Şenpiliç Genel Müdürü Başyurt: Fiyatları piyasa dinamikleri belirliyor
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Şenpiliç Genel Müdürü Aydın Başyurt, tavuk eti fiyatlarının arz-talep dengesi ve maliyet unsurlarına göre şekillendiğini belirterek, "2025 yılında piliç eti fiyatlarındaki ortalama artış yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti" dedi. Başyurt, bu artışın tüketici enflasyonunun altında gerçekleştiğini ve tavuk etinin temel protein kaynakları arasındaki erişilebilir konumunu koruduğunu ifade etti.
"Kırmızı et fiyatlarıyla karşılaştırıldığında piliç eti halen en erişilebilir hayvansal protein kaynaklarından biri olmaya devam ediyor" diyen Başyurt, Türkiye'de kişi başına tavuk eti tüketiminin son beş yılda yaklaşık yüzde 50 arttığını belirtti.
Başyurt, "2020 yılında 20,5 kilogram olan kişi başı piliç eti tüketiminin 2025 sonunda 29 kilograma ulaşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yıllık piliç eti üretiminin yaklaşık 2,8 milyon ton seviyesinde bulunduğunu aktaran Başyurt, iç piyasada tüketilen miktarın ise yaklaşık 2,4 milyon ton olduğunu kaydetti.
40 ÜLKEYE İHRACAT1978 yılında kurulan Şenpiliç'in yaklaşık 4 bin 100 kişiye istihdam sağladığını belirten Başyurt, şirketin damızlık civcivden market rafındaki son ürüne kadar tüm zinciri yöneten tam entegre bir üretim modeliyle faaliyet gösterdiğini söyledi.
Şirketin Sakarya, Samsun ve Osmaniye'de dört kesimhanesi, Sakarya ve Adana'da üç kuluçkahanesi, üç yem fabrikası ve 30 damızlık çiftliği bulunduğunu ifade eden Başyurt, "Günlük yaklaşık 750 bin adet piliç kesimi gerçekleştiriyoruz. Yıllık üretimimiz 450 bin ton seviyesinde ve ürünlerimizi yaklaşık 40 ülkeye ihraç ediyoruz" dedi.
DOYFARM HAMLESİBaşyurt, Şenpiliç bünyesindeki Doyfarm markasının ileri işlenmiş ürün kategorisine odaklandığını belirterek, "Doyfarm'ın büyüme stratejisi, tüketicilerin pratiklik, lezzet, besleyicilik ve erişilebilir fiyat beklentilerine aynı anda yanıt verebilmek üzerine kuruldu" dedi.
Tüketici tercihlerinde gelir seviyesi yükseldikçe sağlıklı içerik, besleyicilik ve katkı maddelerine ilişkin hassasiyetlerin öne çıktığını ifade eden Başyurt, "Daha geniş kitlelerde ise uygun fiyatla kaliteli protein kaynağına erişim beklentisi ön plana çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Doyfarm ürünlerinin pratik tüketim beklentisini besleyicilik ve lezzetle birleştiren bir kategori olarak geliştirildiğini aktaran Başyurt, ürün geliştirme süreçlerinde Şenpiliç'e özgü reçeteler, üretim teknolojileri ve lezzet profillerinin kullanıldığını söyledi.
Doyfarm çatısı altında salam, sucuk, sosis ve jambon gibi şarküteri ürünlerinin yanı sıra nugget, şnitzel, cordon bleu, löp et serisi ve döner dahil olmak üzere farklı gramaj ve çeşitlerde 90'ın üzerinde ürün bulunduğunu belirten Başyurt, "Ürünlerin tamamı pişmiş olarak satışa sunuluyor ve kısa sürede tüketime hazır hale gelebiliyor" dedi.
Özellikle löp et serisinin tamamen tavuk göğüs etinden üretildiğini kaydeden Başyurt, "Üretimin tüm aşamalarını yüksek hijyen standartları, modern teknoloji ve standartlaştırılmış proseslerle yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.
Doyfarm'ın büyüme vizyonu doğrultusunda önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Başyurt, "Kapasiteyi 3 bin 500 ton/ay seviyesine çıkardık ve yaklaşık üç kat büyüme sağladık" ifadelerini kullandı.
Makine parkının önemli ölçüde yenilendiğini, kaplamalı ürün üretim hatlarının tamamen modernize edildiğini ifade eden Başyurt, şarküteri ve döner üretim kapasitelerinin artırıldığını, paketleme ve ambalaj altyapısının da yenilendiğini kaydetti.
"KÂRLILIĞIN TEMEL BELİRLEYİCİSİ VERİMLİLİK"Piliç eti sektöründe fiyatların arz-talep dengesi ve maliyet unsurlarına göre şekillendiğini vurgulayan Başyurt, "Sektörde kârlılığın temel belirleyicisi fiyat artışlarından çok verimliliktir" dedi.
Üretimin iki yıllık perspektifle planlandığını belirten Başyurt, "Damızlık materyal, kümes yatırımları ve yetiştirme süreçleri nedeniyle kısa vadede arzın artırılıp azaltılması mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.
Piliç eti ürünlerinin yaklaşık dokuz günlük raf ömrüne sahip olduğunu kaydeden Başyurt, "Bu nedenle ürünler stoklanamıyor ve günlük olarak satış noktalarına ulaştırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Sektörün mısır, soya, enerji, işçilik ve lojistik gibi temel maliyet kalemleri üzerinde kontrol imkanının bulunmadığını belirten Başyurt, "Son dönemde mısır ve soya fiyatlarındaki artışların sınırlı kalması maliyet baskısının daha fazla yükselmesini engelledi" dedi.
Günlük civciv sevkiyatından yem taşımacılığına, kesime hazır hayvanların taşınmasından ürünlerin soğuk zincirle dağıtımına kadar yoğun bir lojistik operasyon yürütüldüğünü ifade eden Başyurt, sözleşmeli yetiştiricilik modelinden kaynaklanan çiftlik maliyetlerinin de önemli bir pay oluşturduğunu söyledi.
Üretici firmaların marketlerdeki nihai satış fiyatlarını belirleme veya yönlendirme gücü bulunmadığını vurgulayan Başyurt, "Perakende fiyatlar dağıtım kanalları ve satış noktalarının kendi ticari dinamikleri içinde oluşuyor" diye konuştu.
KANAT FİYATLARI ALGIYI YÜKSELTİYORPiyasadaki yüksek fiyat algısının önemli nedenlerinden birinin tavuk etinin farklı parçalarındaki arz-talep dengelerinin farklı olması olduğunu belirten Başyurt, "Bir tavuğun yaklaşık yüzde 48'i kemikli göğüs, yüzde 42'si kemikli but ve yalnızca yüzde 10'u kanattan oluşuyor" dedi.
Kanat ürünlerinde yaşanan arz kısıtının anatomik yapıdan kaynaklandığını ifade eden Başyurt, "Üretim artırılsa bile bir tavuğun yüzde 10'dan fazlasını kanat olarak elde etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.
Kanadın sınırlı arzına rağmen yüksek talep gördüğünü belirten Başyurt, "Kanat fiyatlarındaki hareketlerin tüm piliç eti kategorisini temsil edecek şekilde değerlendirilmesi fiyat algısını olduğundan yüksek gösterebiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Baget ve but gibi ürünlerde aynı dönemlerde daha sınırlı fiyat hareketleri görülebildiğini ifade eden Başyurt, 2025 yılında piliç eti fiyatlarındaki ortalama artışın yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.
Başyurt, "Aynı dönemde tüketici enflasyonunun altında kalan bu artış oranı, piliç etinin temel protein kaynakları içerisindeki erişilebilir konumunu korumasını sağladı" dedi.
Kırmızı et fiyatlarıyla karşılaştırıldığında piliç etinin halen en erişilebilir hayvansal protein kaynaklarından biri olduğunu belirten Başyurt, "Talebin zayıfladığı dönemlerde satışların sürdürülebilmesi için fiyat indirimlerine de gidilebiliyor" ifadelerini kullandı.
İHRACAT KISITLAMALARIBaşyurt, Türkiye'de üretilen piliç etinin normal koşullarda yüzde 18-20'lik bölümünün ihracata yönlendirildiğini ancak şubat ayından itibaren uygulanan ihracat kısıtlamaları nedeniyle normalde dış pazarlara gönderilen ürünlerin iç piyasada değerlendirildiğini söyledi.
İhracatın sektör açısından yalnızca bir satış kanalı değil, iç piyasada oluşabilecek arz fazlasını dengeleyen stratejik bir "sigorta mekanizması" olduğunu vurgulayan Başyurt, "Normal koşullarda yıllık yaklaşık 400 bin ton ihracat gerçekleştiriyoruz. Geçmiş yıllarda bu rakam 550-600 bin tona kadar ulaştı" dedi.
Türkiye'nin piliç eti üretiminde dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını ancak küresel ihracat pazarından aldığı payın yüzde 1-1,5 seviyesinde bulunduğunu kaydeden Başyurt, Irak'ın toplam ihracatın yüzde 50-60'ını oluşturduğunu söyledi.
Suriye, Afganistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Körfez ülkeleri ve Afrika ülkelerinin diğer önemli pazarlar olduğunu belirten Başyurt, Türkiye'den 80'in üzerinde ülkeye piliç eti ihracatı yapıldığını ifade etti.
Başyurt, ihracat kısıtlamaları nedeniyle bazı pazarlarda Çin, Ukrayna ve Brezilya kaynaklı rekabetin güç kazandığını belirterek, "2024 yılında özellikle Irak pazarında kayıplar yaşandı" dedi.
YENİ YATIRIMLAR VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRÜYORŞirketin Adana bölgesindeki entegrasyon yatırımları kapsamında Saimbeyli ve Niğde Ulukışla'da 160'ar bin kapasiteli iki yeni damızlık çiftliğini, Sakarya bölgesinde ise aynı kapasitedeki Dodurga çiftliklerini devreye aldığını belirten Başyurt, "Amasya Suluova'da yeni yem fabrikası yatırımına başlamayı planlıyoruz" dedi.
Kadirli'de yangından etkilenen kesimhanenin tamamen yenilenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ve yatırımın yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ifade eden Başyurt, sözleşmeli üreticilere yönelik ekipman ve finansman desteklerinin de devam ettiğini kaydetti.
Üretim süreçlerinde IoT altyapısıyla sıcaklık, nem, karbondioksit oranı ve hava akışı gibi verilerin anlık takip edildiğini belirten Başyurt, "Tüm kümeslerden gelen verileri 7 gün 24 saat izliyoruz" ifadelerini kullandı.
Vodafone iş birliğiyle geliştirilen dijital altyapıya değinen Başyurt, "Hayvan davranışlarından sağlık sorunlarını erken tespit etmeyi amaçlayan yapay zekâ tabanlı sistemler üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Başyurt ayrıca, "İstanbul Teknik Üniversitesi ile tavuk tüylerinden kozmetik sektöründe kullanılabilecek yerli keratin üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor" bilgisini paylaştı.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:92
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Temmuz 2026 14:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















