Petrol fiyatları ve kamuoyunun tepkisi Trump’ı zorluyor Kadir Üstün
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Çarşamba günü Başkan Trump’ın sosyal medyada yayınladığı bir mesaj, yüksek enerji fiyatlarından ne kadar rahatsız olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İsrail’in Pars doğalgaz sahasına saldırısı, İran’ın Katar’daki doğalgaz altyapısını hedef alarak misilleme yapmasıyla sonuçlandı. Trump adeta kamuoyu önünde İran’la diplomatik müzakere yürütürcesine, İsrail’in bir daha enerji altyapısını hedef almayacağı sözünü verdi. İran’ın Katar’a tekrar saldırması durumunda da çok ağır bir cevap verme vaadinde bulundu. Petrol fiyatlarının tarihi seviyelerde seyretmesi, Trump’ın kendi kitlesinin dahi sert tepki göstermesine neden oldu. İran’da İsrail’in ‘teşvikiyle’ girdiği savaştan siyasi bir çıkış yolu bulmakta zorlanan Trump, Hürmüz krizinin iç siyasette ürettiği maliyetin de farkında. Çatışmaların askeri ve stratejik hedeflerle sınırlanmasını tercih eden Trump’ın üzerinde ekonomik maliyet baskısı kurmaya çalışan İran da Amerikan halkının petrol fiyatlarına hassasiyetinin farkında. İran, bölgedeki enerji altyapısının tahribi kozu üzerinden Washington üzerinde baskı kuruyor ve Trump’ın mesajı da bu stratejinin etkili olduğuna işaret ediyor.
BENZİN FİYATLARININ PSİKOLOJİK BASKISI
Özel arabaların en temel ulaşım aracı olduğu Amerika’da benzin fiyatlarının halkın gündelik hayatındaki görünürlüğü oldukça yüksek. Günlük ortalama 9 milyon varil petrol tüketen ülkede kişi başına düşen araç sayısı 0,87 civarında ve bu dünyanın en yüksek oranlarından birini temsil ediyor. İki veya daha fazla araca sahip hane sayısı, Amerikan halkının %59’una tekabül ediyor. New York gibi çok yoğun nüfuslu birkaç şehir merkezi dışında işe, okula, markete veya herhangi aktiviteye arabayla giden Amerikan halkı, benzin fiyatlarıyla sürekli muhatap oluyor. Günlük seyahat esnasında benzin istasyonlarının birbiriyle rekabet adına çok büyük rakamlarla ilan ettikleri benzin fiyatlarındaki dalgalanmaları gözden kaçırmak mümkün değil. Diğer birçok ürünün fiyatı daha az göz önünde olduğu için, benzin fiyatlarının psikolojik etkisi de büyük oluyor. Belirginlik önyargısı olarak da tanımlanan bu durum, vatandaşın ekonominin gidişatını ve siyasilerin ekonomi yönetimindeki becerilerini benzin fiyatları üzerinden okuması sonucunu doğuruyor.
KÜRESEL FİYATLAR, ULUSAL MALİYET
Amerikan siyasetinin belki de en hassas göstergelerinden biri haline gelen benzin fiyatları uluslararası piyasalarda belirlenen petrol varil fiyatına bağlı olmasına rağmen seçmen tarafından Başkan’ın sorumluluğunda görülmeye başladı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların Irak’ın işgali, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, İran’la savaş gibi jeopolitik krizlerle doğrudan ilintili olması sebebiyle halk bu sorunları Başkan’ın çözebileceği algısına sahip. 1970’lerdeki petrol ambargosunun Carter’ı, 2000’lerdeki Irak işgalinin Bush’u ve 2022’deki Ukrayna işgalinin Biden’ı zora sokması gibi İran’la savaş da Trump’ı sıkıştırmış durumda.
Petrol fiyatlarının uluslararası piyasalar tarafından belirlenmesine rağmen benzin fiyatlarının siyasi hesabının ulusal bağlamda sorulması, başkanların bu konuda adım atmasını zorunlu kılıyor. Bush’un Amerika’nın ‘petrol bağımlısı’ olduğunu ve bundan kurtulması gerektiğini söylemesi sonrasında gerçekleşen yatırımlar ve kaya gazı devrimi Amerika’yı enerjide net ihraç eden bağımsız bir güç haline getirdi. Buna rağmen, Amerika’nın küresel piyasalara ekonomik entegrasyonun yüksek olması petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların iç siyaseti şekillendirme kapasitesini artırıyor.
Petrol bağımlılığını azaltmaya çalışan yenilenebilir enerji projelerine teşvikler ve çevreci kaygılarla fosil yakıtlarından uzaklaşma çabaları kısa vadede benzin fiyatlarını artırınca hem Obama hem de Biden yönetimleri için siyasi maliyet üretmişti. Paris İklim Anlaşması hedeflerine uyum için yapılan birçok yatırım benzin fiyatlarının artması üzerinden mahkûm edildi. Trump ve Cumhuriyetçiler bu girişimlere sert muhalefet edip benzin fiyatlarını düşürme sözü vererek seçim kazandı. Birçok yeşil projeyi iptal eden Trump yönetimi, fosil yakıt kullanımının önündeki engelleri kaldırmakla kalmayıp Venezuela ve İran operasyonlarının benzin fiyatlarını azaltacağı vaadinde bulundu. Bu vaatler gerçekleşmeyince Amerikan halkı da benzin fiyatların birkaç hafta içinde %23 civarında artışına son derece tepkili hale geldi.
JEOPOLİTİK MÜCADELE
Amerika’nın petrol arzının kendine yetmesi konusunda ciddi bir problemi olmadığını söylemek mümkün zira stratejik petrol rezervlerinin devreye sokulabilmesi ve ülkenin kendi petrol üretim kapasitesinin yüksekliği önemli avantajlar olarak öne çıkıyor. Ancak küresel fiyatların iç piyasa fiyatlarını belirlemesi ve Çin ve Rusya gibi Amerikan hasımlarının stratejik pozisyonları üzerinde belirleyici olması, Washington’ın ‘biz kendimize yeteriz’ demesini imkânsız kılıyor. Hürmüz krizi, Amerika’nın petrol ihtiyacını karşılamasına doğrudan etki etmese bile Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin enerji ihracatını doğrudan vuruyor. Avrupa, Çin ve diğer Asya ülkelerinin enerji satın almasını zorlaştıran çatışmanın devamı, yüksek fiyatla petrol satma şansını yakalayan Rusya’nın da işine geliyor.
Amerikan siyasetinde benzin fiyatları yalnızca ekonomik bir gösterge değil, aynı zamanda siyasi liderliğin algısını şekillendiren güçlü bir barometre işlevi görüyor. Amerika’nın dış politika hamlelerinin doğrudan etkilediği küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların iç siyasette doğrudan başkana fatura edilmesi, Washington’ın dış politika hamlelerini içerdeki kamuoyunun hassasiyetlerine göre şekillendirmesine neden oluyor. Hürmüz krizinde görüldüğü üzere, bölgedeki her gerilim ve çatışma Amerikan halkının cebine yansıdığı oranda siyasi sonuç üretiyor. Bu nedenle de enerji arz güvenliği ve jeopolitik rekabetten etkilenen petrol fiyatları, jeopolitik ve jeoekonomik bir mesele olmanın ötesinde başkanın iç politikada iktidarını sürdürebilirliğini belirleyen kritik bir etken olarak öne çıkıyor. Trump’ın savaşın enerji altyapısının hedef alındığı bir yere evirilmesine engel olmak istemesinin altında bu siyasi kaygıların yattığını söyleyebiliriz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:47
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mart 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















