ÖZLEM DOĞANER Türkiye’nin “gümüş ekonomi” fırsatı
Sabah sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Dünya nüfusu sessiz ama derin bir dönüşümden geçiyor. Rakamlar artık tartışmaya yer bırakmıyor. 1995'te 60 yaş ve üzeri nüfus 541 milyon kişiydi. 2025'te bu sayı 1.2 milyara ulaşıyor. Birleşmiş Milletler projeksiyonlarına göre 2050'de ise 2.1 milyar yaşlıdan söz edeceğiz.
Bugün küresel nüfusun yaklaşık yüzde 10'u 65 yaşın üzerinde. 1974'te bu oran sadece yüzde 5.5'ti. 2050'ye gelindiğinde ise her 6 kişiden birinin 65 yaş üstü olacağı tahmin ediliyor. Hatta 2070–2080 bandında, 65 yaş üstü nüfusun çocuk nüfusunu geçmesi bekleniyor. Türkiye'deki 65 yaş ve üzeri nüfusun sayısı 9 milyonun üzerinde. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise yüzde 11'lere çıkmış durumda. 2040'a kadar bu oranın yüzde 16'ya çıkması bekleniyor.
Neden yaşlanıyoruz? İki temel neden var. Birincisi, doğurganlık oranları hızla düşüyor. Genç nüfus birçok ülkede kendini yenileyemiyor. İkincisi, ortalama yaşam süresi uzuyor. Tıp, teknoloji ve yaşam standartları sayesinde insanlar daha uzun yaşıyor.
1990'da küresel ortalama yaşam süresi yaklaşık 64 yılken bugün 73-74 yıl seviyesine ulaşmış durumda. Gelişmiş ülkelerin önemli bir bölümünde ise doğuşta beklenen yaşam süresi 80 yılın üzerine çıkmış bulunuyor. Hatta Japonya, Güney Kore, İspanya gibi ülkelerde 84-85 yıl seviyesinde.
Bu ikisi birleştiğinde, küresel ölçekte devasa bir yaşlılık ekonomisi doğuyor. "Gümüş ekonomi" olarak adlandırılan yaşlı bakımı, rehabilitasyon, medikal turizm ve uzun dönemli bakım ekonomisi, küresel ölçekte stratejik bir alan haline geliyor.
Bu noktada Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in verdiği rakam çarpıcı. Şimşek, MÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmada, sağlık turizmi kapsamında önümüzdeki 5 yılda 4-5 trilyon dolarlık bir küresel pazar oluşacağını söyledi. Ve altını özellikle çizdi: "Biz yaşlı bakımı ile bunu fırsata dönüştürebiliriz."
Türkiye, uluslararası akreditasyona sahip hastaneleri, nitelikli sağlık personeli, Avrupa ve Orta Doğu'ya birkaç saatlik uçuş mesafesi, sağlık hizmetlerinde rekabetçi maliyet yapısı ile küresel yaşlanma ve longevity trendinin doğal adreslerinden biri.
Bugün diş, göz, ortopedi ve estetik alanlarında Türkiye'yi tercih eden milyonlarca yabancı hasta var. Yaşlı nüfus arttıkça bu talep geçici değil, kalıcı hale geliyor.
Bu dönüşümün ulaşım ayağında ise önemli bir strateji devreye giriyor. Türk Hava Yolları ve AJet Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat, AJet'in sağlık turizmine yönelik misyonunu açıkça ortaya koyuyor. Bolat, AJet'in yalnızca yolcu taşımayacağını, sağlık turizmine "güçlü bir hava köprüsü" kuracağını söylüyor. Özellikle diş ve göz tedavisi için Türkiye'ye gelen yabancı hastalara yönelik paket programlar, bu vizyonun somut adımları.
Rakamlar da iddialı: Türkiye'nin sağlık turizminde yıllık yaklaşık 3.5 milyar dolar olan gelirine 1.5 milyar dolar daha eklenmesi hedefleniyor.
Bu hedefi destekleyen bir diğer unsur da AJet'in filosu. 2026'da filonun yüzde 76'sının yeni nesil uçaklardan oluşması planlanıyor. 2026'da 23 yeni dış hat, 2033'te 56 ülkede 199 noktaya ulaşan bir ağ... Bu hizmet ihracatı stratejisinin önemli bir ayağı.
Sözün özü, Türkiye, sağlık altyapısı, coğrafi konumu ve ulaşım stratejileriyle bu alanda güçlü bir avantaja sahip. Eğer yaşlı bakımı ve sağlık turizmi doğru bir ekosistemle desteklenirse, küresel yaşlanma Türkiye için bir risk değil, büyük bir fırsat olabilir. Turizmden sağlığa, ulaştırmadan gayrimenkule pek çok sektöre ve şehre büyük bir yenilenme getirebilir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Ocak 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















