ÖZLEM DOĞANER Dünya yanarken...
Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Temmuz ayının sonuna gelirken tarihin en sıcak yazlarından birini yaşıyoruz. Ne yazık ki yine ciğerlerimizi yakan orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Muğla, Balıkesir ve Çanakkale'de yükselen alevler nedeniyle Seydikemer Devlet Hastanesi tahliye edildi, Fethiye yolu ulaşıma kapatıldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 14 il için sarı kodlu uyarı yayımlarken, Tarım ve OrmanBakanı İbrahim Yumaklı davatandaşları artan yangın riskinekarşı dikkatli olmaya çağırdı.
Sadece Türkiye değil, dünyanın dört bir yanı benzer bir tabloyla karşı karşıya. Fransa, İspanya veKanada tarihinin en zorlu yangınsezonlarından birini yaşarken,Çin bu kez tayfunlarla mücadeleediyor. Fransa'da yangınlaryüzünden yaklaşık 197 bin,İspanya'da ise 88 bin kişi tahliyeedildi. Kanada'da bu yıl 3 milyonhektarlık alan kül olurken,Guangdong eyaletinde etkili olanNoul Tayfunu nedeniyle 340 bindenfazla kişi evlerini terk etmekzorunda kaldı.
Bilim insanlarına göre yaşananlar sıradan bir yaz mevsimi değil. Etkisi hızla güçlenen El Nino ile iklim değişikliğinin birleşmesi, küresel sıcaklıkları yeni rekorlara taşıyor. ABD'li kuruluş Berkeley Earth analizlerine göre mevcut El Nino şimdiye kadar kaydedilen en güçlü El Nino olabilir. Bu durum yalnızca 2026'nın değil, 2027'nin de tarihin en sıcak yılları arasında yer alabileceğine işaret ediyor.
Asıl dikkat çekici olan ise ekonomik sonuçları. El Nino, PasifikOkyanusu'ndaki sıcaklık artışıylabirlikte kuraklık, sel veaşırı hava olaylarını tetikleyerektarımsal üretimi baskılıyor. Endonezya ve Malezya'da palm yağı, Tayland ve Vietnam'da pirinç, Hindistan'da pamuk üretimi risk altında. Kakao fiyatlarında ise 2027'ye kadar yeni artışlar bekleniyor. Bu da dünya genelinde gıda enflasyonunun yeniden hızlanabileceği anlamına geliyor.
Enerji cephesinde de tablo farklı değil. Kavurucu sıcaklar elektrik tüketimini artırırken, kuraklık hidroelektrik üretimini azaltıyor. Avrupa'nın önemli enerji kaynaklarından biri olan Norveç'te bile su rezervleri son 20 yılın en düşük seviyelerine geriledi.
Türkiye de bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Daha sıcak yazlar, tarımsal verimde düşüş, artan elektrik talebi ve gıda fiyatlarında yeni baskılar anlamına geliyor. Üstelik sıcaklıkların yükselmesi, sıtma ve dang humması gibi hastalıkların yayılma alanlarını da genişletiyor.
Rakamlar da tabloyu doğruluyor. 1997-1998 yıllarındaki güçlü El Nino'nun küresel ekonomide 5,7 trilyon dolarlık büyüme kaybına yol açtığı hesaplanıyor. Bilim insanları, mevcut El Nino'nun etkilerinin beklendiği gibi gerçekleşmesi halinde 2032 yılına kadar yaklaşık 10 trilyon dolarlık ekonomik kayıp yaratabileceğini öngörüyor. Daha uzun vadede ise El Nino ve iklim değişikliğinin bu yüzyıldaki toplam maliyetinin 84 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Bugün yanan her orman yalnızca ağaçları değil, suyu, tarımı, turizmi, sağlığı ve ekonomiyi de yakıyor. İklim değişikliği artık yalnızcaçevrecilerin gündemi değil,enflasyondan büyümeye, enerjigüvenliğinden gıda arzına kadarekonominin tam merkezinde yeralıyor. Sözün özü doğanın verdiğiuyarıları ne kadar erken ciddiyealırsak, ödeyeceğimiz ekonomikve insani bedel de o kadardüşük olacak.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:58
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Temmuz 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















