edelim artık!" diyorlar. Kendilerine bir motivasyon şeyi arıyorlar, damarı arıyorlar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, bunu istiyorlar. Ben kaç gündür işte böyle yani 10 gündür Ramazan başladı başlayalı değişik şehirlerde, kendi şehrim dâhil başka yerlerde işte Malatya'ya da gittim şu an İstanbul'da iftarlara katılıyorum; Ankara'da, Ordu'da. Her gittiğim yerde şunu söylüyorum: Diyorum ki "Bakın şu anda burada hepimiz hep birlikte Bismillah deyip iftarımızı açıyoruz; rahat ortamında bir dakika oturamayan, kafası sürekli bomba seslerinde, evlerinin yıkıntıları arasında yiyecek aramakla geçen milyonlarca insan var." Ve diyorum "Siz burada hiçbir şeyden habersiz yaşıyorsunuz. Aman ha!" diyorum, "Aman sakın ha!" diyorum. Bizi yolumuzdan çevirmek isteyenler çok oldu, çok kısa bir iki de örnek vereyim sizlere diyorum ve şunlardan bahsediyorum: Diyorum ki "Bir tanesi çıktı, 'Bize kim saldıracak?' dedi, 'Biz niye S-400'leri alıyoruz?’, 'Kim bize saldıracak?' dedi.

Ersin Çelik:

Bir tanesi de çıktı 'Balıklar korkuyor, füze denemeyin', 'Balıkları kaçırıyorsunuz' dedi."

İbrahim Ufuk Kaynak:

Bir tanesi başkalarının roketini söylüyor, "Savunma silahını alma" diyor; senin kendi yaptığına da "Niye yapıyorsun?" diyor. Ve bu "bir partiyim" diye ortada dolaşıyor ve buna insanlar bugün de kalkıp oy verecekler. Aman ha! "Ukrayna'ya biz iktidara gelirsek açık açık destek vereceğiz, silah sağlayacağız. NATO'nun dediklerini uygulayacağız. Biz S-400'ü geri vereceğiz." dedi.

Ersin Çelik:

Rusya ile savaşacağım diyor yani.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, bizi savaşa çoktan sokmuştu. Liderliğin, bugünkü sulhun anlamını anlayabiliyor mu? Bunu eğer anlayamazsak yarın öbür gün çok geç olabilir. Bütün bu olayların sebebi Allah inandırsın size güçlü bir liderlik; Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bir hata işi götürüyor, bir tek hata! Bak bunu vallahi billahi siyasi olarak söylemiyorum. Dünyanın herhangi bir ülkesinde yaşa; çok insan şu anda "Keşke Türkiye'de olsaydım" diyor. Ukraynalı kız televizyonda bas bas bağırıyor, "Ben Türkiye savaşa girerse onun adına savaşırım." diyor. Türkiye güven kapısı hâline geldiyse hangi sebeplerden dolayı geldi? Türkiye TCG Anadolu'yu yaparken "Bunları niye yapıyorsunuz?" dediler bize. "Emperyal amaçlar mı güdüyorsunuz?" dediler.

Ersin Çelik:

Ya da geminin ziyaret edilmesine itiraz ettiler.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, okadar ilginç ki seni şikâyet ediyor. Dünyanın bütün uluslarına gidiyor; "Siz İngiltere'nin çıkarını diyor nasıl Recep Tayyip Erdoğan'da ararsınız?" diyor. "Beni yapın da ben size nasıl hizmet ediyorum" diyor. Bu adamlar Jön Türkler; Jön Türk kim? Tevfikler, Rıza Tevfikler... Rıza Tevfik kim? Hepsi aynı grup ve adam çıkıyor diyor ki "Ben Jön Türklerim" diyor. Bunun neresinden tutsak bir yerde bir yanlışlık var. "Baykar'ı İHA-SİHA yaptığı için yargılayacağım." diyen muhalefet adamları çıktı ya bu ülkede. Düşünebiliyor musunuz siz? "Takoz koyacağız" dediler.

Ersin Çelik:

Meselenin oydan, siyasetten, bir partiden çok öte olduğunu artık görmemiz lazım yani.

İbrahim Ufuk Kaynak:

KAAN uçağına kalktılar "radyatör" dediler.

Ersin Çelik:

"Vileda süpürgesi" dediler kokpitin hidrolik sistemine. Bir dalga geliyor; bunu artık görmek gerekmiyor mu? 7 Ekim'den beri dünya bir daha 7 Ekim'in öncesine dönmeyecek diye biz defaatle söylüyoruz.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Yani bu işi kurtarmaya çalışan biziz.

