Ankara24.com
close
up
Sovyetlerin gururuydu, şimdi okyanusu zehirliyor: Denizin dibinde nükleer tehdit

Sovyetlerin gururuydu, şimdi okyanusu zehirliyor: Denizin dibinde nükleer tehdit

Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Komsomolets ya da diğer adıyla K-278, üretildiği dönem türünün tek örneğiydi, ikili titanyum gövdesi sayesinde diğer tüm denizaltılardan daha derine dalabiliyordu. Plütonyum yakıtlı nükleer tahrik sistemi, denizaltının yıllarca kendi kendine yetmesini sağlıyordu. Çok sayıda konvansiyonel torpidonun yanı sıra, iki de nükleer savaş başlığı taşıyordu. Kısacası 1983’te faaliyete geçtiğinde Sovyet ordusunun gururuydu.

Komsomolets, 7 Nisan 1989’da Norveç Denizi’nde seyrederken 7. Kompartıman’da yangın başladı. Alevler havalandırma borularından diğer bölmelere de yayıldı: Bu nedenle denizaltının yüzeye çıkması gerekti ve Komsomolets, kısa bir süre sonra Svalbard'daki Ayı Adası yakınlarında battı. Olayda 42 mürettebat hayatını kaybetti, 27 kişi sağ kurtuldu. Mürettebatın büyük çoğunluğu dondurucu derecedeki deniz nedeniyle öldü. Denizaltında yapılan yeni bir araştırmaya göre, bin 667 metre derinlikte yatan Komsomolets, hâlâ (yani denizin dibindeyken dahi) bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor.

‘NÜKLEER MADDE SUYLA TEMAS ETTİ’

Norveç Radyolojik ve Nükleer Güvenlik Kurumu'ndan Justin Gwynn, “Rusların yaptığı ilk incelemelerden birine göre, Komsomolets battığında torpidolarda meydana gelen fiziksel hasar nedeniyle savaş başlıklarındaki nükleer madde deniz suyuyla temas etti” açıklamasını yaptı.

Kazadan kısa bir süre sonra, yani Soğuk Savaş'ın zirvede olduğu dönemde, Sovyetler, Komsomolets'in durumunu değerlendirmek için MIR denizaltılarıyla bazı operasyonlar düzenledi. O dönem Çernobil felaketi hafızalarda tazeydi ve SSCB yetkililerinin bu konudaki korkuları yatıştırması gerekiyordu. Gwynn, “Bu durum Rusları, torpido kompartımanının iki tarafındaki çatlakları kapatmaya, diğer açıklıkları tıkamaya, kompartımandaki boşluğu doldurmaya ve torpido tüplerini mühürlemeye itti” dedi. Ve bu işlemleri de titanyum kullanarak yaptılar.

RADYASYON SEVİYESİ NORMALİN YÜZ BİNLERCE KAT ÜZERİNDE

Gwynn, Komsomolets'e yapılan son keşif gezilerinden biri hakkında hazırlanan raporun başyazarı aynı zamanda. Sovyet ve Rus görevlerinin düzenlediği ilk görevlerden sonra, batık denizaltının takibini Norveçliler devraldı. Gwynn ve ekibinin hazırladığı çalışma ve bu operasyonun temel bulguları, geçtiğimiz ay bilim dergisi PNAS’ta yayımlandı.

Denizin dibinde, kumun üç metre altında yatan Komsomolets'in yapısı sağlam fakat pruva ve üst güvertede, özellikle de torpido kompartımanında ciddi hasar mevcut.

Gwynn, “Denizaltı gövdesi yakınından alınan deniz suyu ve tortu örneklerinde silah derecesinde plütonyum izine rastlamadık” diye vurguladı ancak dalışlardan birinde başka bir şey keşfedildi. Yürütülen çalışmalarda motor bölmesinin havalandırma borusunun üzerindeki su kolonunda bozulmalar fark edildi. Bu su analiz edildiğinde ise, normalden yüz binlerce kat daha yüksek seviyelerde radyasyon keşfedildi. Metreküp başına 398 kilobekerel stronsiyum-90 ve 792 kilobekerel sezyum-137 konsantrasyonları ölçüldü.

Bu izotoplar, Komsomolets'in nükleer reaktörüne yakıt sağlayan plütonyum ve uranyumun fisyon ürünleri olarak tanımlanıyor; bekerel ise radyoaktivitenin ölçü birimi. Uzmanlar, ölçülen bu seviyelerin, Norveç Denizi'nde tespit edilen tipik radyasyonu sırasıyla 400 bin ve 800 bin kat aştığını dile getiriyor. Üstelik, bu sayıların da denizaltının battığı günden bu yana durumun önemli ölçüde düzelmiş hali olduğu belirtiliyor.

DENİZ YAŞAMINI NASIL ETKİLİYOR?

Norveç Deniz Araştırmaları Enstitüsü'nde kirleticiler ve biyolojik tahribat alanlarında çalışmalar yürüten Hilde Elise Heldal ise, radyoaktif sızıntının deniz yaşamı üzerindeki etkisiyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Denizaltının her iki yanından aldığımız deniz organizmaları örneklerinde düşük sezyum-137 konsantrasyonları gözlemledik. Bu durum muhtemelen kesintisiz devam eden emisyonlardan kaynaklanıyor ancak bu seviyelerin organizmalarda bir etki yaratması beklenmiyor.”

Heldal ayrıca, “Bazı fotoğraflarda görüldüğü üzere denizaltının gövdesi çeşitli deniz canlılarının oluşturduğu ince bir tabakayla kaplı.”

Öte yandan, araştırmacılar reaktör yakıtının korozyona uğradığını da gözlemledi. Nükleer reaktörlerdeki uranyum veya plütonyumun genelde zirkonyumdan yapılan tüpler içine sıkıştırıldığı da biliniyor. Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü'nden (ETH Zürih) Nuria Casacuberta, “Eğer bu yapı bozulursa, uranyum veya plütonyum artık hapsedilemez” uyarısında bulundu.

Casacuberta ayrıca, “Okyanuslarda hala az miktarda radyoaktivite mevcut” diyerek, ölçebildikleri atomların yüzde 99’unun kaynağının yapay olduğunu aktardı.

Peki okyanuslardaki radyasyonun kaynağı ne? Denizlerdeki radyasyonun büyük çoğunluğu 1960 ve 1970’lerde yürütülen nükleer deneylerden kaynaklanıyor. Bu testlerin çoğu ise ABD tarafından Marshall Adaları’ndaki Bikini Atolü’nde ve SSCB tarafından Kuzey Kutbu’ndaki  Novaya Zemlya takımadasında yapılmıştı. İkinci büyük radyasyon kaynağı ise, Fransa ve İngiltere'deki nükleer geri dönüşüm tesislerinden yapılan izinli deşarjlar iken, üçüncü kaynak da Komsomolets ve Kuzey Kutbu’nda batan diğer iki Sovyet denizaltısından sızan radyasyon. Hemen belirtelim, bu hesaplamaya 2000’de 118 personeliyle batan Kursk isimli nükleer denizaltı dahil değil.

Torpido başlıklarına gelince, Casacuberta, “Torpidoları titanyum plakalarla mühürlediler ve mühür hâlâ işe yarıyor gibi görünüyor” dedi. Gwynn ise, çevrede silah derecesinde plütonyum bulgusuna rastlamadıklarını ancak yaşlanan bu Sovyet denizaltısını izlemeyi sürdüreceklerini söyledi.

Kaynak: El Pais, fotoğraflar: Norveç Deniz Araştırmaları Enstitüsü, Alamy

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:114
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Nisan 2026 09:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

ABD’den İran’ın en büyük kripto para borsasına yaptırım

03 Haziran 2026 00:42see167

BAFRA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

03 Haziran 2026 00:05see151

GENAR ın yarın seçim olsa son anketi açıklandı

03 Haziran 2026 00:26see151

Hakan Safi: Tarihin gelmiş geçmiş en iyi kadrolarından birini kuruyoruz

03 Haziran 2026 00:28see148

iOS 26.5.1 çıktı: En çok şikâyet edilen sorunlardan biri çözüldü Mobil Haberleri

03 Haziran 2026 00:01see148

Ana Haber Bülteni 2 Haziran 2026 (ABD NATO dan çekilebilir mi?)

03 Haziran 2026 02:45see147

Gökçe Gökçen İddialara Yanıt Verdi

03 Haziran 2026 01:04see147

Parmak iziyle mesai takibine son Ekonomi Haberleri

03 Haziran 2026 04:10see147

Selçuksports yöneticisi Selçuk Yılmaz tutuklandı

02 Haziran 2026 20:20see145

LGS sınav giriş belgesi yayımlandı mı? LGS ne zaman 2026, LGS sınav giriş yerleri nasıl öğrenilecek?

03 Haziran 2026 00:40see143

Yazıcıoğlu suikastında esrarengiz emekli Yarbay Ercüment Güler’in rolü neydi? Bülent Orakoğlu

03 Haziran 2026 04:12see141

‘Buz istemiyorum’ diyen ek ücret ödeyecek! Uzun uzun yazıp gerekçesini açıkladılar Sözcü Gazetesi

03 Haziran 2026 00:22see139

Özkan Yalım’dan CHP 38. Kongresi yle ilgili ifadesi ortaya çıktı

02 Haziran 2026 19:50see138

Selcuksport olarak biliniyordu... İnternetten kaçak maç yayını yapan Selçuk Yılmaz tutuklandı

02 Haziran 2026 19:59see138

Zonguldak taki Maden Davasında Tutuksuz Yargılama

02 Haziran 2026 20:27see137

Soykırımcı İsrail den intikam mahkemelerine dev bütçe Ortadoğu Haberleri

02 Haziran 2026 21:26see136

İstanbul’da dolunay seyirlik manzara oluşturdu

04 Haziran 2026 01:34see136

Sizde varsa dikkat: Tamamen kapanıyor! Kötü haber geldi

03 Haziran 2026 11:05see136

ABD ordusu: İran limanına doğru seyreden yüksüz petrol tankeri etkisiz hale getirildi

03 Haziran 2026 00:57see130

ABD Temsilciler Meclisi, İran la savaşın sona ermesini öngören savaş yetkileri tasarısını kabul etti

04 Haziran 2026 01:05see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları