Sanal medya ergenlik yaşını düşürüyor! X, Meta, YouTube, TikTok müstehcenliği dayatıyor
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Sanal medya adeta dipsiz bir kuyu ve o kuyudaki tehlike her geçen gün büyüyor. Tik Tok, Youtube, Instagram ya da X fark etmiyor, o platformlardaki içerikler özellikle çocuklar için ciddi riskler barındırıyor.
Prof. Dr. Ali Murat Kınık, "Özellikle bunu Tik Tok, Youtube, X gibi sanal medya mecralarında görüyoruz. Bu mecraların çoğunun menşei yurt dışı" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Oytun Erbaş da konuyla ilgili " Yeni adıyla x eski adıyla Twitter olan mecra, Tik Tok bence bir aile ve millet sorunu. İnsanlar çok fazla etkileşim alıyor ve bu etkileşim arttırmak için daha müstehcen, daha şiddet eğilimli davranıyor. İnsanlar bir suç işliyor onu paylaşıyor bu mecralardan. O zaman Tik Tok ve X mecrası demek, müstehcenlik ve sapıklık camiası demek" dedi.
Prof. Dr. Oytun Erbaş "Sanal medyada çıplaklık ve müstehcenlik normalden daha öte bir seviyede. Çünkü herkes kendini teşhir ediyor, takipçi kazanmak istiyor. Fotoğraflarını filtreli yapıyor, filtreli yapınca böyle bir insan yok esasında." dedi.
SANAL MEDYA ERGENLİĞİN ERKENE KAYMASINA SEBEP OLUYOR
Bu tür paylaşımlara daha çok maruz kalan çocuklarda erken ergenlik, davranış bozuklukları ve algı karmaşası daha çok görülüyor. Peki sanal medya müstehcenliği nasıl dayatıyor? Prof. Dr. Oytun Erbaş bunu "Sanal medya teşhirci içeriklerin artmasıyla bu sefer beyin daha erken çalışmaya, ergenliğin de daha erkene kaymasına sebep oluyor" dedi.
Eğlence, mizah ve popülerlik kılıfına sokulan müstehcen içerikler sanal medyada çocukların karşısına sıkça çıkarılıyor ancak bu içerikler sanıldığı kadar masum değil.
Psikolog Aysu Çelenoğlu "Çocuklar sürekli çıplaklık görüntülerine maruz kaldığında bu durumu normalleştirmeye başlıyorlar. Hayatlarında daha açık giyinmek, özgürlük, güven gibi kavramlar haline dönüşebiliyor." dedi.
Bu durumla ilgili bir sosyal medya fenomeni küçüklüğünden beri maruz kaldığı içeriklerle ilgili yorum yaptı. Fenomen "Ben mesela bugün açık giyinmediğim için her gün üzülüyorum. İçimden bir ses "daha açık giyinebilirdim bu şansı bugün kaybettim" diyor hep" dedi.
Erken ergenliğe giren çocuğun fiziksel gelişimi duruyor. Uzmanlara göre bilinç altına giren o içerikler çocukların ergenlik yaşını geri çekebiliyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş "Çocuk bunu anlamaz ama beyin bunu algılar. Çocuk oradaki çıplaklığı mantık olarak tezahür edemez. Ama beynimizin iç kısmı burayı algılar ve FSH ve LH hormonlarını etkiler. Çocuklarda hızlı bir büyüme atağı ve boy kısalığı oluşur. Çünkü ne kadar ergenliğe erken girerseniz boyunuz o kadar kısa kalır. Son 100 yılda ergenlik 1 sene geri gitmiştir. Cinsel serbestlik, teşhircilik ve sanal medyanın devreye girmesi yüzünden" dedi.
Çocuklar her gün defalarca sanal medyada cinselliğe maruz kalıyor. Prof. Dr. Ali Murat Kınık "Çocuklar kendi arkadaşlarının çıplak fotoğraflarını oluşturup Discord gruplarında paylaşıyorlar. Düşünebiliyor musunuz o çocuğun halini" ifadesini kullandı. Mikrofon uzatılan bir veli ise "Ben izlettirmeye çalışıyorum, ergen kızıma da izlettirmemeye çalışıyorum ama nereye kadar engel olabilirsiniz?" dedi.
SANAL MEDYA HALK SAĞLIĞI SORUNUNA DÖNÜŞÜYOR
Prof. Dr. Oytun Erbaş "Çocuklar müstehcenlik gördükçe karşı taraftan da müstehcen olmalarını istiyor. Bu sefer zorbalık artıyor. Ayrıca bedenlerini beğenmeyen, bedenleri ile sorun yaşayan çocuklar ortaya çıkıyor." açıklamasını yaptı.
Sanal medyada artan müstehcenlik sadece bir tartışmadan ibaret değil. Uzmanlara göre bu durum doğudan gelişimi etkileyen giderek artan bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş "Bu sefer anne ve babayı beğenmeme durumu ortaya çıkıyor" dedi.
Psikolog Aysu Çelenoğlu "Çocuklar sosyal medyada gördüğü kıyafetlerin kendilerinde gördükleri gibi durmadıklarını görünce depresyon, yeme bozukluğu ve beden algısında bozukluklar gibi durumlar ortaya çıkabiliyor." derken Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise sözlerini "Ergenlerin toplum içinde kendini kabul ettirme arzuları söz konusu oluyor. Topluluk ne yapıyorsa biz de aynısını yapalım algısı oluşuyor. Sanal medyadaki reklamlar, internet satış sitelerinde yer alan ürünler ile bu dayatılıyor. Ergende ise "bu tarz elbiseler giymem lazım bu tarz videolar çekmem lazım" isteği oluşuyor" şeklinde sürdürüyor.
Sanal medyadaki tehlikeli içerikler aile kavramına zarar veriyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş "Çocuk "benim gördüğüm sanal medyada mükemmel insanlar var ama çevremde böyle insanlar yok" diyor. O zaman çocuk çevresinden uzaklaşarak depresyon, yalnızlaşma ve aileden uzaklaşma yaşayacak çünkü çocuğun çevresi artık sanal medya" dedi.
Psikolog Aysu Çelenoğlu "Birçok gencin ailesi ile çatışma yaşadığını gözlemliyorum. Okulların çok fazla sorumluluk üstlenerek belirli eğitimler vermesi önem veriyor." ifadelerini kullanırken Prof. Dr. Ali Murat Kınık "BTK'nın yetkilerinin artırılması şarttır. Bu konuda gerçekten mücadele edebilecek somut bir yasanın çıkarılması gerekmektedir. 2020 yılında kağıt üzerinde kalan sanal medya yasasının güncellenmesi lazım" dedi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:84
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 10:26 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