Ersin Çelik:

Diplomasi masasını kuran sensin, barışı sağlamaya çalışan sensin, ülkeleri sakinleştirmeye çalışan sensin ve coğrafyada Avrupalılar artık paylaşım yapıyor sosyal medyada; "Her yer karmakarışık, niye Türkiye'ye bir şey olmuyor?" Bu senin liderliğini övüyor bak.

İbrahim Ufuk Kaynak:

En yetkili olan sensin, en tecrübeli olan sensin, en vizyonu olan sensin. Yani senin liderliğine özeniyorlar, Türkiye'nin liderliğine özeniyorlar.

Ersin Çelik:

İspanya'yı cesaretlendiren sensin, İspanya'yla birlikte insanlığın onurunu temsil eden sensin şu anda.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, bu sene çok şeylere gebe. Uyanmak falan değil bu; bir lider diyor ki: "25 yıldır Türkiye'yi başka hiç kimseye muhtaç etmeyecek bir sistemi kurmaya çalışıyorum ve kuracağım" diyor. Bunun için hiç yolundan vazgeçmeden; 300 yıldır hiçbir silahı olmayan, üretemeyen ülkeyi dünyanın en sofistike silahlarını üretir hâle getiriyor. Bir teşekkürü hak etmiyor, bir oyu hak etmiyor değil olay; bütün bunları gördüğü hâlde nankörlük yapmak inanılmaz bir şey.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:57
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Mart 2026 18:25 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Atila Gerin: Ateş hattında kalıcı olmak istemiyoruz

09 Mart 2026 19:55see178

CANLI Trabzonspor, Kayserispor deplasmanında! İşte Fatih Tekke nin ilk 11 tercihi...

09 Mart 2026 19:03see164

İzmir de narkotik operasyonu: 10 tutuklama

11 Mart 2026 01:18see161

Irak ta ABD Başkonsolosluğu yakınlarında patlama sesi

11 Mart 2026 00:32see158

Pakistan Donanması, deniz ticaretine yönelik tehditlere karşı refakat operasyonu başlattığını duyurdu

09 Mart 2026 21:14see157

Soruşturma başlatıldı! Aston Villa nın yıldızı Emiliano Martinez e büyük şok Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

09 Mart 2026 20:22see156

Şampiyonlar Ligi nde gecenin olayı! İlk 15 dakikada öyle hatalar yaptı ki 3 gol yer yermez oyundan alındı

11 Mart 2026 00:11see154

İletişim Başkanı Duran: Sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir

11 Mart 2026 01:52see154

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş uzadıkça tablo daha da kötüleşecek

09 Mart 2026 20:45see154

Volkan Demirel: Önemli 1 puan aldık Gençlerbirliği Haberleri

10 Mart 2026 00:30see153

Akaryakıtta çifte zam geldi! Benzine ve motorine zam mı geldi, ne kadar zam geldi? 10 Mart benzin, motorin, LPG litre fiyatı ne kadar?

10 Mart 2026 00:27see147

İran dan ABD ye HIMARS Tepkisi

10 Mart 2026 00:59see146

Atletico Madrid, Tottenham Hotspur u dağıttı! (Maç özeti Atletico Madrid 5 2 Tottenham, UEFA Şampiyonlar Ligi) Fanatik Gazetesi Şampiyonlar Ligi Haberleri Spor

11 Mart 2026 01:15see143

Cevdet Yılmaz: Savaşın uzaması sorunları derinleştirecektir

09 Mart 2026 22:21see142

Bakan Göktaş: Türk Dünyası’nın rekabet gücü kadınların eşit erişimiyle büyüyecek

11 Mart 2026 01:15see141

İran İsrail petrolünü vurdu Trump Hamaney i tehdit etti: ABD/İsrail İran savaşında 11 nci gün geride kaldı

11 Mart 2026 01:15see140

GALATASARAY LIVERPOOL CANLI Şampiyonlar Ligi nde dev maç: Galatasaray, Liverpool u ağırlıyor! İşte 11 ler...

10 Mart 2026 19:31see138

AKSUNGUR dan bir ilk daha: SÜPER ŞİMŞEK taktik İHA sistemi ile uçtu VİDEO İZLE

11 Mart 2026 00:37see131

Selinus Antik Kenti Nijerya da tanıtıldı Antalya Haberleri

10 Mart 2026 22:19see131

Böyle vurmuşlar! ABD, İran Donanması na düzenlenen saldırı anlarını paylaştı

11 Mart 2026 00:02see129
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları