Ankara24.com
close
up
Menu

SÜRPRİZ VEDA! Survivor kim elendi, kim gitti? 8 Şubat 2026 Pazar Survivor ödül oyunu kim kazandı?

İsrail e tüm gücümüzle karşı duracağız Politika Haberleri

Lübnan ın kuzeyindeki Trablusşam da bina çöktü: 6 ölü

Devletin valisi CHP li belediye başkanını yok saydı! AKP li il başkanını bile çağırdı

Ordu da öğretmenin halı saha maçında kahreden ölümü kamerada

Zecorner Kayserispor dan Kayra Cihan ve Makarov un sağlık durumuyla ilgili açıklama

Sigarayı bırakmaya kadınlar öncülük ediyor

Beşiktaş ta yeni transfer Emmanuel Agbadou dan ilk maçında asist sevinci!

Şarkıcı Ömer Danış yoğun bakıma alındı!

ÖTV muafiyetli araçlarda yerlilik sorunu çözüldü

Borsada kar vaadiyle dolandırıcılığa yönelik İstanbul merkezli soruşturmada 40 zanlı tutuklandı Son dakika haberleri

Fenerbahçe, ligin ilk 21 haftasını namağlup tamamladı; Tedesco, Maşallah dedi

Yandaşa 33 milyar dolar rantı açıkladı: AKP nin vatanı parsel parsel satmadaki başyapıtı

Ufuk Özkan a donör olan Salih Kıvırcık son durumunu paylaştı

Yeni haftada yağışlı hava hakim olacak

Sigara insanlığın en büyük salgını! Korkunç rakamlar

CHP den Özarslan ın istifasına ilişkin açıklama Son dakika haberleri

Hamas: İsrail, sahte bahanelerle ateşkesi ihlallerini tırmandırıyor

Araç alacaklar veya satacaklar dikkat: İkinci elde dengeler değişti! ‘4 modelde satış hızı artabilir’

ODTÜ veya Koç Üniversitesi değil: Türkiye de en iyi işletme ve ekonomi fakültesi olan üniversite belli oldu Sözcü Gazetesi

Şam SDG görüşmelerinin perde arkası; Tom Barrack tan Mazlum Abdi ye: Sizin için tek bir kurşun bile sıkmayacağız

Şam SDG görüşmelerinin perde arkası; Tom Barrack tan Mazlum Abdi ye: Sizin için tek bir kurşun bile sıkmayacağız

T24 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan çatışmalı süreçte Şam, ABD, Fransa, Türkiye, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ve SDG arasında perde arkasında yapılan görüşmelere ilişkin önemli detaylar ortaya çıkmaya başladı. Heyetler arası görüşmelerde başat rol oynayan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, destek talep eden SDG genel Komutanı Mazlum Abdi’ye “Sizin için tek bir kurşun bile sıkmayacağız” dediği, bu sözün SDG’de büyük hayal kırıklığı yarattığı bildirildi.

Barrack’ın Şam’dan yana tavır alması üzerine elindeki haritayı masaya koyan Abdi’nin Barrack’a, Kürt çoğunluklu bölgeleri “kırmızı çizgi” olarak tanımlayarak direnecekleri mesajı verdi. Gergin geçen görüşmelere müdahale eden ABD Başkanı Donald Trump'ın, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’yı arayarak, “Anlaşın” demesi sonrası Şam’la SDG arasında 29 Ocak’ta imzalar atıldı.

Londra’da yayınlanan Suudi Arabistan kaynaklı Al Majalla dergisi, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakerelerde yaşananların, taslak entegrasyon çerçevesi ve önerilen anayasa değişikliklerinin tam dökümünü yayımladı.

Entegrasyon süreci iki ayı aşmayacak

SDG Genel Abdi’nin liderliğindeki SDG heyetinin Şam’la yürüttüğü yoğun müzakere turunun ardından ABD'nin gözetiminde taraflar arasındaki kapsamlı anlaşma 30 Ocak'ta duyuruldu. Bu mutabakat, 18 Ocak’ta duyurulan anlaşmaya uygun olarak kalıcı ateşkesi pekiştirmeyi, SDG-Şam arasındaki entegrasyon sürecini başlatmayı ve yerel polisin varlığını güvence altına almak için İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik birimlerinin Haseke ve Kamışlo şehirlerine konuşlandırılmasına yetki verilmesini içeriyordu. Anlaşma ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşacak bir askerî tümenin kurulmasını, buna ek olarak Kobani’nin Halep komutanlığına bağlı ilave bir tugayın oluşturulmasını ve bunun yanı sıra tüm temas hatlarından askerî güçlerin çekilmesini şart koşuyordu.

Anlaşma kapsamında entegrasyon süreci şubat ayı başında başladı ve iki ayı aşmayan aşamalar halinde ilerleyecek.

İkinci aşama, Haseke valisi, savunma bakanı yardımcısı ve ilgili bölgelerde güvenlik müdür yardımcıları dâhil olmak üzere üst düzey sivil ve güvenlik atamalarını içerecek. Bu görevler netleştirildikten sonra taraflar idarî entegrasyona ilerleyecek; temel devlet kurumlarının işleyişi yeniden tesis edilecek ve Rimelan ile Süveyda petrol sahaları gibi sınır kapıları ve stratejik varlıklar yeniden Şam'a devredilecek.

Şam ve SDG anlaşmayı kamuoyuna açıklar açıklamaz, 10 Mart’ta Şara ile Abdi arasında yapılan mutabakattan bu yana müzakereleri denetleyen ABD Büyükelçisi Tom Barrack gelişmeyi memnuniyetle karşılamış ve bunu “Suriye’nin seyrinde derin ve tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirmişti. 

İlerlemeler yerini gerilemelere bıraktı

Cumhurbaşkanı Şara ile Abdi’nin 10 Mart’ta SDG kurumlarının Suriye devletine entegrasyonu için imzaladığı ilk mutabakatın ardından, bir dizi açık ve gizli toplantı düzenlendi. Süreç SDG, Şam ve Türk yetkilileri arasında açık oturumlarla gizli kanalların dönüşümlü yürütüldüğü, çoğu durumda Amerikan ve zaman zaman Fransız katılımının olduğu turlardan geçti.

İlerleme anları yerini ani gerilemelere bıraktı. Başlamasına saatler kala davetler geri çevrildi. Uzun oturumlar ani ayrılıklarla sona erdi ve bu durum ABD’de belirgin bir rahatsızlık yarattı. Barrack bazen masaya gelip sonra ayrıldı. 

Şam güç paylaşımını reddediyor, SDG tanımlı bir rol arıyordu

Şam güç paylaşımı formüllerini reddediyor ve yeni devlete tam entegrasyon istiyordu; SDG ise Suriye’de tanımlı bir rol istiyordu.

Şam kota ve güç paylaşımına dayalı formülleri reddediyor, yeni liderliğin öncelikleri doğrultusunda tam entegrasyon öneriyordu. 

Uluslararası kabul görme Şam’ın elini güçlendirdi

Şam ise meselelere farklı bakıyordu. PKK’nın Kandil’deki liderliğinin SDG’nin karar alma süreçlerini, SDG'nin ise Kürt sesini tekeline aldığını düşünüyordu. Rejimin çöküşünün ardından uluslararası toplumla iyi ilişkiler kuran yeni bir devletin ortaya çıkmasıyla Şam, SDG’nin özerk askerî yapısının gerekçesinin kalmadığı sonucuna vardı.

Pratikte Beşar Esad yönetiminin sona erdiği 8 Aralık 2024’ten itibaren her iki taraf da zaman kazanmaya oynuyordu. 

SDG yanılgı ve hataları

Şam, yeni hükûmet otoritesini pekiştirip IŞİD’e karşı uluslararası koalisyona katıldıkça Washington’un kademeli olarak SDG’den uzaklaşacağından emindi. SDG ise zamanın kendi lehine olduğuna inanıyor, Şam’ın ülke genelinde fraksiyonel çatışmalara saplanacağını varsayıyordu.

İkinci hata ise İsrail’le ortaklığa ve ABD Savunma Bakanlığı'ndan gelen güvencelere fazla güvenmek oldu. Öyle ki bazı SDG yetkilileri Tel Aviv’le iletişim kanallarını kamuoyu önünde kabul etti.

Şam için zirve Trump’la görüşme ve IŞİD’e karşı koalisyona katılma oldu

Cumhurbaşkanı Şara’nın konumlanışındaki belirleyici değişim mayıs ayında Riyad’ın Trump ile görüşmesine ev sahipliği yapmasıyla ortaya çıktı. O andan itibaren Washington ile Şam arasındaki ilişkiler temkinli angajmandan geniş kapsamlı siyasi açılıma dönüştü.

Zirve noktası 10 Kasım’da Trump’ın el-Şara’yı Beyaz Saray’da kabul etmesi ve Şam’ın IŞİD’e karşı uluslararası koalisyona katılımını duyurması oldu.

Barrack’ın rolü arttı

Görüşmelere aşina bir yetkiliye göre Trump bu toplantıda 2025 sonuna kadar üç dosyanın çözülmesi için söz verdi: SDG’nin entegrasyonu (görev Tom Barrack’a verildi), Sezar Yasası’nın kaldırılması ve Suriye ile İsrail arasında bir güvenlik düzenlemesinde ilerleme.

İzleyen aylarda ABD’nin rolü daha görünür hâle geldi. Sezar Yasası kaldırıldı, SDG dosyasının çözülmesi ve Suriye-İsrail müzakere çerçevesinde çekilme başlığında ilerleme ivme kazandı.

Beyaz Saray görüşmesinden sonra Barrack rolünü artırdı. Müzakere oturumlarına bizzat katıldı; ekibinden özellikle Zahra Bell belgeleri iki taraf arasında taşıdı. SDG’nin talebi üzerine diyalog sözlü görüşmelerden resmî yazışmalara kaydırıldı. Abdi, SDG’nin kendi örgütsel çerçevesi altında üç tümen ve iki tugayın korunmasına dayalı bir entegrasyon vizyonu sunan bir belge verdi.

Ankara devrede

Aralık ayında Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra yazılı yanıt verdi; mektup 7 Aralık'ta bir Amerikan diplomat tarafından iletildi ve süreçteki ilk resmî Suriye belgesi oldu. ABD’li yetkililer bunu önemli bir atılım olarak gördü. Abdi 20 Aralık’ta karşılık verdi. Paralel olarak sivil ve idarî temsilciler askerî olmayan kurumların devralınmasını görüştü.

Bu yazılı diplomasi sürerken 22 Aralık’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’dan oluşan üst düzey bir Türk heyeti Şam’a gitti. Ziyaretten haberdar bir diplomata göre Ankara'nın tutumu netti: Herhangi bir Kürt siyasi varlığının ortaya çıkmasına karşıydı ve SDG’nin bütünlüklü bir askerî blok olarak entegrasyonunu reddediyordu. Türk tarafı görüşmelerde silahsızlanma ve tüm PKK unsurlarının Suriye’den ayrılmasını talep etti.

Trump’tan güçlü merkezi devlet planı uygulamaya geçirildi

2025’in sonuna gelindiğinde bölgesel ve uluslararası iklim değişmişti. ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdı ve Trump'ın bölgedeki politikası güçlü merkezi devletlerin desteklenmesi, silahların devlet otoritesi altında toplanması ve Yemen, Sudan ve Somali’de milis yönetimi ile ayrılıkçı girişimlere karşı duruş etrafında şekillendi.

Şam-SDG görüşmeleri

Şam ile SDG arasındaki temaslar 4 Ocak’ta yeniden başladı. Abdi ve heyeti, Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani, Savunma Bakanı Ebu Kasra ve diğer yetkililerle değiş tokuş edilen belgelere dayalı bir “yol haritasını” görüşmek üzere bir araya geldi.

Toplantı yapılandırılmış bir incelemeyle başladı ancak ortasında dağıldı. Şam, SDG’yi oyalama taktikleri uygulamakla, 10 Mart mutabakatını hayata geçirmemekle ve Halep’in Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Beni Zeid mahallelerine ilişkin 1 Nisan düzenlemesini ihlal etmekle suçladı.

Halep, SDG’ye yönelimin başlangıcı oldu, İsrail'le anlaşma süreci hızlandırdı

Şam’daki resmî çevrelerde diplomatik pencerenin somut sonuç üretmeden daraldığı ve ihlallere askerî karşılık verilmesi gerektiği sonucuna varıldı. Ülkenin ekonomik başkenti Halep, SDG mevzilerinden atılan roketlere açık bırakılamazdı.

5 Ocak’ta Paris’te Amerikan arabuluculuğunda, Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD temsilcisi Steve Witkoff’un katılımıyla bir Suriye-İsrail müzakere oturumu yapıldı. Görüşmenin ardından gerilimi önlemek için bir güvenlik koordinasyon hücresi kurulmasında anlaşma sağlandığı duyuruldu.

Aşiretlerle sessiz kanallar açıldı

2026’ya gelindiğinde rüzgâr belirgin biçimde Şam lehine dönmüştü. Şara otoritesini pekiştirmişti. Şam ile Arap aşiret liderleri arasında sessiz kanallar açıldı ve birçok aşiret SDG’den uzaklaşmaya başladı. SDG’nin savaşçı gücünün yüzde 70’ini Araplar oluşturuyor ve toplam sayı 70 bin ila 100 bin arasında değişiyordu.

Aynı zamanda İsrail, Şam ile müzakereler yürütüyordu. Washington, tercih ettiği ortağın Suriye hükümeti olduğunu açıkça ortaya koymuş ve Şam, IŞİD’e karşı küresel koalisyona katılımını sağlamıştı.

14 günde Haseke’ye ulaşıldı

Şara, 2024 sonlarında Suriye, bölge ve uluslararası tabloyu doğru okuyarak 27 Kasım’da “Saldırganlığı Caydırma” sloganıyla Halep operasyonunu başlatıp 11 gün sonra Şam’a ulaşıp Esad rejimini devirdiği gibi 6 Ocak’ta da Halep’in bölgelerini güvence altına almak için “cerrahi operasyon” başlatırken aynı doğru hesaplamayı yaptı. 14 gün içinde güçleri Haseke’ye ulaştı.

Suriye ordusu birlikleri Halep’in doğusundan Fırat’a doğru ilerledi. Arap çoğunluklu şehirlerde aşiret grupları SDG’ye karşı ayaklandı ve örgüt neredeyse savaşçılarının yarısını kaybetti.

“Sizin için tek bir kurşun bile sıkmayacağız”

6 Ocak’tan itibaren cephedeki denge rahatsız edici bir hızla değişti. SDG güçleri sarsıldı, Arap bileşen Arap çoğunluklu şehirlerden çekildi ve Suriye ordusu beklenenden hızlı ilerledi. 17 Ocak’ta Erbil’de Barrack ile Kürt lider Mesud Barzani arasında acil bir toplantı yapıldı. Önlerinde önemli tavizler içeren, siyasi beklenti tavanını düşüren ve değişen askerî dengeyi kabul eden 12 maddelik bir belge vardı.

İsrail müdahalesi ve sürekli Amerikan desteği ihtimaline büyük ağırlık vermiş olan Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed, Barrack’ın mesajının açıklığı karşısında sarsıldı. Washington, kuzeydoğu Suriye’de DSG adına bir İsrail-Türkiye çatışmasını desteklemeyecekti. Barrack açıkça şunu söyledi:

“Sizin için tek bir kurşun bile sıkmayacağız.”

“Kırmızı çizgi”

Toplantı sırasında Abdi haritalarını açarak Kürt çoğunluklu bölgeleri “kırmızı çizgi” olarak tanımladı, güçlerinin bu alanlara çekildiğini ve buraları savunacağını anlattı. Erbil’de Abdi, özellikle Kürt çoğunluklu bölgelerdeki düzenlemelere ilişkin sınırlı değişiklikler talep ederek revize edilen belgeye sözlü onay verdi.

Şara, Abdi’ye “SDG’yi feshettiğini açıkla” demiş

8 Aralık 2024’ten itibaren her iki taraf da zaman kazanmaya oynuyordu. Şam kendisini daha güçlü görürken, SDG yanlış hesap yaptı.

Ardından Abdi, Cumhurbaşkanı Şara ile görüşmek üzere Şam’a gitti. Görüşme gergin geçti ve anlaşma olmadan sona erdi. Şam, Abdi’nin şartların uygulanması, IŞİD gözaltı tesislerinin devri ile üst düzey görevler için adayların sunulması amacıyla talep ettiği beş günlük süreyi reddetti.

Şam, 29 Ocak 2025 tarihli “Zafer Günü” kararları doğrultusunda SDG’nin feshedildiğini ilan eden kamuya açık bir açıklama talep etti. Bu kararlar, rejimin düşüşünden önceki tüm sivil, askerî ve siyasi yapıların dağıtılmasını zorunlu kılıyordu. Fiilen kuzeydoğu Suriye, daha önce Heyet Tahrir el-Şam tarafından yönetilen ve 8 Aralık 2024’te rejimin çöküşünün ardından yeniden devlet yapısına entegre edilen İdlib’e benzer şekilde merkezî devletle ilişkisine geri dönecekti. Abdi bunu reddetti ve Kürt çoğunluklu bölgelere çekilerek zaten azami tavizi verdiğini, bu bölgelerin yine “kırmızı çizgi” olduğunu savundu.

Suriye ordusu, Haseke’nin dış mahallelerine ilerledi

Şara–Abdi görüşmesinin çöküşünü Fırat’ın doğusunda yoğun çatışmalar izledi. Suriye ordusu birlikleri Haseke’nin dış mahallelerine ilerledi ve ikmal hatlarını kesmek amacıyla sınıra doğru baskı yaptı. Çatışmalar tırmanırken Rus güçleri Kamışlı Havalimanı’ndan çekildi. Aynı zamanda ABD Merkez Komutanlığı, kuzeydoğu Suriye’den IŞİD tutuklularının, Irak’a nakledilmesi planlanan 7.000 kişi dâhil, transferini güvence altına almak için tüm taraflarla temaslarını yoğunlaştırdı.

“Artık hizmetlerinize ihtiyaç yok”

20 Ocak’ta Barrack, Trump yönetiminin SDG konusundaki tutumunu açıkça ortaya koyan bir açıklama yaptı. Kürtler için en umut verici yolun yeni Suriye devletine “tam entegrasyon” olduğunu ve Şam'da merkezî bir hükümet kontrolü sağladığı için IŞİD’e karşı mücadelede SDG’nin hizmetlerine artık ihtiyaç duyulmadığını belirtti.

Bu açıklamanın ağırlığı netliğinden kaynaklanıyordu: Washington uzun süreli askerî varlıkta stratejik değer görmüyor, ayrılık ya da federal düzenlemeleri desteklemiyor ve SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegre olmasını ve IŞİD gözaltı tesisleri, kamplar ve kritik tesislerin kontrolünü Şam’a devretmesini istiyordu. ABD’nin stratejik belirsizliği önemli ölçüde daraldı ve siyasi ufuk açık biçimde tanımlandı.

Erbil devrede

22 Ocak'ta Abdi, 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasını gözden geçirmek üzere Erbil’de Neçirvan Barzani ve Barrack ile görüştü. Barrack’ın Şam’a iletmesi için öneriler sundu. Bunlar arasında savunma bakan yardımcılığı için yardımcılık yerine tercih ettiği aday, Haseke valisi için aday, üç tam tümen yerine bir tümen ve üç tugay oluşturulması, kuzeydoğu Suriye'de ateşkesin uzatılması ve diğer ayrıntılı hükümler vardı. Ardından 18 Ocak mutabakatının operasyonel mekanizmasını müzakere etmek için Şam’a gitti; özellikle Kürt çoğunluklu bölgelerdeki düzenlemeler ve DSG savaşçılarının bireysel olarak Suriye ordusuna katılması üzerinde duruldu.

Trump, askeri operasyonların durdurulmasını istedi

24 Ocak son tarihi yaklaşırken ateşkesin uzatılması konusunda temaslar yoğunlaştı. Bazıları bir ay, bazıları bir hafta istedi. Uygulama için alan açmak amacıyla iki haftalık uzatma bir uzlaşma olarak ortaya çıktı. Bu dönemde ABD Kongresi yeniden toplandı. Kürt çıkarlarıyla uyumlu lobi grupları harekete geçti ve Beyaz Saray içinde Barrack’a ve Suriye ordusunun Kürt bölgeleri ile sınıra ilerlemesine karşı baskı arttı.

26 Ocak’ta Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Şam’a döndü ve arabuluculuk hızlandı. Aynı gün Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Şara’yı arayarak ateşkese ve mutabık kalınan uygulama çerçevesine bağlılığı teyit etti. Sahada Suriye ordusu birlikleri SDG mevzilerini kuşatmış ve Kürt çoğunluklu bölgelerde ikmal hatlarını kesmişti; bu durum Washington’a yoğun çağrılara ve Senatör Lindsey Graham'dan “Kürtleri Koruma Yasası” başlıklı olası bir düzenleme uyarısına yol açtı.

27 Ocak’ta Suriye güçleri Kürt bölgelerine yaklaşırken ve Washington’daki siyasi baskı artarken Trump Şara’yı yeniden arayarak ateşkesin istikrara kavuşturulmasını ve askerî operasyonların durdurulmasını istedi. Şara ise “hoş bir sürpriz” olarak nitelediği bir yanıt vererek Abdi ile ateşkes, Suriye’nin birliğinin teyidi ve IŞİD’in yeniden canlanmasını önleyecek tedbirleri kapsayan bir anlayışa varıldığını bildirdi. Trump daha sonra görüşmeyi “mükemmel” olarak tanımladı.

Kürtlerin umutlarına darbe

Bu temas, sonraki günlerde Amerikan, Fransız ve Türk gözetimi altında en küçük operasyonel ayrıntıların ele alındığı müzakerelere yeni ivme kazandırdı. 30 Ocak’ta Suriye hükümeti ile SDG arasında askerî ve idarî yapıların aşamalı entegrasyonunu öngören “kapsamlı anlaşma” duyuruldu. Düzenleme, temas hatlarından güçlerin çekilmesini ve SDG kontrolünde kalmış olan Haseke ile Kamışlı’ya İçişleri Bakanlığı güvenlik birimlerinin girmesini içeriyordu. Bu, Kürtlerin özerk idarî çerçeveyi koruma umutlarına son darbeyi vurdu.

“Tarihi dönüm noktası”

Barrack mutabakatı “tarihî bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi ve askerî, güvenlik ve idarî yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı entegrasyonunu kolaylaştırırken SDG temsilcilerine üst düzey görevlerde anlamlı katılım sağlanmasının, Suriye’nin gücünün çeşitliliğini kucaklamasından ve tüm vatandaşlarının meşru beklentilerine yanıt vermesinden geldiği ilkesini teyit ettiğini söyledi.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:53
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Şubat 2026 09:30 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

SÜRPRİZ VEDA! Survivor kim elendi, kim gitti? 8 Şubat 2026 Pazar Survivor ödül oyunu kim kazandı?

09 Şubat 2026 00:31see177

İsrail e tüm gücümüzle karşı duracağız Politika Haberleri

09 Şubat 2026 04:05see171

Lübnan ın kuzeyindeki Trablusşam da bina çöktü: 6 ölü

08 Şubat 2026 21:39see160

Devletin valisi CHP li belediye başkanını yok saydı! AKP li il başkanını bile çağırdı

08 Şubat 2026 15:59see159

Ordu da öğretmenin halı saha maçında kahreden ölümü kamerada

08 Şubat 2026 17:40see151

Zecorner Kayserispor dan Kayra Cihan ve Makarov un sağlık durumuyla ilgili açıklama

08 Şubat 2026 20:38see148

Sigarayı bırakmaya kadınlar öncülük ediyor

09 Şubat 2026 07:02see145

Beşiktaş ta yeni transfer Emmanuel Agbadou dan ilk maçında asist sevinci!

08 Şubat 2026 22:31see142

Şarkıcı Ömer Danış yoğun bakıma alındı!

09 Şubat 2026 02:32see130

ÖTV muafiyetli araçlarda yerlilik sorunu çözüldü

09 Şubat 2026 07:02see129

Borsada kar vaadiyle dolandırıcılığa yönelik İstanbul merkezli soruşturmada 40 zanlı tutuklandı Son dakika haberleri

10 Şubat 2026 00:12see125

Fenerbahçe, ligin ilk 21 haftasını namağlup tamamladı; Tedesco, Maşallah dedi

10 Şubat 2026 00:19see124

Yandaşa 33 milyar dolar rantı açıkladı: AKP nin vatanı parsel parsel satmadaki başyapıtı

09 Şubat 2026 03:26see124

Ufuk Özkan a donör olan Salih Kıvırcık son durumunu paylaştı

10 Şubat 2026 00:36see123

Yeni haftada yağışlı hava hakim olacak

09 Şubat 2026 00:46see122

Sigara insanlığın en büyük salgını! Korkunç rakamlar

09 Şubat 2026 13:22see121

CHP den Özarslan ın istifasına ilişkin açıklama Son dakika haberleri

09 Şubat 2026 00:34see121

Hamas: İsrail, sahte bahanelerle ateşkesi ihlallerini tırmandırıyor

10 Şubat 2026 00:03see121

Araç alacaklar veya satacaklar dikkat: İkinci elde dengeler değişti! ‘4 modelde satış hızı artabilir’

09 Şubat 2026 07:16see120

ODTÜ veya Koç Üniversitesi değil: Türkiye de en iyi işletme ve ekonomi fakültesi olan üniversite belli oldu Sözcü Gazetesi

09 Şubat 2026 14:35see119
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları