Ankara24.com
close
up
Paketlerin içindeki gizli tehlike! Kekten çıkan madde az daha can alıyordu... İşte riskler ve denetimlerdeki büyük boşluk

Paketlerin içindeki gizli tehlike! Kekten çıkan madde az daha can alıyordu... İşte riskler ve denetimlerdeki büyük boşluk

Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Antalya’da marketten alınan paketli çikolatalı kekin içerisinden çıkan nem önleyici demir oksit paketini çikolata sosu sanarak kekine döküp yiyen 6 yaşındaki Alpaslan Büyüközer, kaldırıldığı hastanede 3 gün süren yoğun tedaviyle ölümden döndü.

Yaşanan bu korkutucu olay, hazır gıda ambalajlarındaki "Yemeyiniz" uyarılarının yetersizliğini ve okuma yazma bilmeyen küçük çocuklar için taşıdığı büyük hayati tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi.

Peki bu maddelerin hazır gıdalarda kullanılmasının temel amacı nedir? Alternatif bir ambalajlama teknolojisi yok mu? Demir oksit başta olmak üzere paket içine konan koruyucu maddelerin sızıntı yoluyla gıdaya bulaşma riski var mı?

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Paketli gıdaların ‘güvenli gıda’ olduğunu, açıkta satılan hiçbir ürünün denetlenmediğini belirten Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan, küçük Alpaslan’ın atlattığı talihsiz tehlikenin ardından herkesin çok merak ettiği sorulara açıklık getirdi.

PAKETLİ GIDANIN EN BÜYÜK DÜŞMANI

Handan Doğan, paketli gıdalarda önceliğin her zaman gıda güvenliği ve raf ömrü boyunca besin değerlerinin korunması olduğunu söyledi, “Bir ürün ne kadar lezzetli olursa olsun, tüketiciye ulaştığında mikrobiyolojik açıdan güvenli değilse hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Bu iki hedefin en büyük düşmanı da oksijen. Paket içinde oksijen bulunduğu sürece küf gelişimi başlıyor, yağlar ransiditeye uğruyor yani bozuluyor, renk değişiyor, tat kaybı yaşanıyor. Ve bunların hepsi hem gıda güvenliği sorununa hem de besin değeri kaybına doğrudan yol açıyor. Kek gibi nemli, yağ içeriği yüksek bir üründe bu süreç özellikle çok hızlı ilerliyor” dedi.

ALTERNATİF TEKNOLOJİLER VAR MI?

Doğan, demir oksit bazlı oksijen emicilerin bu problemi kimyasal bir reaksiyonla çözdüğünü, paketteki demir partiküllerinin ortamdaki oksijenle reaksiyona girerek demir oksit oluşturduğunu ve paket içini neredeyse tamamen oksijensize hale getirdiğini söyledi.

“Bu sayede hem mikrobiyolojik bozulma ciddi ölçüde yavaşlıyor hem de B vitaminleri başta olmak üzere okside olmaya hassas besin ögeleri çok daha uzun süre korunabiliyor. Alternatif teknolojiler ise elbette var” diyen Handan Doğan şu bilgileri verdi:

Modifiye atmosfer paketleme, yani MAP, paketin içindeki havayı azot gibi inert bir gazla değiştiriyor. Vakumlu ambalajlama da benzer şekilde oksijeni ortamdan uzaklaştırıyor. Bu yöntemler tüketici güvenliği açısından çok daha az risk taşıyor. Ancak her iki teknoloji de özel ekipman ve daha yüksek üretim maliyeti gerektiriyor. Demir oksit paketler ise ucuz, pratik ve mevcut herhangi bir üretim hattına kolayca entegre edilebiliyor. Sektörde bu tercih büyük ölçüde ekonomik bir karar oluyor ama artık bu kararın güvenlik boyutunu da çok daha ciddiye almamız gerekiyor.”

‘MEVCUT SİSTEMDE BİR BOŞLUK VAR’

Aktif ambalaj bileşenlerinin doğrudan gıda maddesiyle aynı pakette temas halinde bulunması yasal mevzuatlara uygun olup olmadığını da anlatan Handan Doğan,Türk Gıda Kodeksi bu konuda bir çerçeve çiziyor. Nem alıcı paketler gıda ambalajının içinde yer alabilir; ancak bunun için birkaç temel koşulun sağlanması şart. Sızdırma yapmaması, gıdaya kimyasal geçişi engellemesi, koku ve tat transferi olmaması, toksik olmaması ve nefes alabilen özel koruyucu keseler içinde bulunması gerekiyor. Bunlara ek olarak, paketin kolay açılır yapıda olmaması da kritik bir güvenlik kriteri. Üzerinde "Yemeyiniz" uyarısının bulunması da mevzuatın öngördüğü bir gereklilik” ifadelerine yer verdi.

“BRC, IFS, ISO 22000 gibi sertifikasyon sistemleri de bu bileşenlerin gıda güvenliğini tehdit etmemesini denetliyor; HACCP kapsamında potansiyel tehlike noktası olarak ele alınması gerekiyor. Ancak bu denetimler ağırlıklı olarak kimyasal geçiş, sızdırmazlık ve koku-tat transferi gibi teknik parametrelere odaklanıyor. ‘Bu paket bir çocuk tarafından yanlış algılanabilir mi, kolay açılabilir mi?’ sorusunun ise pratikte ne ölçüde değerlendirildiği tartışmaya açık” diyen Doğan ekledi:

“Bu olay, mevcut sistemin bu açıdan ciddi bir boşluk taşıdığını gösteriyor. Sertifikasyon kriterlerine çocuk güvenliği perspektifinden yeni parametreler eklenmesi artık tartışılması gereken bir konu.”

SIZINTI RİSKİ VAR MI?

“Paketli ürünlerin içinde yer alan koruyucu maddelerin gıdaya sızma yapma veya kimyasal bir bulaşmaya yol açma tehlikesi var mıdır?” diye sorduğumuz Handan Doğan, iki farklı senaryonun değerlendirilmesi gerektiğinden bahsetti.

“Birincisi, üretim veya taşıma sürecinde paketin fiziksel bütünlüğünün bozulması durumu. Eğer kese yırtılır ya da delinirse, içindeki demir tozu veya silika jel partikülleri doğrudan gıdaya karışabilir. Bu gerçek ve somut bir kontaminasyon riski” diyen Doğan şöyle devam etti:

İkincisi, paketin sağlam kaldığı ama uzun süreli temas koşullarında mikroskobik düzeyde kimyasal geçiş yaşanıp yaşanmadığı sorusu. İyi kalite, gıda onaylı malzemeden üretilmiş paketlerde bu risk teorik olarak çok düşük; ancak malzeme kalitesi ve depolama koşulları bu denklemi doğrudan etkiliyor.”

Sektörde paket bütünlüğü genellikle örnekleme bazlı testlerle kontrol ediliyor; her birimin tek tek test edilmesi mümkün değil. Bu da üretim sürecinde gözden kaçabilecek hasarlı paketlerin tüketiciye ulaşma ihtimalini tamamen sıfırlamıyor. Dolayısıyla "yanlışlıkla yeme" riskinin yanı sıra, ambalaj kalitesi ve üretim hattı denetimi de bu güvenlik denkleminin ayrılmaz bir parçası. Üretimden raflara kadar her aşamada denetim şart; ancak bu noktada tüketiciye de büyük bir sorumluluk düşüyor. Paketli bir ürünü açtığınızda içinden çıkan her şeyi kontrol etmeden yememek, özellikle çocukların yanında bu kontrolü mutlaka yapmak son derece kritik. Farkındalık bu konuda gerçekten hayat kurtarıcı.

Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan

“YEMEYİNİZ” UYARISI YETERLİ Mİ?

Handan Doğan, "Yemeyiniz" uyarısının teoride doğru bir adım ama pratikte yetersiz olduğunu, küçük puntoda yazılmış bir metnin; okuma yazma bilmeyenler, küçük çocuklar, görme engelliler için hiçbir anlam taşımadığını, yani mevcut uyarı sisteminin aslında en savunmasız tüketici gruplarını tamamen dışarıda bıraktığını belirtti.

Ambalaj tasarımı açısından yapılabilecek çok şey olduğunun da altını çizen Doğan şu detayları verdi:

-- Her şeyden önce bu paketlerin gıdanın içine rastgele değil, tüketicinin kolayca ayırt edebileceği ve ambalaja sabitlenmiş ve hiçbir şekilde yırtılmayacak şekilde yerleştirilmesi sağlanabilir.

-- Renk kodlaması da çok etkili bir yöntem; gıdayla zıt, dikkat çekici renkler ve evrensel ‘yasak’ sembolü kullanmak, görme engelliler için kabartmalı yazı eklemek, okuma bilmeyenler ve çocuklar için bile uyarı işlevi görebilir.

-- Bunun yanında kolay yırtılmayan, çocukların açamayacağı dayanıklı malzemeler tercih edilmeli. Kek gibi yapışkan ürünlerde ise paketin gıdanın içine gömülmesini önleyecek fiziksel bariyer tasarımları mühendislik açısından kesinlikle mümkün.

-- Sonuçta bu bir maliyet meselesi olarak görülmemeli. Tasarım aşamasında ‘bu paketi en savunmasız tüketici nasıl algılar’ sorusunun sorulması gerekiyor. Bu anlayışın hem üreticiler hem de düzenleyici otoriteler tarafından benimsenmesi şart.

Demir oksit yenmesi amaçlanmayan, gıda niteliği taşımayan bir madde. Bilimsel veriler, bu maddenin tüketilmesi durumunda mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Bu belirtiler hafif görünse de kesinlikle hafife alınmamalı. Vücutta birikerek toksik etkilere yol açabilen ve organlara zarar verebilen bir maddeyle karşı karşıyayız. Önemli miktarda alımlarda ciddi toksisiteye yol açabildiği de bilinmekte; özellikle çocuklarda bu eşik çok daha düşük.

Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan

TÜKETİCİ PAKETLİ GIDALARDA NELERE DİKKAT ETMELİ?

Handan Doğan, “Öncelikle şunu vurgulamak isterim; paketli gıda, güvenli gıdadır. Açıkta satılan, ambalajı olmayan hiçbir ürün denetlenmiyor. Paketli ürünler üretimden raflara kadar belirli standartlara ve denetimlere tabi tutuluyor. Ancak tüketicilerin de temel kontrolleri yapması önemlidir” dedi ve dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı:

- Ambalajı şişmiş, ezilmiş veya hasar görmüş ürünleri satın almayın.
- Son kullanma tarihini ve saklama koşullarını mutlaka kontrol edin.
- Ürünü açtığınızda renk, koku ve görünümünü inceleyin; şüpheli ürünleri tüketmeyin.
- Nem tutucu ve oksijen emici paketleri kontrol edin, sızıntı açılma varsa gıdayı tüketmeyin, yoksa da paketi açtığınız gibi gıdadan hemen uzaklaştırın.
- Çocuklara vermeden önce paketi kendiniz açarak içeriğini kontrol edin.
- Herhangi bir sorun yaşarsanız sağlık kuruluşuna başvurun ve şüpheli durumları ALO 174 Gıda Hattı’na bildirin.

Böyle bir durumda yapılması gereken çok net; yutma durumunda vakit kaybetmeden 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ni (UZEM) aramak ve mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmak. Ambalajı açılmış, nem tutucu paketiyle temas etmiş ya da bütünlüğünden şüphe duyulan ürünler için ise ALO 174 Gıda Hattı'na başvurarak yetkili mercilere bildirmek gerekiyor. Raporlanmayan her vaka, sistemin göremediği bir vaka demek.

Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan
Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:114
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Haziran 2026 21:36 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see184

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see155

Borsada sert düşüş! 15 Eylül 2026 borsa neden düştü, Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ile borsa neden düşüyor?

15 Eylül 2026 19:20see150

Usta oyuncu Kadir İnanır ın vasiyeti 17 Eylül de açılacak Sözcü Gazetesi

16 Eylül 2026 01:01see147

T.C. GAZİANTEP 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ

16 Eylül 2026 00:21see143

Messi, Arjantin in 6 Ekim deki Benin maçında son kez sahaya çıkacak

16 Eylül 2026 01:19see143

Bakan Tekin, Sudan Eğitim Bakanı Hajar ile bir araya geldi

15 Eylül 2026 20:01see143

Uçak kalkar kalkmaz kabusu yaşadılar

15 Eylül 2026 19:50see142

Bursa da kan donduran anlar: Kucağındaki kediye acımasızca şiddet uyguladı

15 Eylül 2026 20:23see140

Vatandaşın parasını cebe indirmişler: Her kuruşu sisteme gidiyor

15 Eylül 2026 20:17see140

Bakan Fidan, TÜRKPA Genel Sekreteri Hasan ı kabul etti

15 Eylül 2026 17:41see138

AK Parti de üst düzey görevlendirme

15 Eylül 2026 21:20see137

En uzun ömürlü otomobiller belli oldu: İşte zirvedeki lider Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 14:01see136

Trump’a suikast girişiminde yeni detay! FBI dosyasında dikkat çeken ayrıntı

16 Eylül 2026 09:23see135

Galatasaray maçı öncesi Trabzonspor a 2 müjdeli haber! Takımla birlikte idmana çıktılar Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 20:57see134

Fıstık bahçesine giren 12 yaşındaki çocuğu vurdu! Yaşam savaşı veriyor

15 Eylül 2026 11:03see134

Bolu da kaza yerini görüntüleyen gazetecilere sağlık ekibinden eşeğe mi diyoruz tepkisi

15 Eylül 2026 19:18see133

Fransa Başbakanı Lecornu dan tasarruf çağrısı: Her şeyi finanse etme imkanımız kalmadı

15 Eylül 2026 21:28see133

Dev maçtaki ofsaytı vermeyen hakem bedelini ağır ödedi

15 Eylül 2026 15:44see132

Petrol anlaşması kabusa döndü: 400 milyon dolar kaptırdılar!

15 Eylül 2026 17:52see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları