Ankara24.com
close
up
Taşın ve ruhun hafızası: Bir Bosna günlüğü (2) Yusuf Kaplan

Taşın ve ruhun hafızası: Bir Bosna günlüğü (2) Yusuf Kaplan

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Ayvazdede Şenlikleri için bir grup MTO talebesiyle çıktığımız Bosna seyahatimize dâir izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Seyahat yazısını, tefekkür metnine ve çabasına dönüştüren makaleler bunlar. Benzersiz bir tad ve lezzet alacağınız metinler. Zehra Gündoğdu ve Rumeysa Çetin kardeşlerimizin birlikte kaleme aldıkları bu ikinci makalelerinde Mostar şehri ve köprüsü üzerinden güçlü bir medeniyet okuması yapıyor ve esaslı bir medeniyet tasavvurunun nasıl geliştirilebileceğinin ipuçlarını

Ayvazdede Şenlikleri için bir grup MTO talebesiyle çıktığımız Bosna seyahatimize dâir izlenimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.

Seyahat yazısını, tefekkür metnine ve çabasına dönüştüren makaleler bunlar. 

Benzersiz bir tad ve lezzet alacağınız metinler. 

Zehra Gündoğdu ve Rumeysa Çetin kardeşlerimizin birlikte kaleme aldıkları bu ikinci makalelerinde Mostar şehri ve köprüsü üzerinden güçlü bir medeniyet okuması yapıyor ve esaslı bir medeniyet tasavvurunun nasıl geliştirilebileceğinin ipuçlarını veriyorlar.

Seyahatimizle ilgili güzel yazılar yazdı diğer talebelerimiz de. Onları da peyderpey paylaşmak istiyorum sizlerle burada.

MTO’da yetişen talebenin kalibresini, çapını, “benzersizliğini” bu nefis makaleler çok güzel ele veriyor.

Dualarınızı, desteklerinizi eksik etmeyin lûtfen. 

Şimdi sizleri Rumeysa ile Zehra kardeşimizin nefis metniyle başbaşa bırakıyorum. Zihin açıcı okumalar ve seyahatler…

GEÇMİŞİN İZİNDE, GELECEĞİN PEŞİNDE: BOSNA-HERSEK

Yıllar önce canlarıyla, mallarıyla ve inançlarıyla bedel ödeyenlerin arkalarında bıraktığı en dilsiz ama en gür sesli şahitlerdir duvarlar. Taş, doğası gereği soğuktur derler; oysa Bosna’da taşlar gözeneklidir, acıyı ve hafızayı içine çeker.

Bugün ne o kurşunu sıkan parmaklar ortadadır ne de göğsünü o kurşunlara siper eden pak kalpler. Lakin her ikisinin de izi, zamanı dondurmuş gibi ilk günkü keskinliğiyle durur karşımızda. Kurşun delikleri taşın kalbine açılmış yaralardır; o yaralardan içeri süzülebilenler, dışarıdaki izlerin arkasında saklanan o asil ve sarsılmaz ruhu görürler.

Önünden sıradan bir sokakmış gibi geçip gittiğimiz o yapılar, aslında mimarinin ötesinde birer sessiz tarih felsefesidir.

TAŞIN VECDİ, NERETVA’NIN HAFIZASI

Mostar’ın Osmanlı mirasıyla yoğrulmuş sokaklarında yürürken, Yahudilere ait o tek parça araziye çarpar gözünüz. Fiziksel olarak boş, belki de ilk bakışta terk edilmiş gibi görünen bu toprak parçası, aslında bir anlamlı boşluktur. Kimse oraya dokunmaz, dokunamaz.

Sınır, sadece işgali engellemek için çekilen bir tel örgü değildir; hiçbir mimari ihtişamı olmasa bile o arazinin bir “adı” vardır. Ve biliriz ki, adını korumak, kimliğini ve hafızanı korumaktır.

Bizler için buradaki ince mana şudur: Adı olan yerin anlamını yitirmemesi için, adalet sınırlarından tek bir harf bile eksiltmemek; o mukaddes sınırlara haricî hiçbir yabancı gölge düşürmeden, içeriye haksız tek bir adım dahi attırmamak gerekir.

KİBRİN DİKEY GÖLGESİ, İRFANIN YATAY AYDINLIĞI

Mostar’da Güneydoğu Avrupa’nın en yüksek çan kulesi olarak göğe uzanan Barış Katedrali, 107 metrelik boyuyla şehre bakar. İlk olarak 1866’da bir Osmanlı eseri olarak inşa edilen bu yapı, savaşın o karanlık yıllarında tamamen yıkılmış, 2000’de ise “barış” adına yeniden yükseltilmiştir. Ancak bu kulenin dikey kibirle tasarlanan yüksekliği, şehre bir dostluk elinden ziyade jakoben bir psikolojik bildiri gibidir: “Bizim gölgemizde yaşayacaksınız.”

İşte Bilge Adam Aliya İzzetbegoviç›in o ince dehası ve sarsılmaz imanı tam da bu dikey dayatmanın karşısında bir ışık gibi parlar:

- “Nereye haç dikerseniz dikin, hilalin aydınlığında yaşaya-caksınız.”

Bu söz, mimarî bir üstünlük yarışına girerek daha yüksek kuleler dikme acziyetine düşmeyen, aksine hilalin o her şeyi kuşatan, mütevazı ama ulaşılamaz yatay aydınlığına sığınan bir irfandır. Gölgeler geçicidir, hilâlin ışığı ise bâkî

MUHAYYİLENİN TECESSÜMÜ VE ESMA’NIN HENDESESİ

Büyük ve görkemli Mostar Köprüsü’nden önce, Mimar Hayreddin’in nehrin dilini öğrenmek, taşın yükünü tartmak için yaptığı bir denemedir Eğri Köprü. Bir çıraklık eseri gibi dursa da, aslında büyük bir mucizenin sessiz provasıdır. 1999’da sel sularıyla yıkılıp 2002’de yeniden ayağa kaldırılan bu tek gözlü kemer, bize büyük yürüyüşlerin her zaman mütevazı adımlarla başladığını fısıldar.

1566 yılında Mimar Hayreddin’in elinde bir kilit taşıyla mühürlenen Mostar Köprüsü, sadece Neretva’nın iki yakasını değil, insanlığın parçalanmış kalbini birleştiren bir “Kudret Kemeri”dir. 1993’te Hırvat güçlerinin havan toplarıyla 3,5 saatte nehrin serin sularına gömülen bu taşlar, aslında insanlığın ortak vicdanıydı. 2004’te küllerinden doğan bu şaheser, 28.6 metrelik kemer açıklığıyla asırlarca bir mühendislik harikası olarak anıldı.

Ancak Mostar’ı asıl efsanevi kılan şey taşın kesimi değil, o taşın altındaki manadır. Köprünün 99 basamağı, Allah’ın 99 güzel ismini sembolize eder. Bu köprüden geçen her insan, farkında olsun ya da olmasın, ilahi isimlerin basamaklarında yürür.

Doğu ile batıyı, hoşgörü ile birliği inşa etmek, şehri ancak Allah’ın isimleriyle imar etmekle mümkündür. Gökyüzünde asılı duran bir hilal gibi nehrin üstüne kondurulan bu köprü, sanki dünyevî bir mimarın elinden çıkmamış da, bir rüyanın, bir yüce muhayyilenin yeryüzünde cisimleşmiş hali gibidir. O eski dizeler bu zaferi ne güzel özetler:

“Rûhu Sultan Mehemmed’in ola şâd

Kıldı bunun gibi hayr eseri Hem Süleymân-ı zaman sağ olsun 

Devleti buldu binâya zaferi...”

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:140
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Temmuz 2026 04:12 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bakan Çiftçi açıkladı: 12 kişilik Zeyn ailesi teşekkür mektubuyla ülkesine döndü

30 Eylül 2026 19:06see207

Türk Telekom, EuroCup ta Tenerife ye mağlup oldu

01 Ekim 2026 00:57see181

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Putin’e mesaj: NATO’yu asla yenemeyeceğini biliyor

01 Ekim 2026 00:20see180

Resmi Gazete yayımlandı! Akaryakıtta Eşel mobil sistemi sona erdi: İşte 1 Ekim 2026 Resmi Gazete de alınan atama kararları

01 Ekim 2026 00:52see175

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 03:04see174

The Cinematic Orchestra İstanbul a geliyor

01 Ekim 2026 00:19see171

Arda Güler, Real Madrid de eylül ayının futbolcusu seçildi

01 Ekim 2026 00:28see170

Mescid i Haram da bombalı saldırı girişimi: Ortalığı kana bulayacaktı!

02 Ekim 2026 00:44see169

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ

02 Ekim 2026 00:24see167

Eşref Rüya hayranlarını heyecanlandıran gelişme: Final yaptı derken sürpriz afiş geldi

30 Eylül 2026 18:27see166

İstanbul uçağında akılalmaz olay: Kabin memuruyla yolcuyu ısırdı Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 00:19see163

Nevşehir de yarış yaptıkları iddia edilen iki otomobil kavşakta kazaya karıştı: 6 yaralı

02 Ekim 2026 01:25see163

Fransa, İngiltere nin AB ye yeniden katılma olasılığına olumlu bakıyor

30 Eylül 2026 17:44see162

Rahatlamak isterken canınızdan olmayın! Boyun kütletmeye ilişkin çarpıcı araştırma

30 Eylül 2026 17:09see161

Contemporary Istanbul a yabancı misafir akın etti

01 Ekim 2026 00:19see159

Ronaldo suz Portekiz den 4 gollü zafer! İşte gecenin sonuçları

02 Ekim 2026 00:38see158

Tekne alabora oldu: 1 polis hayatını kaybetti, 1 polis kayıp Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 22:02see155

ABD den Suriye ye dair önemli adım Dış Haberler

02 Ekim 2026 01:44see153

Oyuncu Erbulak tan Bakan Mustafa Çiftçi ye edepsizlik!

01 Ekim 2026 00:00see148

SPK fonların tasfiyesinde yol haritasını netleştirdi: 1 milyon TL ara ödeme

02 Ekim 2026 07:10see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları