Ankara24.com
close
up
‘Şule’yi neden hâlâ affedemiyorlar? Ersin Çelik

‘Şule’yi neden hâlâ affedemiyorlar? Ersin Çelik

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.

Kendisi hakkında Ekşi Sözlük’te edilen hakaret ve iftiralar arasına sıkışmış şu karşıt malumat, aslında o köhne zihniyetin itirafı olarak kısmen doğru: “Siyasal İslâm’ın ve gericiliğin bayraktar-larından…” Evet, o bir bayraktardı. Vefatının ardından yazılanlar ise mide bulandıracak kadar seviyesizdi. Birkaçı dışında hemen hepsi büyük bir nefretin sonuçlarındandı. Merhum Şule Yüksel Şenler’in hayatını anlatan biyografik diziyi izlerken sık sık “Vay be…” dedim. Bir mücadele insanının hayat hikâyesi

Kendisi hakkında

Ekşi Sözlük’te edilen hakaret ve iftiralar

arasına sıkışmış şu karşıt malumat, aslında o köhne zihniyetin itirafı olarak kısmen doğru: “Siyasal İslâm’ın ve gericiliğin bayraktar-larından…”

Evet, o bir bayraktardı. Vefatının ardından yazılanlar ise mide bulandıracak kadar seviyesizdi. Birkaçı dışında hemen hepsi büyük bir nefretin sonuçlarındandı.

Merhum Şule Yüksel Şenler’in hayatını anlatan biyografik diziyi izlerken sık sık “Vay be…” dedim. Bir mücadele insanının hayat hikâyesi günümüze ancak bu kadar başarılı taşınabilirdi. Daha da önemlisi, Şule Hanım’ın davası sloganlara boğulmadan; yaşadığı iç muhasebeler, bedel ödeyişleri ve sarsılmaz kararlılığı etkileyici diyaloglar eşliğinde, sahici bir şekilde aktarılmıştı.

Ancak dizi,

tabii

platformunda yayınlanır yayınlanmaz malum kesimin linçine uğradı.

Şule Yüksel Şenler’e duyulan o bitmeyen öfkeden

bu kez nasibini alanlar, onun mücadelesine ekranlarda hayat veren oyuncular oldu.

Peki ama nedir bu dinmeyen öfkenin nedeni? Eminim ki o klavye arkasına saklananların birçoğu ne gördü ne de tanıdı kendisini. Dizide de işleniyor: 1960’larda başı açık, modern bir kadın ve yazar kimliğiyle var olurken örtünmeyi seçiyor ve bir rol model olarak Anadolu’yu karış karış dolaşıyor. Bu arada hakkında sayısız dava açılıyor; aleyhinde suç duyurusunda bulunan güya çağdaş kadın derneklerini zihnen felç eden savunmalar yaparak hem hukuk önünde beraat ediyor hem de milletin kalbinde güç kazanıyor. Hapse atılıyor. Türlü eziyetlere, susturma girişimlerine ve medya operasyonlarına maruz kalıyor. Ama önüne geçemiyorlar. Bu genç kadın, zamanla

Müslüman Türk kadınları için bir bayraktara

dönüşüyor.

Batılılaşma ideali ve “modernleşme” adına Müslüman kadınları inançlarından ve geleneklerinden koparmaya çalışanların çarptığı o sert kayanın adı

Şule Yüksel Şenler

’di. Dirisine, ölüsüne, dizisine, talebelerine ve hatta onu canlandıran oyunculara duyulan öfke bugüne ait değil.

Yetmiş yıllık kurumsal bir kinin

kuşaktan kuşağa taşınmış hâlini sergiliyorlar.

Dizinin ve oyuncuların hedefe konulmasında bana göre iki gerekçe daha var.

Bir

: Sanat için her şeyi mübah görenlerin ideolojik boyaları döküldü. Yıldız Çağrı Atiksoy ve İlayda Alişan’ın dizide bile olsa başlarını örtmeleri tahammüllerini tüketti.

İki

: İnancı gereği başını örttüğü için mahkûm edilen Şule’nin hapishanede maruz kaldığı, dönemin vesayetçi anlayışının koğuştaki azılı suçlular üzerinden yaptırdığı o kirli eziyetler... Namazda tam secdedeyken başından aşağı iki kova su dökülmesi sahnesi gibi, Şule Hanım’a on yıllar önce yaşatılan bu insanlık dışı muamele, izleyenleri çileden çıkaracak bir sahicilikle canlandırılmış. İşte bunların bilinmesi, yeni kuşakların önüne konulması birileri için pek yenir yutulur değil.

Yani dönüp bakacak olursak,

Şule Yüksel Şenler çok rahatsız etti onları.

Zira o, sonradan örtünmeyi seçmişti, zira dönemin kültürel iktidarına teslim olmamıştı, zira Anadolu’nun kızlarına, inançlarıyla kamusal hayatta var olabileceklerini gösteren bir meşale yakmıştı. En önemlisi de sadece yazmadı, yazgısını yaşadı.

Aslında bir yerden sonra dertlerinin Şule Hanım olmadığını, onun öncülüğünde, başörtülü kadınların üniversite kapılarında ağlatıldığı günlerden, devlet kademelerinde görev aldığı bugüne uzanan o

muazzam toplumsal dönüşümle

hesaplaşmaya çalıştıklarını gördük. Şule Yüksel Şenler bu mücadelenin sembolü olduğu için de kinleri hiç bitmedi. Yasaklar kalktı, Türkiye değişti fakat bu çevrelerin içindeki o rövanşist hırs dinmedi.

Bu vesileyle, Taşacak Bu Deniz dizisinin geçmiş bölümlerindeki şiddet ve çatışma sahnelerine yönelik eleştirilerimi mahfuz tutarak bir hakkı teslim etmek istiyorum. Kızlarına fiilen kavuşan Adil ve Esme karakterlerinin Kurban Bayramı sabahında yaşadıkları o saf maneviyat dikkat çekiciydi. Esme sabah namazını kıldı, şükür duasını etti. Adil bayram namazına gitti. Buraya kadar her şey alışılagelmiş bir akıştaydı. Fakat devamında, mühim bir ayrıntı vardı:

Kurban Bayramı’nın ve ibadetin ruhunu yansıtmak için getirilen teşrik tekbirleri sahneye taşınmıştı

ve camide sesi en yüksek çıkan Adil’di.

Belki birçok izleyiciye sıradan bir sahne gelebilir ama bu ülkenin yakın geçmişini, kurumsal baskı dönemlerini bilenler için öyle değil. Çünkü yıllarca dindar insanlar dizilerde, filmlerde ya gülünçleştirildi ya da hikâyelerin arka planına itildi.

Şule Yüksel Şenler’in ömrünü adadığı sivil mücadele ise biraz da bunun içindi.

İnsanların inançlarından utanmadan, kendi kimlikleriyle yaşayabildiği özgür bir memleket için...

Tam da bu yüzden, yıllarca koruduklarını sandıkları ideolojik barikatlar yıkıldığı için, bir vakitler kendileri gibi olan Şule Yüksel Şenler’i bir türlü

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:108
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Mayıs 2026 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Döviz bürosuna soyguna giden hırsız hayatının şokunu yaşadı Sözcü Gazetesi

28 Ağustos 2026 00:51see180

Rusya dan vazgeçtiler! Türkiye merkezli bölgede yeni bir ittifak doğuyor

28 Ağustos 2026 04:16see170

Tek bir açıklamayla her şey değişebilir: Altında gözler Jackson Hole’da

27 Ağustos 2026 17:28see166

Gaziantep’ten İtalya’ya uzanan gurur! Kaan Efe Kaya tarih yazdı

27 Ağustos 2026 17:42see154

Yerli ve milli MMT 76 dan büyük başarı: Helikopter kullanımına hazır!

27 Ağustos 2026 17:22see153

Emre Altuğ’un gözlerden uzak aşkı davette ortaya çıktı: Sevgilisiyle yan yana Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 15:53see153

Leon Goretzka, Aston Villa ya transfer oldu!

27 Ağustos 2026 19:20see152

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see152

Karadeniz’de savaş gerilimi etkili oluyor: Buğday fiyatları 3 yılın zirvesinde

27 Ağustos 2026 16:36see152

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see152

Türk dizileri zirvede: ABD ve Hindistan ı geride bıraktı

27 Ağustos 2026 17:56see150

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see150

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki rakipleri belli oluyor! Kura çekimi canlı yayın Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2026 19:02see149

Sevdan Bir Ateş in yayın tarihi belli oldu

27 Ağustos 2026 21:15see147

Suriye de bomba kararname: Ahmed Şara, Mazlum Abdi yi atadı

28 Ağustos 2026 01:21see146

Dursun Özbek ten Şampiyonlar Ligi yorumu: Galatasaray alışık!

27 Ağustos 2026 20:39see145

Adana da Gelinlikçi Mağazası Yangını

27 Ağustos 2026 19:41see145

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see145

Komşu duyurdu: 4 gün kaldı, tüm askerler çekilecek!

27 Ağustos 2026 16:08see144

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları