Sovyetlerin efsane binaları bu yüzden 5 ve 9 katlı yapılmış Sözcü Gazetesi
Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Ukrayna Ulusal Mimarlar Birliği üyesi mimar Valentin Pogoriliy, 5 ve 9 katlı bina tercihinin tesadüf olmadığını belirterek, hem neden böyle bir standart oluştuğunu hem de hangi tip binaların yaşam açısından daha uygun olduğunu anlattı.
5 KATLI BİNALAR BU YÜZDEN YAYGINLAŞTIPogoriliy'e göre 5 katlı yapıların ortaya çıkışı, döneme ve yapı türüne göre değişiyor. 1920–30'lu yıllarda inşa edilmeye başlanan ve "Stalinka" olarak bilinen binalar genellikle tuğladan yapılmıştı. Daha sonra 1950'li yıllardan itibaren, İkinci Dünya Savaşı sonrası hızla konut üretme ihtiyacı doğunca "Kruşçevka" adı verilen 5 katlı binalar yaygınlaştı. Bu yapılar hem tuğla hem de panel sistemle inşa edildi.
Bu binaların 5 katlı olmasının temel nedeni ise dönemin devlet inşaat standartlarıydı. Kurallar, asansör bulunmayan binalarda insanların rahatça çıkabileceği maksimum yüksekliği esas alıyordu. Bu sınır da pratikte yaklaşık 14–15 metreye, yani 5 kata denk geliyordu.
BİLİMSEL ANALİZLERE DAYANIYORMimarın verdiği bilgiye göre, bilimsel analizlere dayanan bu standartlar insanın fiziksel kapasitesiyle doğrudan ilişkiliydi. Çoğu insan merdivenle 4. kata kadar rahat çıkabiliyor, 5. katta zorlanmaya başlıyor, 6. ve 7. katlarda ise çıkış ciddi şekilde güçleşiyordu. Bu nedenle 5 kat, asansörsüz konutlar için mantıklı bir üst sınır olarak kabul edildi.
Sovyet döneminde bazı "Stalinka" binalarında asansör bulunsa da bunlar genellikle parti elitinin yaşadığı daha kaliteli yapılar olarak öne çıkıyordu.
Günümüzde yürürlükte olan yeni yapı standartlarına göre ise asansörsüz binaların en fazla 4 katlı olması öneriliyor. 5. kat ancak çatı katı (mansard) olarak ve alt katla birlikte dubleks daire şeklinde planlanırsa yapılabiliyor.
Sovyetler Birliği'nde 9 katlı binalar özellikle 1960–70'li yıllarda yaygınlaşmaya başladı. Bunun en önemli nedeni, teknolojik imkanların gelişmesi ve daha yüksek yapılar inşa etmeyi mümkün kılan vinç ve ekipmanların kullanılmaya başlanmasıydı.
Ayrıca şehir planlama kurallarında yapılan değişiklikler de bu süreci etkiledi. Mimarların "mavi hat" olarak adlandırdığı bir planlama sınırı bulunuyordu. Bu sınır, bir bölgede izin verilen maksimum yapı yüksekliğini belirliyordu. Bu sınırın daha yüksek olduğu alanlarda 9 katlı yapılar inşa edilebiliyordu.
9 katlı panel binaların en önemli farkı ise asansörün standart hale gelmesiydi. Ancak mimara göre yapısal açıdan bakıldığında Sovyet mühendisliği oldukça sağlamdı. Hatta bazı 5 katlı binaların temelleri, teorik olarak 9 katı taşıyabilecek dayanıklılıkta inşa edilmişti.
YAŞAMAK İÇİN HANGİSİ DAHA İYİ?Bugün yapılan yeni konutlarda ise bu kadar büyük güvenlik payları genellikle bırakılmıyor. Çünkü modern projelerde maliyet hesabı ön planda tutuluyor ve yatırımcılar gereksiz harcamalardan kaçınıyor.
Pogoriliy'e göre mevcut koşullar göz önüne alındığında 5 katlı bir binada yaşamak daha avantajlı olabilir. Bunun en önemli nedeni asansör meselesi.
9 katlı binalarda asansör bir zorunluluk hâline geliyor. Ancak asansör mekanik bir sistem olduğu için arıza yapabiliyor ve düzenli bakım gerektiriyor. Özellikle tek asansör bulunan binalarda, bakım veya arıza dönemlerinde insanlar uzun süre asansörsüz kalabiliyor. Elektrik kesintileri gibi durumlar da eklendiğinde, asansörün toplam zamanın yaklaşık yüzde 10'unda çalışmama ihtimali ortaya çıkabiliyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:34
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Şubat 2026 13:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















